Ads

Hızlı Okuma Yöntemleri

Hızlı Okuma Yöntemleri Nelerdir
Sesli Okuma: İlkokul çağlarında daha iyi anlamamıza yardımcı olacağını zannederek geliştirdiğimiz ve okuma hızını önemli derecede yavaşlatan bir unsurdur. Ortalama konuşma hızı 200 kelime kadardır. Sesli okuduğumuz zaman kendimizi bu limite sınırlandırmış olur ve bu hızın üstüne çıkamayız. Oysa okuduğumuzu anlamak için kelimeleri dil ve kulak yollarından geçirerek beyine göndermemize gerek yoktur. Göz çektiği fotoğrafları dilimizden yüzlerce defa süratli olarak beyine göndermekte ve beyin almaktadır. Sesli okuduğumuz zaman 200 kelime 1 dakikayla sınırlandığı için okuma hızımız çok daha hızlı olan beyin kapasitemize yetişememekte, arta kalan beyin kapasetimiz, boşluğu başka düşüncelerle doldurmaya çalıştığından konsantrasyonumuz ve okuma etkinliğimiz azalmaktadır.

İçinden sesli okumakda bir okuma türüdür. Her ne kadar bunda dudaklarımız kelimeleri tek tek telaffuz etmiyor ise de , ses tellerimiz kımıldıyor ve okuma hızımız 500 kelime 1 dakikayla sınırlıyoruz. Bunu önlemek için uzmanlar okurken çiklet çiğnemeyi öneriyorlar.(Gözle görme alışkanlığı edinene kadar) Okurken çiklet çiğneme temponuz hiç değişmezse bu yanlış alışkanlığı yenebilir ve gözle okumaya başlayabilirsiniz.

Her kelimeyi okumak da okumayı yavaşlatan nedenlerden biridir. Başka dillerde de, Türkçe´de de cümle yapılarında anlam bir kaç kelimede toplanmıştır. Diğer kelimeler onları düzenli bir cümle halinde birleştirmek için kullanılmıştır. Ve, gibi, ile için v.s. gibi sıksık tekrarlanan ve okuduğumuzu anlamamamıza büyük katkısı olmayan bu kelimeleri her seferinde okumak, bize büyük zaman kaybettirir. Başlangıçta hangi kelimelerin gereksiz olduğunu doğru tespit ederek, okumadan atlamakta büyük güçlük çekecek, ama zamanla bu konuda da yetenek geliştirerek 300 kelimelik bir yazının 100 kelimesini okuyarak anlayabilirsiniz.

Hızlı okursak anlayamayacağımızı zannetmek, okumamızı en fazla yavaşlatan en önemli psikolojik etken ve yaygın olan yanlış bir kanıdır. Kağnı arabaları satte 3-5 kilometreden hızlı gidemezdi. Otomobil bu hızı 100- 200 kilometreye çıkardı. Eskiden insanlar bu hızlara ulaşılabileceğini düşünmezlerdi. Biz de bu gün, yarın kabulleneceğimiz gelişmelere inanmıyor ve direnç gösteriyoruz. Dakikada 6000 kelime okuyarak 13 yaşında üniversiteye giren Mariel Aragon, dakikada 2500 kelime okuyarak A.B. D.´yi yöneten John Kennedy, hızlı okuyarak da daha iyi anlanabileceğinin kanıtlarıdır.

Öyleyse bu şartlanmayı bir kenara bırakarak okuma hızınızı arttırın. Anlama hızınız başlangıçta düşecek, ama hızınız arttıkça eski derecenizi yakalayıp geçecek, daha iyi anlayacaksınız.

Geri dönmek; bize en fazla zaman kaybettiren alışkanlık. Konsantrasyon eksikliğinden olur. Geri dönme imkanımız olduğu sürece de konsantrasyonumuz azalır. Öncelikle kendinize geri dönmeyi yasaklamalısınız. Geri dönme şansınızın olmaması konsantrasyonunuzu arttırır. Başlangıçta bazı paragrafları anlayamadığınızı hissedeceksiniz. Endişelenmeyin ve geri dönmeyin. Kendinize “Bugüne kadar geri dönerek okuduğum her paragrafı anladım mı? Şimdi hatırlıyor muyum?” diye sorun . Umarız cevabınız endişelerinizi yatıştırır.

