<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WEBONUR &#187; İlginç Olaylar</title>
	<atom:link href="http://www.webonur.net/category/ilginc-olaylar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webonur.net</link>
	<description>İnternetinizin Yeni Portu..!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 15:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Renklerin Dili</title>
		<link>http://www.webonur.net/renklerin-dili_2061.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/renklerin-dili_2061.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 09:31:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi Renk Ne Anlama Gelir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Renklerin Anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[Renklerin Bilinmeyen Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Renklerin Güçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Renklerin Özellikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2061</guid>
		<description><![CDATA[Renkler hayatımızın parçası. Peki renklerin hayatımızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Renk seçiminin kimi zaman karakterimizi yansıttığından ya da  seçtiğimiz rengin bize olumlu ve olumsuz etkileri olduğundan haberiniz var mı? KIRMIZI : Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/renklerin-dili_2061.html' addthis:title='Renklerin Dili ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Renkler  hayatımızın parçası. Peki renklerin hayatımızı nasıl etkilediğini  biliyor  musunuz? Renk seçiminin kimi zaman karakterimizi yansıttığından ya da   seçtiğimiz rengin bize olumlu ve olumsuz etkileri olduğundan haberiniz  var mı?</p>
<p>KIRMIZI  :  Bu  renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder.  Kırmızı  renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi  sonuna  kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir.</p>
<p>İştah  açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı  kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış  bir  inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk   körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze  saldırır.</p>
<p>YEŞİL  :  Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının ,   bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın  rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim  renktir.  Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil  tercih  edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır.  Yeşil  alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği  saptanmıştır.</p>
<p>SİYAH  : Duygusallığı  ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah  matemi  temsil ederken, Japonya&#8217;da siyah mutluluktur. Siyah fonda kullanılırsa  karamsarlığı çağrıştırır. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri  siyah, gün  ışığı olmayan odaları tercih ederdi.</p>
<p>MAVİ : Vücudumuzda boğaz  bölgesini yansıtan bir renktir. Mavi renk gökyüzünün ve  geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı  simgeler.  Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını  yavaşlattığına  inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için  köprü  ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların  daha az  yaramazlık yaptığı saptanmıştır.</p>
<p>LACİVERT : Kozmik renk olarak  kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği  simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında  laciverdi  kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve  inandırıcı  hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı  bırakır.</p>
<p>MOR  :  Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih ,  yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini  kaydeder.  Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını   korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir.<br />
PEMBE   :  Uyum ,neşe , şirinliğin ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve  dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük  mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler  kendilerini  rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk  rengidir.</p>
<p>SARI : Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir.  Toplumsal yaşamı ve  birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat  çekiciliğin  sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır.  Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü  güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.<br />
BEYAZ: Temizliği ve  saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler.  Politikacılar beyazı pek severler, çünkü temiz, dürüst izlenimi vermek  isterler&#8230;</p>
<p>KAHVERENGİ : Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas  Ünv.’de bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale  getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket  etmiş.  Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az  zamanda  gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç  mekanda  kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih   edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat  çekmezler.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/renklerin-dili_2061.html' addthis:title='Renklerin Dili ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Frenklerin-dili_2061.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/renklerin-dili_2061.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan Gözü Kaç Megapikseldir ?</title>
		<link>http://www.webonur.net/insan-gozu-kac-megapikseldir_2048.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/insan-gozu-kac-megapikseldir_2048.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 10:11:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Gözü Hakkında Bilmedikleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Gözü Kaç Fps]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Gözü Kaç Hz]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Gözünün Özellikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2048</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle şunu belirtmekle başlamak istiyorum, insan gözü analog bir yapıdır ve dijital bir terim olan piksel boyutuyla ölçülmesi tam olarak mümkün değildir. Beyindeki görme merkezi gözlerden gelen ışık bilgisini aynen bir film perdesi gibi algılayamaz. Beyin gelen ışık bilgisini yorumlayarak görüntü oluşturur. Bu görüntü gözden beyne giden sinir hücrelerinin yani nöronların hızına bağlı olarak sürekli [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/insan-gozu-kac-megapikseldir_2048.html' addthis:title='İnsan Gözü Kaç Megapikseldir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle şunu belirtmekle başlamak istiyorum, insan gözü analog bir  yapıdır ve dijital bir terim olan piksel boyutuyla ölçülmesi tam olarak  mümkün değildir. Beyindeki  görme merkezi gözlerden gelen ışık bilgisini aynen bir film perdesi  gibi algılayamaz. Beyin gelen ışık bilgisini yorumlayarak görüntü  oluşturur. Bu görüntü gözden beyne giden sinir hücrelerinin yani  nöronların hızına bağlı olarak sürekli yenilenir.  <img class="alignright size-full wp-image-2049" title="insangozu" src="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/06/insangozu13.jpg" alt="" width="400" height="300" /></p>
<p>Örneğin bunu FPS(frame per second) değeri olarak göz önüne alırsak,  bir video filmindeki 30FPS değeri gözümüzün görüntüyü tümüyle akıcı  olarak görmesi için yeterlidir. Fakat bu olay, insan gözünün 30FPS  olduğu anlamına gelmez. İnsan gözünün de belli bir eşik değeri vardır ve  o değerden daha hızlı geçen bir cisme baktığında onun hareketini  yakalayamaz ve hiçbirşey geçmemiş gibi görür. Günümüzde kullanılan  yüksek çekim hızına sahip kameralar kullanılarak bir merminin hareketi  milisaniye mertebesinde rahatlıkla incelenebilmektedir.</p>
<p>İnsan gözünün hızı için basit bir test yapabiliriz.  Öncelikle CRT(tüplü) bilgisayar monitörünüzün dikey tarama  frekansını 60 Hz’e getirin. Bunun için, masaüstüne sağ tıklayıp  özellikler &gt; ayarlar &gt; gelişmiş &gt; monitör sekmelerini takip  edip Hz ayarlarına ulaşabilirsiniz. 60 Hz’e getirdikten sonra ekrana  30cm mesafeden bakarken, monitörün yan tarafında bir nesneye odaklanın  ama göz ucuyla da monitörü görün. Normalde düz bakarken hissetmediğiniz  ekran yenilemesinin nasıl yukardan aşağıya taranarak sayfa sayfa  geçtiğini bu şekilde farkedeceksiniz. Eğer normal bakarken de 60 Hz’i  farkediyorsanız bunu bir de 75 Hz’de deneyin. Kendim 75 Hz’e kadar  farkedebiliyorum fakat 85 Hz ve üstünde artık sayfa sayfa geçişleri  göremiyorum. Gözün bu hızı kişiden kişiye farklılık gösterebilir.  Gözleriyle sürekli detaylı ve hareketli şeyleri takip eden ve işi gereği  yüksek dikkatle çalışan kişilerde daha hızlı göz refleksleri görülür.</p>
<p>Gözümüzün ışık algılayıcılarının bulunduğu retina,  sinirsel yapıdan oluşan bir zardır. Retinadaki ışık algılayıcıları,  sayısal kameraların algılayıcılarında olduğu gibi sayılabilir  büyüklüklerdir. Hatta, retinanın çukur kısmında(fovea) bu  algılayıcıların sayıları diğer bölgelere oranla daha fazladır ve  retinanın üzerine düşen ışık beyine sıkıştırılarak iletilir. İşte bu nedenle gözümüz bazen bize oyun oynar ve şekilleri  olmadığı gibi görürüz.  Gözümüzdeki ışık algılayıcı hücre sayısı(ya da  piksel deyin) belli bir kritik değerin üstünde olduğu sürece görme  kalitesi etkilenmez. Çünkü görüntüyü beyin tamamlar. Hatta tek gözümüz  olmasa bile görüntü çözünürlüğümüz azalmaz, yalnızca derinlik hissimiz  bir miktar kaybolur. Retina “dekolmanı” olarak adlandırılan ve göz  içindeki ışık hücrelerinin büyük kısmının harap olduğu durumlarda bile  görüntünün bir kısmını eksik görmeyiz. Bunu şöyle benzetebiliriz:  Elinizdeki kameranın merceğinin yarısını kapatıyorsunuz ama ekranda  görüntüyü hala tam görüyorsunuz; çünkü kameranın işlemcisi eksik kısmı tamamlıyor.</p>
<p>Gözün görme kapasitesinin megapiksel olarak ifade edilebilmesi için,  gözdeki reseptörleri piksel olarak düşünüp bir sahneyi beynin hangi  detay seviyesinde oluşturabildiğini test etmek gerekir. İnsan gözü küçük  bir organdır ve üzerine gelen ışığın çok az bir miktarı ile bütün  herşeyi yapar. Fakat yüksek megapiksel kameraların mercekleri oldukça  büyüktür ve buna bağlı olarak karanlık bir sahnede insan gözüne kıyasla  çok daha fazla aydınlanmış alan görürler. Şunu net olarak söylemek  mümkündür ki, eğer göz büyüklüğünde bir mercekle en yüksek megapiksel  oranını alıp fotoğrafı çekip daha sonra insanın aynı manzaraya bakarak  gördüklerini karşılaştırırsak eminim ki insan gözü daha fazla detayı  algılayıp tanımlayabilecektir. Dijital makinenin çektiği fotoğraf ise,  zoom yapılmadan insanın gördüğüne denk biçimde görüntülenip incelenirse  çok daha  az detay yakalayabildiği anlaşılacaktır.</p>
