<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WEBONUR &#187; Sağlik</title>
	<atom:link href="http://www.webonur.net/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webonur.net</link>
	<description>İnternetinizin Yeni Portu..!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 22:50:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Kahvenin Faydaları</title>
		<link>http://www.webonur.net/kahvenin-faydalari-2_4300.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/kahvenin-faydalari-2_4300.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 19:28:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kahvenin Bilinmeyen Yönleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kahvenin Yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4300</guid>
		<description><![CDATA[İtalya da yapılan araştırmalar sonucunda, çoğunlukla zararlı olduğu belirten kahvenin sağlığa 17 yararı ortaya çıktı. * Kolesterolü düşürüyor. * Ağrı kesicilerin etkisini yüzde 40 oranında artırıyor. * Şeker hastalığının erken uyarı sinyali olarak kabul ediliyor. * Göğüs kanseri riskini azaltıyor. * Günde 3 fincan kahve, astım tehlikesini azaltıyor. * Kahve girişkenliği arttırıyor. * Siroz hastalığı [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kahvenin-faydalari-2_4300.html' addthis:title='Kahvenin Faydaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İtalya da yapılan araştırmalar sonucunda, çoğunlukla zararlı olduğu belirten kahvenin sağlığa 17 yararı ortaya çıktı.</p>
<p>* Kolesterolü düşürüyor.</p>
<p>* Ağrı kesicilerin etkisini yüzde 40 oranında artırıyor.</p>
<p>* Şeker hastalığının erken uyarı sinyali olarak kabul ediliyor.</p>
<p>* Göğüs kanseri riskini azaltıyor.</p>
<p>* Günde 3 fincan kahve, astım tehlikesini azaltıyor.</p>
<p>* Kahve girişkenliği arttırıyor.</p>
<p>* Siroz hastalığı riskini yarı yarıya düşürüyor.</p>
<p>* Nefesi açıyor.</p>
<p>* Kemikleri güçlendirir, ancak yaşlılar fazla tüketmemeli.</p>
<p>* Menopoz sorununu giderir.</p>
<p>* Tip 2 diyabeti ve Parkinson hastalığından koruyor.</p>
<p>* Selülit gibi cilt sorunlarına karşı etkili oluyor.</p>
<p>* Yüksek tansiyonu önlüyor.</p>
<p>* Pankreas kanserini azaltıyor.</p>
<p>* Kalp rahatsızlıklarını büyük oranda önlüyor.</p>
<p>* Bağırsakları düzenliyor.</p>
<p>* Depresyona karşı etkili.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kahvenin-faydalari-2_4300.html' addthis:title='Kahvenin Faydaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fkahvenin-faydalari-2_4300.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/kahvenin-faydalari-2_4300.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanıklar</title>
		<link>http://www.webonur.net/yaniklar_4557.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/yaniklar_4557.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:39:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4557</guid>
		<description><![CDATA[Yanıklar genellikle nasıl sınıflandırılmaktadır?   a. Birinci derece yanıklar: Bunlar yalnız derinin üst tabakalarında olanlardır ve sadece bir kızıllıkla belirirler. Güneş yanıklarının çoğunluğu birinci derece yanıklardır. b. İkinci derece yanıklar: Bu yanıklar yalnız derinin, üst tabakalarında değil, daha derinde olan tabakalarda da oluşurlar. Bunlar kabarcıklarla ve serum ifrazatı ile karakterize olurlar. Ciddî güneş yanıkları bu [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/yaniklar_4557.html' addthis:title='Yanıklar ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yanıklar genellikle nasıl sınıflandırılmaktadır?</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
a. Birinci derece yanıklar: Bunlar yalnız derinin üst tabakalarında olanlardır ve sadece bir kızıllıkla belirirler. Güneş yanıklarının çoğunluğu birinci derece yanıklardır.<br />
b. İkinci derece yanıklar: Bu yanıklar yalnız derinin, üst tabakalarında değil, daha derinde olan tabakalarda da oluşurlar. Bunlar<br />
kabarcıklarla ve serum ifrazatı ile karakterize olurlar. Ciddî güneş yanıkları bu kategoriye girebilir.<br />
c.  Üçüncü derecede yanıklar: Bu yanıklar bütün deri tabakalarında tahribat yaparlar ve genellikle bütün derinin yok olmasına sebebiyet verirler.<br />
d.  Dördüncü derece yanıklar: Bu yanıklar bütün deriyi yok etmekle kalmayıp; aynı zamanda deri altı dokulara, kaslara, kirişlere, kan damarlarına, kemiklere de zarar vermektedirler.</p>
<p><strong>Bütün yanıklar aşırı ısıdan mı ileri gelmektedir?</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
Hayır. Başka birçok tür yanıklar vardır: Kimyasal maddelerden, alkaliden veya kuvvetli asitlerden meydana gelen yanıklar gibi. Bunlardan başka yanıklar, elektrikten, X-ışını, radyoaktif maddelerden ve benzerlerinden de olabilmektedirler.</p>
<p><strong>Yanıklar için gerekli ilk yardım metotları hangileridir?</strong></p>
<p><strong></strong><br />
a.  Birinci derece yanıklar ağrıyı dindiren ve derinin kuruyup çatlamasını önleyen birçok merhemlerin yardımıyla tedavi edilebilir. Eğer yanmayla kişinin genel sağlık durumu etkilenmemiş-se, birinci derece yanıklar, yanan kişi tarafından da tedavisi yapılabilir ve doktora başvurulması gerekmez.<br />
b.  İkinci derece yanıkların tedavisi doktor tarafından yapılmalıdır. Alınacak ilk yardım tedbirleri şunlardır:<br />
1.  Yanan kısım, yaklaşık on dakika akar soğuk su altında bulundurulmalıdır.<br />
2.  Yanan alan sterilize edilmiş gazlı bezle örtülmelidir.<br />
3.  Yanan kişinin fazla sulu şeyler alması temin edilmelidir.<br />
4.  Yanan alanlar büyük miktarda su ve hafif bir sabunla yıkanmalıdır.<br />
c.  Üçüncü derecede yanıkları kendi kendine tedaviye hiçbir zaman gidilmemelidir. İlk tedbir olarak yanan kısmın üzerindeki kirler suyla silinmeli ve temiz bir bezle örtülmelidir. Yanan kişiye bol miktarda sulu şeyler verilmeli ve hasta şok halindeyse sedyeyle hastaneye kaldırılmalıdır. Bu hallerde yanan alana merhem sürülmemelidir.<br />
d.  Dördüncü derece yanıklar da aynen üçüncü derece yanıklar gibi tedavi edilmelidir.</p>
<p><strong>İkinci derece bir yanıkta meydana gelebilecek kabarcıklar hastanın kendisi tarafından açılmalı mıdır?</strong><br />
Hayır. Bu kabarcıklar bir doktor tarafından tedavi edilmelidir. Bazı doktorlar bunları açar, bir kısım doktorlar ise, kendi kendilerine kurumaya bırakmayı tercih ederler.</p>
<p><strong>Yanan kişiler kendiliklerinden yanıklara merhem sürmeli midirler?</strong><br />
Birinci derece bir yanık dışında herhangi bir yanığa merhem sürülmemelidir. Yanık tedavisinin çeşitli metotları vardır ve birçok doktor merhem sürülmesine karşıdır. Üstelik hastanın kullanacağı merhem doktorun tavsiye edeceği merhem olmayabilir. Sonradan gereken ilâcı kullanmak için bu sürülen merhemi çıkarmak, bir kısım zorluklara neden olabilir.</p>
<p><strong>Kimyasal maddelerden meydana gelen yanıklar özel tedavi gerektirirler mi?</strong><br />
Evet. Bu gibi yanıklarda başvurulacak en iyi ilk yardım metodu yanığı bol suyla yıkamaktır. Bu şekilde kimyasal madde, sulanmış olacak ve deri ile temasta kalmış olan maddeleri ortadan kaldıracaktır.</p>
<p><strong>Yanıklar ile birlikte olabilecek şoklar için ne yapılmalıdır?</strong><br />
Şok âcil tedavi gerektirir.</p>
<p><strong>Gözlerde meydana gelmiş olan bir yanık için Özel ilk yardım metotları var mıdır?</strong><br />
Evet. Yanığı meydana getirmiş olan maddenin dağılması için yanan göz veya gözleri bol suyla yıkamak. Bu ilk yardımdan sonra hemen tıbbî yardıma başvurulmalıdır.</p>
<p><strong>Yanıklarda, bir ilk yardım metodu olarak, yanığa tereyağ, evde hazırlanmış ilâçlar veya yağlar sürülmeli midir?</strong><br />
Hayır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/yaniklar_4557.html' addthis:title='Yanıklar ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fyaniklar_4557.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/yaniklar_4557.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk Çatlakları</title>
		<link>http://www.webonur.net/soguk-catlaklari_4555.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/soguk-catlaklari_4555.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:36:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Çatlakları Nedir ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4555</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk çatlakları nedir? Aşırı soğuğa mâruz kalmaktan meydana gelen bir yanmadır. Soğuk   çatlakları   için   başvurulması  gereken ilk yardım metotları hangileridir? a.  îlk önce hastanın genel sağlık durumunun düzeltilmesi gerekmektedir. Bu yüzden hastanın ısınabilmesi için, sıcak şeyler yemesi ve içmesi gereklidir. b.  Hastanın birden değil yavaş yavaş ısınması gerekir. Bunun için hasta hemen sıcak bir yere [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/soguk-catlaklari_4555.html' addthis:title='Soğuk Çatlakları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soğuk çatlakları nedir?</strong><br />
Aşırı soğuğa mâruz kalmaktan meydana gelen bir yanmadır.</p>
<p><strong>Soğuk   çatlakları   için   başvurulması  gereken ilk yardım metotları hangileridir?</strong><br />
a.  îlk önce hastanın genel sağlık durumunun düzeltilmesi gerekmektedir. Bu yüzden hastanın ısınabilmesi için, sıcak şeyler yemesi ve içmesi gereklidir.<br />
b.  Hastanın birden değil yavaş yavaş ısınması gerekir. Bunun için hasta hemen sıcak bir yere götürülmemelidir.<br />
c.  Mevcut olabilecek ağrılar için kendisine ilâç verilmelidir. Aspirin ve buna benzer ilâçlar genellikle bu durum için yeterlidir.<br />
d.  Etkilenen alan yavaş yavaş normale döndürülmeli ve egsersiz-yaptırılmalıdır. Kesinlikle ve hiçbir şekilde sert masaj veya ovmalara tâbi tutulmamalıdır.<br />
e.  Soğuk çatlaklarına mâruz kalan kısım temiz ve kuru bir bandajla örtülmelidir.</p>
<p><strong>Soğuk çatlakları olan alan hangi ısı derecesinde tutulmalıdır?</strong><br />
Soğuk çatlakları olan kısmı ılık suya sokun (38-40 C°)</p>
<p><strong>Soğuk çatlakları olan bir kısmı kar sürerek ovmalı mıdır?</strong><br />
Hayır.</p>
<p><strong>Soğuk çatlakları olan alana antiseptikler kullanılmalı mıdır?</strong><br />