Göz eğitimsizliği; gözün satırlar üzerinde düzenli hareket edememesidir. Okuma eğitimini yetirence alamayan bir göz, satırlar üzerinde gezinir, durur. Sıçramalar ve duraklamalar düzenli olmaz. Kişi sık sık geri dönüşler yapar. Bu nedenle de satırdaki düşünceleri birbirlerine bağlayarak bütünleştirip anlamlandırmada zorlanır. Bunun için gözü, sürat ve çabukluk kazandırıcı bazı yardımcılarla eğitmek gerekir. Örneğin bir vasıtada giderken ilanları okuyarak ve varsa videoda 2-3 kat hızlandırılmış alt yazılı filimleri seyrederek küçük göz egzersizleri yapabilirsiniz. Başlangıçta yoğun kontrasyon nedeni ile başınız ağrıyacak , ama bir süre sonra alışacaksınız. Alt yazılı bir filmi normal hızında seyrettiğinizde size çok yavaş gelecek ve canınız sıkılacaktır.

Pasif okumak; okuyacağınız yazıya zihninizi yönlendirmeden, anafikri, yazarın düşünce ve olaylara bakış biçimini, üslubunu anlamadan yapılan okumadır. Yazıyı ne amaçla okuduğunuzu bilmeden yapılan okumalar, okuma hızını düşürür. Dikkat yoğunlaşması olmadığı için de anlama olayı oluşmaz. O nedenle önce okunacak konuyu niçin okuyacağınızı belirlemeniz gerekir. Sonra bir ön okuma yaparak sorular belirlemek, soruları yanıtlamak için tekrar dikkatinizi yoğunlaştırarak yeniden okumak, etkili okumayı sağlar.

Bilgi ve kültür düzeyi eksikliği; okuma hızınızı yavaşlatan en önemil nedenlerden biridir. Yeni edinilmek istenen bilgilerin iyi kavranabilmesi, daha önce o konu ile ilgili kavramların kazanılmış olmasına bağlıdır. Hiç temel bilgimizin olmadığı bir konuyu anlamak çok zordur. Temel olmadan inşaat yapılmaz. Yani bilgi ve kültür eksikliği, okunacak konunun anlaşılmasını zorlaştırdığı için,okuma hızı da düşer. Bunun için parçada geçen, anlamını bilmediğiniz kelimelerin anlamını öğrendikten sonra dikkatle okumanız anlamanızı kolaylaştırır.

Okumanın ne anlama geldiğini iyi bilin; Okumak yalnızca sözcük kümeleri görmek değildir. Okumak yazarla aktif bir söyleşi şeklinde sürdürülen zihinsel bir süreçtir. Bu anlamda okuyabilmek için görmenin ötesinde zihinsel beceriler gereklidir. Bu zihinsel beceriler de öğrenme yolu ile gerçekleştirilebilir.

Örneğin bir metne bir bakışta en fazla iki- üç sözcük algılayabilen bir okuyucu belirli bir eğitim programı sonucunda bir bakışta cümlenin ya da paragrafın tümünü algılayabilir hale gelir. Yine öğrenme sonucunda, sürekli olarak her okuma çabasında yazarla aktif bir söyeşi içinde yazarın görüşlerini açığa çıkarmayı öğrenerek etkin bir okuyucu olabilir.

Okumanın gerçek amacı, anlamı çabuk ve doğru kavramaktır. Bu okumanın geliştirilmesi için, etkili okumanın temeli olan hız, kavrama ve bellek arasında bağ kurulmasını gerektirir. Okumada kavrama ile hız arasında yakın bir ilişkinin varlığı kabul edilmekte, kavramaya ilişkin becerilerin arttırılması hızlı okuma ile olası görülmektedir.

