Ads

‘Dünya Mirası’ Kabul Edilme Kriterleri

Bir ülkedeki kültürel, tarihi veya doğal varlıklarının Dünya Mirası Listesi’ne girebilmesi için, belirlenen kriterleri taşıması ve o ülkenin bu varlıkları korumayı garanti etmesi gerekiyor. Türkiye’den 9 ‘kültürel varlık’ Dünya Mirası Listesi’nde .

UNESCO Dünya Mirası Merkezi, gelecek nesillere tarihi bırakmak amacıyla kuruldu. Dünya Mirası Listesi de, bu merkez tarafından hazırlanıyor. 1972′de hazırlanan 38 maddelik Doğal ve Kültürel Mirası Koruma Konvansiyonu’nu imzalayan ülkelerdeki tarihi, kültürel ve doğal varlıklar Dünya Miras Listesi’ne alınıyor. Konvansiyonu imzalayan ülke, bu varlıkları devlet olarak korumayı da garanti etmiş oluyor.

Bugün Dünya Mirası Listesi’nde 142 devletten 851 yapı bulunuyor. Bunların 660′ı kültürel, 166′sı doğal, 25′i ise (karışık) kültürel ve doğal yapılar.

Türkiye’deki 9 ‘kültürel varlık’ da Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor. Bu varlıklar ve listeye alındıkları tarihler şöyle:

* Göreme Tarihi Milli Parkı ve Kapadokya (1985)
* Divriği Ulu Camii ve Melike Turhan Darüşifası (1985)
* İstanbul Tarihi Yarımada (1985)
* Hattuşaş ( 1986)
* Nemrut Dağı ( 1987)
* Pamukkale-Hierpolis (1988)
* Xantos-Letoon (1988)
* Safranbolu ( 1994)
* Truva Antik Şehir (1998)

DİKKATE ALINAN KRİTERLER
Bir varlığın Dünya Mirası Listesi’nde yer almak için, şu kriterlerden en az birine uyması gerekiyor:
* Yaratıcı insan dehasının ürününü temsil etmesi,
* Tarihin belli bir zamanını veya kültürel mekanını, mimari veya teknolojinin gelişimini, anıtsal sanatları, şehir veya peyzaj mimarisinin insani değerler arasındaki etkileşimini göstermesi,
* Kültürel geleneğin, yaşayan veya kayıp bir uygarlığın eşi olmayan veya istisnai tanıklığını içermesi,
* İnsan tarihinin anlamını taşıyan veya temsil eden bir yapı, mimari veya teknolojik topluluğun seçkin örneği olması,
* İnsan yerleşimine, toprak veya deniz kullanımına ilişkin bir örnek sunması, özellikle bu örneğin geri dönüşümü olmayan değişimlerin etkisiyle dayanıklılığını yitirmemesi,
* İstisnai düzeyde evrensel bir anlam taşıyan olaylar veya yaşayan gelenekler, fikirler, inançlar veya sanatsal ve edebi eserlerle doğrudan veya maddeten bağlantılı olması,
* Evrensel anlamda devam eden ekolojik veya biyolojik gelişimin örneği olması, veya ekosistem, kaynak su, karaya ait gelişim, hayvan ve bitkisel topluluğun örneği olması…

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Arabesk Neden Sevilir ?

Psikiyatri uzmanı Bekir Tasalı, arabesk müziğin popülaritesinin, Türk toplumunun duygusal yapısının çok güçlü olmasından kaynaklandığını söyledi.

Verta Hastanesi doktorlarından Psikiyatrist Bekir Tasalı, Türk insanının duygusal güçlülüğünün stresle bozulabildiğini ve depresyona çok sık girebildiğini belirtti.

Ülkede kültürel boyutta bakıldığında insanların hala psikiyatriste gelmekte zaman zaman güçlük çektiğini ifade eden Dr. Tasalı, “Psikiyatriste gidersem yanlış anlaşabilirim düşüncesi söz konusudur. Bu anlamda psikiyatriste bilinçli gelen hasta sayısı az. Bunu bilinç altı mekanizmalarla konversel, yani içindeki sıkıntıyı, gerginliği birtakım organlarına göre artık bilinç altı mekanizmalarla oluşturan insanları çok görüyoruz. Ülkemizde son yıllarda kardiyolojik anlamda, beslenme bozukluğuna bağlı hastalıkları çok sık görmekteyiz. Gerek çevresel etkenli (örneğin bir sel, tsunami gibi olaylarda) birçok felaketler anlamında, içindeki gerginliği, sıkıntıyı bilinç altına yerleştirip zaman zaman konversite edince, başka bir organı rahatsızlanıyormuş gibi bilinç altı mekanizmaları atıyor. Literatüre göre, kardiyoloji polikliniklerine başvuran hastaların yüzde 20 ila 40 arası, organik rahatsızlılık olmaksızın doktora müracaat etmektedir. Tabi burada içe kapanma da değerlendirilmeli. Kalp hastalıkları telafisi olmayan zararlara yol açabilir. Eğer birtakım tahlillerden sonra herhangi bir şey çıkmıyorsa, bu mutlaka psikiyatriktir” dedi.

Dr. Tasalı, depresyonun tedavisinde ilacın yanı sıra davranış terapisi ya da psikoterapik çalışmanın da yapılması gerektiğini vurguladı. Bir şeyle meşgul olmanın tedavi sürecinde çok büyük rolü olduğunu kaydeden Tasalı, “Çünkü, meşguliyet kişinin boşluğunu dolduran çok önemli bir faktördür. Düşünüp de boşlukta olmak insanın çok büyük handikapıdır. Bu tip bozuklukların tedavisi var. Kendi kapasiteniz ve kabiliyetiniz ölçüsünde size haz veren tüm davranışların sergilenerek uğraşıların yapılabilmesinin farmakolojik, psikiyatrik ve psikoterapik tedavinin yanı sıra uğraş tedavisinde de çok büyük rolü vardır. Bu bakımdan hastalarımız bizlere rahatlıkla gelsinler, biz onları takip edelim, konuşalım, görüşelim. Psikiyatri hastalarının uğraş tedavisi olmadan iyileşmeleri mümkün olmaz” diye konuştu.

Kaynak: www.mynet.com

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Toplam 133 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.« İlk...234...10...Son »
Sponsorlar: ZAYIFLAMA HAPI.ZAYIFLAMA.estetik.flash oyun.evden eve nakliye.evden eve nakliyat

Evden Eve Nakliyat- Chat - Mynet - Dini Sohbet - Sohbet - Masal dinle - Netcim