<p>Bu nedenle insan gözü yapay merceklerin görüntüsüyle kıyaslanamayacak  kadar mükemmel yaratılmış bir organdır. Ama dijital bir veri olan  megapiksel olarak ifade edilebilir. Bunun hesaplaması yukarıda  bahsettiğim şartlar sağlanırsa, yaklaşık olarak bir değer ortaya  koyularak gerçekleştirilebilir. Ama megapiksel teriminin aslında bir  sahneden alınan görüntünün kaç piksel ile görüntülendiğini ifade eden  bir kavramdan başka birşey olmadığını aklımızdan çıkarmamamız gerekir.  Tabiki ne kadar fazla piksel olursa o kadar detaylı görünecektir fakat  bunun insan gözüne denk gelen oranıyla kıyaslamak için, konuyu başlıca  bir araştırma konusu olarak ele alıp laboratuvar şartlarında incelenmesi  ve deneyler yapılması gerekir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/insan-gozu-kac-megapikseldir_2048.html' addthis:title='İnsan Gözü Kaç Megapikseldir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Finsan-gozu-kac-megapikseldir_2048.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/insan-gozu-kac-megapikseldir_2048.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hipnoz Nedir ? Hipnoz Nasıl Yapılır ?</title>
		<link>http://www.webonur.net/hipnoz-nedir-hipnoz-nasil-yapilir_1963.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/hipnoz-nedir-hipnoz-nasil-yapilir_1963.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 13:39:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Nasil Yapilir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz Nasıl Yapılır ?]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz Nedir ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=1963</guid>
		<description><![CDATA[Hipnoz Nedir ? Hipnozu açıklarken herşeyden önce uyku olmadığını açıklamakta fayda var. Hipnoz kelimesi Yunanca hipnosisden gelmektedir. Her ne kadar hipnosis yunancada uyku anlamına gelsede yapılan araştırmalarda hipnoz anı ile uyku halinin tamamiyle farklı durumlar olduğu görülmüştür. Uykuda görülen yavaş beyin dalgalarının yerine hipnoz sırasında kişinin beyin aktivitelerinin uyanıklığa denk olduğu görülmüştür. Hipnoz sırasında uykudaki [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/hipnoz-nedir-hipnoz-nasil-yapilir_1963.html' addthis:title='Hipnoz Nedir ? Hipnoz Nasıl Yapılır ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Hipnoz Nedir ?</h2>
<p>Hipnozu açıklarken herşeyden önce uyku  olmadığını açıklamakta fayda var. Hipnoz kelimesi Yunanca hipnosisden  gelmektedir. Her ne kadar hipnosis yunancada uyku anlamına gelsede  yapılan araştırmalarda hipnoz anı ile uyku halinin tamamiyle farklı  durumlar olduğu görülmüştür. Uykuda görülen yavaş beyin dalgalarının  yerine hipnoz sırasında kişinin beyin aktivitelerinin uyanıklığa denk  olduğu görülmüştür. Hipnoz sırasında uykudaki gibi bilinç kaybolmaz,  aksine yüksek algılama kapasitesi ile zihnin değişik katmanlarında  dolaşır. Hipnoz kelimesi ilk kez İngiliz hekim Braid tarafından  kullanılmıştır.</p>
<h2>Hipnoz Nasıl Yapılır ?</h2>
<p>Kişiyi hipnoza almak için çok özel  şartlara gerek yoktur. Önemli olan hastanın hipnoza girme isteğidir.  Sabit bir bakış, nefes teknikleri ve telkinlerle girilebildiği gibi,  arkaya düşürme ya da doğrudan gözlerin kapanması ve imgelerle de kişi  hipnoz dediğimiz, değiştirilmiş bilinç haline girer.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/hipnoz-nedir-hipnoz-nasil-yapilir_1963.html' addthis:title='Hipnoz Nedir ? Hipnoz Nasıl Yapılır ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fhipnoz-nedir-hipnoz-nasil-yapilir_1963.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/hipnoz-nedir-hipnoz-nasil-yapilir_1963.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serap Nedir – Neden Serap Görülür</title>
		<link>http://www.webonur.net/serap-nedir-%e2%80%93-neden-serap-gorulur_1924.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/serap-nedir-%e2%80%93-neden-serap-gorulur_1924.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 20:17:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[döküman]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Neden Serap Görülür]]></category>
		<category><![CDATA[Serap]]></category>
		<category><![CDATA[Serap Nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[Serap Neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Serap Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Serap Nerede olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=1924</guid>
		<description><![CDATA[Çölde susuzluktan ölmek üzere bir adam düşünün. Olduğu yerden ötelere doğru bakıyor ve yüzü güneşin parlak ışıklarını yansıtan,çevresi ağaçlık bir göl görüyor.Son bir çabayla, o yönde ilerliyor ama,gölün ve çevresindeki ağaçların görüntüsü ansızın kayboluyor. Güçsüz adımlarla, düşe kalka vardığı yerde kızgın kumlardan başka bir şey yoktur. serap, atmosferdeki belirli şartlar yüzünden tabiatın gözlerimize oynadığı bir [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/serap-nedir-%e2%80%93-neden-serap-gorulur_1924.html' addthis:title='Serap Nedir – Neden Serap Görülür ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çölde susuzluktan ölmek üzere bir adam düşünün. Olduğu yerden ötelere doğru bakıyor ve yüzü güneşin parlak ışıklarını yansıtan,çevresi ağaçlık bir göl görüyor.Son bir çabayla, o yönde ilerliyor ama,gölün ve çevresindeki ağaçların görüntüsü ansızın kayboluyor. Güçsüz adımlarla, düşe kalka vardığı yerde kızgın kumlardan başka bir şey yoktur.</p>
<p>serap, atmosferdeki belirli şartlar yüzünden tabiatın gözlerimize oynadığı bir oyun, bir aldatmacadır. Bu konuda daha ayrıntılı açıklamaya girişmeden önce, baktığımız herhangi bir şeyi,o nesneden gözlerimize yansıyan ışık huzmeleri ışınlar sayesinde görebildiğimizi belirtelim.Genellikle, bu ışınlar gözü müze doğru bir çizgi halinde ulaşır. Bu yüzden, belirli bir uzaklıktan baktığımız zaman sadece ufkun üzerindeki şeyleri görürüz.</p>
<p>Şimdi de atmosferin ışık huzmeleri ışınlar ile oynadığı oyuna gelelim. Bir çölde, toprağın üzerindeki yoğun bir hava tabakası katı bir ayna niteliği gösterir. ufuk çizgisinden aşağıda kalan herhangi bir şey,bizim görüşümüzün dışındadır. Fakat ondan gelen ışınlar bu yoğun hava tabakasına vurduğunda, oradan yansıyarak gözlerimize düşer. O şeyi ufuk çizgisinin üzerindeymiş gibi görürüz. Gerçekte,gözlerimizin göremeyeceği şeyleri görüyor durumundayızdır. Gök yüzünün uzak bir kesimi bu hava tabakasından ayna ile yansıdığında bazen bir göl görünümü alır ve bir serap görmüş oluruz.</p>
<p>Güneşin ortalığı yakıp kavurduğu çok sıcak bir gün bir tepenin doruğuna yaklaştığınızda, ilerdeki yolu ıslakmış gibi görebilirsiniz. Bu da bir seraptan başka şey değildir. Gördüğünüz, aslında yolun üzerindeki sıcak hava tabakasında kırılan ve gökyüzünden gelen ışıktır.</p>
<p>Denizde de serap olabilir. Çok uzaklarda, gökyüzünün teşkil ettiği fonda yol alan gemiler görebilirsiniz. Bunun nedeni, suyun yüzeyine yakın soğuk havayla, üzerindeki sıcak hava katlarıdır. Ufuk çizgisinin ötesindeki gemiler, onlardan gelen ışık dalgalarının sıcak hava tabakasında yansımasından dolayı gökyüzünde yol alıyormuş gibi görülürler.</p>
<p>tarihin kaydettiği en ünlü serap olaylarından biri, Sicilyada, Messina Boğazının karşısında cereyan etmiştir. Messina şehri gök yüzüne yansımış, herkes havada asılı, peri masallarındakini andıran saraylar, şatolar gördüğü hissine kapılmıştır. italyanlar, efsanelerdeki bir kötülük perisinden esinlenerek bu olayı Fata Morgana diye isimlendirmişlerdir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/serap-nedir-%e2%80%93-neden-serap-gorulur_1924.html' addthis:title='Serap Nedir – Neden Serap Görülür ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fserap-nedir-%25e2%2580%2593-neden-serap-gorulur_1924.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/serap-nedir-%e2%80%93-neden-serap-gorulur_1924.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Telekinezi Nasıl Yapılır,Nedir,Ne Değildir ?</title>
		<link>http://www.webonur.net/telekinezi-nasil-yapilirnedirne-degildir_1914.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/telekinezi-nasil-yapilirnedirne-degildir_1914.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 19:56:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Buz İle Telekinezi]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Denemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Ellerin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Nasıl Yapılır ?]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Püf Noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[Psi-Wheel Yer]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Beyin Gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Buz Oynatmanın Avantajı]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Düşünme]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Eller Nasıl Olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Ellerin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi En Uygun Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Hareketlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Kıpırdanma Hissetmiyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Nasıl Yapmalıyım ?]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Püf Noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Yapamıyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[Telekinezi Yaparken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=1914</guid>
		<description><![CDATA[HAZIRLIK *Genel olarak ilk başlayanların elleri ıslak olmamalı, ıslak eller daha profesyonellerde işe yarıyor, hatta bir de aynayı 1 metre uzaktan tamamen buhulama olayı var ama onu sonra açalım. Ellerinizin kurumasını bekleyin, yada ellerinizi fön makinesiyle ILIKTA kurutun. eğer Fazla sıcakta yaparsanız elleriniz kuru gibi hissedilecektir. *Telekinezinin baskın olacağı durumlar; Uykudan yeni kalktıktan yaklaşık 20 [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/telekinezi-nasil-yapilirnedirne-degildir_1914.html' addthis:title='Telekinezi Nasıl Yapılır,Nedir,Ne Değildir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HAZIRLIK</p>
<p>*Genel olarak ilk başlayanların elleri ıslak olmamalı, ıslak eller daha<br />
profesyonellerde işe yarıyor, hatta bir de aynayı 1 metre uzaktan tamamen<br />
buhulama olayı var ama onu sonra açalım. Ellerinizin kurumasını bekleyin,<br />
yada ellerinizi fön makinesiyle ILIKTA kurutun. eğer Fazla sıcakta<br />
yaparsanız elleriniz kuru gibi hissedilecektir.</p>
<p>*Telekinezinin baskın olacağı durumlar;<br />
Uykudan yeni kalktıktan yaklaşık 20 dakika sonra (beyniniz boşalmış olur ve uyku sersemliğinden sonra gelen o hafif mide bulantılı garip ağrılar işe yarar.<br />
Sakin olduğunuz anlar(genelde herkes bilir zaten)<br />
Vicdan azabı, derin düşünceler vs. olmadığı zamanlar&#8230;<br />
Hayal Gücünüzün Baskın Bulunduğu anlar<br />
&#8230;&#8230;..devamı gelir fakat kısa kesmeliyim</p>
<p>&#8212;-Eğer yapamıyorsanız Ne yapmalı???&#8212;-<br />
Telekinezi öyle birşey ki bi kere bile şüpheye düştüğünüzde tıkanıp kalabilirsiniz.bazen öyle zamanlarım oluyor ki kendimden şüphe duyuyorum.</p>