Hızlı okuma
Hızlı okuma için , okuma yanlışlarımızı düzelterek kendimizi hazırladık. Şimdi de hızlı okuma yöntemlerine geçmeden önce, düşünce olarak atmamız gereken adımlar var.

a- Gözlerimizle aklımızı birlikte çalışmaya alıştırmak

b- Bir metinde her sözcüğü okumak zorunda olmadığımıza inanmak

c- Her metinin ya da kitabın aynı değerde olmadığını kabul etmek. Yani bazılarının zor, bazılarının kolay olduğunu bilmek

d- Okuyacağınız her metin ve kitapta amaçlarınızın farklı olduğunu kabul etmek okuma hızınızı da buna göre ayarlamak gerektiğini bilmek.

Hızlı Okuma Yöntemleri

Göz Devinimlerimiz: Daha hızlı okumak, etkili bir okuyucu olabilmek için gözlerimizle aklımızı birlikte çalıştırmaya alıştırmamız gerekiyor.

Okuma sırasında, gözümüz satırlar üzerinde soldan sağa, sağdan sola, yukarıdan aşağıya (bazen aşağıdan yukarıya) göz sıçramaları ile ilerler. Okuma olayı, işte bu sıçramadaki duraklamalar (saplama) sırasında, yakalayabileceğimiz sözcük kümesini algılayarak , gerçekleştirilir. Bu yüzden hızlı ve usta bir okuyucu olabilmek için, göz sıçramalarını hızlandırmak, duraklama süresini kısaltmak, duraklama süresince çok sayıda sözcük görebilmek (4-5sözcük) yani görme yelpazemizi genişletmemiz gerekiyor. Bu üç özelliği kontrol etmek beynin işidir. Zihnimizin kotrolü dışında gerçekleşen sıçrama ve duraklamalardan görüş alanına girenleri algılamak olanaksızdır. Öyleyse aklımız sürekli emir veren, kontrol eden ve gönderilenleri algılayacak biçimde hazırlıkta ve işlerlikte olmalıdır.

Sapmalar: Daha çok sayıda sözcük kümesini algılamak için; sözcük kelimelerinde gözün önce belli bir noktaya sapması, sonra bu saptığı noktanın sağından ve solundan mümkün olduğunca çok sayıda sözcüğü algılaması gerekir.

Lezzetli ve Temiz yemekler yapan bir aşcıdır.

1.Sapma noktası 2. Sapma noktası

Kolon Okuma: Günümüzde metinler gittikçe daha dar kolonlar halinde basılmaktadır. Gazetelerde dergilerde ve büyük magazinlerde bu kolonlara daha sık rastlanmaktadır. Bu kolonlar, ortalama 5-7 cm den oluşan sıfatlardan meydana gelmektedir. Dar kolanlar büyük bir gidiş- gelişi zorunlu kılan geniş satırlardan daha kolay gözden geçirilmektedir. Diğer yandan yukarıdan aşağıya doğru okuma dikkati daha çok uyarmaktadır. Dar kolonlar genellikle her satırda bir ya da iki sapmayı gerektirdiğinden, ritim konusunda büyük yarar sağlamaktadır.

Göz Gezdirme: Görme yelpazemiz genişledikçe, metnin bütününü dikkatli bir şekilde görme, düşünceleri yakalama hızına da ulaşırsınız.
Etkili okuyucu, metnin özelliklerine göre hızını ayarlayabildiği gibi, her metinle ilgili ihtiyaç ve amaçlarının farkı olacağını kabul eder. Amacını belirledikten sonra metnin bütününe yönelik yaptığı “Göz Gezdirme” Tekniği ile dikkatli bir okuma yapabilir.

Göz gezdirme ile çok yüksek hızlar elde edersiniz. Neye ve nasıl göz gezdireceğimizi iyi belirlersek bu, hız kavrayışımızı düşürmez.