hayır. Bunlar yanık derecesini artırabilir.</p>
<p><strong>Soğuk   çatlakları  olan bir  alanın normale   dönüşmesini  sağlayacak ilâçlar var mıdır?</strong><br />
Evet. Ancak bunlar bir doktor tarafından kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Soğuk çatlaklarında meydana gelmiş olan hasar hemen anlaşılabilir mi?</strong>                                                    <br />
Hayır. Meydana gelmiş olan hasarı tespit edebilmek bazen günlerce, bazen de haftalarca sürebilir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/soguk-catlaklari_4555.html' addthis:title='Soğuk Çatlakları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fsoguk-catlaklari_4555.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/soguk-catlaklari_4555.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suda Boğulmalar</title>
		<link>http://www.webonur.net/suda-bogulmalar_4553.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/suda-bogulmalar_4553.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:34:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4553</guid>
		<description><![CDATA[Boğulma halinde alınması gerekli âcil ilk yardım tedbirleri nedir? Kişi sudan çıkarıldıktan sonra eğer nefes almıyorsa kendisine sunî solunum yaptırılmalıdır. “Ağızdan ağıza” metodu günümüzde çok kullanılmaktadır ve genellikle bu metot tercih edilmelidir. Ağızdan ağıza sunî solunum metodu nasıl tatbik edilmelidir? a.  Hastayı sırt üstü yatırın. Boynunda veya göğsü üzerinde bulunabilecek bütün giysileri gevşetin. b.  Çenesini [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/suda-bogulmalar_4553.html' addthis:title='Suda Boğulmalar ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boğulma halinde alınması gerekli âcil ilk yardım tedbirleri nedir?</strong><br />
Kişi sudan çıkarıldıktan sonra eğer nefes almıyorsa kendisine sunî solunum yaptırılmalıdır. “Ağızdan ağıza” metodu günümüzde çok kullanılmaktadır ve genellikle bu metot tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>Ağızdan ağıza sunî solunum metodu nasıl tatbik edilmelidir?</strong><br />
a.  Hastayı sırt üstü yatırın. Boynunda veya göğsü üzerinde bulunabilecek bütün giysileri gevşetin.<br />
b.  Çenesini kaldırıp, başını mümkün ölçüde geriye doğru eğin. (Bu hareket soluk borusunu düzletir ve akciğerlere hava gitmesini kolaylaştırır.)<br />
c.  Hastanın burun deliklerini parmaklarınız arasında sıkıştırıp kapalı tutun.<br />
d.  Ağzınızı hastanın ağzına dayayarak bütün kuvvetinizle içeriye hava verin.<br />
e.  Akciğerlerin dışa hava verebilmesi için ağzınızı hastanın ağzından uzaklaştırın.<br />
f.   Bunu her beş veya altı saniye arasında tekrarlayın.<br />
g.  Nabız ve kalp atışı devam ettiği sürece bu yönteme devam edin. Bu gibi bir kişiyi normale getirmek saatlerce sürebilir.<br />
h. Yorulduğunuz zaman başkası yerinize geçmelidir.<br />
i.  Hastanın boğazında veya göğsünde su veya balgam birikmişse, bunların ağızdan çıkmasını temin için kendisini baş aşağı veya yana çevirerek tutun.<br />
j.  Ağızda balgam veya başka maddeler toplanmışsa bunları parmaklarınızla dışarı çıkarın. (Nefes almayan bir kimse hiçbir zaman ısırmayacaktır.)<br />
k. Eğer ağızdan ağıza nefes vermekten iğreniyorsanız açık bir mendil arasından da hava verebilirsiniz. (Bu direkt ağızdan ağıza sistemi kadar tesirli olmayabilir.)<br />
1. Ancak birkaç dakika nabız ve kalp atışı yoksa bu metoda son verin. Kulağınızla dikkatle hastanın göğüsünün sol tarafını dinleyin.<br />
m. Hasta kendine gelirse, kendisini sıcak tutun ve doktor gelinceye kadar veya en azından yarım saat süreyle yerinden kıpırdatmayın.</p>
<p><strong>Boğulma olaylarında ağızdan ağıza sunî solunum metodu yararlı mıdır?</strong><br />
Evet, ancak hasta dik bir pozisyonda iken akciğerlerinden daha kolay su çıkarabilecektir. Bu sular çıktıktan sonra ağızdan ağıza sunî solunum metoduna başvurulabilinir.</p>
<p><strong>Boğulma her zaman akciğerlerde fazla su toplanmasından mı ileri gelir? </strong><br />
Her zaman değil. Birçok boğulma olayları hançerede meydana gelen bir spazmdan ileri gelir ve bu gibiler spazmın ortadan kaldı-rılmasiyle kurtarılabilinir. Bu gibi birçok boğulma olaylarında hastalar hançerede spazm olan bölgenin altında bir soluk borusunu açma ameliyesinin yapılmasiyle kurtarılmışlardır.</p>
<p><strong>Soluk borusunun açılması ilk yardımı yapan tarafından mı yapılmalıdır?</strong><br />
Hayır, ancak doktorun vaktinde yetişme ihtimâli yoksa ve hastanın öleceği kesin ise o zaman ilk yardımı yapmakta olan bu ameliyeye başvurma zorunluğunda kalacaktır.</p>
<p><strong>Boğulan bir kişiyi baş aşağı çevirerek onu bu durumda tutmakta bir yarar var mıdır?</strong><br />
Genellikle hayır. Başı öne eğik bir durumda yatırılsa da akciğerlerinden suyu çıkaracaktır.</p>
<p><strong>Sunî solunuma ne zaman son verilmelidir?</strong><br />
Kalp artık atmayınca ve ölüm hali belli olunca.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/suda-bogulmalar_4553.html' addthis:title='Suda Boğulmalar ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fsuda-bogulmalar_4553.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/suda-bogulmalar_4553.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektrik Çarpması</title>
		<link>http://www.webonur.net/elektrik-carpmasi_4551.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/elektrik-carpmasi_4551.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:32:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4551</guid>
		<description><![CDATA[Elektrik çarpması halinde yapılacak ilk yardım nedir? Kişi hâlâ bir elektrik cereyanı ile temasta ise ona dokunmayın. Aksi taktirde bu sizin de ölüm nedeniniz olabilir. Hasta mümkün olduğu kadar çabuk elektrik kontağından ayrılmalıdır. Bu ya hastaya giden cereyanın kesilmesiyle veya hastayı cereyandan kuru bir sopa ile ayırmak ya da bir iple cereyandan uzağa çekmekle mümkündür. [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/elektrik-carpmasi_4551.html' addthis:title='Elektrik Çarpması ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Elektrik çarpması halinde yapılacak ilk yardım nedir?</strong></p>
<p><strong></strong><br />
Kişi hâlâ bir elektrik cereyanı ile temasta ise ona dokunmayın. Aksi taktirde bu sizin de ölüm nedeniniz olabilir. Hasta mümkün olduğu kadar çabuk elektrik kontağından ayrılmalıdır. Bu ya hastaya giden cereyanın kesilmesiyle veya hastayı cereyandan kuru bir sopa ile ayırmak ya da bir iple cereyandan uzağa çekmekle mümkündür. Hastaya cereyan ulaştıran teli kesmek için belki de bir balta kullanılabilinecektir. Baltayı kullanırken ellerinizin ve baltanın sapının kuru olmasına çok dikkat etmelisiniz.</p>
<p><strong>Hasta elektrik cereyanından ayrıldıktan sonra ne gibi bir tedavi metoduna girişilmelidir?</strong></p>
<p><strong></strong><br />
a.  Sunî solunum mümkün olduğu kadar çabuk başlatılmalıdır.<br />
b.  Hasta rahat ve sıcak tutulmalı ve gerekirse kendisine oksijen verilmelidir.<br />
c.  Genellikle temas yerinde bulunacak olan yanık kısım öteki yanıklar gibi tedavi edilmelidir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/elektrik-carpmasi_4551.html' addthis:title='Elektrik Çarpması ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Felektrik-carpmasi_4551.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/elektrik-carpmasi_4551.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baygınlık ve Baş Dönmeleri</title>
		<link>http://www.webonur.net/bayginlik-ve-bas-donmeleri_4549.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bayginlik-ve-bas-donmeleri_4549.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4549</guid>
		<description><![CDATA[Baygınlık ve baş dönmelerinde ilk yardım metotları nedir?   a.  Hastayı sırt üstü yatırın. Başı vücut seviyesinde veya vücut seviyesinden az daha aşağıda olmalıdır. b.  Ayakarını vücut seviyesinden biraz daha yükseğe kaldırın. c.  Sıkı bir yaka veya boyun bağı varsa bunları gevşetin ve hastanın rahat nefes almasını sağlayın. d.  Nefes alması yetersizse sunî solunum yapmakta [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bayginlik-ve-bas-donmeleri_4549.html' addthis:title='Baygınlık ve Baş Dönmeleri ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Baygınlık ve baş dönmelerinde ilk yardım metotları nedir?</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
a.  Hastayı sırt üstü yatırın. Başı vücut seviyesinde veya vücut seviyesinden az daha aşağıda olmalıdır.<br />
b.  Ayakarını vücut seviyesinden biraz daha yükseğe kaldırın.<br />
c.  Sıkı bir yaka veya boyun bağı varsa bunları gevşetin ve hastanın rahat nefes almasını sağlayın.<br />
d.  Nefes alması yetersizse sunî solunum yapmakta çok yarar vardır.</p>
<p>Bir hasta bayıldığı zaman veya bir baş dönmesi nöbeti geçirmişse ne kadar süre sırt üstü yatar vaziyette tutulmalıdır?<br />
Tamamen iyileşip kendine gelinceye kadar. Bu birkaç dakika devam ederse de, bazı hallerde yarım, hattâ kırk beş dakika sürebilir.</p>
<p>Bir kez baygınlıktan kendine gelen bir kişinin kısa bir süre sonra yeniden baygınlık geçirmesi genel bir durum mudur?<br />
Hayır, ancak baygınlık geçirmiş olan bir kişi, kendi haline bırakılmadan bir süre müşahede altında bulundurulmalıdır.</p>
<p><strong>Baygınlık ölümle sonuçlanabilir mi?</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
Bu gibi bir hale aşağı yukarı hiç rastlanmaz. Ancak bayılan kişinin düşerken, başından alabileceği bir yara ölümüne neden olabilir.</p>
<p><strong>Bayılmış olan kişilerin üzerine soğuk su dökülmeli mi?</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
Hayır.</p>
<p><strong>Bayılan veya baş dönmesi geçiren kişiler kendiliklerinden iyileşebilirler mi?</strong></p>
<p><strong><br />
</strong>Evet, tek gerekli tedavi yöntemi onları birkaç dakika yatar vaziyette bırakmaktır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bayginlik-ve-bas-donmeleri_4549.html' addthis:title='Baygınlık ve Baş Dönmeleri ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbayginlik-ve-bas-donmeleri_4549.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bayginlik-ve-bas-donmeleri_4549.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yabancı Cisimler</title>