<p>Eğer hiçbir kıpırdama hissetmiyorsanız ;<br />
Bi güzel hava alın, yalnız dışarıya çıkıp gezmeden, sadece balkondan (dışarıdaki etkenler kons. dağıtabiliyor)<br />
Sirkeli, Tuzlu veya ekşi şeyler yiyin &#8211; için. (beyne hafif şok dalgaları yollar ve bir güzel kendine getirir)<br />
Hadi hiçbiri olmadı Kalkın kafanızı ani sarsın/sallayın (çok fazla sarsmıyacak şekilde sadece kendinize gelebilmek için)<br />
Üzerinizi serin tutacak şekilde giyinin<br />
Böyle Doğaüstü güç sahneleri bulunan sahneler size çok büyük derecede yardım ediyor çünkü hayaller ve<br />
ilizyonlar çok işe yarar!</p>
<p>Yaparken , çalışırken beyinde neler oluyor!?!?!?<br />
Evet girişe geldik. Size ilk önce çalışabileceğiniz en iyi tekniği tavsiye<br />
ediyorum;<br />
Bir Pipet ve bir de Ampül alın. Ampülün üzerine çubuğu dengeleyin ve işte<br />
çalışma ortamı hazır&#8230;</p>
<p>ilk zamanlarda bunu kesinlikle hissedemessiniz bu yüzden sadece telekinezi<br />
çalışmadığınız zamanlarda sanki o bölümü kafanızda hissediyor gibi yapın,<br />
yada o bölümü kendiniz ağrıtmaya çalışın.</p>
<p>Diğer bir yöntem ise beyin jimnastiği&#8217;dir. Hiçbir konu hakkında test vs gerekmez. çoğu kişi tek kaşını havaya kaldırabilir dimi? işte bunları geliştirebilirsiniz.önce diğer kaşınızı tek kaldırmaya sonra da diğerini kaldırmaya çalışın! bunları da yapabildinizmi dudağınızı hiç gülümsemeden tek bi bölümünü yukarı kaldırmaya çalışın (kaşı nasıl yapıyorsanız bu da aynı model de) bundan sonra da alt kirpiklerinizin bulunduğu deriyi sağ sol hareket ettirmeye çalışın. (nasıl diye sormayın ben yapabiliyorum )</p>
<p>Hareketlendirmek için Düşünceler</p>
<p>Şimdi önümüzde çubuk size siz çubuğa bakıyorsunuz . Yaparken el şekilleri çok önemli, çoğu telekinezide kimseden öğrenmeden kaptığım teknikler vardır. ve genelde çok fazla olmasada büyük bi model arşivi bulunmakta. benim hareketlerimi başkalarının videolarında görünce çok şaşırdım.</p>
<p>not:öncelikle hemen bir uyarı!!! ilk yapışlarınızda en fazla 1-5 cm arası<br />
oynatabiliceğinizden eminim. çünkü denerken aniden çubuğun hareketlenmesi<br />
şok etkisi yaratio. ve ben bu olayı hareketlendirdiğim her cisimde<br />
yaşıyorum! neyse geçelim artık.</p>
<p>En büyük güç ilizyondur!!. o an ki görüş açısı size çok yardımcı olabilir! Çubuğa ne çok yakın ne de çok uzak olun ve tam tepesinden bakmayın ,oturduğunuz sandalyeden düz açıdan bakmalısınız. Aşağıdaki uygulamalarda<br />
el hareketleri uygulanırken , o an çubuğunda döndüğünü hayal edin!!!!! yada parmağınıza bakmadan sanki çubuğu itermiş gibi yapıp dokunmadan itebilirsiniz.</p>
<p>Çubuğu hareketlendirmenin bi çok yolu var önce tüm parmakları kapatın. Baş parmağınız işaret parmağınızın ya ilk çizgisinde (hani bölüm bölüm ayıran çizgiler var!?) yada ikinci çizgisinde bükülü olarak ucu damarı çok hafif<br />
bastıracak şekilde olsun. Daha sonra diğer kapalı olan parmaklardan orta yada işaret parmağının alt bölümü (tırnak değil diğer bölümü ve en ucu ile değil biraz daha aşağısı) çubuğun bir bölümüne yakınlaştırın. harekete o andan<br />
başlayabilir! olmazsa devam, yılmayın bu daha ilk yol!</p>
<p>Yine aynı el modelinde çubuğu çevreleyin ( çubuğun önünde yani kuzeyden ön tarafına çok yaklaşmaycak şekilde) elinizi yavaşça oturtun ve parmaklarınızı eğip en solundan sağa doğru yavaşca çekin ama o an avcunuz hareket<br />
etmiyecek, sadece parmaklar! Bu olayda hareket etmeye başlamalıdır.</p>
<p>Tabi size o an hemen olacağını söylemiyorum bi kaç kez hatta olmazsa 10 dakika daha deneyin. Burun deliklerinizden havayı çubuğa üflememeye dikkat edin, ağzınızı kapayın ve odada hava akımı olmasın.</p>
<p>Bir diğer Deneyimim ; Telekineziyle çubuğa, diğer cisimlere odaklandığınız zaman hiçbir yere döndürmeye çalışmadığnız zaman, yakınında olan sıcaklık maddelere doğru da gitmesin. Yani eliniz orada olduğu zaman çubuk<br />
elinize doğru kayabiliyor. Artık çubuk kaydı bende fırıl fırıl döndürüp ampülün üzerinden düşürüyorum. Bu arada ampül yerine başka ona benzer ve pipeti dengede tutucak şeyler kullanabilirsiniz.</p>
<p>Pipet çok büyük olmasın, ve çok da kalın olmasın yoksa ilk kereden hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. &#8221;</p>
<p>&#8220;<strong><span style="color: red;">PSİ-WHEEL DENEMELERİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: darkred;">Psi-Wheel&#8217;in nasıl hazırlandığı; Önce Bir İğne [toplu iğne değil] , Bir silgi ve Birde KARE kağıt alın. Kare olan kağıdımız ne çok büyük, nede çok küçül olmalı ve kağıtta &#8220;+&#8221; şekli görüleceği tipte ortalardan katlayın.(kağıt katlanmalardan sonra 4 kareye bölümlü gibi görünecek)</p>
<p>Kağıdın fazla büyük olmaması gerekir çünkü uçları yere değebilir, kağıdın fazla küçükde olmaması gerekir yoksa işiniz zorlaşır.. Silginin üzerine dik olarak batırılmış duran iğnenin üzerine kağıdımızı yerleştiriyoruz fakat kağıdı iğneye batırmayın, sadece üstüne yerleştirin. İşte Psi-Wheel mekanizmamız hazır.</p>
<p>Psi-Wheel Nasıl bir ortamda denenenmelidir?</p>
<p>*Psi-Wheel çok hassastır ve en küçük bir fiziki etkide döner. bu yüzden Kapı-Pencere yada odada rüzgar yaratacak herşeyi kapatın..<br />
*Elleriniz ve oda sıcak olsun. olmazsa işiniz 2, hatta 3 katı zorlaşır..<br />
*Elleriniz ıslak olmamalı..</p>
<p>Ellerin Önemi</p>
<p>Elleriniz telekineziye başlarken hatta devamında da çok önemli rol oynamakta. Ellerinizin hareketleri telekinezi yaparken beyni kandırmak için kullanılır. ayrıca bazı teorilere göre ellerden de gücün çıktığı düşünülür. Elleriniz psi-wheel&#8217;in etrafında olsun, havada tutmayın, psi-wheel&#8217;in bulunduğu zeminin üzerine koyun. elleriniz ne uzak nede çok yakın olsun. psi-wheel&#8217;in etrafına koyduğunuz ellerinizden enerji geçtiğini düşünün. !!..</p>
<p>Püf Noktaları</p>
<p>Evet şimdi çalışmaya başlayabilriz. Alıştırmaların ilk denemelerinde tecrübeniz olmadıysa sadece kağıdın döndüğünü düşünün. *Beyninizle kağıdın her köşesini kendiniz çekmeye çalışın, yada yitin.<br />
*Herangi bir köşeyi elinizle tutup çevirdiğinizi düşünün<br />
*Ellerinizden çıkan enerjinin bir hortum yaratıp kağıdı döndürdüğünü düşünün<br />
*Başka bir yere bakın , fakat kağıt görüş alanınızda olsun. başka bir yere bakarken kağıdı döndürmeye çalışın.<br />
Bu yöntem en etkili yöntemlerden biridir. Beynin yeni bişey denemesinden dolayı çıkan frekanslar güçlü olabiliyor<br />
Evet umarım bi işinize yaramıştır, &#8220;Olmadııı!&#8221; diyenlere söyleyecek birşeyim yok .</span></strong>&#8221;</p>
<p>&#8220;<strong><span style="color: red;">TELEKİNEZİ &#8216;NİN PÜF NOKTALARI</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: darkred;">Selam tüm telekineziyle ilgilenen arkadaslar.Telekinezi yazılarımıza devam ediyoruz. Bu yeni yazımı yazmamın en büyük nedenlerinden biri telekinezinin yanlış anlaşılması ve MSN’den gelen soruların hep aynı olması. Şimdi sizi aydınlatmaya çalışalım.</p>
<p>Telekinezi ANLATILMAZ<br />
Telekinezi ÖĞRETİLMEZ</p>
<p>Evet yukardaki cümleleri iyice belleğinize yerleştirin Çünkü;</p>
<p>Telekineziyi Öğrenmek için 2 yol vardır.</p>
<p>Telekineziyi size biri anlatamaz size sadece örnek yada teknik verebilir. Yani siz sadece alıştırmaları deneyerek kendi kendinize öğrenebilirsiniz. Alıştırmalara sitemizden göz atabilirsiniz.Yada telekinezi yapabilen biri size telepatiyle 1 saatte öğretir (ki bu yolla öğrenmeniz Türkiye’de %01 şansla olur..)</p>
<p>Telekinezi yaparken;</p>
<p>*Telekinezi yaparken birşey düşünmezsiniz!<br />
*Telekinezi yaparken sadece hayal ve imajinasyon kullanırsınız.<br />
*Telekinezi yaparken Nefesiniz çok hızlıysa telekineziyi bırakmalısınız.<br />
*Telekinezi yaparken Oda ılık, Elleriniz sıcak olmalıdır.<br />
*Telekinezi yaparken çok basarısızsanız yerinizi değiştirmelisiniz.<br />
*Telekinezi yaparken telekineziyi önemsememelisiniz, basit birşey gibi düşünüp onu rahatça yapabileceğinize inanmalısınız.<br />
*Telekinezi yaparken beyninizi sıkmayın, ıkınmayin, çok rahat olun ve sadece cisme yoğunlaşın.<br />
*Telekinezi yaparken üstüne birde acemiyseniz, arkadaslarınızın yanında uğraşmayınız, yalnız yapınız.<br />
*Telekinezi yaparken ellerinizin karıncalandığını düşünün veya isteyiniz.<br />
*Telekinezi yaparken avucunuzdan bir enerji hortumu çıktığını hayal edin (abartmadan )</p>
<p>BUZ İLE TELEKİNEZİ</p>
<p>Bu aralar “Psişik sosyetede” (Hollandalilar özellikle video saldırısına geçti) aşırı derecede modaya dönüşen buz oynatmanın püf noktalarını anlatalım.</p>
<p>Buz oynatmanın avantajları;</p>
<p>1) Normalde elleriniz ısınmışken telekineziyi daha rahat yaparsiniz. Buzla uğraşma sonucu zamanla ısı değişimlerinden etkilenmeyip kesintisiz işinize devam edebilirsiniz.</p>
<p>2) Kağıt, pipet gibi ilk seviyelerden sonra , düz bir yüzeyde elle doğru düzgün hissedilir birseyi hareket ettirmek bu işin size daha kolay gelmesini sağlar ve ağır cisimlere etki etmeniz daha kolay olur.</p>
<p>Nasıl yapmalıyım ?<br />
İlk denemenizse “buzu” düz yüzeye koyun ve suyunu iyice etrafa yayın, buz suyun içerisinde durmalı.</p>
<p>Ellerinizi buza dokundurmayın ve onu itmeye çalışın. önce açık parmaklarla deneyin, olmazsa tüm parmakları birleştirip elinizle rüzgar yarattiğinizi hayal ederek onu itmeye çalışın.</p>
<p>Ellerinizi sabit bir yere koyun (buza yakın olsun) ve buzla aranızda bir ip bağlı olduğunu düsünüp, buzu o iple kendinize çektiğinizi düsünün.</p>
<p>Bunlardan herhangi biri olmazsa yukarıdada yazdığım gibi daha sonra deneyin yada başka bir yerde deneyin.</p>
<p>Normal buz hareketlendirmesini yapabilmeye başladıysanız devamında onu döndürmeye çalışın.</p>
<p>İlk “katı” maddenizi oynatmak muhteşem bir duygu.</p>
<p>NOT=Telekineziye kendinizi çok fazla kaptırmayınız, yoksa herşeyin hareket ettiğini sanmaya başlarsınız. Doğrudan değil, yan gözünüzle baktığınız bir kalem yada benzeri şeylerin kaydığını sanabilirsiniz.Bu da kötü bir olay.O yüzden aradan zaman geçire geçire deneyiniz.</span></strong>&#8221;</p>
<p><strong>Alıntıdır.</strong></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/telekinezi-nasil-yapilirnedirne-degildir_1914.html' addthis:title='Telekinezi Nasıl Yapılır,Nedir,Ne Değildir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Ftelekinezi-nasil-yapilirnedirne-degildir_1914.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/telekinezi-nasil-yapilirnedirne-degildir_1914.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bunları Biliyor Muydunuz ?..</title>
		<link>http://www.webonur.net/bunlari-biliyor-muydunuz_1902.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bunlari-biliyor-muydunuz_1902.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 19:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[18. Yüzyıldaki Bir Deniz Savaşında En Çok Denizciyi Ne Öldürmüştür ?]]></category>
		<category><![CDATA[ABD’de Kaç Eyalet Vardır ?]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Biberin En Acı Kısmı Neresidir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Ay Nasıl Kokar ?]]></category>