Göz gezdirme, bir metni okumaya başlamadan önce yapılan “Göz atma” dan farklıdır. Göz gezdirme de amacımız belirli olduğu için daha dikkatli bir inceleme yaparız. Okunan metin çok kolay ve okuyucunun bildiği konuyu içeriyorsa göz gezdirme de yeterli bilgi edinilebilir.

Etkili bir göz gezdirme davranışında; metin başlığı alt bakşlıkları, giriş ve ilk paragrafı, sonraki paragrafların ilk ve son cümleleri numaraları, büyük harfle ya da italik yazılmış yerleri son paragraf ve varsa özeti okumalıdır.

Esnek Okuma: Okuma yöntemimizi ve hızımızı belirleme okuma amacımız ve metnin özellikleri önemli rol oynamaktadır. Etkili okumada okuyucu, her durumda uygun okuma tutumunu alabilmelidir. Uygun okuma tutumunu alabilmek, esnek okumayı gerektirir.

Eğer günlük yaşamda karşımızı çıkan yeni bilgilerden gereğince ve uygun bir şekilde yararlanmasını bilmezsek, bir çok şeyi kaçırır, önemli bilğileri edinemeyiz . Ayrıca daha az zaman ayırarak yapacağımız okumayı, hem daha fazla zaman harcayarak yapar, hem de okuduğumuz metinden yeterince doyum alamayız. Oysa okuma hızını ve yöntemini, okuma amacına ve metnin özelliklerine göre ayarlayabilen, yani “Esnek Okuma” yapabilen bir okuyucu en kısa zamanda, en çok bilgiyi alabilir.

Her gün karşılaştığımız yeni okuma durumlarını incelediğimizde, esnek okumayı daha iyi anlayabiliriz. Okunacak şeyler değişik türde olduğundan , bunları okuma amacımız da değişir. Farklı teknikler kullanırız. Örneğin güne gazete okuyarak başadığınızı düşünelim. Ancak zamanınız sınırlı, derse yetişmek durumundasınız. O zaman sadece başlıklara bakar ilginizi çeken haberlere de şöyle göz atarsınız. Okula gittinizde, derse girmeden önce eğer konu anlatacak iseniz, bildiğiniz şeyleri eleyebilmek için göz gezdirirsiniz. Bildiklerinizi atlar yeni bilgileri okursunuz. Öğleden sonra arkadaşınız size bir dergiyi verdi diyelim. İlginç bir makale var mı diye dergiyi tararsınız. İlginizi çeken bir makale bulduğunuzda, yeni bir bilgiye rastlamak için göz atarsınız. Akşam iyi bir film ya da program bulabilmek için gazetelerden programları tararsınız. Yarınki dersinizi hazırlama durumunda ise, metindeki herşeyi okumanız gerekmediği düşüncesinden hareketle kitabınızın o bölümüne göz atar, elde etmek istediğiniz bilgilere göre önemli başlık ve alt başlıkları belirlerseniz. Konusunu ana fikir ve ayrıntılarını araştırır, önemli kısımlar üzerinde daha fazla zaman harcayarak, ayrıntılar üzerinde daha hızlı geçerek ya da atlayarak okumanızı sürdürürsünüz. Gördüğünüz gibi, okuduğunuz bu çeşitli türden malzemelerin her birine göre okuma amacınız da farklı olacaktır. Yine malzemenin türüne göre yöntem ve hızınızıda değiştirmeniz gerekecektir. Eğer bunu uygun bir şekilde yapmayı başarırsanız esnek bir okuyucusunuz demektir.

Esnek okuyucu, nasıl okuyacağına karar verirken, metinin türünü de dikkate alarak zaman zaman teknik değiştirebilir. Metin , açık bir dille yazılmış ve izlenmesi kolay bir anlatımı olduğunda, hızlı bir okuma yapılabilir. Ancak metin açık bir dille yazılmamış, anlatımı kolayca özlemeye elverişli olmadığında daha yavaş ve dikkatli bir okuma yapılabilir. Eğer bu şekilde esnek davranamazsak, amacımıza ulaşamadığımız gibi zamanımızı da boşa harcamış oluruz.

