Ads

Dağ Hastalıkları İçin İlk Yardım

Yüksek irtifadan kaynaklanan tıbbi sorunlar basit rahatsızlılardan, hayati tehlike arz eden hastalıklara kadar değişiklik gösterir. Hepsinin temel sebebi yüksek irtifadaki düşük hava basıncından kaynaklanan kandaki oksijen miktarının azalmasıdır.

Tüm yüksek irtifa hastalıklarına uygulanabilecek üç temel kural vardır. İlki, kişilerin yüksek irtifada rahatsızlanma şanslarının çok farklılık göstermesidir. Grubun çoğuna uygun olan bir yükselme hızı bazı kişilerde rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu durum rahatsızlanan kişilerin daha kötü fiziksel durumda olduğunu ya da daha az istekli olduğunu göstermez.

İkinci temel kural ciddi yüksek irtifa hastalıklarının basit önlemlerle önlenebilmesidir. Ciddi rahatsızlıklar geçiren herkesin suçlayabileceği tek kişi kendileridir.

Üçüncüsü, yüksek irtifadan kaynaklanan rahatsızlıların çoğu hipotermi, dehidrasyon, karbon monoksit zehirlenmesine benzeyen belirtiler gösterebilir. Bu durumda hastalığın kaynağının yükseklik olduğu düşünülmeli ve buna göre önlem alınmalıdır.

Yüksek irtifadan kaynaklanan hastalıklar temel olarak 3 ana başlıkta toplanırlar: Akut Dağ Hastalığı, Yüksek İrtifa Akciğer Ödemi ve Yüksek İrtifa Beyin Ödemi. Yüksek irtifada karşılaşılabilecek tüm problemler için temel ilk yardım irtifa kaybetmektir.

Akut Dağ Hastalığı

Akut Dağ Hastalığının belirtileri çok farklı şiddette olabilirler. Hastalığın ortaya çıkması yüksekliğe çıkıldıktan sonra 6 saat ile bir kaç gün içinde kendini gösterebilir. Ufak bazı semptomlar zaman içinde ortadan kalkabilir.

Hasta gece uyumakta zorluk çeker ve uyurken solunum düzeni bozuktur. Uyurken bir kaç saniye solunumu durabilir, sonrasında ise bir kaç hızlı nefes alır. Hastanın elleri ve yüzü şişebilir. Hastanın idrar rengi koyulaşır ve miktarı azalır. Kişi genelde baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi ve güçsüzlük hisseder. Hastalığın orta düzeyinin belirtilerden biri aspirin ile kesilmeyen baş ağrısı ve kusmadır. Şiddetli düzeyde hasta biri ise yürüme ve koordinasyonda bozukluklar, saldırganlık ve dinlenme anında nefes nefese kalmadır. Hastalığın orta ile şiddetli düzeyinde birisi gerçek anlamda kötü durumdadır ve acilen tedavi edilmesi gerekir.

İlk Yardım

Hasta derin ve düzenli nefes almak için çaba göstermelidir. Bu vücuda giren oksijen miktarını arttıracaktır. Semptomlar ortadan kalkana kadar daha yükseğe çıkılmamalıdır. Eğer hareket edilmesi gerekiyorsa tempo yavaş olmalıdır. Semptomlar hareket etmeyi güçleştiriyorsa hareket edilmemelidir. Yüksek irtifada dehidrasyon önemli bir problemdir ve akut dağ hastalığını kötüleştirebilir. Hastanın bol miktarda sıvı ve elektrolit almasını sağlamak gerekir. Baş ağrısı için aspirin alınabilir fakat diğer ağrı kesiciler solunumu yavaşlatacağı için alınmamalıdır.

24 saatten uzun süre devam eden herhangi bir semptom ya da orta – şiddetli hastalık belirtilerinden biri irtifa kaybetmeyi gerektirir.

