Ads

Enternasyonaller

Dünya işçi sınıfı hareketinin, uluslararası dayanışma ve örgütlenmeyi sağlayabilmek için, 19. yy’ın ikinci yarısında başlayan çalışmaları sonucu oluşturulan konferans ve sekreteryalara verilen addır.

Birinci Enternasyonal

1864 Eylülü’nde İngiliz, Fransız, İtalyan ve Alman işçi örgütlerinin yöneticileri tarafından Londra’da kurulmuştur. Birliğin tüzüğü ve manifestosu Alman delegeleri arasında bulunan Karl Marx, Friedrich Engels tarafından kaleme alınmıştır.

Bu manifestoda ortaya konulan temel düşünceler şunlardı: Proleteryanın bir sınıf partisi olarak örgütlenmesi, sosyal içerikli yasalar için savaşım, işçi kooperatiflerinin kurulması, gizli diplomasiye karşı savaşım, burjuva sınıf egemenliğinin yıkılması, işçi sınıfının ekonomik kurtuluşu ve bütün ülkeler işçilerinin birlik ve dayanışması.

Birinci Enternasyonal’in merkezi Londra’daydı. İngiliz ve Almanlardan oluşan bir yürütme kurulu vardı. Cenevre, Lozan, Brüksel, Basel ve La Haye’de beş kongre topladı. Daha sonra merkezi New York kentine taşındı. Ancak burada iyice etkisizleşti.

Birinci Enternasyonal içinde önceleri Prudhoncularla Marksistlerin çatışması vardı. Daha sonra Bakunin’in Enternasyonal’e katılmasıyla, Marx-Bakunin çatışması ortaya çıktı. La Haye Kongresi’nde bu nedenle bölünme oldu. İkinci Enternasyonal: 1889′da Paris’te toplandı.

Birinci Enternasyonal’in aksine, merkezi bir örgüt olma çabasına hiç girişmedi, hatta 1900′e gelene dek formel bir sekreterya bile oluşturmadı. İkinci Enternasyonal sekiz kongre yaptı. Bunlar Brüksel (1891), Zürih (1893), Londra (1896), Paris (1900), Amsterdam (1904), Stuttgart (1907), Kopenhag (1910) ve Basel (1912) kongreleridir.

İkinci Enternasyonal

Sekreteryası 1900′dan itibaren Brüksel’de çalışmaya başladı. İkinci Enternasyonal’in düzenlediği kongrelerde ilk yıllarda anarşizm ile marksizm arasındaki sınır üzerinde derinliğine tartışıldı. Daha sonraki yıllarda tartışılan konular sınıf savaşının ilkeleri ve sosyalist partilerin burjuva partileri ile koalisyonlara katılmasının uygun olup olmayacağı idi.

Birinci Dünya Savaşı’nın yaklaştığı yıllarda ise en çok üzerinde durulan konu savaş tehlikesi ve bir savaş anında işçi sınıfının alması gereken tavır oldu. Birinci Dünya Savaşı çıkınca İkinci Enternasyonal’in çalışmaları kesildi.

1919 Martı’nda SSCB Moskova’da Üçüncü Enterasyonal’i toplayarak (Komintern) İkinci Enternasyonal’in dağıtıldığını ilan etti. Ancak Avrupa’nın sosyal-demokrat kimi partileri, İkinci Enternasyonal’in devamı olarak Sosyalist Enternasyonal’i oluşturdular.

Üçüncü Enternasyonal

1919 Martı’nda Moskova’da toplandı. Temel amacı dünya sosyalist devrimi’nin örgütlenmesi ve kanalize edilmesiydi. Rusya dışında Avrupa devriminin gerçekleşmemesine karşın, Üçüncü Enternasyonal 1943′e dek yaşadı.

Bu tarihte SSCB’nin kapitalist müttefiklerine bir cemilesi olarak kapatıldığı ilan edildi. Bu arada 1937′de Meksika’da Troçki tarafından Dördüncü Enternasyonal ilan edilmiştir.

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Wall Street Kuralları

Alım-satım zamanlaması, hangi hisse senedinin alınıp satıldığından daha önemlidir (When to buy and sell is more important than what to buy and sell).