Esnek okuyucu, okuma yöntemini kararlaştırırken zamanını dikkate alır. Örneğin bir metni ne kadar dikkatli okuması gerekirse gereksin, eğer yeterli zamanı yoksa, ya bir kısmı okur, bir kısmına göz atar ya da baştan sona dikkatle göz gezdirir. Ayrıca, eğer o anda fiziksel bir rahatsızlığı varsa, genel düşünceyi anlamak için sadece göz atar. Özetle esnek okuyucu, durumuna göre hızlarını bilen ve uygulayan kişidir.

Kavrama ve Sezme: Görme, her sözcüğü anlamanız için yeterli değildir. Görme yeteneği, anlama, görme ve zihin yeteneklerinin bir sentezi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucu, yazılı bir sözcüğü görür görmez tahmin ediliyor, taman olmadan profilini ve diğer özelliklerini tamamlıyor, böylece görüşünüzü kontrol etmiş oluyorsunuz.

Okuma sürecinde, sözcükleri sadece görmek yeterli değildir. Aynı zamanda bir sözcüğü diğerinden ayırmak gerekir. Yazmada ise , dil bilgisi ve sözcükleri birleştirmede kullanılan bağlama kuralları etkili olmaktadır. Sonuç olarak okumak, soyut ve göze dayalı anlamlar üretmektir. Bu üretimi sözcüklerin doğru seçimi, sözcüklerin anlamları, tipleri, türleri ve yaptıkları belirlemektedir.

İyi bir okuyucu olmak, sizin etkili okumanızı sağlayacak çeşitli teknikler uygulamanız gerekmektedir. Şimdi yapacağınız alıştırmalarda, okurken eksik bırakılan sözcüğü izleyen sözcüklerden tahmin etmeye çalışın. Böylelikle anlama ve sezme yeteneğinizi ğeliştirebelersiniz.

UYGULAMA: Aşağıdaki kısa metinde boş bırakılan yerlerde konuşulması gereken sözcükleri düşünerek, kavrayarak bulup yazınız. Bu tür çalışmaları sık sık yaparsanız kavrama ve sezme gücünüz artar.

Oğlumuz
Karlı b…. şubat g….. doğmuştu. Babanın k…. verirken b…. tuhaftım. İsim a….., kamus b…… ne kadar b ….. gelmişti . O…… ışıl ı….. , kainat g….. manalı b….. kelime b….. istiyorum. S…… Ömer d……. Bu da o…..yakışmıştı. O…… tarihe girme b…… Ömer´in ikbaline layık, g……
İlk g…., i….. diş, i….. kelime, annesine doğru genç, g…… ve mes´ut a….. doğru i….. adım.

Seçici Okuma: Bundan önceki bölümlerde etkili ve hızlı okumayı geliştirmek, okuma verimini arttırmak için bir takım stratejiler geliştirdik. Bu aşamadan sonra hedefimiz, okumaya, ayırdığımız zamanı daha verimli kullanabilmek, kısa zamanda daha çok bilği edinebilmek. Bu hedefe ulaşabilmek, hızlı ve seçici olmayı gerektiriyor. Aslında her okuma da seçici olunmalı. Ancak hızlı okurken buna daha çok ihtiyacımız var.

Okumada önemli olan, yazarın iletmek istediği mesajı, okuyucunun yazılı sözcükler arasından bulup çıkarmasıdır. Daha önceki bölümlerde, yazarın düşüncesini kavramada etkili olan bir takım etkili okuma tekniklerinden bahsetmiştik. Bu tekniklerde hız , çabukluk, esneklik derecelerine nasıl ulaşacağımız, okumamızı nasıl düzelteceğimiz konularında yoğunlaştık. Ancak bu tür okumalarımızda gözümüz temel olan noktayı, bir çok ayrıntılarla birlikte kavrama durumunada kalabiliyordu. ” Seçici okuma” adı altında şimdi açıklayacağımız teknikte ise, tüm ayrıntıya girmeden, daha az sözcük okuyarak, yazarın düşünce bütünlüğünü yoklamamız hedeflenir.