		<link>http://www.webonur.net/yabanci-cisimler_4546.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/yabanci-cisimler_4546.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:21:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4546</guid>
		<description><![CDATA[Yabancı cisimler için başvurulması gerekli ilk yardım metotları hangileridir?   a. Gözler: Yalnız satıhta olan ve çok basit yabancı maddelerin gözlerden çıkarılmasına doktor olmayanlar teşebbüs edebilir. Eğer o sırada doktor bulmak imkânı yoksa yabancı cisim girmiş göz ılık su ile yıkanmalı veya yabancı cisimi çıkarmak için nemli bir pamuk parçası kullanılmalıdır. Göze damlatılacak birkaç damla [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/yabanci-cisimler_4546.html' addthis:title='Yabancı Cisimler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yabancı cisimler için başvurulması gerekli ilk yardım metotları hangileridir?</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
<strong>a. Gözler:</strong> Yalnız satıhta olan ve çok basit yabancı maddelerin gözlerden çıkarılmasına doktor olmayanlar teşebbüs edebilir. Eğer o sırada doktor bulmak imkânı yoksa yabancı cisim girmiş göz ılık su ile yıkanmalı veya yabancı cisimi çıkarmak için nemli bir pamuk parçası kullanılmalıdır. Göze damlatılacak birkaç damla madeni yağ, meydana gelen tahrişi büyük ölçüde giderir. Gözü ovmayın ve yabancı cisimi çıkarmak için herhangi sert bir âlet veya cisim kullanmayın.<br />
<strong>b.Burun:</strong> Eğer hastanın hapşırması sağlanabilinirse yabancı madde çok kez çıkacaktır. Bu hastaya biber koklatmakla veya yabancı cisim girmiş olan burun deliğinin yanındaki burun deliğini gıdıklamakla sağlanabilir.<br />
<strong>c.Kulaklar:</strong> Kulaklara girmiş yabancı cisimleri çıkarmak, ihtisası olmayan kişilerin başvuracağı iş değildir. Bu çok nazik bir yapıdır ve zedelenmesi çok kolaydır. Yapılabilecek en uygun ilk yardım, kulağa birkaç damla zeytinyağı, madeni yağ veya hint yağı damlatılması ve bu yağın orada birkaç dakika bırakılmasıdır. Bu metot genellikle yabancı maddenin çıkmasını sağlayacaktır. Doktor yardımı temin edilinceye kadar yabancı maddenin kulakta kalması, fazla bir hasara sebep olmaz.<br />
<strong>d. Kıymıklar:</strong> Ucu sağlamca tutulabilecek ve yavaşça dışarı çıkarılabilecek kıymıkların çıkarılması, ihtisas sahibi olmayan bir kişi tarafından da yapılabilir. Yumuşak veya içeride kalmış olan kıymıklar ancak bir doktor tarafından çıkarılmalıdır. Yabancı bir madde deri içerisinde bırakılırsa genellikle iltihaplanma olacaktır. Eğer tıbbî yardım temini imkânı yoksa birkaç gün yapılacak ılık pansumanlar kıymığın ucunu dışarı çıkaracak ve bunun bir cımbızla alınması imkânı sağlanmış olacaktır.<br />
<strong>e Bıçak ve delme yaralar (bıçak, şarapnel veya başka silâhlar):</strong> Uçları dışarıda kalan bu gibi yaralarda vücuda giren cisim doktor bulununcaya kadar genellikle yerinde bırakılmalıdır. Bu cisimlerin doktor dışında bir kişi tarafından alınması ciddî kanamaya neden olabilecektir. Yapılabilecek en yerinde ilk yardım, yara yerinin üzerine steril bir gazlı bez koyarak yaralıyı hastaneye kaldırmaktır.</p>
<p><strong>Bir yara veya yırtığa girmiş olan bir giysi parçası için ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p><strong></strong><br />
Yara alanının sabun ve su ile iyice yıkanması halinde bu parça genellikle kendiliğinden çıkacaktır. Bu, yaralanmadan hemen sonra vakit kaybetmeden yapılmalıdır. Bundan sonra yaralı alan steril bir bezle örtülmeli ve doktora başvurulmalıdır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/yabanci-cisimler_4546.html' addthis:title='Yabancı Cisimler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fyabanci-cisimler_4546.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/yabanci-cisimler_4546.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Yardım Çantası</title>
		<link>http://www.webonur.net/ilk-yardim-cantasi_4542.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ilk-yardim-cantasi_4542.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:17:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4542</guid>
		<description><![CDATA[İlk yardım malzemelerinin hazır olması, acil durumlarla daha kolay başa çıkabilmeyi ve stresin azalmasını sağlar. Ayrıca, aile bireylerinizin acil durumlarda güvenli ve çabuk nasıl müdahale edeceklerini bilmeleri son derece önemlidir. İlk yardım eğitim merkezlerinden ilk yardım ve CPR ile ilgili bilgi edinebilirsiniz. Elimin altında olması gereken ilaçlar hangileri? • Ağrı kesiciler • Antiseptik temizleyiciler • [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ilk-yardim-cantasi_4542.html' addthis:title='İlk Yardım Çantası ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk yardım malzemelerinin hazır olması, acil durumlarla daha kolay başa çıkabilmeyi ve stresin azalmasını sağlar.</p>
<p>Ayrıca, aile bireylerinizin acil durumlarda güvenli ve çabuk nasıl müdahale edeceklerini bilmeleri son derece önemlidir. İlk yardım eğitim merkezlerinden ilk yardım ve CPR ile ilgili bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p><strong>Elimin altında olması gereken ilaçlar hangileri?</strong></p>
<p>• Ağrı kesiciler<br />
• Antiseptik temizleyiciler<br />
• Antihistamin<br />
• Böcek sokmaları veya cildin tahriş olmasına karşı kalamin losyonu<br />
• Diyare (ishal) tedavi edici ilaç<br />
• Antibiyotik merhem veya krem<br />
• Hidrokortizon krem, merhem, veya losyon<br />
• Öksürük ilacı<br />
• Dekonjestan ilaçlar<br />
• Vazelin</p>
<p><strong>İlk yardım çantasında bulunması gerekenler nelerdir?</strong></p>
<p>• 5&#215;5 ve 10&#215;10 cm steril gazlı pedler, ve bir rulo gazlı bez<br />
• Çeşitli boylarda yapışkan bandajlar<br />
• Elastik bir bandaj<br />
• Pamuklu temizleme bezleri<br />
• Nonalerjik yapışkan bant<br />
• Makas ve cımbız<br />
• Termometre<br />
• Toplu iğneler<br />
• Yaraları temizlemek için sıvı sabun<br />
• Tek kullanımlık eldivenler<br />
• Küçük el feneri ve ekstra pil<br />
• Tek kullanımlık soğuk kompres paketleri<br />
• Üçgen bandaj<br />
• İlk yardım kitapçığı<br />
• Acil yardım numaraları<br />
• Evde yaşayan kişilerin alerjilerinin ve ilaçlarının listesi</p>
<p><strong>İlk yardım çantasını veya malzemelerini nereye koymalıyım?</strong></p>
<p>İlk yardım malzemelerini, acil durumlarda kolay ve çabuk bir şekilde bulabileceğiniz, ancak çocukların ulaşamayacakları bir yere koymalısınız. Bütün malzemeleri aynı yerde bulundurmanız, onları bulmanızda kolaylık sağlayacaktır.</p>
<p>İlk yardım malzemelerini düzenli olarak kontrol etmelisiniz. Son kullanma tarihi geçmiş ürünleri ilk yardım çantasından çıkarmalısınız.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ilk-yardim-cantasi_4542.html' addthis:title='İlk Yardım Çantası ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Filk-yardim-cantasi_4542.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ilk-yardim-cantasi_4542.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz Kazaları</title>
		<link>http://www.webonur.net/yaz-kazalari_4540.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/yaz-kazalari_4540.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 19:16:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4540</guid>
		<description><![CDATA[Yaz aylarında sıkça karşılaştığımız olaylardan biri çimenlerin üzerinde, denizde, balkonda vb hiç ummadığımız anda bir çığlık ile yerimizden fırlamamızdır. Hemen ardından vücudumuzun bir yerinde ağrı, sızı, kaşıntı, kızarıklık vb hisseder ya da görürüz. Arı, akrep, örümcek vb sokmalarında neler yapmamız gerektiğini anlatacağım bugün. Isıran hayvan her ne ise de ortak olarak yapılması gereken dört şey [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/yaz-kazalari_4540.html' addthis:title='Yaz Kazaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında sıkça karşılaştığımız olaylardan biri çimenlerin üzerinde, denizde, balkonda vb hiç ummadığımız anda bir çığlık ile yerimizden fırlamamızdır. Hemen ardından vücudumuzun bir yerinde ağrı, sızı, kaşıntı, kızarıklık vb hisseder ya da görürüz. Arı, akrep, örümcek vb sokmalarında neler yapmamız gerektiğini anlatacağım bugün.</p>
<p>Isıran hayvan her ne ise de ortak olarak yapılması gereken dört şey vardır:</p>
<p>1- Kişi öncelikle <strong>sakinleştirilmelidir.</strong></p>
<p>2- Yara <strong>kalp seviyesinin üstünde</strong> tutulmalıdır.</p>
<p>3- Yaraya <strong>soğuk su ile yıkanmalı ve buz tatbik</strong> edilmelidir.</p>
<p>4- Kişi çok iyi <strong>gözlenmelidir</strong>. (Solunumu, göz beekleri, bilinci&#8230;)</p>
<p>Eğer hayvan <strong>zehirli ise</strong> ilk müdahalelerle beraber hasta hemen <strong>en yakın sağlık merkezine</strong> ulaştırılmalıdır.</p>
<p>Ülkemizde özellikle güney bölgelerimizde daha sık karşılaştığımız <strong>akrep sokması</strong>nda yaranın gövde tarafına turnike yapılır. Yani ısırılan yerin üst kısmı kemer, kumaş, bez vb herhangi bir şey ile sıkılarak kanın vücuda yayılması engellenmeye çalışılır. Yaraya amonyak uygulanabilir. Akrep sokmasında yara asla emilmez. Kişiye alkol verilmez ve yara yakılmaz.</p>
<p>Ülkemizde pek olmamakla beraber <strong>zehirli örümcek ısırması</strong>nı takiben kişide karın ağrısı başlar. Kişi mümkün olduğunca hareket ettirilmemeli, yaranın üzeri sıkılmalı (turnike) ve buz uygulanmalıdır.</p>
<p><strong>Yılan ısırdığı</strong> zaman diş izi bırakır. Zehirinin etkisi ile kan pıhtılaşmakta zorlanır ve aşırı kan kaybı olur. Buna rağmen yılanın diş izi arası çizilip kanatılır ancak asla emilmemez. Yanma, ağrı, şişlik ve morluk görülebilir. Isırılan bölgenin üstü bir bezle sıkılır (turnike).</p>
<p><strong>Kene ve kene ısırığı</strong>na müdahaleler konusunda bir süredir fazla sayıda ve kimileri çelişkili yazılar yazıldı. Ancak benim inandığım hocalarımın söylediklerini paylaşacağım sizlerle; kenenin üzerine yağ damlatılarak bir cımbız ile saat yönünün tersine çevirerek nazikçe çıkarmaya çalışın.</p>
