<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WEBONUR &#187; Coğrafya</title>
	<atom:link href="http://www.webonur.net/category/cografya/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webonur.net</link>
	<description>İnternetinizin Yeni Portu..!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 22:50:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin İlleri</title>
		<link>http://www.webonur.net/turkiyenin-illeri_4659.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/turkiyenin-illeri_4659.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 16:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[İl Plaka Kodu]]></category>
		<category><![CDATA[Plaka Kodları]]></category>
		<category><![CDATA[Plaka Kodu]]></category>
		<category><![CDATA[Plaka Kodu Listesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyenin Plaka Kodları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4659</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de bir ilin merkez ilçesi genellikle ille aynı ada sahip olmasına rağmen bu her zaman geçerli değildir. 2004 itibariyle Türkiye&#8217;nin 81 ilinin üçünün adı il merkezinin adından farklıdır: Hatay, Kocaeli ve Sakarya. Bu illerin il merkezlerinin adı sırasıyla Antakya, İzmit ve Adapazarı&#8217;dır. Eskiden Hakkari ilinin merkezi Çölemerik, Tunceli ilinin merkezi Kalan&#8217;dı. Türkiye&#8217;nin toplam 81 ili [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/turkiyenin-illeri_4659.html' addthis:title='Türkiye&#8217;nin İlleri ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de bir ilin merkez ilçesi genellikle ille aynı ada sahip olmasına rağmen bu her zaman geçerli değildir. 2004 itibariyle Türkiye&#8217;nin 81 ilinin üçünün adı il merkezinin adından farklıdır: Hatay, Kocaeli ve Sakarya. Bu illerin il merkezlerinin adı sırasıyla Antakya, İzmit ve Adapazarı&#8217;dır. Eskiden Hakkari ilinin merkezi Çölemerik, Tunceli ilinin merkezi Kalan&#8217;dı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin toplam 81 ili vardır. <strong>İl</strong>, merkezi yönetimin taşra birimlerinin en büyüğüne verilen isim. Merkezi yönetimin kendi taşra temsilcilerine yetki devretmesi anlamına gelen <strong>&#8220;yetki genişliği&#8221;</strong>ilkesi uyarınca kurulan illerin bağımsız hukuksal varlıkları ve tüzel kişilikleri yoktur, ama tüzel kişiliğe sahipil özel idaresi aracılığıyla, yerinden yönetim birimi özellikleri taşırlar.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bir ilin merkez ilçesi genellikle ille aynı ada sahip olmasına rağmen bu her zaman geçerli değildir.2004itibariyleTürkiye&#8217;nin 81 ilinin üçünün adı il merkezinin adından farklıdır: Hatay, Kocaeli ve Sakarya. Bu illerin il merkezlerinin adı sırasıyla Antakya, İzmit ve Adapazarı&#8217;dır. Eskiden Hakkari ilinin merkezi Çölemerik, Tunceli ilinin merkezi Kalan&#8217;dı. Artvin 1956&#8242;ya kadar Çoruh ilinin merkeziydi. Bu tarihten sonra ilin adı Artvin olarak değiştirildi. Benzer biçimde Mersin ilinin adı da yakın zamana kadar İçel&#8217;di. İlin adının2002&#8242;de Mersin&#8217;e çevrilmesine rağmen il plaka sırası 33 kaldı. Türkiye&#8217;de merkezinin adı farklı olan ilçeler de vardır. Örneğin: Afyon&#8217;a bağlıSincanlı ilçesinin merkezinin adı Sinanpaşa&#8217;dır.</p>
<p>Aşağıdaki liste, illerin trafik plaka numaralarına göre sıralanmıştır.</p>
<ol>
<li>Adana</li>
<li>Adıyaman</li>
<li>Afyon</li>
<li>Ağrı</li>
<li>Amasya</li>
<li>
<div id="Tp12">Ankara</div>
</li>
<li>Antalya</li>
<li>Artvin</li>
<li>Aydın</li>
<li>Balıkesir</li>
<li>Bilecik</li>
<li>Bingöl</li>
<li>Bitlis</li>
<li>Bolu</li>
<li>Burdur</li>
<li>Bursa</li>
<li>Çanakkale</li>
<li>Çankırı</li>
<li>Çorum</li>
<li>Denizli</li>
<li>Diyarbakır</li>
<li>Edirne</li>
<li>Elazığ</li>
<li>Erzincan</li>
<li>Erzurum</li>
<li>Eskişehir</li>
<li>Gaziantep</li>
<li>Giresun</li>
<li>Gümüşhane</li>