Burada önemli olan her hangi bir metni mikroskopla incelemek değil, genel hatlarıyla bilmektir. Bu teknik, pratik okumamıza büyük yarar sağlamakta, bize zamandan kazandırmaktadır. Örneğin, 15 dakikada günlük gazeteyi okuyabelmek, üç saatte 500 sayfalık bir yapıtta bulunan bilgileri yakalamak gibi

Buraya kadar yapılan açıklamaları özetlemek gerekirse:
1. Gözümüzle ve beyninizle okuyun.(Dudaklarınız ve ses telleriniz kımıldamasın)
2. Gözünüzle kelime gurupları görmeye çalışın ( birden fazla kelime)
3. Okurken yazıya konsantre olmaya çalışın. (geri dönüş yapmayı kendinize yasaklayın)
4. Her kelimeyi okumak yerine, asıl anlamı veren kelimeler üzerinde durarak gereksiz kelimeler üzerinde durarak gereksiz kelimeleri atmaya çalışın.
5. Kendinizi hızlı okumaya zorlayın.
6. Kendinize okurken belli bir süre vererek, okuduğuğunuzu o süre içinde bitirmeye çalışın.
7. Fırsat buldukça değişik tipte yazılar okuyun.
(Kendinize mutlaka okumak için zaman ayırın)
8. Gereksiz Ayrıntılar yerine ana fikir için okuyun.

Anafikri bulmak için;

a) Birinci paragrafta yazırın tarzını çıkarmaya çalışın

b) Anafikri nereye yazmış olabileceğini düşünün Her paragrafta bunu bulmaya çalışın.

c) Anafikrin her paragrafta bulunabileceğine dikkat edin.

Başlangıçta bunları uygulamanız ve hatta başarmanız size çok güç gelebilir. Ama unutmayın ki bunları başarıp bilginin özüne çok daha pratik, çok daha kısa sürede ulaşabilen insanlar çok fazla. Neden bizde onlardan biri olmayalım?

Yapılması gereken tek şey ümidimizi yitirmemek.
İnatla uygulama yapın.
Sonucun adım adım geldiğini göreceksiniz…

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Sıfat Nedir – Sıfat Hakkında Bilgi

Sıfat Nedir – Sıfat Hakkında Bilgi
Varlıkları niteleyen, onların durumlarını açıklayan, onları değişik yollarla belirten kelimelere denir. Sıfat, isim soylu bir kelimedir. Bir isim başka bir ismi nitelerse sıfat görevini üstlenmiş olur. Sıfatlar tek başına sıfat olmaz. Mutlaka bir ismi nitelemesi gerekmektedir. “Büyük, kırmızı, beş…” kelimeleri birer isimdir. Bu kelimeler bir ismi nitelerse, sıfat olur.  Yeşil araba, büyük çocuk, güzel ev…

Sıfatların Özellikleri :

1.    Sıfatlar isim soylu kelimelerdir.
2.    Mutlaka bir ismi nitelerler.
3.    Sıfatlar, her zaman tamlayan görevinde kullanılırlar.
4.    Çoğul eklerini, hâl eklerini, iyelik eklerini, tamlama eklerini almazlar.
5.    Sıfatlar, ismi nitelerken genellikle “ne durumda, nasıl, hangi, ne renk, kaç, ne kadar” sorularına cevap verir.
•    Sıfat olan bir kelime tek başına kullanıldığında veya isim çekim eklerini aldığında isim olur. Böyle kelimelere “İsimleşmiş Sıfat” denir. Örnek: Küçük tencereyi düşürdü. (Sıfat)  /  Küçük, tencereyi düşürdü. (İsimleşmiş Sıfat)