Önemli olan hisse senedine ödediğiniz para değil, satın aldığınız andır (It is not the price you pay for a stock, but the time you buy it that counts).

Hisse senedi alırken doğru karar vermek, satışta karşılaşılan sorunların yarısını çözer (Buying right solves half of your selling problems).

Her zaman piyasa içinde bulunmaya gerek yoktur. Elinizde hisse senedi tutmadığınız anlar da olabilir (There is no need to be always in the market).

Sık sık hisse senedi değiştirmekten kaçının (Avoid too-frequent switching).

Gün içinde, aynı hisse senedinde alım ve satım yaparak kâr etme yöntemini uygulamayın (Do not day trade).

Sahip olduğunuz hisse senedini hiçbir zaman kutsal bir varlık gibi görmeyin (Never put a halo around a stock).

Şirketler çağın şatlarına uymak zorundadır. Ortağı olduğunuz şirkete körü körüne bağlanmayınız (Don’t marry your stocks).

Sahip olduğunuz hisse senedini piyasada oluşan en yüksek fiyattan satabileceğiniz konusunda kendinizi şartlandırmayın (Don’t try to get the last eighth).

Piyasa değeri, alış fiyatının üzerine çıktığında hisse senedini satan kimse zarar etmez. Kağıt üzerinde gözüken kâr yerine, kasanıza aktarılan kârı tercih etmelisiniz (No one ever went broke taking profits).

Kasadaki bir birimlik kârı, kağıt üzerindeki iki birimliğe tercih ediniz (In the stock market, one good profit in hand is worth two one paper).

Hisse senedi piyasasında kazanmanın sırrı, yanlış bir karar verildiğinde en az zarar edebilmektir (The whole secret to winning in the stock market is to lose the least amount possible when you’re not right).

Hisse senetleri, sürekli yükselen piyasanın doruğunda “çekici”; düşen piyasanın dip noktasında ise “çok kötü” olarak algılanır (Stocks look best at the top of a bull market and worst at the bottom of the bear market).

Sahip olduğunuz bir hisse senedi, yeniden satın almayacağınız bir fiyata eriştiğinde satışa geçin (If you would not buy a stock, sell it).

Kendinizden emin değilseniz hiçbir şey yapmayın (When in doubt, do nothing).

Piyasada oluşan fiyatlar sürekli dalgalanacaktır (The market will continue to fluctuate).

Parasal ihtiyacınızı karşılamak için kesinlikle spekülasyon yapmayın (Never speculate for a specific need).

Elde ettiğiniz kârın yarısını kasanıza aktarın (Put half your profits in a safety deposit box).

Piyasanın düşüş zamanı geldiğinde uyarı amacıyla zil çalınmaz (They don’t ring a bell at the top of the market).

İlgilendiğiniz hisse senedi sizi tanımaz; ne umduğunuzu, ne istediğinizi önemsemez (The stock does not know who you are, and it doesn’t care what you hope or want).

İyi hisse senedi yoktur. Tüm hisse senetleri kötüdür, fiyatları artmadığı sürece (There are no good stock. They are all bad …unless they go up).

Borsada iki duygu yoğunca yaşanır; umut ve korku. Ne ilginçtir ki, korkmamız gerekirken umut ederiz; umut etmemiz gerekirken de korkarız. (There are two emotions in the market – hope and fear. The only problem is we hope when we should fear and we fear when we should hope.).

Hisse senetleri, “gerçek değerleri” olduğu için satın alınmaz. Asıl neden, hisse senetlerine sizden daha fazla para ödemeye hazır olan ve sizden daha çılgın birinin piyasada bulunmasıdır. (You don’t buy a stock because it has real value. You buy it because you feel there is always greater fool down the street ready to pay more than you paid.)

Gönderiliyor, Lütfen Bekleyin....

Bu yazıda telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Toplam 15 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123...10...Son »
Sponsorlar: ZAYIFLAMA HAPI.ZAYIFLAMA.estetik.flash oyun.evden eve nakliye.evden eve nakliyat

Evden Eve Nakliyat- Chat - Mynet - Dini Sohbet - Sohbet - Masal dinle - Netcim