<li>Hakkari</li>
<li>Hatay</li>
<li>Isparta</li>
<li>Mersin</li>
<li>İstanbul</li>
<li>İzmir</li>
<li>Kars</li>
<li>Kastamonu</li>
<li>Kayseri</li>
<li>Kırklareli</li>
<li>Kırşehir</li>
<li>Kocaeli</li>
<li>Konya</li>
<li>Kütahya</li>
<li>Malatya</li>
<li>Manisa</li>
<li>Kahramanmaraş</li>
<li>Mardin</li>
<li>Muğla</li>
<li>Muş</li>
<li>Nevşehir</li>
<li>Niğde</li>
<li>Ordu</li>
<li>Rize</li>
<li>Sakarya</li>
<li>Samsun</li>
<li>Siirt</li>
<li>Sinop</li>
<li>Sivas</li>
<li>Tekirdağ</li>
<li>Tokat</li>
<li>Trabzon</li>
<li>Tunceli</li>
<li>Şanlıurfa</li>
<li>Uşak</li>
<li>Van</li>
<li>Yozgat</li>
<li>Zonguldak</li>
<li>Aksaray</li>
<li>Bayburt</li>
<li>Karaman</li>
<li>Kırıkkale</li>
<li>Batman</li>
<li>Şırnak</li>
<li>Bartın</li>
<li>Ardahan</li>
<li>Iğdır</li>
<li>Yalova</li>
<li>Karabük</li>
<li>Kilis</li>
<li>Osmaniye</li>
<li>Düzce</li>
</ol>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/turkiyenin-illeri_4659.html' addthis:title='Türkiye&#8217;nin İlleri ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fturkiyenin-illeri_4659.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/turkiyenin-illeri_4659.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara Etnografya Müzesi</title>
		<link>http://www.webonur.net/ankara-etnografya-muzesi_4651.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ankara-etnografya-muzesi_4651.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 20:42:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4651</guid>
		<description><![CDATA[Ankara Etnografya Müzesi önceleri Arkeoloji Müzesi olarak kullanılması düşünülmüş, sonra Resim Heykel Müzesi olmasına karar verilmiş, açılış töreninden sonra bugünkü işlevine kavuşmuştur. Tarihçe 1924 yılına kadar Anadolu&#8217;da Kurtuluş Savaşı&#8217;na katılan, milli kültüre önem veren devrimciler, Türklerin maddi ve manevi kültü mirasını içeren bir Etnografya Müzesi&#8217;nin kurulmasının gerekliliğine inanıyorlardı. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ankara-etnografya-muzesi_4651.html' addthis:title='Ankara Etnografya Müzesi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Etnografya Müzesi önceleri Arkeoloji Müzesi olarak kullanılması düşünülmüş, sonra Resim Heykel Müzesi olmasına karar verilmiş, açılış töreninden sonra bugünkü işlevine kavuşmuştur.</p>
<h2>Tarihçe</h2>
<p>1924 yılına kadar Anadolu&#8217;da Kurtuluş Savaşı&#8217;na katılan, milli kültüre önem veren devrimciler, Türklerin maddi ve manevi kültü mirasını içeren bir Etnografya Müzesi&#8217;nin kurulmasının gerekliliğine inanıyorlardı. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, eski mesai arkadaşı Budapeşte Etnografya Müzesi şeflerinden Türkolog J. Meszaroş&#8217;un müzenin kuruluşu konusundaki görüşleri sorularak, kendisine hizmet teklif edildiği, Prof. Meszaroş&#8217;un bakanlığa sunduğu 29 Kasım 1924 tarihli raporundan anlaşılmaktadır. Böylece Halk Müzesi&#8217;nin kurulmasına hazırlık yapılmak üzere, 1924&#8242;te İstanbul&#8217;da Prof. Celal Esad (Arseven) başkanlığında, daha sonra 1925 yılında İstanbul Müzeler Müdürü Halil Ethem (Erdem) başkanlığında, eser toplamak ve satın almak üzere özel bir komisyon kurulmuştur. Satın alınan 1250 adet eser, 1927 yılında inşası tamamlanan müzede teşhir edilmiştir. Müze Müdürlüğü&#8217;ne de Hamit Zübeyr Koşay atanmıştır.</p>
<p>&#8212;-</p>
<p>15 Nisan 1928 yılında müzeyi ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal Paşa ( Atatürk) müze hakkında bilgi aldıktan sonra, Afgan Kralı Amanullah Han&#8217;ın Türkiye&#8217;yi ziyaretleri nedeniyle, müzenin açılmasına emir buyurmuşlardır. Müze 18.7. 1930&#8242;da halka açılmış ve 1938 Kasım ayında Müzenin iç avlusu, geçici kabir olarak ayrılıncaya kadar açık kalmıştır. Atatürk&#8217;ün naaşı 1953&#8242;de Anıtkabir&#8217;e nakline değin burada kalmıştır. Bu kısım halen Atatürk&#8217;ün anısına hürmeten sembolik bir kabir şeklinde korunmaktadır, üzerinde beyaz mermere yazılmış şu kitabe bulunmaktadır.</p>