SIFAT ÇEŞİTLERİ
A.    Niteleme Sıfatları
B.    Belirtme Sıfatları

NİTELEME SIFATLARI : Varlıkların durumlarını, biçimlerini, renklerini; nasıl olduklarını bildiren sıfatlardır. Bu sıfatlar “nasıl” sorusuna cevap verirler. Bu sıfatlar soyuttur, niteleyicidir. Genellikle zıt anlamı olan kelimelerdir. Ayrıca bu sıfatlar zihnimizde kişiden kişiye değişen kavramlar oluşturur.  Mavi kalem, akıllı evlat,, kötü söz…

BELİRTME SIFATLARI :
Beş çeşittir:
1.    İşaret Sıfatları
2.    Belgisiz Sıfatlar
3.    Sayı Sıfatları
a.    Asıl sayı sıfatları
b.    Sıra sayı sıfatları
c.    Kesir sayı sıfatları
d.    Üleştirme sayı sıfatları
4.    Soru Sıfatları
5.    Ünvan Sıfatları

1.    İŞARET SIFATLARI : Varlıkları işaret yoluyla belirten sıfatlardır. O çocuk, bu ev, karşıdaki okul, böyle insan, şöyle evlat….İşaret zamirleri ile işaret sıfatları birbirine karıştırılmamalıdır. Bu okulun tek memurudur. (Sıfat)  / Bu, okulun tek memurudur.  (Zamir) —– Böyle çocuk görmedim. (Sıfat) / Böylesini görmedim. (Zamir)
2.    BELGİSİZ SIFATLAR: Varlıkları yarı belli bir biçimde belirten sıfatlardır. En çok kullanılanların şunlardır: Birçok  kalem, bazı adamlar, birkaç öğrenci,, nice yıllar, bir gün, biraz para, pek çok araba, az yemek, her gün, falan şahıs, hiçbir insan, başka adam, herhangi bir yazar…
* “Bir” kelimesi kesinlik anlamı taşırsa sayı sıfatı olur. Kesinlik bildirmezse belgisiz sıfat görevini üstlenir. Bir çocuk    /   Bir gün gelirim elbet.
•    “Birkaç, fazla, her, her bir, herhangi bir, hiçbir…” kelimeleri belgisiz sıfat olduğunda tamlanan tekil olur. Birkaç insan (Doğru)  / Birkaç insanlar (Yanlış)
•    “ Bazı, nice, bütün, tüm, başka…” kelimeleri belgisiz sıfat olduğunda tamlanan çoğul olur. Bazı insanlar (Doğru) / Bazı insan (Yanlış)
•    “Birtakım” kelimesi “bazı” anlamına gelirse bitişik; bu anlama gelmezse ayrı yazılır. Birtakım insanlar, bunu hâlâ anlayamadı. / Okulumuz bu sene de  bir takım elbise verdi.
•    “Az, çok” kelimeleri isim, sıfat, zarf olarak kullanılabilir. Aza kanaat etmeyen,  çoğu bulamaz. (İsim)    / Çok çalıştım (Zarf)  / Az para verdiler (Sıfat)
•    “Çok” kelimesi –u ekini alarak belgisiz zamir olur. Öğrencilerin çoğu kaçtı.