		<category><![CDATA[Bekaret Kemeri Ne İşe Yarar ?]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kırkayağın Kaç Tane Ayağı Vardır ?]]></category>
		<category><![CDATA[Birinci Dünya Savaşı’nda Kullanılan Alman Üniformaları Neyden Yapılmıştı ?]]></category>
		<category><![CDATA[Buffalo Bill Bufalolara Ne Yapıyordu ?]]></category>
		<category><![CDATA[Çıplak Gözle Kaç Galaksi Görülebilir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Develer Hörgüçlerinde Ne Depolar ?]]></category>
		<category><![CDATA[Develer Nereden Gelir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın En Büyük Şehri Hangisidir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın Etrafını Dolaşan İlk İnsan Kimdir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya’nın Ne Kadarı Sudur ?]]></category>
		<category><![CDATA[Edison’un Hangi İcadını Her Gün Kullanırız ?]]></category>
		<category><![CDATA[En Son Buzul Çağı Ne Zaman Sona Erdi ?]]></category>
		<category><![CDATA[En Yüksek Bulut Nerededir ?]]></category>
		<category><![CDATA[En Yüksek Dağ Nerede ?]]></category>
		<category><![CDATA[Evren Ne Renktir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Evrendeki En Soğuk Yer Nerededir ?]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Amerikan Başkanı Kimdir ?]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Bilgisayar Virüsü Gerçek Bir Böcek Miydi ?]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanoğlunun İnşa Ettiği Hangi Yapı Ay’dan Görülebilir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Kaç Tane Burun Deliğimiz Var ?]]></category>
		<category><![CDATA[Kafasını Kuma Gömen Şey Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Kanarya Adalarının İsmi Hangi Hayvandan Gelir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Kobaylar Ne İçin Kullanılır ?]]></category>
		<category><![CDATA[Laleler Nereden Gelir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Ülserinin Sebebi Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Napolyon’un En Aşağılayıcı Yenilgisi Neyle İlgilidir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Savaştan Sağ Çıkması En Muhtemel Şey Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Roma İmparatorları Bir Gladyatörün Ölüm Emrini Nasıl Verirlerdi ?]]></category>
		<category><![CDATA[Roma Yanarken Neron Ne Yapıyordu ?]]></category>
		<category><![CDATA[Şampanyayı Köpürten Şey Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Savaştan Üç Kat Daha Tehlikeli Olan Şey Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Ses Duvarını Aşan İlk İcat Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Şu Ana Kadar Yaşamış En Tehlikeli Hayvan Hangisi ?]]></category>
		<category><![CDATA[Su Ne Renktir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Tırnak ve Saçlar Ölümden Sonra Ne Kadar Süre Daha Uzar ?]]></category>
		<category><![CDATA[Tutankamon’un Laneti Neydi ?]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Saniyelik Hafızaya Sahip Olan Şey Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Uzaydaki İlk Hayvan Hangisidir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Tanesinin Şekli Nasıldır ?]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan En Büyük Şey Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzündeki Oksijenin Çoğunu Üreten Şey Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Yılanları En Çok Hangi Müzik Cezbeder ?]]></category>
		<category><![CDATA[“Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler” Diyen Kimdir ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=1902</guid>
		<description><![CDATA[NTV Yayınlarından çıkan ‘Cahillikler Kitabı’ doğru bildiğimiz yanlışları ortaya koyuyor. İşte bir kaç örnek, daha fazlası Cahillikler Kitabında&#8230;   Kaç tane burun deliğimiz var? İki tane görünen iki tane de görünmeyen olmak üzere toplam dört. Oksijeni sudan alan balıklarda öndeki suyun girişini arkadaki ise suyun çıkışına sağlayan iki çift burun derini bulunuyor. Evrim sürecinde insanlardaki [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bunlari-biliyor-muydunuz_1902.html' addthis:title='Bunları Biliyor Muydunuz ?.. ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>NTV Yayınlarından çıkan ‘Cahillikler Kitabı’ doğru bildiğimiz yanlışları ortaya koyuyor. İşte bir kaç örnek, daha fazlası Cahillikler Kitabında&#8230;</div>
<div> </div>
<div>
<div>
<p><span style="font-size: medium;"><strong>Kaç tane burun deliğimiz var?</strong></span></p>
<p>İki tane görünen iki tane de görünmeyen olmak üzere toplam dört. Oksijeni sudan alan balıklarda öndeki suyun girişini arkadaki ise suyun çıkışına sağlayan iki çift burun derini bulunuyor. Evrim sürecinde insanlardaki arka taraftaki delikler kafanın içine girerek iç burun delikleri haline geldiler.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">En yüksek dağ nerede?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Dünya’da değil, Mars’ta&#8230; Dev volkan Olympus Dağı (Latincede Olympus Mons) güneş sistemindeki ve bilinen evrendeki en yüksek dağdır. 22 km yüksekliğindeki Olympus Dağı Everest’ten üç kat daha yüksek. 624 km genişliğindeki bu dağ Britanya adalarının bulunduğu alanın tamamını kaplayabilir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Üç saniyelik hafızaya sahip olan şey nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Bu konuda henüz kesin bir sonuca ulaşılmış değil. Ancak yaygın kanının aksine, bir Japon balığının hafızası birkaç saniyelik değil. Yapılan araştırmalar, Japon balığının en az üç aylık bir hafızaya sahip olduğunu ve değişik şekilleri, renkleri ve sesleri ayırt edebildiğini gösterdi.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Yaşayan en büyük şey nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Fil, mavi balina ya da dev sekoya ağaacı? Hayır, dünyadaki yaşayan en büyük şey bir mantar. Kesilmiş bir ağaç kütüğünün üzerinde büyüyen bal mantarından (Armillaria ostoyae) şu ana kadar görülen ve Oregon’daki Malheur Ulusal Ormanı’nda bulunan en büyük numune 890 hektarlık bir alan kaplıyor ve yaşı 2000 ila 8000 arasında tahnin ediliyor.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Şu ana kadar yaşamış en tehlikeli hayvan hangisi?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Bu sorunun cevabı açık ara sivrisinek&#8230;Şu ana kadar ölmüş olan insanların yarısını (muhtemelen 45 milyar kadar) dişi sivrisinekler tarafından öldürdü. Günümüzde bile her 12 saniyede bir kişi sivrisineklerden kaynaklanan sebeplerle hayatını kaybediyor.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Çıplak gözle kaç galaksi görülebilir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Beş bin? İki milyon? On milyar? Hayır, dört tane görebiliriz. Aslında oturduğumuz yerden yalnızca iki tane görebiliriz, bunlardan bir tanesi de içinde bulunduğumuz Samanyolu’dur.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">İnsanoğlunun inşa ettiği hangi yapı Ay’dan görülebilir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Çin Seddi’nin “insanoğlunun inşa ettiği ve aydan görülebilen tek yapı” olduğu düşüncesi çok yaygındır ama bu doğru değildir. İnsan eliyle yapılmış hiçbir şey aydan çıplak gözle görülemez.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">“Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diyen kimdir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">“1789 yılıydı ve Fransız Devrimi tüm hızıyla cereyan etmekteydi. Paris’teki yoksullar ayaklandılar çünkü yiyecek ekmekleri yoktu. Bu sırada Kraliçe Marie Antoinette “ekmek bulamayanlar pasta yesin” şeklindeki ahmakça öneriyi ortaya attı.” Çoğu kişinin doğru bildiği yanlışlardan birisi daha&#8230; İlk sorun şu ki, bahsedilen şey pasta değil brioche adlı verilen ve ekmeğe çok benzeyen bir çörekti. Bu durumda bu sözler iyi niyetli bir girişim olabilir: “Eğer ekmek istiyorlarsa onlara iyi cinsinden verin.” Kaldı ki bu sözleri söyleyen Marie Antoinette değildi. Bu ifade en aşağı 1760’tan beri aristokratik çürümenin tasviri olarak yazılı bir biçimde kullanılıyordu. Jean-Jacques Rousseau bu ifadeyi daha 1740’ta duyduğunu ileri sürüyordu.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Ay nasıl kokar?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Anlaşıldığı kadarıyla barut gibi. Ay’da yalnızca on iki kişi yürüdü ve bunlardan hiç biri özel uzay giysileri nedeniyle Ay’ı koklayamadı. Ancak Ay yüzeyinden kabine döndüklerinde yanlarında bu tozlardan bol miktarda sürüklüyorlardı. Astronotlar Ay’daki toprağın kara benzediğini, barut gibi koktuğunu ve tadının çok kötü olmadığını söylediler. Bu toprak büyük ölçüde, Ay’ın yüzeyine çarpan göktaşlarının yol açtığı silikon dioksitten meydana gelmektedir; bunun yanısıra demir, kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller de içerir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">18. yüzyıldaki bir deniz savaşında en çok denizciyi ne öldürmüştür?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Adi bir kıymık. Hollywood filmlerinde gösterilenlerden farklıolarak 18. Yüzyılda kullanılan gülleler aslında patlamıyordu. Bunlar geminin gövdesini parçalayarak kocaman tahta kıymıkların yüksek bir hızla güvertede uçuşmasına neden oluyordu; bu kıymıkların isabet ettiği denizciler de ağır yaralar alıyordu.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Bir kırkayağın kaç tane ayağı vardır?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Kırkayak kelimesi, Latince “yüz ayak” anlamına gelen centipeda kelimesinden gelmektedir. Kırkayaklar yüz yılı aşkın bir süredir kapsamlı bir biçimde incelenmelerine karşın tam olarak yüz ayağa sahip bir örneğine rastlanmamıştır. Türkçe’deki adlarına bakarak bu hayvanların kırk ayaklı oldukları da söylenemez.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Roma yanarken Neron ne yapıyordu?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Kesinlikle yanan şehri seyrederken lir çalıp şarkı söylemiyordu. Yangın çıktığı sırada Neron yangının 56 km uzağında, deniz kenarındaki yazlık evindeydi. Neron haberi alınca hızla Roma’ya gitti ve yangın söndürme çabalarının sorumluluğunu üstlendi.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Tutankamon’un laneti neydi?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Öyle bir şey yoktu. Bunu gazeteler uydurmuştur. 1922’de Howard Carter tarafından keşfedildiğinde, Tutankamon’un mezarına giren herkesin korkuya kapılmasına neden olan “firavunun laneti” hikayesi, Daily Express’in Kahire muhabirinin işiydi. Bu hikaye daha sonra Daily Mail ve New York Times tarafından tekrarlandı.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Bekaret kemeri ne işe yarar?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Bekaret kemeriyle ilgili bilinen ilk çizim 15. yüzyıla aittir. Konrad Kyeser’in çağdaş askeri donanım üzerine yazdığı kitapta Floransalı kadınların giydiği “sağlam demir külot”un bir çizimi yer alıyordu. Çizimde anahtarın kadın olduğu görülüyor bu da kemerin kontrolünün erkekte değil, Floransalı züppelerin istenmeyen ilgisinden korunmak için kadında olduğu anlamına geliyor.