<p>“Burası 10.11.1938&#8242;de sonsuzluğa ulaşan Atatürk&#8217;ün 21.11.1938 den 10.11.1953 e kadar yattığı yerdir.”</p>
<p><em>15 yıl süreyle Etnografya Müzesi Anıtkabir görevini görmüştür. Devlet başkanlarının, elçilerin, yabancı heyetlerin ve halkın ziyaret yeri olmuştur. Bu süre içinde müzede çalışmalar sürdürülmüş 6-14.11.1956 tarihinde Uluslararası Müzeler Haftası nedeniyle gerekli değişiklikler yapılarak, tekrar halkın ziyaretine açılmıştır.</em></p>
<h2>Mimarisi</h2>
<p>Binanın mimarı Arif Hikmet Koyunoğlu Cumhuriyetin ilk dönem mimarlarının en değerlilerindendir. Müteahhiti ise Nafiz Bey&#8217;dir.</p>
<p>Bina dikdörtgen planlı olup, tek kubbelidir. Yapının taş duvarları küfeki taşı ile kaplanmıştır. Alınlık kısmı mermer olup üzerleri oyma süslüdür.</p>
<p>Binaya 28 basamaklı bir merdivenle çıkılır. 4 sütunlu, üçlü bir giriş sistemi vardır. Kapıdan girilince kubbe altı holüne ve buradan da iç avlu denilen sütunlu kısma geçilir. Buranın ortasına mermer bir havuz yapılmış, çatı kısmı açık bırakılmıştır. Daha sonra bu iç avlu Atatürk&#8217;e geçici kabir olarak ayrıldığında, havuz bahçeye nakledilerek, çatısı kapatılmıştır. İç avlunun etrafında simetrik olarak büyüklü küçüklü salonlar yer almaktadır. İdare kısmı müzeye bitişik olup iki katlıdır.</p>
<p>Müze önünde at üstünde duran bronz <em>Atatürk Heykeli</em> 1927&#8242;de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İtalyan Sanatkarı P. Conanica&#8217;ya yaptırılmıştır.</p>
<h2>Sergilenenler</h2>
<p>Etnografya Müzesi, Türk Sanatının Selçuklu Devrinden zamanımıza kadar devam eden örneklerinin sergilendiği bir müzedir.</p>
<p>Anadolu&#8217;nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri, süs eşyaları, ayakkabı, takunya örnekleri, Sivas yöresi kadın ve erkek çorapları çeşitli keseler, oyalar, çevreler, uçkurlar, peşkirler, bohçalar, yatak örtüleri, gelin kıyafetleri, damat tıraş takımları eski geleneksel Türk sanatının birer temsilcileridir.</p>
<p>Türklere özgü teknik malzeme ve desenlerle kendi içinde halı dokuma merkezlerinden Uşak, Gördes, Bergama, Kula, Milas, Ladik, Karaman, Niğde, Kırşehir yörelerine ait halı ve kilim koleksiyonu vardır.</p>
<p>Anadolu Maden sanatının güzel örnekleri arasında XV.Yüzyıldan kalma Memlük kazanları, Osmanlı şerbet kazanları, güğüm leğen, sini, kahve tepsisi, sahanlar, taslar, mum makasları vb. çeşitli madeni eserler vardır.</p>
<p>Osmanlı Devri yayları, okları, çakmaklı tabancalar, tüfekler kılıç ve yatağanlar, Türk çini porselenleri ve Kütahya porselenleri, tasavvuf ve tarikat ile ilgili eşyalar, Türk yazı sanatının güzel örneklerinden levhalar bulunmaktadır.</p>
<p>Türk ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden, Selçuklu Sultanı III. Keyhüsrev&#8217;in tahtı (XIII. y.y.), Ahi Şerafettin Sandukası (XIV.y.y.), Nevşehir Ürgüp&#8217;ün Damsa Köyü Taşhur Paşa Camii mihrabı (XII. y.y.), Siirt Ulu Camii Mimberi (XII.y.y.) Merzifon Çelebi Sultan Medresesi Kapısı (XV.y.y.) müzemizin önemli eserlerindendir.</p>
<p>VII. Dönem T.B.M.M. üyesi Besim Atalay&#8217;ın müzeye armağan ettiği koleksiyonu çeşitli devirlere ait Türk sanat tarihlerini içermektedir.</p>
<p>Müzede özellikle Anadolu etnografya ve folkloru, sanat tarihi ile ilgili eserleri içeren bir ihtisas kütüphanesi bulunmaktadır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ankara-etnografya-muzesi_4651.html' addthis:title='Ankara Etnografya Müzesi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fankara-etnografya-muzesi_4651.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ankara-etnografya-muzesi_4651.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hatuniye Medresesi (Kayseri)</title>