<p><strong>Arı sokması</strong>nda arının iğnesi çıkarılmalıdır. Buz uygulaması iğnenin çıkarılmasında sonra yapılır.</p>
<p>Son olarak <strong>sülük</strong>ler kirli kanı emdiklerinden yararlıdırlar. Ancak bu bilinçsizce izin verilecek bir şey değildir. Yani bu iş de uzmanları tarafından yapılmalıdır. Dolayısı ile eğer bir şekilde sülük yapıştı ise vücudunuza sigara veya herhangi bir ısı kaynağı ile uzaklaştırabilirsiniz. Soğuk tatbiki de gerekebilir.</p>
<p>Hepinize böcek, haşere ve zehirlerden uzak güzel günler dilerim.</p>
<p><strong>Tijen ACARKAN internethaber.com</strong></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/yaz-kazalari_4540.html' addthis:title='Yaz Kazaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fyaz-kazalari_4540.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/yaz-kazalari_4540.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Parfümün Doğaya Zararı</title>
		<link>http://www.webonur.net/parfumun-dogaya-zarari_3168.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/parfumun-dogaya-zarari_3168.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 20:11:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[Parfümün Zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3168</guid>
		<description><![CDATA[Doğaya zarar versede maalesef herkes parfüm kullanmaktadır. Üstelik bunu abartanlar, güzellik yani iyi koku yerine başkalarını rahatsız edici noktalara kadar gelmektedir. Dahası bazı parfümlerin kokuları nasıl oluyorsa iğrenç denilebilecek durumda olabilmekte ve bazı kişiler bunu beğenerek sürmekte ve diğer insanların kötü kokulara maruz kalmalarına sebebiyet vermektedirler. Özellikle bazı bayan parfümlerinin hoş koku olma özelliği bir [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/parfumun-dogaya-zarari_3168.html' addthis:title='Parfümün Doğaya Zararı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğaya zarar versede maalesef herkes parfüm kullanmaktadır. Üstelik bunu abartanlar, güzellik yani iyi koku yerine başkalarını rahatsız edici noktalara kadar gelmektedir. Dahası bazı parfümlerin kokuları nasıl oluyorsa iğrenç denilebilecek durumda olabilmekte ve bazı kişiler bunu beğenerek sürmekte ve diğer insanların kötü kokulara maruz kalmalarına sebebiyet vermektedirler. Özellikle bazı bayan parfümlerinin hoş koku olma özelliği bir yana resmen rahatsız edici özelliklere sahip olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Birde ucuz ürünler kullanıldığında tabiri caizse bu tip insanlarla karşılaştığımızda burnumuzun direği düşmektedir. İnsanların güzellik uğruna yaptığı saçmalıklar şaşırtıcı noktalara kadar uzanıyor. Ama bilmeleri gereken şu, bir şeyi ne kadar abartırsanız suyu o kadar çıkar. Aslında parfüm hakkında bilgi vermek için yazacaktım bu makaleyi ama parfüm denilince aklıma başka birşeyde gelmiyor. Ancak genel olarak bahsetmek gerekirse, parfüm kokusunu yayabilmek için hareket veya sıcaklık gibi etkilere ihtiyaç duymaktadır. Yani kötü kokular birde terleyince, terle karışıp iyice iğrenç bir hale gelebilmektedir. Tabi güzel parfümler bu kategori içerisinde değil. Parfümün bu özelliğinden dolayı koltuk altları, göğüs araları, ense, kulak arkaları ve göbek kısmında kullanımı önerilmektedir. Ayrıca kanın fazla pompalandığı noktaları es geçmemek gerekmekte. Bilek içleri, şakaklar ve boyun bu kategoriye giriyor sanırım. Bütün bunların yanı sıra hareketli noktalar, dirsekler ve diz içleride parfümün etki alanında. Saçlarına parfüm sürenler için öneriler ise şunlar: Öncelikle saçlarınızın temiz olmasına ve kokuların birbirine karışmaması için kokusuz bir şampuan kullanaya özen gösterin. Bütün bunlardan başka giysilere parfüm sıkılması ile ilgili tavsiyelerimiz olacak. Giysilerinize kesinlikle farklı parfümler sıkmayın. Çünkü farklı moleküller birleşince kötü kokulara sebep olur. Giysi dolabınıza parfüm sıkın. Tabi parfümle ilgili söylenecek en son söz şu, <strong>parfüm kullanmayın doğaya zarar vermeyin.</strong></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/parfumun-dogaya-zarari_3168.html' addthis:title='Parfümün Doğaya Zararı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fparfumun-dogaya-zarari_3168.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/parfumun-dogaya-zarari_3168.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 Günde 5 Kilo Verin</title>
		<link>http://www.webonur.net/10-gunde-5-kilo-verin_3157.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/10-gunde-5-kilo-verin_3157.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:45:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3157</guid>
		<description><![CDATA[Kısa sürede kilo vermek mi istiyorsunuz? O zaman bu diyet tam size göre! Hedef: 10 günde 5 kilo. Günlük kalori: 600 Kcal Bu diyette çay ve kahve şekersiz ve sütsüz içilmelidir. Diyet en fazla iki defa tekrar edilebilir. Aynı diyeti üçüncü kez uygulamak için arada bir hafta normal bir beslenme programı uygulanmalıdır. 1. gün Sabah: [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/10-gunde-5-kilo-verin_3157.html' addthis:title='10 Günde 5 Kilo Verin ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kısa sürede kilo vermek mi istiyorsunuz? O zaman bu diyet tam size göre! Hedef: 10 günde 5 kilo.</strong><br />
<strong>Günlük kalori: 600 Kcal</strong></p>
<p>Bu diyette çay ve kahve şekersiz ve sütsüz içilmelidir. Diyet en fazla iki defa tekrar edilebilir. Aynı diyeti üçüncü kez uygulamak için arada bir hafta normal bir beslenme programı uygulanmalıdır.</p>
<p><strong>1. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah:</span></strong> 1 adet mevsim meyvesi, bir dilim kızarmış kepek ekmeği, çay.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle:</span></strong> Bir parça haşlanmış ya da ızgara et, söğüş domates, şekersiz çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam: </span></strong>Bir dilim kızarmış kepek ekmeği, yeşil salata, bir tane meyve, çay ya da kahve.</p>
<p><strong>2. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah: </span></strong>1 adet mevsim meyvesi veya bir bardak greyfurt suyu, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle:</span></strong> Haşlanmış ıspanak, domates, kereviz salatası.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam: </span></strong>Dilediğiniz kadar meyve salatası, çay ya da kahve.</p>
<p><strong>3. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah: </span></strong>1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle:</span></strong> Haşlama veya ızgara balık. Mevsim meyvesi, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam:</span></strong> Söğüş domates, yağsız ve etsiz pişirilmiş kereviz yemeği, çay veya kahve.</p>
<p><strong>4. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah: </span></strong>1adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle:</span></strong> 1 adet haşlanmış yumurta veya bir parça yağsız, tuzsuz peynir. Çok az yağlı fasulye yemeği. 1 dilim kepek ekmeği, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam: </span></strong>Çiğ yeşil biber (veya haşlanmış ıspanak) mevsim salatası, çay veya kahve.</p>
<p><strong>5. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah:</span></strong><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle:<br />
Akşam: </span></strong>Yağsız ve tuzsuz beyaz peynir, haşlanmış ıspanak, 1 dilim kepek ekmeği, çay ya da kahve.</p>
<p><strong>6. gün</strong></p>
<p>Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.</p>
<p>Öğle: Çeşitli mevsim meyveleri, çay ya da kahve.</p>
<p>Akşam: Yeşil salata, domates, bir parça yağsız peynir, mevsim meyvesi, çay veya kahve.</p>
<p><strong>7. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah:</span></strong> 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Öğle:</strong></span> Izgara tavuk eti, domates, havuç, haşlanmış lahana, mevsim meyvesi, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam: </span></strong>Yeşil salata, haşlanmış lahana, mevsim meyvesi, çay veya kahve.</p>
<p><strong>8. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah: </span></strong>1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış çavdar ekmeği, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle: </span></strong>Haşlanmış lahana, bir tane haşlanmış yumurta, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam: </span></strong>Mevsim meyveleri, çay veya kahve.</p>
<p><strong>9. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah: </span></strong>1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış çavdar ekmeği, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle: </span></strong>Izgara yağsız et, domates, haşlanmış lahana, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam: </span></strong>Haşlanmış tuzsuz karnabahar, mevsim meyveleri, çay veya kahve.</p>
<p><strong>10. gün</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sabah: </span></strong>1 tane mevsim meyvesi, çay veya kahve.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Öğle:</strong></span> Haşlama veya ızgara yağsız balık, 1 tane mevsim meyvesi, çay veya kahve.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam: </span></strong>Yağsız kereviz yemeği, mevsim meyveleri, domates, çay veya kahve.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/10-gunde-5-kilo-verin_3157.html' addthis:title='10 Günde 5 Kilo Verin ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2F10-gunde-5-kilo-verin_3157.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/10-gunde-5-kilo-verin_3157.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evde Su Dezenfeksiyonu</title>
		<link>http://www.webonur.net/evde-su-dezenfeksiyonu_3151.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/evde-su-dezenfeksiyonu_3151.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:39:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[Dezenfekte]]></category>
		<category><![CDATA[Kirli Su]]></category>