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Evren ne renktir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Resmi olarak bej rengindedir. 2002 yılında, Johns Hopkins Üniversitesi’nden Amerikalı bilimciler, Avustralya Kırmızıya Kayan Galaksileri İnceleme Kurumu’nun topladığı 200,000 galaksi ışığını inceledikten sonra evrenin soluk yeşil renkte olduğu sonucuna vardılar. Ancak birkaç hafta, hesaplamalarında bir hata yaptıklarını ve evrenin aslında daha çok köstebek derisi renginin kasvetli bir tonu olduğunu itiraf etmek durumunda kaldılar.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Develer hörgüçlerinde ne depolar?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Develer hörgüçlerinde su değil, yağ depolar; bu yağ da enerji stoku olarak kullanılır. Suyun depolandığı yer vücutlarıdır, özellikle de kan dolaşım sistemleri; bu da onları su kaybından etkin bir biçimde korur.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">İlk Amerikan Başkanı kimdir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Peyton Randolph&#8230; Randolph, George Washington’dan önceki on dört Kıtasal Kongre (ya da “Kongre’de Biraraya Gelmiş Birleşik Devletler”) Başkanının ilkiydi. Kıtasal Kongre, şikayetlerini İngiliz Tahtı’na iletmek için 13 koloni tarafından oluşturulmuş müzakere organıydı.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Dünyanın en büyük şehri hangisidir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Resmi olarak Honolulu&#8230; . Hawaii eyaletinde 1907’de çıkarılmış bir yasaya göre Honolulu Şehri ve Honolulu İdari Bölgesi (County) aynı yeri ifade ediyor bu Honolulu şehrinin Büyük Okyanus’ta 2,400 km boyunca uzanan Kuzeybatı Hawaii adalarının kalanını da kapsadığı ve 5,509 km2’yle en büyük yüzölçümüne sahip şehir olduğu anlamına geliyor. Dünyanın en kalabalık şehri ise 12,8 milyonluk nüfusu ve 440 km2lik yüzölçümüyle Mumbai’dir: Km2 başına 29,042 kişi! Eğer bütün anakent alanı dahil edilirse en kalabalık şehir, 13,500 km2 üzerinde yaşayan 35,2 milyon kişiyle Tokyo olur.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Evrendeki en soğuk yer nerededir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Finlandiya’da. Helsinki Teknoloji Üniversitesi’nden bir ekip 2000 yılında bir rodyum parçasını, mutlak sıfırdan (-273oC) derecenin on milyarda biri kadar daha yüksek bir sıcaklığa kadar soğuttu.Laboratuarlarda oluşturulan bu son derece düşük sıcaklıklar dikkate değerdir. Derin uzayda bile sıcaklık -245oC’nin altına nadiren düşer. Bunun bilinen tek istisnası, Avustralyalı gökbilimciler tarafından 1979’da saptanan Bumerang Nebulası’dır. Bu nebula bir bumeranga (ya da bir papyona) benzer. Merkezinde, Güneş’ten üç kat daha ağır, ölmekte olan bir yıldız vardır.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">En son Buzul Çağı ne zaman sona erdi?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Hâlâ son Buzul Çağı’nın içindeyiz. Coğrafyacılar bir buzul çağını, Dünya’nın tarihinde kutuplarda buz takkeleri bulunan bir dönem olarak tanımlıyor. Mevcut iklimimiz bir ‘buzularası’ döneme tekabül eder. Bu, ‘buzul çağları arasında’olduğumuz anlamına gelmez. Bu ifade, bir buzul çağı içinde, daha yüksek sıcaklıklar yüzünden buzların çekildiği dönemi tanımlamak için kullanılır.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Buffalo Bill bufalolara ne yapıyordu?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Hiçbir şey çünkü Kuzey Amerika’da bufalo yoktur. ‘Bufalo’ kelimesi genellikle, yanlış bir biçimde bizon yerine kullanılır. Ancak söz konusu bizonlrsa Buffalo Bill, on sekiz aydan daha kısa bir sürede bu hayvanlarda 4 bin 280 tane öldürdü.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">ABD’de kaç eyalet vardır?</span></h2>
<p id="InfoCpt">ABD bayrağındaki yıldızların her biri bir eyaleti temsil ediyor ve bayrakta 50 tane bayrak bulunuyor. Ancak teknik olarak ABD’de sadece 46 eyalet bulunuyor. Virginia, Kentucky, Pennsylvania ve Massachusetts resmi olarak birer Commonwealth’tir. Buradaki Commonwealth, ‘İngiliz Uluslar Topluluğu’ anlamındaki Commonwealth değil, ABD’deki bu dört bölgenin “eyalet” kelimesi yerine, “ortak rızayla oluşturulmuş siyasi topluluk” anlamında kullandıkları terimdir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Develer nereden gelir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Afrika ve Arap çöllerinin simgeleri olsa da deve Amerika kökenlidir. Atlar ve köpekler gibi, develer de 20 milyon yıl önce Amerika’nın otlaklarında evrildi. Bu hayvanlar o zamanlar, bildiğimiz haliyle hörgüçlü yük hayvanları olmaktan ziyade, daha çok zürafaya ya da ceylana benziyordu. Bering kara köprüsünden Asya’ya 4 milyon yıl önce geçtiler.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Dünya’nın ne kadarı sudur?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Dünya yüzeyinin yüzde 70’i suyla kaplı olabilir ama su, gezegenin kütlesinin 5 binde birinden daha azına tekabül ediyor,yaklaşık olarak yüzde 0.1&#8230;</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Su ne renktir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Alışıldık cevap suyun rengi olmadığıdır; su “şeffaf” ya da “saydam”dır ve denizin mavi görünmesinin tek sebebi gökyüzünün denizin üzerine yansımasıdır. Ancak bu doğru değil. Su aslında son derece soluk bir tonda olsa da mavidir. Bunu doğada, kardaki derin bir deliğe ya da donmuş bir şelalenin kalın buzlarının içine baktığınızda görebilirsiniz. Çok büyük ve çok derin beyaz bir havuzu suyla doldurup içine baktığınızda, su mavi görünecektir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Roma İmparatorları bir gladyatörün ölüm emrini nasıl verirlerdi?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Ne gladyatörün öldürülmesini isteyen Romalı seyirciler başparmaklarını aşağı indirirdi ne de bu ölüme izin veren Roma İmparatorları. Aslında Romalılar “başparmakları aşağıda duracak şekilde” bir işareti hiç kullanmadılar. Bir gladyatörün öldürülmesi istendiğinde başparmak yukarı kaldırılırdı – tıpkı kınından çekilmiş kılıç gibi. Kaybeden bir gladyatörün canının bağışlanması için başparmak, sıkılmış yumruğun içine sokulurdu – kınına sokulmuş bir silah gibi. Aşağıyı gösteren başparmakların ölümü işaret ettiği yanılgısının sorumlusu, yüzyıl ressamı Jean-Léon Gérôme’un Pollice Verso adlı tablosudur. Tabloda, imparator ölüm cezasını vermek için başparmağını aşağıya doğru uzatırken Romalı bir gladyatör bekliyor.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Napolyon’un en aşağılayıcı yenilgisi neyle ilgilidir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Waterloo hiç kuşkusuz Napolyon’un en ezici yenilgisi olmakla beraber, onun en utanç verici yenilgisi değildi.1807’de, Fransa, Rusya ve Prusya arasında bir dönüm noktası niteliğindeki Tilsit Barışı’nı imzalayan Napolyon’un keyfi yerindeydi. Bunu kutlamak için İmparatorluk Sarayı’nın öğleden sonra bir tavşan avı düzenlemesini önerdi. Bu av, Napolyon’un çok güvendiği kurmay başkanı Alexandre Berthier tarafından organize edildi. Napolyon’u etkilemeye can atan Berthier, İmparatorluk Sarayı’nın konukları meşgul edecek kadar av hayvanına sahip olduğunu göstermek için binlerce tavşan satın aldı. Parti vakti geldi, av başladı ve av hayvanlarının bekçileri avları saldı. Ama av felaketle sonuçlandı. Berthier yabani değil, evcil tavşan almıştı; bu tavşanlar da öldürülmekten ziyade besleneceklerini düşündüler. Tavşanlar canlarını kurtarmak üzere kaçmak yerine, büyük şapkalı ufak tefek bir adama yöneldiler ve onu kendilerine yemek veren bakıcılarıyla karıştırdılar. Aç tavşanlar saatte 56 km’lik azami hızlarıyla Napolyon’a hücum ettiler. Av partisindekiler (artık tam bir kargaşaya dönmüştü) onları durdurmak için hiçbir şey yapamıyordu. Napolyon’un, açlıktan kırılan hayvanları çıplak elleriyle savuşturmaya çalışarak kaçmaktan başka bir seçeneği yoktu. Ama tavşanların şiddeti dinmedi ve İmparatoru at arabasına kadar püskürttüler; bu sırada Napolyon’un adamları tavşanları nafile kırbaçlıyorlardı. Bu fiyaskonun günümüzdeki anlatımlarına göre, Fransa İmparatoru tamamen hırpalanmış bir vaziyette ve utanç içinde arabasına koşturdu.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Savaştan üç kat daha tehlikeli olan şey nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Çalışmak; içki, uyuşturucu ya da savaştan çok daha fazla insan öldürmektedir. Her yıl yaklaşık iki milyon insan, işle ilgili kazalar ve hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor; buna karşın savaşlarda her yıl 650 bin kişi ölüyor. Tek başına değerlendirildiğinde, en tehlikeli işin, Bering Denizi’nde çalışan Alaskalı yengeç avcılarına ait olduğu söylenir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Edison’un hangi icadını her gün kullanırız?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Alo kelimesi.Alo kelimesinin ilk yazılı kullanımı, Edison’un “3 ila 6 metre uzaktan duyulabileceği için” telefon görüşmesine “alo”yla başlamak gerektiği önerisini belirttiği 1887 tarihli bir mektubudur.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">İlk bilgisayar virüsü gerçek bir böcek miydi?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Hem evet hem hayır. Önce “evet.” 1947’de Harvard Üniversitesi’nde röle anahtarına sıkışan bir güve, geniş, havalandırmasız bir odaya konmuş olan Amerikan Donanması’nın Mark II bilgisayarının kilitlenmesine sebep oldu. Teknisyenler tahrip olmuş böcek ölüsünü çıkardılar ve makineyi yeniden başlatmadan önce kayıt defterindeki yazının yanına yapıştırdılar. Ama şu “virüs” kelimesi buradan mı geliyor? Hayır. Bir makinede oluşan hata ya da yanlış anlamında kullanılan “virüs” kelimesi 19. yüzyıla dayanır. 1889’da yayımlanmış bir gazete haberine göre Thomas Edison “iki gecedir fonografındaki virüsü aradığı için uyumamıştır.” Webster sözlüğü 1934 baskısında “virüsün” modern anlamına yer vermiştir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Nükleer savaştan sağ çıkması en muhtemel şey nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Karafatma yanlış cevap. Dr. Wharton’ların 1959’daki çığır açan araştırmasından beri karafatmaların bir nükleer savaşta ilk ölecek böceklerden olduğunu biliyoruz. Radyasyona dayanıklılık kralı Deinococcus radiodurans bakterisidir. Bu bakteriler 1.5 milyon rad’a kadar dayanabilirler, dondurulurlarsa bu limit iki katına çıkar.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Acı biberin en acı kısmı neresidir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Acı biberin en acı kısmının çekirdekleri olduğuna dair inancın tersine asıl acı olan kısım, o çekirdeklerin tutunduğu merkezdeki zardır. Bu zar, en fazla kapsaisin içeren kısımdır. Kapsaisin bibere ayırt edici acılığını veren renksiz, kokusuz bileşiktir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Laleler nereden gelir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Bizim gibi İranlılar’ın da milli çiçeği olan lalenin kökenini pek çok kişi Hollanda sanıyor. Oysa Amsterdam’dan olsun ya da olmasın laleler, Hollanda’nın yel değirmenleri ve sabolar kadar ünlü bir sembolüdür. Ama aslında lalelerin kökeni Hollanda değildir. Hollanda’ya İstanbul’dan ilk lale, topu topu 1554’te getirildi.