		<link>http://www.webonur.net/hatuniye-medresesi-kayseri_4649.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/hatuniye-medresesi-kayseri_4649.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 20:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=4649</guid>
		<description><![CDATA[Hatuniye Medresesi, şehir merkezindeki Cami-i Kebir mahallesindedir. 835 H./ 1432 M. yılında, Dulkadiroğullarından Nasıreddin Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Diğer adı Hatuniye Medresesi, şehir merkezindeki Cami-i Kebir mahallesindedir. 835 H./ 1432 M. yılında, Dulkadiroğullarından Nasıreddin Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Diğer adı Şamiler Medresesi’dir. İki eyvanlı Hatuniye Medresesi Anadolu&#8217;da Selçuklu medrese mimarisine uygun, simetrik planlı ve önündeki çeşmesiyle klasik [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/hatuniye-medresesi-kayseri_4649.html' addthis:title='Hatuniye Medresesi (Kayseri) ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hatuniye Medresesi, şehir merkezindeki Cami-i Kebir mahallesindedir. 835 H./ 1432 M. yılında, Dulkadiroğullarından Nasıreddin Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Diğer adı<strong> Hatuniye Medresesi</strong>, şehir merkezindeki Cami-i Kebir mahallesindedir. 835 H./ 1432 M. yılında, Dulkadiroğullarından Nasıreddin Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Diğer adı <em>Şamiler Medresesi</em>’dir.</p>
<p>İki eyvanlı Hatuniye Medresesi Anadolu&#8217;da Selçuklu medrese mimarisine uygun, simetrik planlı ve önündeki çeşmesiyle klasik hatlarını korumaktadır. Karamanlı medreseleriyle paralel bir gelişme gösterir. Medrese, Dulkadirlilerden Melik Nasırüddin Mehmed Bey tarafından 1431 – 1432 yıllarında yaptırılmıştır.</p>
<p>Kapısının üzerindeki mermer kitabesinde şu ifadeler yer almaktadır: &#8220;Bu medreseyi büyük emir, hayır ve hasenat sahibi Arap ve Acem&#8217;in sultanlarının sultanı, dünyada emirler sultanı, dünya ve dinin yardımcısı saadetli merhum Halil oğlu Mehmed Allah günlerini daim etsin, Müslümanlar da o durdukça faydalandırsın- sevap umarak, ilim öğrenmekle uğraşacak, alim ve öğrenciler için Şevval 835&#8242;te (Haziran 1432) yaptırdı. Allah onun iütuf ve ihsanını kabul buyursun.&#8221;</p>
<p>Medrese sade ve sağlam bir kesme taş mimarisi ile klasik eyvanlı medreselerine bağlanmaktadır. Yapıldığı dönem Kayseri&#8217;nin sıkça el değiştirdiği bir dönemdir.</p>
<p>Medreseye batı yönündeki taçkapıdan girilir. Mukarnas dolgulu ve gösterişli taçkapı nişinin sağındaki cephe, ortada bir sütun üzerine sivri kemerlerle iki gözlü bir çeşme olarak düzenlenmiştir. giriş eyvanının iki tarafında ise avluya bakan tonozla örtülü derin birer niş yer almıştır.</p>
<p>Giriş eyvanından sonra avluya çıkılır. Giriş tarafındaki revakın üç kemerinden giriş kapısını ortalayan ortadaki diğer iki tanesinden daha geniştir. Bu revakın üzerindeki tonoz çatıyı iyon tarzında iki sütun taşımaktadır. Giriş eyvanın her iki tarafında küçük birer eyvan niteliğinde iki hücre bulunmaktadır. Bu hücrelerin hemen yanında da terasa çıkmayı sağlayan birer merdiven bulunmaktadır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/hatuniye-medresesi-kayseri_4649.html' addthis:title='Hatuniye Medresesi (Kayseri) ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fhatuniye-medresesi-kayseri_4649.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/hatuniye-medresesi-kayseri_4649.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adana Hakkında Bilgiler</title>
