Ads

Teknolojinin Bedeli Hareketsizlik

Teknolojinin sağladığı kolaylıklara karşılık, uzun süre hareketsiz kalanlarda kemik erimesinden fazla kiloya,kireçlenmeden denge hissinin bozulmasına kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.Uzmanlarımız ,hayatın her alnına giren teknolojinin sağlık açısından olumsuz etkilerine işaret etmektedirler. Yine Uzmanlarımız, hareketsizliğin yarattığı olumsuzluğu şu şekilde ifade etmektedirler.’İnsan oğlu teknolojinin rehavetine tamamen teslim ederse,vücudu işlevsiz bir patates çuvalı haline gelecektir.

İskelet sistemimize iyi bakmak zorundayız çünkü, özgürlüğümüzü ona borçluyuz.’

Doç.Dr.Nadir Şener,insan oğlunun son 50 yılda gerçekleştirdiği teknolojik devrimin tüm insanlık tarihindeki değişimden daha ilerde olduğunu vurgulayarak,bu günün dünyası ile bundan 100 yıl öncesinin yaşam koşulları arasında ki farka dikkat çekyor.Şener,rahat rahat yaşayan,daha hızlı ulaşan, daha çabuk ulaşan,doğayla daha güçlü mücadele eden insanoğlunun ödediği bedele ,başka bir deyişle teknolojinin bedeline vurgu yapıyor.

Teknoleji olumluluğuna rağmen daha az yürüyor,daha uzun süre sabit konumda kalınıyor,işleri yaparken daha az güç harcanıyor, elve kol daha az kullanılarak  hantallaşmaya neden olunuyor.’işleyen demir ışıldar’ sözündeki gibi insan vücududa hareket ettikce ışıldıyor. Daha az hareket demek,kasların daha güçsüz hale gelmesi,kemiklere daha az yük binmesi ve kemik erimesinin daha fazla olması demek.Daha az hareket demek,daha kilolu vücut ve böylece eklemlern daha çok aşınması ,kireçlenme riskinin daha fazla olması denektir.

Peki ne yapalım ? Otomobil kullanmayalım mı ? Asansör kullanmayalım mı? Ofis ortamında çalışmayalım mı ?Televizyonun uzaktan kumandasını kullanmayalım mı ? Tabi ki hepsini de yapalım, ancak; ölçüsünü bilmeliyiz. İnsanoğlu artık teknolojiyle birlikte yaşamanın kritik eşiğine gelmiş durumda.n Doç.Dr.Şener, insan oğlunun teknolojinin rehavetine tamamen teslim etmesi halinde, vücudun tamamen işlevsiz bir hale geleceğini,bunun için de asgari hareketlilik gerektiğini belirtiyor.

Şener, şu tavsiyede bulunuyor:’ Ofis ortamında çalışıyorsak ve sürekli oturmak durumundaysak saat başı 1-2 dakikalık aralar verip, ofis içinde dolaşarak,basit bel ve boyun hareketleri yaparak olası kas ağrılarılarından koruyacaktır. Ayrıca dik oturmak, bilgisayara çayraz yerleşmek yerine, karşımıza ve göz hizasına almak ta yardımcı olacaktır. Yürüyecek mesafelere otomobil kullanmamak,düzenli egzersiz yapmak,günlük işleri olabildiğince motorize kullanmadan yapmak,iskeletimizi hareketli tutacaktır.Bu ve benzeri önlemlerle günlük hayatımızı zorlaştırmadan ama diğer taraftan da teknolojiye mahjum olmadan bedenimizi çalıştırmalıyız.

Sözün özü, iskelet sistemimize iyi bakmak, iyi ve dengeli beslenmek, vücudumuzu sürekli çalıştırarak güçlü ve zinde tutarak, hastalandığında hemen tedavisini yaptırmak zorundayız. Çünkü istesek te istemesek de özgürlüğümüzü ona borçluyuz.’