		<category><![CDATA[Su Dezenfektesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3151</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle büyük şehirlerimizde su kesintilerinin gündeme gelmesi kişileri, suların sağlık üzerine etkileri konusunda daha dikkatli davranmaya sevkediyor. En çok merak edilen konulardan birisi olan evlerde içme amacıyla kullanılacak suların mikroplardan arındırılması konusunda Doç.Dr. Recai OĞUR, Doç.Dr. Ömer Faruk TEKBAŞ ve Prof.Dr. Metin HASDE tarafından kaleme alınan KLORLAMA REHBERİ isimli kitaptan sizin için özet bilgiler derledik: [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/evde-su-dezenfeksiyonu_3151.html' addthis:title='Evde Su Dezenfeksiyonu ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/su.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3152" title="su" src="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/su.jpg" alt="" width="300" height="385" /></a>Özellikle büyük şehirlerimizde su kesintilerinin gündeme gelmesi kişileri, suların sağlık üzerine etkileri konusunda daha dikkatli davranmaya sevkediyor. En çok merak edilen konulardan birisi olan evlerde içme amacıyla kullanılacak suların mikroplardan arındırılması konusunda Doç.Dr. Recai OĞUR, Doç.Dr. Ömer Faruk TEKBAŞ ve Prof.Dr. Metin HASDE tarafından kaleme alınan KLORLAMA REHBERİ isimli kitaptan sizin için özet bilgiler derledik:</p>
<p>1. Evlerde içme suyu olarak kullanılacak suların dezenfeksiyonunda kullanılacak en etkin yöntem KAYNATMADIR. Kaynatılmış su en az 1 gün süreyle güvenle kullanılabilir ve içinde mikrop üremesi beklenmez. Kaynatılmış sudaki gazlar uçacağından tadı kötüleşecektir. Tadını düzeltmek için kaynatılmış su birkaç kez kabtan kaba aktarılarak havalandırılmalıdır. Kaynatma işleminde dikkat edilmesi gereken: kaynatmanın kısa süreli olmasıdır, su kaynamaya başladıktan sonra 30 saniye-1 dakika arasında kaynama sonlandırılmalıdır, aksi halde sudaki bazı maddelerin miktarı göreceli olarak artmaya başlayabilir. Bu tür bir amaçla otomatik elektrikli ısıtıcıların kullanımı uygun olacaktır. Kaynatma işlemi sonrasında çok çok nadir olmakla birlikte bazı mikroorganizmalar yaşamaya devam edebilir, ancak bunlar genel olarak yardımcı bakteri denilen ve insanlarda hastalığa neden olmayan bakterilerdir.</p>
<p>2. Evlerde su dezenfekyionu amacıyla piyasada satılan katkısız çamaşır suları aşağıda yazıldığı şekilde kullanılabilir, ancak ilk tercih kaynatma olmalıdır. Özellikle dikkat edilmesi gereken kullanılacak çamaşır suyunun SADECE sodyum hipoklorit içermesidir (parfüm, yoğunlaştırılmış formül, etkin kir sökücü vs gibi ilave özelliklerin olduğu söyleniyorsa içme suyu dezenfeksiyonu amacıyla KULLANILMAMALIDIR).<br />
<strong>Stok Klor Solüsyonunun Hazırlanması:</strong></p>
<p>- Yukarıdaki özelliklerdeki çamaşır suyundan 1 çay bardağı alınarak 1 litrelik bir plastik veya cam şişenin içerisine konur, üzeri temiz suyla 1 litreye tamamlanır. Bu karışım yaklaşık olarak %1 klor içerir ve ağzı kapalı olarak, ışık görmeyecek bir ortamda oda sıcaklığında 1 ay kadar bozulmadan kalabilir. BU KARIŞIM STOK AMAÇLIDIR, DOĞRUDAN KULLANILMAZ.</p>
<p>3. Yukarıda hazırlanan stok klor karışımı aşağıdaki şekilde kullanılmalıdır:</p>
<p>- İçme amacıyla kullanılacak suların litresine 1 veya 2 damla damlatılır. Karıştırılır ve 30 dakika bekletildikten sonra içilir. Bu şekilde su 0.5 veya 1 ppm (mg/litre) aktif klor içerecek şekilde klorlanmış olur. Su bulanıksa, suyun içindeki diğer maddeler kloru tutacağından daha fazla klor atmak gerekir. Özellikle su kesintilerinden sonra şebekeye verilen sular için ilk birkaç saatlik dönemde suya 10 damlaya kadar yukarıdaki %1’lik klor çözeltisinden atılabilir.</p>
<p>- Sebze meyve yıkamak veya yiyeceklerle ilgili malzemeleri dezenfekte etmek için yıkama suyuna litreye 10 damla olacak düzeyde yukarıdaki %1’lik klor çözeltisinden atılabilir. Sebze-meyveler, bardaklar vs. 30 dakika bu suda bekletilip (mümkünse durulandıktan sonra) tüketilebilir / kullanılabilir.</p>
<p>4. Şişe ve damacana suları da özellikle küçük çocuklar ve hastalar tarafından içilecekse kaynatılmalıdır. Özellikle güneşte beklemiş olan pet şişe suları tüketilmemelidir.</p>
<p>5. Damacanaların üzerindeki el pompaları kısa sürede kirlenir ve suyunuz temiz olsa bile siz pompa aracılığı ile kirli su içmiş olursunuz. Her damacana değiştirme sırasında bu pompaların içerisinden yukarıda (3 nolu maddede anlatılan) hazırladığınız klor çözeltisinden geçirmeniz uygun olacaktır.</p>
<p>6. Evlerde bulunan ve su arıtma cihazı olarak bilinen sistemlerin düzenli olarak bakımı yapılmıyorsa ve temizlenmiyorlarsa, bir süre sonra temiz olarak gelen suyu da kirletmeye başlarlar ve ciddi hastalık riski oluştururlar.</p>
<p><strong>Doç.Dr. Recai OĞUR, Doç.Dr. Ömer Faruk TEKBAŞ ve Prof.Dr. Metin HASDE tarafından hazırlanan KLORLAMA REHBERİ isimli kitaba <span style="color: #000000;">www.suhijyeni.com</span> sitesinden ulaşabilirsiniz.</strong></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/evde-su-dezenfeksiyonu_3151.html' addthis:title='Evde Su Dezenfeksiyonu ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fevde-su-dezenfeksiyonu_3151.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/evde-su-dezenfeksiyonu_3151.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayran&#039;ın Yararları</title>
		<link>http://www.webonur.net/ayranin-yararlari_3147.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ayranin-yararlari_3147.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3147</guid>
		<description><![CDATA[Yaz günlerinin vazgeçilmez içeceklerinin başında gelen ayran, içeriğindeki yoğurt bakterilerinin antikanserojen etkisiyle kanserin başlangıcını önlüyor ve tümör hücrelerinin gelişimini geriletiyor.Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni Ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, sıcak yaz günlerinde, vücudun ter yoluyla kaybettiği su ve mineralin yerine konması açısından büyük önem taşıyan ayranın, sağlık açısından [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ayranin-yararlari_3147.html' addthis:title='Ayran&#039;ın Yararları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz günlerinin vazgeçilmez içeceklerinin başında gelen ayran, içeriğindeki yoğurt bakterilerinin antikanserojen etkisiyle kanserin başlangıcını önlüyor ve tümör hücrelerinin gelişimini geriletiyor.Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni Ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, sıcak yaz günlerinde, vücudun ter yoluyla kaybettiği su ve mineralin yerine konması açısından büyük önem taşıyan ayranın, sağlık açısından son derece yararlı bir içecek olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>MİNERAL VE VİTAMİN DEPOSU</strong></p>
<p>Ayranın, hayli zengin bir içeriğe sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Tayar, kalsiyum ve potasyum içermesi nedeniyle özellikle kemik ve dişlerin oluşumuna olumlu etki yapan ayranın ayrıca, A, B12, D, B2 ve B6 vitaminleri ile protein deposu olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>YAN ETKİSİZ</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tayar, ayranın bugüne kadar hiçbir olumsuz etkisinin saptanmadığına işaret ederek, şöyle konuştu: Ayran, özellikle içeriğinde bulunun yoğurt bakterileri sayesinde, çok önemli bir içecektir. Yoğurt bakterilerinin antikanserojen etkileri araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur. Bu araştırmalarda, özellikle yoğurt bakterilerinin kanser başlangıcını önlediği ve tümör hücrelerinin gelişimini geriletiği saptanmıştır. Yoğurt bakterileri taşıyan ayran ayrıca, kolesterol miktarını azaltmasının yanı sıra, toksik maddelerin nötralizasyonunu da sağlar.</p>
<p><strong>YAZ İÇİN İDEAL</strong></p>
<p>Ayranın, vücudun sıvı dengesinin korunması açısından da önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tayar, yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle kaybedilen sıvının, yine mutlaka sıvı tüketimiyle geri kazanılması gerektiğini ve bu sıvının sodyum ve klorür iyonları açısından zengin olmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Prof. Dr. Tayar, ayranın elektrolit yönünden oldukça zengin bir içecek olduğunu belirterek, Bu sebeple, yaz aylarında bolca ayran tüketmeliyiz. Ayran ayrıca, bağırsak florasının stabilitesini artırıyor ve düzenliyor. Sindirim sistemindeki olumsuzlukların giderilmesine yardımcı olur. Birçok sindirim bozukluğu üzerinde tedavi edici etki yapar. Vücudun sıvı akışını dengelemek ve normal kan basıncını sağlamak için gerekli olan potasyumu sağlar dedi.</p>
<p><strong>Alıntıdır</strong></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ayranin-yararlari_3147.html' addthis:title='Ayran&#039;ın Yararları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fayranin-yararlari_3147.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ayranin-yararlari_3147.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo Almamak İçin Elinizi Yıkayın</title>
		<link>http://www.webonur.net/kilo-almamak-icin-elinizi-yikayin_3143.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/kilo-almamak-icin-elinizi-yikayin_3143.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3143</guid>
		<description><![CDATA[Kirli ellerden bulaşan bir virüsün kilo almaya yol açtığı tespit edildi. Amerikalı bilim adamları, solunum yolu hastalıkları, göz iltihabı ile soğuk algınlığına neden olan ve kirli ellerden bulaşan Ad-36 virüsünün kilo almaya yol açtığını tespit etti. Virüs deri altındaki hücreleri farklılaştırıp yağ dokusuna dönüştürüyor.   Louisiana Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaya göre, iyi yıkanmayan ellerden insana [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kilo-almamak-icin-elinizi-yikayin_3143.html' addthis:title='Kilo Almamak İçin Elinizi Yıkayın ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/59800.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3144" title="59800" src="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/59800.jpg" alt="" width="260" height="180" /></a>Kirli ellerden bulaşan bir virüsün kilo almaya yol açtığı tespit edildi.</p>