SAYI SIFATLARI : Varlıkları sayı yoluyla belirten sıfatlara denir. Dörde ayrılır:
1)Asıl Sayı Sıfatları : Tam  sayılarla yapılan sıfatlardır. Üç kişi, beş lira, yüz kalem…
* Her sayı kelimesi sıfat olmaz. Sıfat olabilmesi için ismi nitelemesi gerekir. Örnek : Altıyı üçe böl. (Her ikisi de isim) / Altı ekmeği üçe böl. (Birincisi sıfat, ikincisi isim)
* “Tek” ve “çift” kelimeleri de asıl sayı sıfatıdır. Örnek: Tek kişi, çift oda…
* Sayılar bazen başka kelimelerle birlikte sıfat olabilir: Beş kilo ceviz.
Sıfat
* Asıl sayı sıfatlarının nitelediği isimler çoğul eki alırsa topluluk anlamı kazanır: Üç Aylar, Yedi Cüceler….
2)Sıra Sayı Sıfatları: Varlıkların sırasını ve derecesini bildiren sıfatlardır. Asıl sayı sıfatlarının sonuna –(ı)ncı, -nci, -ncu, -ncü ekleri getirilerek yapılır. Yedinci hafta, birinci yıl…
“Sonuncu, ortanca, ilk, son” kelimeleri de sıra sayı sıfatı olarak kabul edilir: Sonuncu adam, ortanca çocuk, ilk sıra….
Sıra ve derece bildiren kelimeler bazen isim olur. Yarış birincisine bin altın verildi.
İsim
3)Üleştirme Sayı Sıfatları : Varlıkların ne şekilde paylaşıldığını bildiren sıfatlardır. Tam sayıların sonuna –ar, -er ekleri getirilerek yapılır: Onar lira, beşer yıl…
“Teker, çifter, yarımşar” kelimeleri de üleştirme sayı sıfatı olabilir: Çifter sıra, yarımşar pide…
-ar, -er eklerini alan kelimeler zarf olarak kullanılabilir: İçeriye teker teker girin.
Zarf
4)Kesir Sayı Sıfatları: Bir bütünün eşit parçalarından belli bir bölümünü göstermeye yarayan sıfatlara denir.: ¼ ekmek, %25 pay,  yarım elma, çeyrek altın…
Kesir bildiren kelimeler tamlanan durumunda kalırsa isim görevini üstlenir: Kazancımın üçte ikisini buna harcadım.
İsim
NOT : Bu sayı sıfatlarının dışında bir de “topluluk sayı sıfatı” dediğimiz bir sıfat daha vardır: Dördüz çocuk, ikiz bebek…

http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com

SORU SIFATLARI : İsimleri niteleyen soru kelimelerine soru sıfatı denir:  Kaç adam? Kaçıncı sene?  Nasıl bir kitap? Hangi okul? Ne gün? Neredeki İnsan?…

ÜNVAN SIFATLARI : Kişilerin mesleklerini, cinsiyetlerini, makamlarını, lakaplarını belirten  sıfatlara denir. Bu sıfatlar sadece insan isimlerini niteler. Bazen isimden önce, bazen sonra gelir: İsmet Bey, Teğmen Kasım, Ali Amca, Hasan Paşa, Ahmet Reis, Doktor Malik, Ayşe Hanım, Çolak Nebi, Öğretmen Harun…
Ünvan bildiren kelimeler bazen isim göreviyle kullanılır: Kardeşim okuyup avukat olacak.(İsim) / Avukat Burhan, benim kardeşimdir. (Sıfat)

NOT :
1)Bir sıfat, birden fazla ismi niteleyebilir: Tatlı elmalar, şeftaliler, kirazlar…
Bu durumda anlatım bozukluluğu olmamalıdır: Tatlı elmalar, şeftaliler, kirazlar, limonlar (Yanlış)
2) Birden fazla sıfat bir ismi niteleyebilir: Tatlı, güzel, kırmızı elma…

YAPILARINA GÖRE SIFATLAR
1.    Basit Sıfatlar : Hiç ek almayana sıfatlardır: İyi söz, kötü adam, güzel insan…
2.    Türemiş Sıfatlar : Yapım eki almış sıfatlardır: Açık hava, akılsız insan…
3.    Birleşik Sıfatlar: En az iki kelimeden oluşan ve bitişik yazılan sıfatlardır: Boşboğaz adam, Aksaraylı Abidin…
4.    Öbekleşmiş Sıfatlar: En az iki kelimeden oluşan ve ayrı yazılan sıfatlardır: Ak sakallı dede

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Toplam 3 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123
Sponsorlar: ZAYIFLAMA HAPI.ZAYIFLAMA.estetik.flash oyun.evden eve nakliye.evden eve nakliyat

Databerg.net