Eğitimde Teknolojinin Yeri

Eğitimde Teknolojinin Rolü
Eğer teknoloji yukarıda sunulduğu şekli ile algılanırsa, teknolojinin insan hayatında çok önemli bir yer tuttuğu da rahatlıkla anlaşılır. Bu nedenle konumuz teknolojiyi kullanmak ya da kullanmamak değil, insan hayatında teknolojinin nasıl bir yeri ve konumu olacağıdır. Bu üzerinde birçok değerli kişi ve kuruluşun çalıştığı önemli bir konu olmuştur.
1. Herbert Simon teknolojiyi insanın kendi yapay iç dünyasıyla dış çevre (doğa) arasında bir ara-yüz olarak görmektedir.
2. Carnegie Komisyonunun bu konuyla ilgili vardığı sonuç şöyledir: “Teknoloji öğretimde yardımcı bir rol üstlenmelidir, öğretimin amacı haline getirilmemelidir.
Teknoloji sadece var olduğu için kullanılmaya çalışılmamalı ya da teknoloji kullanılmadığında çağ dışı kalınacakmış gibi bir korkuya kapılmamalıdır. Bizler, gelişmiş teknoloji kullanımının öğretimde doyum ve başarıya ulaşabilmek için tek başına yeterli olduğuna inanmıyoruz. Birçok ders için dönemde birkaç saatlik teknoloji desteği yeterli olmaktadır. Bazı dersler için teknoloji, dönemin yarısından çoğunda kullanılabilir; ama bütün bir dönemde böylesine bir teknoloji desteğine ihtiyaç duyulabileceği ders sayısı yok denebilecek kadar azdır
3. Eğitimi etkileyen teknolojik gelişmeleri tartışan çok fazla yayın, makale vardır. Bunlar arasında dikkat çekici olanlar aşağıya çıkarılmıştır.
a) Alfabe, insanoğlunun bilgiyi paylaşması, kaydetmesi, ve saklaması için entelektüel bir araç olmuştur. Kağıdın icadı ve yazım araçlarının geliştirilmesi, alfabe yardımıyla yapılan işlemlerin daha kolay gerçekleştirilebildiği bir süreci başlatmıştır. Kitap, birçok sayfadan oluşan, değişik tasarımlara sahip, sunmak istediği bilgiyi sıralı olarak veren bir araç olarak düşünülebilir. Kısaca kitap, teknik açıdan bakıldığında televizyon gibi, bilgisayar gibi vermek istediği bilgiden farklı bir yapıya sahip bir araçtır. Matbaanın icadından sonra kitap yaygınlaşarak hemen herkesin ulaşabildiği bir araç oldu. Karatahta hem öğrencinin hem de öğretmenin aynı anda aynı konu üzerinde çalışabilmesine olanak sağlayan ilk sınıf içi iletişim araçlarından birisidir. Okul otobüsü öğrencilerin uzak yerlerden öğretim yerlerine taşınması ve dolayısıyla uygun eğitim ortamının sağlanması açısından bir öğretim aracı olarak görülebilir.
b) Engler teknolojiyi eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Şöyle der: “eğer eğitim her yönüyle öğretmen, öğrenci, ve çevre arasındaki bir iletişim ağı olarak görülürse, o zaman öğretim teknolojisinin bu ilişkileri tanımlamada önemli bir görevi olduğu anlaşılabilir”
c) Indiana University’den Robert Heinich öğretmenlerin eğitim teknolojisine yaklaşımlarını şöyle dile getirmektedir:
“Peter Drucker’in bir makalesinde söyledikleri büyük oranda yanlış anlaşılmıştır; bu makalede kısaca şöyle denmekteydi: -öğrenme ve öğretme, yeni yöntemlerden, hayatın başka hiçbir safhasının etkilenmeyeceği kadar derinden etkilenecektir. İnsanoğlunun en muhafazakar olduğu bu eski öğretme sanatında yeni yaklaşımlara, yöntem ve araçlara ihtiyaç vardır. Bu yeni geliştirilecek yöntemler sayesinde, öğretmenler beceri ve yeterliliklerini arttırarak daha etkili olacaklardır. Bu sayede öğretme, henüz araçları ile günümüze ayak uyduramamış geleneksel bir sanat olsa da, sıradan bir insanın üstün bir performans sergileyebilmesini olanaklı kılacaktır.- Yanlış anlaşıldığından bahsettim; çünkü birçok eğitimci bu makaleyi okuduktan sonra başlarını sallayacak ve kullanılacak araçlar sayesinde sınıf içerisinde öğrenim başarısının artacağını düşüneceklerdir. Fakat burada asıl söylenmek istenen, ancak öğretim teknolojileri kullanıldığında sıradan bir insanın üstün bir performans gösterebileceğidir; yoksa gelişmiş teknoloji kullanmak tek başına yeterli olmayacaktır.