<p id="news_content">Amerikalı bilim adamları, solunum yolu hastalıkları, göz iltihabı ile soğuk algınlığına neden olan ve kirli ellerden bulaşan Ad-36 virüsünün kilo almaya yol açtığını tespit etti. Virüs deri altındaki hücreleri farklılaştırıp yağ dokusuna dönüştürüyor.</p>
<p> </p>
<p>Louisiana Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaya göre, iyi yıkanmayan ellerden insana bulaşan virüsün etkisiyle transformasyona uğrayan hücreler, daha sonra yağ depolamaya başlıyor. Bu son veriler aynı zamanda, çok yeme ve hareketsizlikten dolayı genişleyen bel bölgesinin nedeni için ortaya atılan kanıtlara yeni bir katkı olarak görülüyor.<br />
<strong>TEK NEDEN DEĞİL AMA… </strong></p>
<p>Bilim adamları yağ hücrelerini aşırı büyüten virüsün, solunum yolları hastalıkları, göz iltihabı ve soğuk algınlığına da neden olduğunu ve yapısında DNA ihtiva ettiği için ‘adenovirus’ denilen aileden geldiğini belirtti.</p>
<p>Araştırmayı yürüten Dr. Magdalena Pasarica ise, “Obeziteye neden olan tek şeyin bu virüs olduğunu iddia etmiyoruz. Ancak bazı aşırı şişmanlık vakalarına Ad-36′nın yol açtığına dair güçlü kanıtlar var” dedi. Pasarica bu virüse yakalanan herkesin şişmanlayacağını sanmanın yanlış olacağını da sözlerine ekledi.</p>
<p>Dr. Pasarica, liposuction yaptıran insanlardan artan hücrelerin yarısına Ad-36 virüsü bulaştırıp diğer yarısıyla karşılaştırdı. Bir hafta sonra AD-36 virüsüne maruz kalan hücrelerin hızla büyüdüğünü gördü. Başka bir araştırmada da şişman insanların (yüzde 30) zayıflardan (yüzde 11) daha fazla Ad-36 virüsü taşıdığı tespit edildi.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kilo-almamak-icin-elinizi-yikayin_3143.html' addthis:title='Kilo Almamak İçin Elinizi Yıkayın ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fkilo-almamak-icin-elinizi-yikayin_3143.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/kilo-almamak-icin-elinizi-yikayin_3143.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin&#039;e Zararlı Yiyecekler</title>
		<link>http://www.webonur.net/beyine-zararli-yiyecekler_3140.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/beyine-zararli-yiyecekler_3140.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:26:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3140</guid>
		<description><![CDATA[Zihin Sağlığı Vakfı nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, depresyon, Alzheimer ve şizofreniye neden oluyor. İngiltere de yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. Sustain adlı örgüt ile Zihin Sağlığı Vakfı nca desteklenen araştırmanın sonuçlarına göre, [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/beyine-zararli-yiyecekler_3140.html' addthis:title='Beyin&#039;e Zararlı Yiyecekler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/beyin1.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3141" title="beyin1" src="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/beyin1.jpg" alt="" width="309" height="267" /></a>Zihin Sağlığı Vakfı nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, depresyon, Alzheimer ve şizofreniye neden oluyor.</p>
<p>İngiltere de yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. Sustain adlı örgüt ile Zihin Sağlığı Vakfı nca desteklenen araştırmanın sonuçlarına göre, fast food tarzı beslenme ile yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksikliği depresyon, Alzheimer ve şizofreni ile doğrudan ilişkili.</p>
<p>Araştırmacılardan Courtney Van de Weyer, “Vücudu iyi beslemek, zihni de iyi beslemek anlamına geliyor” dedi. Araştırmaya göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilaçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu nedenle de insanlar, omega 6 adlı yağ asidini, omega 3 ten çok daha fazla tüketir hale geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, depresyon ve hafıza sorunları ortaya çıkıyor. Araştırma raporunda, beslenme tarzında aminoasitlere, özellikle de balık tüketimine daha fazla yer verilmesi gerektiği belirtiliyor. Beyne faydalı yiyecekler: Sebzeler (Lifli olanlar) Tohumlar ve fındık Meyve Buğday, kepek Organik yumurta Organik olarak yetiştirilen ya da vahşi olarak avlanan balıklar (Özellikle yağlı olanlar)</p>
<p>Beyne zararlı yiyecekler:</p>
<p>Kızartılmış fast food yiyecekler</p>
<p>Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler</p>
<p>Alkol Şeker Çay ve Kahve</p>
<p>Besinlere konulan bazı ek maddeler</p>
<p>Tarım ilacı içeren besinler</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/beyine-zararli-yiyecekler_3140.html' addthis:title='Beyin&#039;e Zararlı Yiyecekler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbeyine-zararli-yiyecekler_3140.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/beyine-zararli-yiyecekler_3140.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo Verememenin 6 Nedeni</title>
		<link>http://www.webonur.net/kilo-verememenin-6-nedeni_3138.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/kilo-verememenin-6-nedeni_3138.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:23:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3138</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan Diyet Birliği’nin bu konuda yaptığı araştırmanın sonuçları… Beslenmenize dikkat etmenize, unlu, tatlı, hamurişi, kızartma gibi sevdiğiniz pek çok yiyeceği hayatınızdan çıkarmanıza rağmen kilo veremiyor musunuz? Hiç üzülmeyin bu sorunu yaşayan çok insan var. İşte Amerikan Diyet Birliği’nin bu konuda yaptığı araştırmanın sonuçları. A.B.D.’de, Amerikan Diyet Birliği tarafından, Gallup Araştırma Şirketi’ne yaptırılan bir araştırmanın sonucu [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kilo-verememenin-6-nedeni_3138.html' addthis:title='Kilo Verememenin 6 Nedeni ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Diyet Birliği’nin bu konuda yaptığı araştırmanın sonuçları…</p>
<p>Beslenmenize dikkat etmenize, unlu, tatlı, hamurişi, kızartma gibi sevdiğiniz pek çok yiyeceği hayatınızdan çıkarmanıza rağmen kilo veremiyor musunuz? Hiç üzülmeyin bu sorunu yaşayan çok insan var. İşte Amerikan Diyet Birliği’nin bu konuda yaptığı araştırmanın sonuçları.</p>
<p>A.B.D.’de, Amerikan Diyet Birliği tarafından, Gallup Araştırma Şirketi’ne yaptırılan bir araştırmanın sonucu oldukça ilginç. Kadınların yüzde 99′u sağlıklı bir şekilde beslendiklerine inanıyorlar. Oysa verdikleri yanıtlar; kendileri için gereken sağlıklı beslenme standartlarını, sadece yüzde 1 oranında sağlayabildiklerini ortaya çıkarıyor. Buradaki en büyük sorun, bolca lifli gıda ve doymamış yağ yerine, ağırlıklı olarak, az ama doymuş yağ, şekerin ve rafine besinlerin tüketilmesi. Oysa besinlerin niceliği kadar niteliği de önemli. Siz kalori hesabı yapıp, yediğiniz her lokmayı sayarken çok farklı nedenler kilo vermenizi engelliyor olabilir. İşte kilo vermenizi engelleyen hatta kilo almanıza yol açan 7 neden ve bunlarla baş etmek için en etkili çözüm önerileri.</p>
<p><strong>1)KAHVALTIYI ATLAMAK</strong><br />
A.B.D. Colorado Üniversitesi’nde, 3 bin gönüllü üzerinde, kahvaltı üzerine bir araştırma yapılmış. Bu kişilerden 1 yıl boyunca düzenli kahvaltı etmeleri istenmiş ve yıl sonunda ortalama 6 kilo verdikleri gözlenmiş. Özellikle, kepekli ekmek, müsli gibi lifli besinlerle kahvaltı eden kadınlar çok daha rahat kilo veriyor ve bu kiloyu korumakta da çok zorlanmıyor. Ayrıca kahvaltıyı atlamak dalgınlığa ve konsantrasyon eksikliğine de neden olabiliyor.</p>
<p><strong>2)TADINA BAKMAK</strong><br />
Dayanamadınız ve incecik bir dilim pasta yediniz. Ardından akşam yemeği için gittiğiniz restoranda, salata ısmarlamanıza rağmen, arkadaşınızın patates kızartmalarından bir iki tane aldınız, bir de diğer arkadaşınızın spagettisinin tadına baktınız. Ancak beslenme uzmanları, kilo almanın altında yatan en önemli nedenlerden birinin, diyet planı uygularken, “tadına bakmak”, “küçücük bir lokma almak” gibi bahanelerle günlük kalori alımının üzerine çıkmayı gösteriyorlar.</p>
<p><strong>3) ŞEKER BAĞIMLILIĞI</strong><br />
Şeker ve çikolata kadınların en çok sevdiği yiyeceklerin başında geliyor. Ama burada suçlular çay ve kahvelerimize attığımız kesme şekerlerle, atıştırdığımız şekerleme ve çikolatalar değil. Uzmanlara göre tükettiğimiz şekerin üçte birini gizli bir şekilde alıyoruz. Meyveli yoğurtlar, meyve suları, bazı alkolsüz içecekler nedeniyle farkında olmadan daha fazla şeker tüketebiliyoruz.</p>
<p><strong>4)YETERLİ GIDA ALMAMAK</strong><br />
Çoğu kişinin, bol bol lif, vitamin ve mineral içeren “tam” yani işlenmemiş gıdalardan yeteri kadar tüketmediği bilinen bir gerçek. Ne yazık ki, işlenmiş, rafine edilmiş ve pek çok katkı maddesi katılarak hazırlanmış gıdaların hayatımızdaki yeri çok daha fazla. Araştırmalar beyaz unla yapılan her türlü hamur işinin beslenmemizde en büyük yeri tuttuğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>5)ÇOK FAZLA YAĞ TÜKETMEK</strong><br />
Günlük yağ ihtiyacımız yaklaşık 67 gram. Yağ tüketimini kısıtlamak denince, aklımıza sadece yemeğe konulan ya da kahvaltıda kullanılan yağlardan vazgeçmek geliyor. Oysa tereyağ ve margarini keserken, salata soslarında, peynirde ya da sütte var olan yağı göz ardı ediyor, tüketmeye devam ediyoruz. Ayrıca fazla yağ tüketenlerin, balık, yağsız süt, C vitamini, A vitamini ve folik asit açısından zengin ve kilo vermeye yardımcı yiyecekleri daha az tükettikleri de gözlenmiş.</p>
<p><strong>6) KALSİYUMU ÖNEMSEMEMEK</strong><br />
Hemen hemen herkes kalsiyumun sağlıklı kemiklere sahip olmak ve osteoporozu engellemek için gerektiğini biliyor. Ancak kalsiyumun kilo vermede de etkili olduğu pek fazla bilinmiyor. Araştırmalar, kalsiyum açısından zengin olan yiyeceklerle beslenenlerin vücut kitle endekslerinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni kalsiyumun kalsitrol eksikliğini önlemesi. Kalsitrol, vücudumuz tarafından salgılanan ve yağların depolanmasını önleyen bir hormon.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kilo-verememenin-6-nedeni_3138.html' addthis:title='Kilo Verememenin 6 Nedeni ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fkilo-verememenin-6-nedeni_3138.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/kilo-verememenin-6-nedeni_3138.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü İle İlgili Sorulan Sorular</title>