Belirtiler Semptomlar
Uyku sorunu
Uyku sırasında düzensiz solunum
Kusma
El ve yüzde şişme
Koyu rengi ve az miktarda idrar
Orta veya şiddetli baş ağrısı
Yorgunluk
İştah kaybı ve baş dönmesi
Nefes nefese kalma
İlk Yardım
Derin ve düzenli nefes alın
Belirti ve semptomlar geçene kadar yükselmeyin
Sıvı ve elektrolit alımını arttırın
Baş ağrısı için aspirin alınabilir
Hareket etmek güç ise dinlenin
Belirti ve semptomlar şiddetli ise ya da 24 saatten uzun süre devam ederse irtifa kaybedin

Yüksek İrtifa Akciğer Ödemi

Akciğer ödemi ciğere sıvı dolması sonucu nefes almanın zorlaşmasıdır. Hızlı tanım ve tedavi gerektiren ciddi bir durumdur. Bu hastalık 2400 metre gibi yüksekliklerde bile ortaya çıkabilir ve hızlı irtifa kazanma ve irtifada dinlenmeden yoğun aktivitede bulunmayla ilgilidir. Semptomların ortaya çıkması en az 6-8 saat alır. Yüksek irtifa akciğer ödeminin en sık rastlandığı zaman yüksekliğe çıkıldıktan sonra 2 gündür. Başlangıçtaki semptomlar akut dağ hastalığını andırır; baş ağrısı, baş dönmesi, iştah kaybı, nefes nefese kalma ve genel yorgunluk. Sonraki belirti ve semptomlar akciğerlerin sıvı ile dolmasında kaynaklanır ve nefes alma zorlaşır. Hasta sırt üstü yatmak istemez. Dinlenme anındaki nabız bile çok yüksek olacaktır. Hasta sürekli nefes nefese olacak ve çok basit fiziksel aktivitelerde bile bulunamayacaktır. Hareket anında ya da dinlenirken ortaya çıkan sürekli bir öksürük akciğer ödemi belirtisi olabilir. Öksürük başlangıçta kuru olacak sonrasında ise pembe balgam çıkmasına neden olacaktır. Uyku esnasında hasta inanılmaz solunum güçlüğü çekerek uyanabilir. İlerleyen aşamalarda hasta halüsinasyonlar görmeye başlayabilir. Eğer irtifa kaybedilmez ise hasta önce komaya girer ve 6 ila 12 saat içinde de ölür.

İlk Yardım

Yüksek irtifa akciğer ödemi için temel ilk yardım irtifa kaybetmektir. 300 metrelik bir irtifa kaybı bile hastanın durumunda fark edilir bir iyileşmeye sebep olacaktır. İrtifa kaybının mümkün olmadığı durumlarda oksijen kullanılabilir. İrtifa kaybı bu hastalığın tek tedavisidir.

Belirtiler Semptomlar
Çok hızlı nabız

Ciğerlerde ses

Çok hızlı solunum

Başta kuru sonra balgamlı öksürük

Halüsinasyonlar

Baş ağrısı

Yorgunluk

İştah kaybı ve baş dönmesi

Nefes nefese kalma

İlk Yardım

İrtifa kaybedin

İniş mümkün değilse hastanın solunumunu kontrol altında tutun

Oksijen ve hiperbarik torbalar belirti ve semptomları azaltabilir

Gerektiğinde solunum yardımcı olun.

Yüksek İrtifa Beyin Ödemi

Yüksek irtifa beyin ödemi beyinin kafatası içinde şiştiği ve çok nadir rastlanan hastalıklardan biridir. Bu hastalık genelde irtifaya çıkıldıktan bir kaç gün sonra ortaya çıkar ama daha kısa sürede ortaya çıktığı vakalar da vardır. İlk belirtileri yürümede zorluk ve denge kaybıdır. Hasta çadırdan çıkmaz, yemek yeme ve tuvalete çıkma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaz. Hasta dengesini koruyamaz ve halüsinasyonlar görür. Bu belirtilerden önce kusma, baş ağrısı ve baş dönmesi yaşanabilir. Beyin ödemini kontrol etmenin bir yolu hastanın düz bir çizgi adımlamasını istemektir. Hasta dengesini kaybeder ya da düşerse beyin ödeminden şüphelenilebilir.