Eğitimde Teknolojinin Uygulamaları
Çeşitli seviyelerdeki kullanışlı uygulamaları ve bu uygulamaların vaat ettiklerini incelerken, düşünce ve yorumlar da kötümserlikten sıyrılıp iyimserliğe doğru kayıyor.
1. Engler 1972′de eğitim teknolojilerinin durumunu şöyle anlatıyor: “şu anki öğretim yöntemlerimiz hakkında söylenebilecek en doğru söz eski teknoloji ürünü olduklarıdır. Kitap, tebeşir, öğretmen gibi temel öğretim araçları ve yöntemleri çok uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Bugün öğretmenler daha iyi hazırlanmakta, kitaplar daha iyi tasarlanıp daha iyi yazılmakta, ve renkli tebeşirler kullanılmaktadır; ama bu araçların işlevleri ve öğrenci için anlamları yüzyılı aşkın bir süredir hiç değişmeden kalmıştır. Ayrıca bu süre zarfında öğretimin nasıl uygulanacağına ilişkin her hangi bir temel değişiklik de yapılmamıştır. Öğretim halâ, öğretmen merkezli, gruba yönelik ve ders kitabı tabanlı hazırlanmakta ve uygulanmaktadır. Bu yöntem 19.yy’da İngiltere ve Amerika’da başlayıp yayılan Lancastrian modelinin devamı niteliğindedir Birbuçuk yüzyıldır birçok değişikliğe uğramasına rağmen bu model endüstriyel üretim mantığının sonucu olan eğitimde seri üretimi geleneğine sıkı sıkıya bağlı durmaktadır
2. U.S. Agency for International Development’dan Clifford H. Block, İngiliz Hükümetinin gerçekleştirdiği çok büyük ölçekli uzaktan eğitim denemesini şu şekilde yorumluyor: “Televizyon, radyo ve posta gibi iletişim araçlarının etkin kullanımı, BBC’nin üretim yetenekleri, öğretim tasarımları için görevlendirilmiş eğitim teknolojisi grubunun mükemmel başarısı, ve normal bir üniversiteden farklı olmayan ders/konu içeriğiyle 65.000 öğrencisi olan İngiliz Açık Öğretim Üniversitesi (British Open University) İngiltere’nin en büyük üniversitesi ve dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir. Mezunlarının iyi yetişmiş ve entelektüel açıdan yeterli olması sebebiyle bu fakülteden derece almak İngiliz sosyo-kültürel hayatında önemli bir yere sahip olmak demektir”
3. Teknoloji ve değişimle ilgili olarak Block şöyle demektedir: “birkaç yıl içerisinde gerçek olacak bazı teknolojik gelişmelerle ilgili yorumlarda bulunmak gerçekten çekici bir işi bütün bir kütüphanenin bir disk içine sığabilmesi, internet ve uydu teknolojileri aracılığı ile evinizden dışarı çıkmak zorunda kalmaksızın tüm dünyadaki eğitim merkezlerine istediğiniz her an ulaşabilmek, ve bunların dışında sayısallaştırılmış her türlü bilgiye sahip olma şansı bunlar hakkında konuşmak gerçekten çok çekici; fakat ben de, bu konuda çalışan diğer insanlar gibi, böylesine temelden değişimlerin ancak aşama aşama ve evrimsel bir süreç içerisinde gerçekleşeceğine inanıyorum. Eğitim kurumlarının, öğrenci, öğretmen ve yöneticileri, bu yeni öğrenme yöntemlerini bireysel, toplumsal ve ekonomik yönden hayatlarına adapte edebilmek için mutlaka zamana ihtiyaç duyacaklardır.”

Sponsorlar: ZAYIFLAMA HAPI.ZAYIFLAMA.estetik.flash oyun.evden eve nakliye.evden eve nakliyat

 
speed test