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Ses duvarını aşan ilk icat nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Kırbaç&#8230; Kırbaç 7 bin yıl önce Çin’de icat edildi, fakat kırbaç ‘şaklaması’nın, kırbacın sapına çarpan derinin sesi olmayıp, mini bir ses duvarı patlaması olduğunun anlaşılması ancak 1927’de yüksek-hızda fotoğrafçılığın icadıyla mümkün oldu.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Yılanları en çok hangi müzik cezbeder?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Onlar için fark etmez. Yılan oynatma numaralarında kobralar flütün görüntüsüne tepki verir, sesine değil. Yılanlar kesinlikle sağır olmamalarına rağmen müziği tam olarak “duymazlar.” Yılanların dışarıda bir kulak ya da kulak zarları yoktur fakat çeneleri ve karın kasları sayesinde yerden aldıkları titreşimleri hissedebilirler.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Kafasını kuma gömen şey nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Devekuşu yanlış cevap.. Asla bir devekuşunun kafasını kuma gömdüğü görülmemiştir. Bunu yapsaydı boğulurdu. Bir tehlikeyle karşılaştığında her aklı başında hayvan gibi devekuşu da var gücüyle kaçar.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Kanarya Adalarının ismi hangi hayvandan gelir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Köpeklerden. Aslında kuşlar adaya değil, ada kanarya kuşlarına ismini vermiştir. Bu takımada adını, en büyük adasında bulunan hem vahşi hem de evcil çok miktardaki köpekten dolayı, Romalılar tarafından verilen ‘Köpek Adası’ isminden (Insula Canaria) almaktadır.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Tırnak ve saçlar ölümden sonra ne kadar süre daha uzar?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Bilinenenin tersine saç ve tırnaklar ölümden sonra hiç uzamazlar. Bu tamamen bir efsanedir. Öldüğümüzde vücudumuz su kaybeder ve derimiz sıkılaşır, bu da saç ve tırnağın uzadığına dair bir göz yanılgısı yaratır.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">En yüksek bulut nerededir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Uluslararası Bulut Atlas Ölçeği’ne göre 0’ıncı bulut katmanı en yüksek bulut katmanıdır, bu katman, 12 bin metre yükseklikte bulunabilen incecik bir katmandan oluşan sirrus olarak bilinir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Şampanyayı köpürten şey nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Şampanyayı karbondioksit değil, pislik köpürtür Tamamen pürüzsüz ve temiz bir kadehte karbondioksit molekülleri görünmez bir şekilde buharlaşır, bu yüzden uzun zamandır kabarcıkların oluşmasına neden olan şeyin bardaktaki küçük kusurlar olduğu varsayılırdı. Fakat, yeni fotoğraf teknikleri bardaktaki iz ve pürüzlerin bu kabarcıkların sürekli asılı kalmalarına yetecek boyutta olmadığını gösterdi: Bardakta kabarcıkların oluşmasına neden olan şey, bardağın içindeki mikroskobik toz ve tüy parçacıklarıdır.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Yağmur tanesinin şekli nasıldır?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Yağmur taneleri küre şeklindedir, gözyaşı şeklinde değildir.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Yeryüzündeki oksijenin çoğunu üreten şey nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Su yosunları&#8230; Su yosunları fotosentezin atık maddesi olarak oksijen açığa çıkarırlar. Çıkardıkları net oksijen miktarı diğer tüm ağaçların ve kara bitkilerinin birlikte çıkardıklarından daha fazladır.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılan Alman üniformaları neyden yapılmıştı?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Isırgan otu&#8230; Birinci Dünya Savaşı sırasında hem Almanya hem de Avusturya’da pamuk kıtlığı vardı. Pamuğun yerini tutabilecek uygun bir madde arayan bilimciler zekice bir çözüm denediler: Çok az miktarlarda pamuğu ısırgan otuyla karıştırdılar; özellikle de kaşındıran ısırganların (Urtica dioica) sert liflerini kullandılar.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Mide ülserinin sebebi nedir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Yıllardır süregelen tıbbi tavsiyelerin aksine mide ve bağırsak ülserinin stres ya da hayat tarzından değil bir bakteriden kaynaklandığı anlaşılmaya başlandı.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Kobaylar ne için kullanılır?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Kobaylar ya da hintdomuzları artık neredeyse hiç deney hayvanı olarak kullanılmıyor ama Perulular bunlardan her yıl yaklaşık 65 milyon adet tüketiyor. .Ayrıca Kolombiya, Bolivya ve Ekvador’da da yeniyor.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Uzaydaki ilk hayvan hangisidir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Meyve sineği. Küçücük astronotlar bir miktar tahıl tohumuyla birlikte Amerikan V2 roketine bindirildi ve 1946 Temmuz’unda uzaya fırlatıldılar. Yüksek irtifada patlamanın radyasyon üzerine etkisini test etmeye alışkındılar.</p>
<h2 id="InfoTitle"><span style="font-size: medium;">Dünyanın etrafını dolaşan ilk insan kimdir?</span></h2>
<p id="InfoCpt">Zenci Henry&#8230; Ferdinand Macellan dünyanın etrafındaki turunu asla tamamlayamadı. 1521’de Filipinler’de henüz turun yarısındayken öldürüldü. Macellan 1511’de Portekiz’den çıkıp Hint Okyanusu’nu geçerek önce Uzakdoğu’yu ziyaret etti. Zenci Henry’yi 1511’de Malezya’daki bir köle pazarında buldu ve onu geldiği yoldan Lizbon’a götürdü. 1519’da çıkılan dünya turu girişimi de dahil olmak üzere bundan sonraki tüm yolculuklarında Zenci Henry, Macellan’ın yanında gitti. Bu yolculuk diğer yönden, yani Atlas Okyanusu’nu ve Büyük Okyanus’u geçerek gerçekleşti, bu yüzden 1521’de Uzakdoğu’ya vardıklarında Zenci Henry dünyanın etrafını tam olarak dolaşmış olan ilk insan oldu.</p>
<p><strong>(ntvmsnbc)</strong></p>
</div>
</div>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bunlari-biliyor-muydunuz_1902.html' addthis:title='Bunları Biliyor Muydunuz ?.. ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbunlari-biliyor-muydunuz_1902.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bunlari-biliyor-muydunuz_1902.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ufo Nedir ?</title>
		<link>http://www.webonur.net/ufo-nedir_1812.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ufo-nedir_1812.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 10:09:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Tanımlanamayan Uçan Cisim]]></category>
		<category><![CDATA[Ufo]]></category>
		<category><![CDATA[Ufo Gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ufo Gören Astronot]]></category>
		<category><![CDATA[Ufolar Gerçek Mi ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=1812</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden hayal ürünü ve bilinçaltının insanlara bir oyunu olarak yorumlanan bu olaylar, bugün kabul edilmektedirler.Ufolar havada normal bir uçak yada helikopterin yapamayacağı hareketleri ve manevraları yapabiliyorlar. UFO’lar evrensel yolculukların gerçekleştirildiği uzay taşıt araçlarıdır UFO’ların dış şekilleri aynı modellerle sınırlandırmak yanlış olur . Sadece disk biçiminde değil, çok değişik boyutlardaki Ana Gemiler ise, puro biçimi olarak [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ufo-nedir_1812.html' addthis:title='Ufo Nedir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden hayal ürünü ve bilinçaltının insanlara bir oyunu olarak yorumlanan bu olaylar, bugün kabul edilmektedirler.Ufolar havada normal bir uçak yada helikopterin yapamayacağı hareketleri ve manevraları yapabiliyorlar. UFO’lar evrensel yolculukların gerçekleştirildiği uzay taşıt araçlarıdır</p>
<p>UFO’ların dış şekilleri aynı modellerle sınırlandırmak yanlış olur . Sadece disk biçiminde değil, çok değişik boyutlardaki Ana Gemiler ise, puro biçimi olarak bilinirler. Ana Gemiler yeryüzüne araştırma yapmak amacıyla gönderilen küçük diskleri ve UFO’ları taşıyan büyük araçlardır. Bu dev boyutlardaki araçlar, kimi zaman bir şehri, hatta bir ülkeyi içine sığdırabilecek kadar genişliktedirler. Ana gemiler de metalik dış yüzeye sahiptirler. Puro biçimli Ana Gemiler de, kendi aralarında farklı tiplere ayrılmışlardır. Yerden bakıldığında ince, uzun bir çubuğa veya üzerinde herhangi bir çıkıntısı olmayan, her iki ucu da oval biçimde olan bir tükenmez kaleme benzetilebilirler</p>
<p>Çoğu kez daire biçimde görülen UFO’ların arasında tıpkı bir piramit şekli taşıyanlar da vardır. En sık rastlanan tip elbette ki disk şeklindeki UFO’lardır. Bu diskler düz, kubbeli, çan biçimli, Satürn modeli olarak tanımlanırlar. Genelde Gümüş rengi, parlak metalik, altın sarısı veya siyah renktedirler. Gece görülen UFO’lar çevrelerine parlak renkli ışıklar yayarlar. Işıkların rengi ve tonu UFO’nun hızına göre azalıp çoğalabilir. Renkler gökkuşağının bütün özelliklerini taşırlar.<br />
Ufolar her ülkede farklı insanlar tarafından görülmüş ve rapor edilmişlerdir.Ayrıca resimleri ve video görüntüleri de çekilmiştir.Bunların bazıları fotomontaj ve göz yanılması olarak değerlendirilmiştir.<br />
Ufo arı gören ve onları açıklayan en önemli tanıklar ise kuşkusuz uzaya seyahat eden astronotlardır.<br />
Edgar Mitchell isimli astronot Apollo 14 ay modülü pilotuydu.Ayda yürüyen ayda yürüyen 6.kişi olarak defalarca uçan cisim gördüğünü söyledi.Apollo 14 astronotu Dr Edgar Mitchell NASA kariyeri sırasında bir çok UFO’nun dünyayı ziyaret ettiğinden haberdar olduğunu ama bütün bunların gizlendiğini söyledi. 77 yaşındaki Dr Mitchell bir radyo proğramında UFO’larla iletişim kuran uzay ajansındaki kaynakların bu yaratıkları “bize oldukça garip gelen küçük insanlar” olarak tanımladıklarını söyledi.Ölmeden önce bunları dünyaya açıklamak istediğini anlattı.<br />
Kerrang radyosu moderatörü Nick Margerrison’a yaptığı açıklamada Dr Mitchell “bu sadece bir başlangıç. Bence bir çok ciddi organizasyon bu alana yöneliyor” dedi</p>
<p>Margerisson bunun sadece bir şaka olduğunu zannettiğini fakat daha sonra Dr Mitchell’in son derece ciddi olduğunu ve gerçekten de uzaylıların var olduğu konusunda hiç şüphesinin olmadığını öğrendiğini açıkladı.<br />
Bu arada NASA görevlileri bu konuda oldukça hızlı bir açıklama yaptılar. Bir NASA sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söyledi:<br />
“NASA UFO’ların izini araştırmamaktadır. NASA ne dünyada ne de uzayda herhangi bir UFO ile iletişim kurmamıştır. Dr Mitchell çok değerli bir Amerikalıdır ancak biz onun görüşlerine katımıyoruz“diye açıkladı.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ufo-nedir_1812.html' addthis:title='Ufo Nedir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fufo-nedir_1812.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ufo-nedir_1812.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Korkuları Unutturan Teknik&#8230;</title>