Eğer irtifa kaybedilmez ise hasta komaya girer. İniş imkansız ise hiberbarik torbalar ve oksijen bir miktar yardımcı olabilir. Eğer iniş herhangi bir şekilde mümkün ise ekip yardım ya da kurtarma ekiplerini beklemeden irtifa kaybetmelidir.

Yüksek İrtifa Hastalıklarının Önlenmesi

-Kademe kademe irtifa kazanarak vücudun yüksekliğe uyum göstermesine izin verin

- Yavaş tırmanın. 3000 metrenin üzerinde her 300 metre için aklimitizasyon için bir gün ayırın.

- Yüksek irtifaya çıkıldığında dinlenmek çok önemlidir. İlk 24 saat içinde sadece hafif fiziksel aktivitelerde bulunun.

- Birden fazla zirveye çıkıyor ya da üst kamplara yük taşıyorsanız uyumak için mümkün olan en alçak yeri seçin.

- Dehidrasyonu önleyecek kadar sıvı alın. İhtiyacınız olan sıvı miktarı susuzluğunuzun geçmesini sağlayacak miktardan çok daha fazladır.

- Enerji seviyenizi koruyacak kadar gıda alın. Tüketilen besinlerin büyük çoğunluğunu karbonhidratlar oluşturmalıdır.

- Dehidrasyona sebep olduğu ve solunum güdüsünü zayıflattığı için alkol, kafein, güçlü ağrı kesiciler ve uyku haplarından uzak durun.

- Aspirin ile kesilmeyen şiddetli baş ağrısı, devamlı öksürme, kusma, koordinasyon kaybı ya da kafa karışıklığı durumlarında hemen irtifa kaybedin.

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Yüksekliğe Uyum Sağlama (Aklimatization)

Yüksek İrtifâda meydana gelen dağ hastalıklarının en önemli dış sebebi, yükseklere normalden daha süratli çıkmaktır. Bu olay çok nâdir olarak zorunluluktan olsa da, çoğu zaman keyfî sebeplerden kaynaklanır. Bilhassa dağcılıkla ilgilenen yeni kişilerde, neler yapabileceklerini ispatlama çabası olarak yüksek bir tempo ile gereğinden fazla bir sürate ulaşılmaktadır. Bu başarıdan değil, bilinçsizlikten kaynaklanır. Yüksek irtifâda, ulaşılan râkımdaki düşen oksijen molekülü seviyesine kişinin alışabilmesi için vücûtta meydana gelen değişim sürecine “Yüksekliğe Uyum Sağlama” (Y.U.S.) veya aklimatizasyon adı verilir. Bu alışma süresi, farklı bünyelere sâhip kişilerde farklı sürelerde olur.

Deniz seviyesinden 3281 feet yüksekte bulunan bir kişi, 674 mmhg’lık bir basınca ve beraberinde o seviyedeki oksijen miktârına uyum sağlamıştır. Kişi, bulunduğu yükseklikten irtifâ kazanmaya bağlı olarak, basıncın 596 mmhg’ye düştüğü 6562 feet yüksekliğe geldiğinde, vücûdunun bu seviyedeki daha düşük olan oksijen miktârına uyum sağlaması gerekmektedir. Aslında bu uyum sâdece oksijensizlikle ilgili değil düşük basıncın meydana getirdiği bâzı ruhsal ve fiziksel tıbbî rahatsızlıklarla da bağlantılıdır. Yüksek râkımlarda ikâmet edenlerin, eşit yükseklikteki dağlara tırmanmada deniz seviyesine yakın yerlerde yaşayanlara göre daha avantajlı oldukları bir gerçektir. Bu, kısmen daha düşük oksijen miktârı altında iş yapabilme gücüne uyum sağlamakla ilişkilidir.