		<link>http://www.webonur.net/anne-sutu-ile-ilgili-sorulan-sorular_3136.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/anne-sutu-ile-ilgili-sorulan-sorular_3136.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:22:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3136</guid>
		<description><![CDATA[Anne Sütü Kaç Aya Kadar Verilmelidir ve Yeterliliği Nasıl Anlaşılır?Anne, mümkün olduğu kadar, ya da istediği kadar uzun süre bebeğini emzirmelidir. Ancak anne sütü altıncı ayda doğum ağırlığının 2 katı olmuş bebeğe yetmez. Genellikle anne (bazı istisnalar dışında), ancak altıncı aya kadar bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlayacak kadar süt üretir. Ayrıca, çok uzun süre [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/anne-sutu-ile-ilgili-sorulan-sorular_3136.html' addthis:title='Anne Sütü İle İlgili Sorulan Sorular ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anne Sütü Kaç Aya Kadar Verilmelidir ve Yeterliliği Nasıl Anlaşılır?Anne, mümkün olduğu kadar, ya da istediği kadar uzun süre bebeğini emzirmelidir. Ancak anne sütü altıncı ayda doğum ağırlığının 2 katı olmuş bebeğe yetmez. Genellikle anne (bazı istisnalar dışında), ancak altıncı aya kadar bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlayacak kadar süt üretir. Ayrıca, çok uzun süre yalnız anne memesiyle beslenen bebek memeye bağlanır, kaşıkla yemek istemez, değişik besinlerin tadına ve kıvamına alışması zor olur. Anne sütü tek başına büyüyen bebeğe yetmez, bebek diğer besinleri de almak istemeyince büyüme ve gelişmesi yavaşlar, hatta zamanla büyüme durur ve çocuk hastalanır. Unutmayalım anne sütü ancak 6 aya kadar çocuğun tek besinidir.</p>
<p>Anne sütünün yeterliliği, en kolay yoldan çocuğun ağırlık kazanması ile anlaşılır. Ayrıca, tok çocuk rahat uyur, hastalanmadıkça huzursuz değildir. Sağlıklı bir bebek anne sütü de yeterli ise doğumdan altıncı ayına kadar her ay 400 ile 800 gram ortalama 500 gram ağırlık kazanır. Bebeğin aylık ağırlık kazanımı 6.aydan sonra biraz yavaşlar. Bu miktar 6-12 ay arasında ayda 300-500 gram ortalama olarak 400 gram kadardır.</p>
<p>Çocuğun ağırlık artışı azalıyorsa, annenin sütü az geliyor demektir. Çünkü, ağırlık artışındaki azalma kısa süreli olarak çocuğun beslenme durumunu belirler. Çocuğun boy uzunluğu, beslenme durumundaki kısa süreli değişikliklerden fazla etkilenmez, uzun süreli yetersiz beslenme durumunda boy uzaması yavaşlar.</p>
<p>Yenidoğan bebek için anne sütünün yerini tutan başka hiçbir mama yoktur.</p>
<p>Doğumdan sonra kendinize gelir gelmez emziriniz.</p>
<p>İlk günler anne memesinden gelen ‘Ağız Sütü’ mutlaka bebeğe verilmelidir.</p>
<p>Bebek her ağladığında emzirilmelidir.</p>
<p>Bebek iyi emiyor, büyüme ve gelişmesi düzgün gidiyorsa 4-6 aya kadar hiçbir şey vermeyin.</p>
<p>Anne Sütü ile Beslenme Sırasında Annenin Sağlık Durumu</p>
<p><strong>Annenin hastalıkları:</strong></p>
<p>Nezle, ishal olan anne bebeğini emzirebilir. Aksine bu sırada anne sütü ile bebeğe geçecek olan antikorlar, bebeği bu hastalıklara karşı korumaktadır. Anne sütü vermeyi engelleyen hastalıklar çok azdır. Bu hastalıklarda anneden bebeğe bir geçiş söz konusu değildir. Ancak annenin süt vermesi kendi sağlığı yönünden sakıncalı olabilir. Örneğin ağır kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği vb. çok nadir görülen psikoz, ağır depresyon durumlarında emzirme, annenin olumsuz davranışları nedeniyle bebeğe zarar verebilir.</p>
<p>Annenin idrar yolu enfeksiyonu anne sütü ile beslenmeye engel değildir.</p>
<p>Annede tüberküloz enfeksiyonu bebek için tehlikelidir. Ancak burada anneden bebeğe anne sütü ile bulaşma söz konusu değildir. Tehlike, bebek ile annenin temasından kaynaklanır. Bu durumda annenin hemen tedavisine başlanmalıdır. Bebeğe en kısa sürede BCG aşısı yapılmalı ve emzirmeye devam edilmelidir. Anne bebeği emzirirken yüzünü maske ile kapatmalıdır.</p>
<p><strong>Annede meme iltihabı (mastit):</strong></p>
<p>Anne sütü verilmesine engel değildir. Mastit şişlik, ağrı, kızarıklık ve ateş ile belirir. İltihap genellikle enfeksiyöz kaynaklı değildir. Mastitli göğüste çok ağrıya neden olmuyorsa anne bebeğini emzirmeye devam eder. Çok ağrılı ise meme elle sağılarak süt bebeğe verilir. Mastit sırasında anne sütü aniden kesilirse, memede apse gelişebilir. Böyle bir durumda emzirme sağlam göğüsle sürdürülür. Apseli meme de sık aralıklarla boşaltılır.</p>
<p>Meme kanseri gelişen annelerin bebeklerini emzirmelerinde bir sakınca yoktur.</p>
<p><strong>Annede ilaç tedavisi:</strong></p>
<p>Süt veren annelerde ilaçlar çok dikkatlice verilmelidir. İlaç kullanan ve bebeğini emzirmek isteyen annenin durumunu doktor değerlendirir.</p>
<p>Doğum kontrol hapı kullanan anneler bebeklerini emzirmek isterlerse yalnızca progesteron içeren hapları kullanmaları gerekir. Genelde emziren annelere doğum kontrol hapı kullanmamaları önerilir.</p>
<p><strong>Menstruasyon:</strong></p>
<p>Adet gören annenin bebeğini emzirmesinde bir sakınca yoktur.</p>
<p><strong>Hamilelik:</strong></p>
<p>Anne hamileliği sırasında bebeğini emzirebilir ancak beslenmesine çok dikkat etmesi gerekir.</p>
<p><strong>Annenin kötü alışkanlıkları:</strong></p>
<p>Emziren annenin sigara içmesi sakıncalıdır. Çünkü sigara içen annenin sütünde bebek için zararlı toksik maddeler yüksek oranda bulunur. Yine emziren annenin alkol almaması, çay ve kahve gibi içecekleri aşırı miktarda ve yemekler ile tüketmemesi gerekir.</p>
<p>Anne Sütü ile Beslenme Sırasında Bebeğin Sağlık Durumu</p>
<p><strong>Doğuştan metabolik hastalıklar:</strong></p>
<p>Galaktozemi, fenilketonüri vb. gibi çok nadir görülen hastalıklarda anne sütü çok dikkatli verilir ya da hiç verilmez.</p>
<p><strong>Anne sütü sarılığı:</strong></p>
<p>Sarılık görülen bebeklerde sarılığın ayırıcı tanısı için hekime başvurulmalıdır. Nadiren anne sütüne bağlı olarak sarılık görülebilirse de bu tip sarılığın bebeğe zararı olmadığı için anne sütü ile beslenmeye devam edilmelidir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde dışkılar genellikle yumuşak kıvamdadır. Dışkılama sık olabilir. Günde 8-10 kez dışkı yapan normal bebekler vardır. Renginin sarı ve dışkının bir miktarının kıvamlı olması bu durumun normal olduğunu gösterir. Anne sütü alan bazı bebeklerde kabızlığa eğilim ve 2-3 günde bir dışkılama da görülebilir. Bu durum da normaldir.</p>
<p><strong>KAYNAK : SAĞLIK BAKANLIĞI (GIDA GÜVENLİĞİ LABORATUVARLAR DAİRE BAŞKANLIĞI)</strong></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/anne-sutu-ile-ilgili-sorulan-sorular_3136.html' addthis:title='Anne Sütü İle İlgili Sorulan Sorular ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fanne-sutu-ile-ilgili-sorulan-sorular_3136.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/anne-sutu-ile-ilgili-sorulan-sorular_3136.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal Maskeler</title>
		<link>http://www.webonur.net/dogal-maskeler_3134.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/dogal-maskeler_3134.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:19:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3134</guid>
		<description><![CDATA[Cildinizi beslemenin dışında canlandırıcı özelliği de olan maskeler, yüzün gençleşmesini, kan dolaşımının hızlanarak çalışmasını ve oksijenin yüz üstündeki dokulara erişmesini sağlar. Maskelerin hemen hepsinde su oranı yüksektir. Maske sürülünce suyun hemen uçmasını, cildin serinlemesini, rahatlamasını, gözeneklerin büzülmesini sağlar. Maske çıkarıldığında ise kan damarları açılır, cilt daha pembe gözükür. Genişleyen damarlar sayesinde alt deriye bol kan [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/dogal-maskeler_3134.html' addthis:title='Doğal Maskeler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cildinizi beslemenin dışında canlandırıcı özelliği de olan maskeler, yüzün gençleşmesini, kan dolaşımının hızlanarak çalışmasını ve oksijenin yüz üstündeki dokulara erişmesini sağlar. Maskelerin hemen hepsinde su oranı yüksektir. Maske sürülünce suyun hemen uçmasını, cildin serinlemesini, rahatlamasını, gözeneklerin büzülmesini sağlar. Maske çıkarıldığında ise kan damarları açılır, cilt daha pembe gözükür. Genişleyen damarlar sayesinde alt deriye bol kan gideceği için cilt düzelir, gözenekler kapanır, cildin görünüşünde belirgin bir güzelleşme olur. Maskenin etkisi geçici olmakla birlikte cilt yine de çalıştırılmış ve canlandırılmıştır. Güzellik ve sağlıklı görünüşe giden yol, ilk olarak cilt bakımından geçiyor. Aslında cildimize iyi davranmak hiç de zor değil. Hele her gün kendimize ayıracağımız birkaç dakikanın bize kazandıracağı inanılmaz yararları düşünüldükçe.Kuru ciltler için avakadolu yüz maskesi</p>
<p>Ezilmiş avokado yalnızca sıcak olana kadar çifte kaynatıcıda (büyük bir kap içindeki suyun içine konulan daha küçük ikinci bir kaptan oluşan ısıtma sistemi “ben-mari” usulü) ısıtılır. Nemlendirici, protein ve vitamin desteği sağlar.</p>
<p><strong>Kuru ciltler için havuçlu yüz maskesi</strong></p>
<p>Rendelenen havuç, yarım fincan limon suyu, bir fincan nar suyu ile birlikte hafif ateşte on beş dakika karıştırılarak ısıtılır. Sular çekildikten sonra bir fincan ekşimiş süt ilâve edilerek beş dakika daha ateşte tutulup soğutulmaya bırakılır. Soğutulan karışım, krem kıvamına gelinceye kadar mısır unu ilâvesi ile yoğrulduktan sonra tekrar ısıtılarak bir çorba kaşığı bal ilâvesiyle bir süre karıştırılır. Kuru ciltler için besleyici olan havuçlu krem, yüz kısmına maske yapılarak uygulanır. Havuçlu krem maskesi, tatbik edilen yüzeyde asgari bir saat müddetle bırakıldıktan sonra ılık su ile yıkanarak temizlenir.</p>
<p><strong>Kuru ciltler ve kırışıklıklar için çilek maskesi</strong></p>
<p>Bir avuç taze çilek ezildikten sonra yulaf unu ile birlikte karıştırılarak yoğrulur. Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpıldıktan sonra çilek hamuruna ilâve edilir. Hazırlanan karışıma güzel bir koku vermek için sardunya yağı ilâvesi ile krem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Kuru ciltler için besleyici olan çilek kremi, yüz kısmına maske yapılarak uygulanır. Çilek maskesinin, aynı zamanda yüzdeki kırışıklıkların kaybolmasını sağlamakta etkin yararı vardır.</p>