		<link>http://www.webonur.net/korkulari-unutturan-teknik_1754.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/korkulari-unutturan-teknik_1754.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 18:35:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Beyinde Hedef Olay Gelişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[EMDR Tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Unutma]]></category>
		<category><![CDATA[Korkudan Kurtulma Teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korkudan Kurtulun]]></category>
		<category><![CDATA[Korkularını Unut]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatr]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1754</guid>
		<description><![CDATA[Psikiyatr ve psikologların son zamanlarda fazlaca uyguladığı ilaç ve hipnoz kullanılmayan &#8220;EMDR Tekniği&#8221; sayesinde, çoğu insanın yaşantısını olumsuz etkileyen uçağa binememe, kapalı yerde kalamama, boğulma, kalabalıkta konuşamama gibi korkuların bir kaç seansta giderilebildiği bildirildi&#8230; Adana numune hastanesi ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı psikiyatr Sümer Öztanrıöver, &#8221;göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme&#8221; olarak bilinen EMDR tekniğinin, [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/korkulari-unutturan-teknik_1754.html' addthis:title='Korkuları Unutturan Teknik&#8230; ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Psikiyatr ve psikologların son zamanlarda fazlaca uyguladığı ilaç ve hipnoz kullanılmayan &#8220;EMDR Tekniği&#8221; sayesinde, çoğu insanın yaşantısını olumsuz etkileyen uçağa binememe, kapalı yerde kalamama, boğulma, kalabalıkta konuşamama gibi korkuların bir kaç seansta giderilebildiği bildirildi&#8230;</div>
<p align="justify">Adana numune hastanesi ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı psikiyatr Sümer Öztanrıöver, &#8221;göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme&#8221; olarak bilinen EMDR tekniğinin, basit ancak etkili olduğunu söyledi.</p>
<p>EMDR&#8217;nin sağ-sol göz hareketleri, işitsel uyaranlar veya dokunma yolu ile yapılabildiğini belirten Öztanrıöver, teknik ile genellikle 6-8 seansta başarılı sonuçlar alınabildiğini kaydetti. Kişideki acı dolu deneyimlerin beyinde görsel, işitsel, duygusal, düşünsel ve bedensel temsillerle saklandığını anlatan Öztanrıöver, &#8221;Alakasız bir durum, anıyı belleğe çağırıp şiddetli bir tepkiye neden olabilir. Tümüyle zararsız olan bu durum ise kişi için korku dolu bir ölüm kalım mücadelesine dönüşebilir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>BEYİNDE HEDEF OLAY GELİŞİYOR</strong><br />
Söz konusu durumlarda, öncelikle travmatik anı ya da yaşamı etkileyen olayların (hastalık korkusu, panik atak geçirme korkusu, uçağa binememe, kapalı yerde kalamama, boğulma korkusu, kalabalıkta konuşamama, sınav kaygısı) belirlendiğini belirten Öztanrıöver, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Kişi bu olayı hatırladığında beyninde görsel bir resim (hedef olay) vardır. Bu resme eşlik eden gerçekçi olmayan negatif düşünceler (ben değersizim, güçsüzüm, sevilmeyen biriyim, yeterince iyi değilim, kendime güvenemem, mükemmel olmalıyım, tehlikedeyim) belirlenir. Olay hatırlandığında ve negatif inanç belirlendiğinde öfke, korku, kızgınlık, utanç gibi bazı duygular ortaya çıkar. Bu duyguların bedende yoğunlaştığı (kalbi, beyni, karnı, kolları, bacakları gibi) yerler vardır, bunlar belirlenir. EMDR çift taraflı beyin uyarımı ile bu deneyimi işler. İşlem sonrası kişi anıyı ya da korkutucu olayı unutmaz, ama bu durumlar kişi için artık bir stres kaynağı olmaktan çıkar. Ona karşı nötrleşir, olayı başkasının başına gelmiş gibi hatırlamaya başlar.&#8221;</p>
<p><strong>SİHİRLİ DEĞNEK OLABİLİR</strong><br />
Seanslarda, kişinin gözlerini sağa ve sola hareket ettirerek (bu genelde terapistin parmağını gözlerle takip etmek şeklinde olur), beyninin her iki yarım küresini hafifçe uyarır ve bu şekilde kişinin kendisini rahatsız eden bellek ve duygulara yoğunlaşmasının sağlandığını belirten Öztanrıöver, şunları söyledi:</p>
<p>&#8221;Sınavlara girdiğinizde bildiklerinizi unutuyor, iş görüşmelerinde eliniz ayağınız birbirine dolanıyor, sesiniz titriyor, çarpıntıdan kalbiniz duracak gibi oluyorsa, hoşlandığınız biriyle konuşurken yüzünüz kızarıyor, ter içinde kalıyor ve elleriniz titriyorsa, uçakta, kapalı alanda korkuyorsanız, unutamadığınız bir aşk acısı, ölüm ya da çözümlenmemiş bir travmanız varsa ve bir çok ilaç kullanmış, psikoterapiler almış ve bir türlü iyileşememişseniz EMDR sizin için bir sihirli değnek olabilir.&#8221;</p>
<p>EMDR&#8217;nin kişiye nasıl etki ettiğinin hala tam olarak bilinmediğini ifade eden Öztanrıöver, tedavi sonrası kişinin kendinde rahatsızlık yaratan olaylara duygusal değil, mantıklı olarak bakmaya başladığını, hatta üzerine daha rahat konuşabildiğini de bildirdi.</p>
<p>(ntvmsnbc)</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/korkulari-unutturan-teknik_1754.html' addthis:title='Korkuları Unutturan Teknik&#8230; ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fkorkulari-unutturan-teknik_1754.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/korkulari-unutturan-teknik_1754.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milyonlarca Kez Hack’lenen Web Sitesi</title>
		<link>http://www.webonur.net/milyonlarca-kez-hack%e2%80%99lenen-web-sitesi_1579.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/milyonlarca-kez-hack%e2%80%99lenen-web-sitesi_1579.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 16:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[En Çok Hacklenen Site]]></category>
		<category><![CDATA[En Çok Saldırı Alan Site]]></category>
		<category><![CDATA[En Çok Saldırılan Site]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1579</guid>
		<description><![CDATA[Yayına Girdi, Bir Ay İçerisinde Milyonlarca Kez Hacker Saldırısına Uğradı. İşte O Web Sitesi… Çin Ordusu İçin Açılan ve Ağustos Ayından Bu Yana Yayında Olan Chinese Military Online İsimli Websitesi, 2.3 Milyon Kez Hacker’ların Saldırı Girişimine Hedef Oldu. Ağustos Ayından Bu Yana Dünya Genelinden 1.25 Milyar Ziyaretçinin Ziyaret Ettiği Çin Ordu Sitesi, Sadece Ziyaretçilerin Değil, [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/milyonlarca-kez-hack%e2%80%99lenen-web-sitesi_1579.html' addthis:title='Milyonlarca Kez Hack’lenen Web Sitesi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yayına Girdi, Bir Ay İçerisinde Milyonlarca Kez Hacker Saldırısına Uğradı. İşte O Web Sitesi…<br />
Çin Ordusu İçin Açılan ve Ağustos Ayından Bu Yana Yayında Olan Chinese Military Online İsimli Websitesi, 2.3 Milyon Kez Hacker’ların Saldırı Girişimine Hedef Oldu.</p>
<p>Ağustos Ayından Bu Yana Dünya Genelinden 1.25 Milyar Ziyaretçinin Ziyaret Ettiği Çin Ordu Sitesi, Sadece Ziyaretçilerin Değil, Hacker’ların da İlgi Odağı Oldu.</p>
<p>İngilizce ve Çince Olmak Üzere İki Farklı Dil Altında Yayınlanan Site, Başta ABD Olmak Üzere, İngiltere, Avustralya, Singapur ve Japonya’dan Gelen Ziyaretçilerin Akınına Uğrarken, Çin Otoritelerinin Yayınladığı Rapora Göre Site Yayınlandığı İlk Ay İçerisinde 2.3 Milyon Kez Kırılmaya Çalışıldı.</p>
<p>Kaynak:Haberler.com</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/milyonlarca-kez-hack%e2%80%99lenen-web-sitesi_1579.html' addthis:title='Milyonlarca Kez Hack’lenen Web Sitesi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fmilyonlarca-kez-hack%25e2%2580%2599lenen-web-sitesi_1579.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/milyonlarca-kez-hack%e2%80%99lenen-web-sitesi_1579.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köpekler Çikolata Yerse Neden Ölür ?</title>
		<link>http://www.webonur.net/kopekler-cikolata-yerse-neden-olur_1500.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/kopekler-cikolata-yerse-neden-olur_1500.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 13:29:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evcil Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata Hayvanlara Zararı]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata Köpeklere Zararlı]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata Ölümcül]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata Yiyen Köpekler]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata Yiyen Köpekler Neden Ölür]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolatanın Zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekler Çikolata Yerse Neden Ölür]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekler Nasıl Beslenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekler ve Çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[Köpeklerde Çikolatanın Etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Neden Çikolata Köpekler İçin Zehirli ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1500</guid>
		<description><![CDATA[Evde beslediğimiz kedi, köpek gibi hayvanlar, çikolata ve şeker, kek, kurabiye, çikolata cipsi, kakao tozu, kakao çekirdeğinin kabuğu gibi kakaolu ürünlere çok sık maruz kalırlar. Ancak köpekler bu gibi kakaolu ürünlere oldukça duyarlı olduklarından sık sık zehirlenebilmekte, hatta bazen ölüme kadar varabilen vahim sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. Türkiye’de Ramazan ya da Kurban Bayramı gibi evde çikolata ve [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kopekler-cikolata-yerse-neden-olur_1500.html' addthis:title='Köpekler Çikolata Yerse Neden Ölür ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evde beslediğimiz kedi, köpek gibi hayvanlar, çikolata ve şeker, kek, kurabiye, çikolata cipsi, kakao tozu, kakao çekirdeğinin kabuğu gibi kakaolu ürünlere çok sık maruz kalırlar. Ancak köpekler bu gibi kakaolu ürünlere oldukça duyarlı olduklarından sık sık zehirlenebilmekte, hatta bazen ölüme kadar varabilen vahim sonuçlarla karşılaşılabilmektedir.</p>
<p>Türkiye’de Ramazan ya da Kurban Bayramı gibi evde çikolata ve ürünlerinin en fazla bulunduğu zamanlarda bu tipten zehirlenme vakalarına daha fazla rastlanmaktadır. Birçok köpek için kakaolu ürünler çekici gelmekte ve onları yemekten zevk almaktadırlar. Köpekler doğaları gereği ayrım yapmadan bunları yediklerinden, kedilerden daha çok etkilenirler.</p>
<p><strong>Neden Çikolata Köpekler İçin Zehirli ?</strong></p>