Yüksek irtifâya uyum sağlama (aklimatizasyon) esnâsında vücûtta meydana gelen değişiklikleri şöyle sıralamak mümkündür;

1- Erken değişiklikler:

a. Yüksek solunum: Solunan havanın içindeki oksijen molekülü miktârının düşmesine bağlı olarak solunum sayısının ve derinliğinin artması (hiperventilasyon). Tırmanma esnâsında kasların yoğun tempo ile çalışması ile kimyasal değişim (fermantasyon) sonucunda ortaya çıkan ve vücûtta 5 dakikadan fazla kalması ile kişiyi öldürebilecek bir asit olan laktik asitin, kimyasal değişim ile karbondioksite dönüştürülmek kaydıyla vücûttan atılır. Fakat bu işlemde, laktik asitin karbondioksite dönüştürülmesi için oksijen gazına ihtiyaç vardır ve irtifâdan kaynaklanan düşük seviyedeki oksijeni, boyun atardamarındaki (şah damarındaki) basınca duyarlı alıcılar (kemoreseptörler) yardımıyla anlayan vücût, yeterli miktarda oksijen alabilmek için solunum sayısını ve derinliğini arttırır. Bu olaya “Yüksek Solunum” (hiperventilasyon) adı verilir. Vücûtta gerçekleşen bu yüksek solunum, akciğerlerden sıvı kaybının ve kandaki oksijen miktârının artmasına yol açarken kandaki karbondioksit miktârını da azaltır. Fakat bu işlemler sonucunda bile kandaki kısmî oksijen basıncı (PO2) hiçbir zaman deniz seviyesindeki rakamlara ulaşamaz.

b. Yüksek idrar miktârı: Yüksek solunum sırasında, akciğerler vâsıtasıyla  normal miktarından daha fazla dışarı atılan karbondioksitin vücûttaki miktârı azalır. Karbondioksit, vücût asit-baz dengesinde asit lehine çalışırken bu azalmayla birlikte düşen asit miktârı dengeyi baz lehine bozar. Bunu telâfi etmek için böbrekler vücûttan alkali bir madde olan bikarbonat (HCO3) atımını arttırır. Yüksek miktardaki bikarbonatın vücûttan atılabilmesinin sâdece idrar yoluyla mümkün olması, yüksek irtifâdaki idrar miktârının artışını ifâde eder. Bu uyum sistemi, vücûtta yüksek solunum başladıktan 30 ilâ 40 saat sonra devreye girer. Kişi geceleri birden fazla idrar yapma ihtiyâcı hisseder. Eğer bu olay vücûtta hissedilmiyorsa, yetersiz sıvı alımı (dehidratasyon) vardır ve yüksekliğe sağlanan uyum iyi değildir.

c. Yüksek hızda kalp atışı: Yüksek râkımlara ulaşıldıkça akciğerlerde kılcal damarlar (kapiller) büzüşmeye başlar. Bu büzüşme, yüksek hızdaki kalp atışı ile akciğere gelen kan akımına karşı bir direnç meydana getirerek, akciğer atardamarı basıncını yükseltir. Yükselen basınç, irtifâ kazanmaya devam etmek sûretiyle tehlikeli boyutlara ulaştığında, damarlardan akciğer dokusuna sıvı sızmasına ve sızan sıvının birikmesi sonucunda dağcıyı ölüme götüren akciğer ödemini meydana gelir. Yüksek hızdaki kalp atışı vücût dokularına daha fazla miktarda oksijenin iletilmesini sağlar. Kalp atışının hızlanması ile pompalanan kan ve dolayısı ile hıza bağlı olarak oksijen iletilir. Yüksekliğe uyum sağlandıktan sonra, 6000 metre ve üzerindeki yükseklikler hâriç kalp hızı normale yaklaşır.

2- Geç değişiklikler:

a. Alyuvar sayısı artar: Yüksek irtifâya alışma süresi devam ederken, vücût kanın oksijen taşıyabilme kapasitesini arttırabilmek için, kemik iliğinde oksijen taşıma işlemini gerçekleştiren alyuvar (hemoglobin) üretimini arttırır. Üretilen alyuvarlar 4 ilâ 6 gün sonra kanda ortaya çıkarlar. Yüksek irtifâya uyum sağlamış bir dağcıda, deniz seviyesindeki normal bir insanın sâhip olduğu değerden % 30 ilâ 50 arasında daha fazla alyuvar vardır.

b. 2,3-difosfogliserat üretimi artar: Oksijenin alyuvarlarla bağ kurarak birleşmesini engeller ve dokulara salınımını kolaylaştırır.