<p><strong>Yağlı ciltler için havuç maskesi</strong></p>
<p>Büzücü, A vitamini sağlar. Bir miktar limon suyu ile birlikte havuç talaşı yüz maskesi gibi doğrudan yüze uygulanabilir. Yağlı ciltler için çok iyidir.</p>
<p><strong>Nemlendirme ve parlaklık için gül maskesi</strong></p>
<p>Üç avuç taze gül yaprağı beş dakika bir bardak saf suda pişirilerek ateşten indirilir. Dövülerek toz haline getirilen ıhlamur yaprağından bir çay kaşığı, taze kaymaktan bir çorba kaşığı ve süzme baldan bir tatlı kaşığı ilâve edilerek karıştırılır. Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ile birlikte yoğrulur. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan gül kremi, yüze maske olarak ve tene sürülerek uygulanır. Gül güzellik kremi ve şampuan olarak kullanıldığında saçların ipek gibi parlak ve yumuşak olmasını sağlar.</p>
<p><strong>Parlaklık sağlayan bezelyeli maske</strong></p>
<p>İki su bardağı dolusu taze bezelye, havanda iyice dövülüp ezildikten sonra üzüm pekmezi ile birlikte karıştırılır. Hazırlanan bu karışım bir kaba konularak yarım litre saf suda kaynatılır ve suları çekilinceye kadar pişirilir. Hazırlanan karışıma çırpılan yumurta akı ile yarım fincan ayçiçeği yağı ilâve edilir. Çok cıvık olmaması için bir miktar mısır unu ilâve edilerek maske kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlayan bezelyeli maske, yatmadan önce cilde uygulanır. Sabahleyin yüz ılık su ile yıkanıp gülsuyu ile de kompres yapıldıktan sonra yeni bir güne başlanır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/dogal-maskeler_3134.html' addthis:title='Doğal Maskeler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fdogal-maskeler_3134.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/dogal-maskeler_3134.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Bakımı</title>
		<link>http://www.webonur.net/ayak-bakimi_3132.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ayak-bakimi_3132.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:18:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3132</guid>
		<description><![CDATA[Ayaklarınızın güzel görünmesi için bazı temel noktalara dikkat etmelisiniz. Ayak bakımının birinci ve en temel şartı ise pedikür yapmak. Pedikür, hem ölü hücre tabakasının atılımını sağlar hem de daha bakımlı ayaklara kavuşmanızı. Pedikür ile ayaklarda oluşan nasır, çatlak, tırnak batması gibi sorunlardan kısa sürede kurtulabilirsiniz. Pedikürü bir salonda yaptırabileceğiniz gibi kendiniz de yapabilirsiniz. Ama doğru [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ayak-bakimi_3132.html' addthis:title='Ayak Bakımı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayaklarınızın güzel görünmesi için bazı temel noktalara dikkat etmelisiniz. Ayak bakımının birinci ve en temel şartı ise pedikür yapmak. Pedikür, hem ölü hücre tabakasının atılımını sağlar hem de daha bakımlı ayaklara kavuşmanızı. Pedikür ile ayaklarda oluşan nasır, çatlak, tırnak batması gibi sorunlardan kısa sürede kurtulabilirsiniz. Pedikürü bir salonda yaptırabileceğiniz gibi kendiniz de yapabilirsiniz. Ama doğru sırayı izlemek şart.PEDİKÜR</p>
<p>İlk olarak ayaklarınızı sabunlu ılık suda yarım saat kadar bekletin. Nemini aldıktan sonra, ayak törpüsüyle ölü derilerinizi alın. Bu işlemi birkaç kez tekrarlayın. Daha sonra tırnak etlerinizi törpünün ucuyla geriye itin. Bir pens ya da tırnak makası yardımıyla etlerinizi dikkatlice kesedebilirsiniz. Tırnaklarınızı törpüyle şekillendirdikten sonra, parlak ve pembe bir görünüm alması için tırnak yüzeyi için özel olarak geliştirilmiş törpüyle törpüleyin. Daha sonra, ayaklarınızın üst derisinin de pürüzsüz olması amacıyla ayaklar için özel olarak formüle edilmiş peeling kremi sürün. İyice ovaladıktan sonra yıkayın. Tırnak güçlenedirici bir jel ya da cilanın ardından ojenizi sürerek pedikürünüzü tamamlayın.</p>
<p><strong>CANLANDIRICI VE BESLEYİCİ ÖNERİLER</strong></p>
<p>Kuruyan, çatlayan ve şişen ayaklarınız için arada bir özel bakımlar yapmak da yerinde olur. İşte size birkaç öneri: Ayaklarınızın sürekli şişmesinden rahatsız oluyorsanız, bitki banyolarından yararlanabilirsiniz. Bunun için, bir litre suda iki avuç papatya ve bir adet limon kabuğunu kaynatıp soğumaya bırakın. Ayaklarınızı bu suyun içinde yarım saat kadar bekletin. Şişlerin indiğini, ayak derinizin canlandığını göreceksiniz. Kuruyan, pul pul ayrılan tırnaklarınız içinse, gliserinden faydalanabilirsiniz. Birkaç damla saf gliserinle eşit miktardaki limon suyunu karıştırın. Bu karışımı her gün tırnaklarınıza sürün. Canlı, parlak ve sağlıklı tırnaklar için bundan daha iyi bir yol olamaz.</p>
<p>Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.</p>
<p>Çatlak: Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük terlik giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.</p>
<p>Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin.</p>
<p>Nasır: Bütün kış ayaklarımız botların, çizmelerin içinde kaldı. Üstelik küçük ve yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ayakların bazı yerlerinde sertleşmeler oluşur. Açık ayakkabı ve terlikleri nasırlı ayaklarla giymek de hoş olmaz. Nasır size çok ağrı vermiyorsa pedikür yaptırarak bu sorundan kurtulmanız mümkün. Ancak problem yaratıyorsa siz en iyisi özel nasır bakımları yaptırın. Yazı rahat karşılayın.</p>
<p>Oluşmasını önlemek için: Her banyodan sonra bolca krem sürün. Yumuşak derili ve geniş tabanlı ayakkabılar seçin. Eczanelerde satılan, küçük flaster ve solüsyonlardan yararlanın.</p>
<p><strong>KALICI OJELER</strong></p>
<p><strong>Tırnaklarınızdaki ojelerin uzun süre dayanması için 3 öneri:</strong></p>
<p>Doğru günü seçin</p>
<p>Tırnak bakımınızı yaptığınız gün oje sürmemeye özen gösterin. Özellikle tırnak etlerini ve kenarlarını temizlediğiniz gün bu işten kaçının. En iyisi oje sürme işini bir gün sonrasına bırakın.</p>
<p>Ojeyi doğru sürün</p>
<p>Öncelikle koruyucu bir baz kullanarak oje sürme işlemine başlayın. 5 dakika bekleyin. Arkasından ojeyi tek kat sürün ve ikinci katı sürdükten sonra yine 5 dakika bekleyin.</p>
<p>Ojeyi doğru kurutun</p>
<p>İyi kurumuş bir oje çok daha uzun dayanır. En son katı sürdükten sonra yaklaşık 30 dakika beklemenizde fayda var.</p>
<p><strong>AYAKLARINIZI SÜSLEYİN</strong></p>
<p>Bütün bakımları tamamladıktan sonra sıra geldi süslemeye. Yazın ayaklar ojesiz olmaz. Yeni sezonda ağırlıklı renkler kırmızı ve pembe tonları moda. Bir de ayak süslemeleri çok moda. Tırnak küpeleri, çıkartmalar, süsleme boyaları bunlardan sadece birkaçı.</p>
<p>“Frech” (Öne beyaz şerit üzerine açık renk oje) ise her zaman temiz, bakımlı, güzel ayaklar için tercih edilebilir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ayak-bakimi_3132.html' addthis:title='Ayak Bakımı ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fayak-bakimi_3132.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ayak-bakimi_3132.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesine Doğal Çözüm</title>
		<link>http://www.webonur.net/sac-dokulmesine-dogal-cozum_3129.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/sac-dokulmesine-dogal-cozum_3129.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 19:14:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkisel Saç Dökülme İlacı]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Dökülmesine Bitkisel İlaç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=3129</guid>
		<description><![CDATA[Saç dökülmesi, kadınlarda da sıkça rastlanan bir rahatsızlık. Bu, stres, vitamin eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, mevsimsel değişiklikler de saç dökülmesini olumsuz etkiler. Peki saç dökülmesi için siz, kendiniz ne yapabilirsiniz? İşte bazı öneriler… Saç derinize ve saçlarınıza hindistancevizi sütü veya aloe vera jeliyle masaj yapın. Bunu başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, ılık suyla [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/sac-dokulmesine-dogal-cozum_3129.html' addthis:title='Saç Dökülmesine Doğal Çözüm ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saç dökülmesi, kadınlarda da sıkça rastlanan bir rahatsızlık. Bu, stres, vitamin eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, mevsimsel değişiklikler de saç dökülmesini olumsuz etkiler. Peki saç dökülmesi için siz, kendiniz ne yapabilirsiniz? İşte bazı öneriler…</p>
<p>Saç derinize ve saçlarınıza hindistancevizi sütü veya aloe vera jeliyle masaj yapın. Bunu başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, ılık suyla durulayın. Haftada 3 kez tekrarlayın.</p>
<p>Saç derinize ve saçlarınıza bal ve yumurtanın sarısıyla masaj yapın. Başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, durulayın.</p>
<p>2-3 hafta boyunca, her öğünde bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi karıştırarak için.</p>
<p>Saçlarınızı beslemek için elma sirkesi ve adaçayını karıştırarak, saçınızı bu karışımla durulayın.</p>
<p>Sıcak zeytinyağı, bal ve 1 çay kaşığı toz halinde tarçını karıştırıp macun haline getirdikten sonra, banyodan önce 15 dakika boyunca uygulayın.</p>
<p>Saçların azaldığı kısımları kızarana dek soğanla ovun, ardından da bal sürün.</p>
<p>Eşit miktarda ılık keneotu ve badem yağını karıştırıp, haftada bir saç derinize masaj yapın.</p>
<p>Misket limonu çekirdekleri ile kara biber tohumlarını bira suyun içinde eşit sayıda öğütün ve düzenli olarak saç deriniz üzerine uygulayın.</p>
<p>1 fincan hardal yağını 4 çorbakaşığı kına yaprağı ile kaynatın. Süzdükten sonra kalan sıvıyı bir şişeye doldurun ve saç derinize düzenli olarak masaj yaparak uygulayın.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/sac-dokulmesine-dogal-cozum_3129.html' addthis:title='Saç Dökülmesine Doğal Çözüm ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fsac-dokulmesine-dogal-cozum_3129.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/sac-dokulmesine-dogal-cozum_3129.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