<p>Bilindiği gibi çikolata kakaodan yapılan tatlı bir yiyecek. Kakao ya da Hintbademi Ağacı 10-15 m. boyunda ve vatanı Amerika ve Batı Afrika olan kaviflor (çiçeklerin yaşlı dal ve gövdelerden çıkması olayı) bir bitki, meyveleri kavun şeklinde, küçük bir salatalık büyüklüğünde, ucu sivri, tazeyken limon sarısı-kırmızı renkte, kuruduktan sonra daha koyu olan ve açılmayan kapsüllerdir. Meyveleri çok tohumludur. Beyaz ya da açık mor renkteki ve badem şeklindeki tohumları kakao tanelerini teşkil eder. Meyveler içerisinden çıkarılan kakao tohumları ya hemen ya da bir süre fermentasyona bırakıldıktan sonra kurutulur. Fermentasyon sonucu acı lezzet kaybolur ve aromatik bir koku meydana gelir.50 meyveden yaklaşık 1 kg tohum elde edilir. Taneler kavrulur, kızılımsı kahverengi un haline getirilir ve yağı çıkarılır. Yağ çıktıktan sonra katılaşan kakao, yeniden öğütülerek çok ince toz haline getirilir ki bu toz, kakao tozunu teşkil eder. Bunun bileşiminde kafein ve teobromin gibi metil ksantinler bulunur. Ancak çikolata yapımında kullanılırken kakao yağı çıkarılmaz. Bu şekliyle yaklaşık yüzde 40 karbonhidrat ve yüzde 18 protein içeren bol kalorili bir besindir. Asıl zehirli kısmı ise içerdiği teobromin’den ileri gelir.<br />
<strong><br />
Etkisini Nasıl Gösteriyor ?</strong></p>
<p>Bu tipten zehirlenmelerde merkezi sinir sistemi uyarısı, işeme ve kalp atımının hızlanması (taşikardi) metil ksantinlerin hücre içi adenozin reseptörlerini engellemesiyle ortaya çıkar. Bunlar ayrıca hücre içindeki kalsiyum yoğunluğunu da yükselterek kalp ve iskelet kasının kasılabilirliğini artırırlar. Bunun yanı sıra hücre içindeki siklik adenozin monofosfat (cAMP) yoğunluğunu da artırdığından adrenalin ve noradrenalinin salıverilmesi de dolaylı olarak hızlanır.</p>
<p><strong>Duyarlılık ve Klinik Belirtiler Nelerdir ?</strong></p>
<p>Teobromin ve kafeinin her birinin öldürücü dozu 100-200 mg/kg’dır. Ama ağır zehirlenmeler ve yaşamı tehdit eden klinik belirtiler bu dozların altında da görülebilir. Amerika Birleşik Devletleri Hayvan Zehir Kontrol Merkezinin (APCC) verilerine göre, 20 mg/kg teobromin alanlarda orta dereceli klinik belirtiler, 40-50 mg/kg teobromin alanlarda ağır belirtiler ve 60 mg/kg teobromin alan köpeklerde de felçler görülmektedir. Metilksantinler plasentayı geçerek anne karnındaki yavruyu da etkiler. Ayrıca süte de geçtiklerinden henüz süt emen yavrular da bundan etkilenirler.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/kopekler-cikolata-yerse-neden-olur_1500.html' addthis:title='Köpekler Çikolata Yerse Neden Ölür ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fkopekler-cikolata-yerse-neden-olur_1500.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/kopekler-cikolata-yerse-neden-olur_1500.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Uzun İsimler</title>
		<link>http://www.webonur.net/en-uzun-isimler_1053.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/en-uzun-isimler_1053.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 08:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun alan adı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun albüm ismi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun bilimsel hayvan ismi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun bilimsel ismi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun Domaini]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun film ismi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun müzik grubunun ismi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın en uzun yer ismi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en uzun insan ismi ABD-Philadelphia’da yaşayan Alman bir göçmene ait.. Adı : Adolph Blaine Charles David Earl Frederick Gerald Hubert Irvim John Kenneth Loyd Martin Nero Oliver Paul Quincy Randolph Sherman Thomas Uncas Victor Willian Xerxes Yancy Zeus Soyadı: Wolfeschlegelsteinhausenberger dorffvoralternwareng ewissenhaftschaferswesenchafew arenwholgepflegeunds orgfaltigkeitbeschutzenvonange reifenduchihrraubgir iigfeindewelchevorralternzwolf tausendjahresvorandi eerscheinenbanderersteerdeemme shedrraumschiffgebra uchlichtalsseinursprungvonkraf tgestartseinlangefah rthinzwischensternartigraumauf dersuchenachdiestern welshegehabtbewohnbarplanetenk [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/en-uzun-isimler_1053.html' addthis:title='En Uzun İsimler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en uzun insan ismi ABD-Philadelphia’da yaşayan Alman bir göçmene ait..</p>
<p>Adı : Adolph Blaine Charles David Earl Frederick Gerald Hubert Irvim John Kenneth Loyd Martin Nero Oliver Paul Quincy Randolph Sherman Thomas Uncas Victor Willian Xerxes Yancy Zeus</p>
<p>Soyadı: Wolfeschlegelsteinhausenberger dorffvoralternwareng ewissenhaftschaferswesenchafew arenwholgepflegeunds orgfaltigkeitbeschutzenvonange reifenduchihrraubgir iigfeindewelchevorralternzwolf tausendjahresvorandi eerscheinenbanderersteerdeemme shedrraumschiffgebra uchlichtalsseinursprungvonkraf tgestartseinlangefah rthinzwischensternartigraumauf dersuchenachdiestern welshegehabtbewohnbarplanetenk reisedrehensichundwo hinderneurassevanverstandigmen shlichkeittkonntevor tpflanzenundsicherfreunanleben slamdlichfreudeundru hemitnichteinfurchtvorangreife nvonandererintlligen tgeschopfsvonhinzwischensterna rtigraum</p>
<p>Dünyanın en uzun bilimsel hayvan ismi Bir sinek türüne aittir;</p>
<p>Parastratiosphecomyia stratiosphecomyioides</p>
<p>Dünyanın en uzun yer ismi Amerika’da :</p>
<p>Los Angles’ın gerçek hali (İspanyolca) “El Pueblo de Nuestra Senora la Reina de los Angeles de Porciúncula”</p>
<p>Manası: “Ufak bölüm meleklerinin prensesi olan bayanımızın kasabası”</p>
<p>Galler’de :</p>
<p>Aynı zamanda dünyanın en uzun tek kelime domain ismi olan yerin adı :</p>
<p>Llanfairpwllgwyngyllgogerychwy rndrobwyll-llantysiliogogogoch</p>
<p>Manası: “Kızıl mağaranın Aziz Tysilio kilisesinin ve hızlı bir girdabın yakınlarındaki beyaz fındık ağaçlarının çukurunun içindeki Aziz Mary’nin kilisesi”</p>
<p>Yeni Zelanda’da : Bir tepe adı;</p>
<p>Tetaumatawhakatangihangakoauao tamateaurehaeaturipu kapihimaungahoronukupokaiwhenu aakitanarahu</p>
<p>Manası: “Toprak-yiyici olarak da bilinen, dağları tırmanan, kayan ve yutan büyük dizli adam Tamatea’nın sevgilisi için flütünü çaldığı yer”<br />
( http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/5/5b/New_Zealand_0577.jpg )</p>
<p>Tayland’da :</p>
<p>Hepimiz Bangkok diye bildiği şehrin gerçek adı;</p>
<p>Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Ayuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit</p>
<p>Manası: “Meleklerin toprakları, ölümsüzlüğün büyük şehri, zümrüt Buda’nın konağı, tanrı indranın ele geçirilemez şehri, 9 kıymetli mücevher bağışlanmış dünyanın yüce başkenti, mutlu şehir, kraliyet sarayının güzel başkenti, meleklerin ve reankarne olmuş ruhların sonsuz toprakları, tanrı indra tarafından verilen ve tanrı vishnukarn tarafından inşa edilen şehir”</p>
<p>Dünyanın en uzun film ismi</p>
<p>“Marat/Sade” olarak bilinen filmin resmi adı;</p>
<p>“The Persecution and Assassination of Jean-Paul Marat as Performed by the Inmates of the Asylum of Charenton Under the Direction of the Marquis de Sade”</p>
<p>Dünyanın en uzun müzik grubunun ismi</p>
<p>“The Clouds That Fondle Jagged Crags And Raging Storms Conspire And You Will Know Us By The Trail Of Dead”</p>
<p>Dünyanın en uzun albüm ismi</p>
<p>Cümle olarak Fiona Apple’ın albümü;</p>
<p>“When The Pawn Hits The Conflicts He Thinks Like A King What</p>
<p>He Knows Throws The Blows When He Goes To The Fight And</p>
<p>He’ll Win The Whole Thing `Fore He Enters The Ring There’s</p>
<p>No Body To Batter When Your Mind Is Your Might So When You</p>
<p>Go Solo, You Hold Your Own Hand And Remember That Depth Is</p>
<p>The Greatest Of Heights And If You Know Where You Stand,</p>
<p>Then You Know Where To Land And If You Fall It Won’t Matter,</p>
<p>Cuz You’ll Know That You’re Right”</p>
<p>Tek kelime olarak Soundgarden grubunun “Satanoscillatemymetallicsonata s” albümü…</p>
<p>Dünyanın en uzun şarkısının ismi</p>
<p>Christine Lavin’in “Regretting what I said to you when you called me at 11:00 on</p>
<p>Friday morning to tell me that 1:00 Friday afternoon you</p>
<p>were gonna leave your office, go downstairs, hail a cab, to</p>
<p>go out to the airport, to catch a plane, to go skiing in the</p>
<p>Alps for two weeks. Not that I wanted to go with you; I</p>
<p>wasn’t able to leave town, I’m not a very good skier, I</p>
<p>couldn’t expect you to pay my way, but after going out with</p>
<p>you for three years, I don’t like surprises” şarkısı</p>
<p>Dünyanın en uzun bilimsel ismi</p>
<p>-267 aminoasitten oluşan, “tryptophan” olarak bilinen ve kimyasal formülü “C1289 H2051 N343 O375 S8″ olan enzimin bilimsel adı!</p>
<p>“methionylglutaminylarginyltyro sylglutamylserylleuc ylphenylal<br />
anylalanylglutaminylleucyllysy lglutamylarginyllysy lglutamylg<br />
lycylalanylphenylalanylvalylpr olylphenylalanylvaly lthreonyll<br />
eucylglycylaspartylprolylglycy lisoleucylglutamylgl utaminylse<br />
rylleucyllysylisoleucylasparty lthreonylleucylisole ucylglutam<br />
ylalanylglycylalanylaspartylal anylleucylglutamylle ucylglycyl<br />
isoleucylprolylphenylalanylser ylaspartylprolylleuc ylalanylas<br />
partylglycylprolylthreonylisol eucylglutaminylaspar aginylalan<br />
ylthreonylleucylarginylalanylp henylalanylalanylala nylglycylv<br />
alylthreonylprolylalanylglutam inylcysteinylphenyla lanylgluta<br />
mylmethionylleucylalanylleucyl isoleucylarginylglut aminyllysy<br />
lhistidylprolylthreonylisoleuc ylprolylisoleucylgly cylleucyll<br />
eucylmethionyltyrosylalanylasp araginylleucylvalylp henylalany<br />
lasparaginyllysylglycylisoleuc ylaspartylglutamylph enylalanyl<br />
tyrosylalanylglutaminylcystein ylglutamyllysylvalyl glycylvaly<br />
laspartylserylvalylleucylvalyl alanylaspartylvalylp rolylvalyl<br />
glutaminylglutamylserylalanylp rolylphenylalanylarg inylglutam<br />
inylalanylalanylleucylarginylh istidylasparaginylva lylalanylp<br />
rolylisoleucylphenylalanylisol eucylcysteinylprolyl prolylaspa<br />
rtylalanylaspartylaspartylaspa rtylleucylleucylargi nylglutami<br />
nylisoleucylalanylseryltyrosyl glycylarginylglycylt yrosylthre<br />
onyltyrosylleucylleucylserylar ginylalanylglycylval ylthreonyl<br />
glycylalanylglutamylasparaginy larginylalanylalanyl leucylprol<br />
ylleucylasparaginylhistidylleu cylvalylalanyllysyll eucyllysyl<br />
glutamyltyrosylasparaginylalan ylalanylprolylprolyl leucylglut<br />
aminylglycylphenylalanylglycyl isoleucylserylalanyl prolylaspa<br />
rtylglutaminylvalyllysylalanyl alanylisoleucylaspar tylalanylg<br />
lycylalanylalanylglycylalanyli soleucylserylglycyls erylalanyl<br />
isoleucylvalyllysylisoleucylis oleucylglutamylgluta minylhisti<br />
dylasparaginylisoleucylglutamy lprolylglutamyllysyl methionyll<br />
eucylalanylalanylleucyllysylva lylphenylalanylvalyl glutaminyl<br />
prolylmethionyllysylalanylalan ylthreonylarginylser ine”</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/en-uzun-isimler_1053.html' addthis:title='En Uzun İsimler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fen-uzun-isimler_1053.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/en-uzun-isimler_1053.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