+Kılcal damar sayısı artar: Oksijen, dokulara sâdece kılcal damarlardan geçtiği için, kılcal damar sayısının artması dokulara oksijenin geçişini kolaylaştırır. Vücût bu sebeple kılcal damar sayısını arttırmaya çalışır ve ince dokularda daha çabuk meydana gelir.

YÜKSEKLİĞE UYUM SAĞLAMANIN TEMEL KURALLARI

Mümkün olduğu kadar 2500m.nin üzerine herhangi bir araçla hızlı bir şekilde çıkmayın. Daha fazla yükselmeniz gerekiyorsa bu râkımdan îtibâren yürüyerek yükselin. Hızlı ve âni bir şekilde irtifâ almışsanız, bulunduğunuz râkımdan îtibâren ilk 15-20 saat aşırı efor gerektiren idmanlar yapmayın.

Bir günde alacağınız irtifânızı düşük tutun. Normal bir dağcı orta yüklü bir vaziyette, bir gün içinde sâbit bir tempo ile zorlanmadan 1000 ve daha yüksek metrede irtifâ kazanabilecek yapıda olsa da, çok yüksek irtifâlar için günde en fazla 400-600 metre yükseklik kazanılmalıdır. 4500-5000m.nin altındaki irtifâlar için ise günde 1000m.den fazla irtifâ alınmamalıdır.

Yüksek irtifâda bir tırmanış ile kamp alanına vardıktan sonra 300-400m.daha yükselip geri kamp alanına dönerek orada uyuyun. Bu hareket vücûdun yüksek irtifâya alışması için çok faydalı olur.

Çok basit seviyede yüksek irtifâ hastalıkları varsa kısa bir süre daha tırmanış yapılabilmesine karşılık orta şiddette dağ hastalıkları görülüyorsa belirtiler geçene kadar daha fazla irtifâ kazanmayın. Hastalık belirtilerinin şiddetlendiği durumlarda ise mutlak sûretle irtifâ kaybedilmelidir.

Bol miktarda sıvı alın. Alacağınız sıvının içine meyve karışımları, oralet gibi katkılar katmanız vücût asit-baz dengesinin düzenlenmesine de yardımcı olur. Nihâi tırmanışa başlanmadan önce 1,5 litreye yakın sıvı alınmalıdır. Alınan sıvının sıcak olması da vücûttan gereksiz enerji kaybını da azaltır. Eğer bulunduğunuz râkımda idrar rengi koyu ve miktârı da az ise bu, yetersiz sıvı alımına işârettir ve yüksek irtifâya uyum sağlamanız için engel teşkil eder. İdrar miktârınız fazla, rengi ise açık ve berrak olmalıdır.

Yüksek irtifâya çıktığınız ilk günlerde vücûdu aşırı yoran faaliyetlerden kaçının. Hafif işlerle meşgûl olmak, solunumun yavaşlaması ile vücûda giren oksijen miktârını azaltan uykudan daha iyidir.

Alkol, sigara, uyku hapları ve sakinleştirici gibi ilaçlar solunumu baskılamaları sebebiyle kesinlikle kullanılmamalıdır.

Yüksek irtifâda, ağır yük ile çok yorulduğunuz günlerde ve bilhassa gecelerinde, protein ve yağlara göre yakılması daha kolay olan karbonhidrat ağırlıklı beslenin. Enerjiye dönüştürülmesi esnâsında düşük miktarda oksijen harcaması, özellikle sindirim sırasında vücûdu diğer besinlere oranla daha fazla rahatlatır. Fakat günlük kalori ihtiyâcının tümünün karbonhidratlardan sağlanamayacağı için istirahat günlerinde proteinli ve yağlı gıdâlar alın.

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Toplam 68 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123...10...Son »
Sponsorlar: ZAYIFLAMA HAPI.ZAYIFLAMA.estetik.flash oyun.evden eve nakliye.evden eve nakliyat

Evden Eve Nakliyat- Chat - Mynet - Dini Sohbet - Sohbet - Masal dinle - Netcim