		<link>http://www.webonur.net/adana-hakkinda-bilgiler_2421.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/adana-hakkinda-bilgiler_2421.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adananın Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Adananın Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adananın İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adananın Nesi Ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[Adananın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Adananın Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2421</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 17.253 km² Nüfus: 1.934.907 (1990) İl Trafik No: 01 İLÇELER: Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık’ tır. Aladağ: Adana’ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/adana-hakkinda-bilgiler_2421.html' addthis:title='Adana Hakkında Bilgiler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 17.253 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 1.934.907 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 01</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık’ tır.</p>
<p><strong>Aladağ</strong><strong>:</strong> Adana’ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı mağarası bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Ceyhan:</strong> Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluğunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik değerleridir. Yılankale’nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali’nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu’nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi’nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray ‘da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Feke:</strong> İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır.</p>
<p><strong>İmamoğlu</strong><strong>:</strong> İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir.</p>
<p><strong>Karaisalı:</strong> İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman Köprüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. Yerköprü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir.</p>
<p><strong>Karataş</strong><strong>:</strong> İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coğrafi konumu ile İlk Çağda büyük önem taşımış bir şehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleşim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. Karataş’ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleşmesinde yer alan Akyatan Gölü ve Kuş Cenneti bu ilçededir.</p>
<p><strong>Kozan: </strong>İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır.</p>
<p>Kozan’ın 22 km. güney doğusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza şehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuştur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaşan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür.</p>
<p><strong>Pozantı: </strong>İl merkezine 116 km. mesafededir. Coğrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuştur. Eski ve yeni Anakşa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek Boğazı’nın girişindedir. Gülek boğazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekanlarındandır.</p>
<p><strong>Saimbeyli:</strong> Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin’dir. Burada Orta Çağda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Seyhan:</strong> İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş Köprü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.</p>
<p><strong>Tufanbeyli</strong><strong>:</strong> İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoğusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan “Şar” kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduğu sanılan Alakapı antik şehrin sağlam kalmış yapılarıdır. Şar harabelerinin güneyinde Doğanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir.</p>
<p><strong>Yumurtalık: </strong>İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz’de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.</p>
<p>Yüreğir: Yüreğir’in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı’nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü’nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir.</p>
<p><strong>NASIL GİDİLİR</strong></p>
<p><strong>Karayolu:</strong> D-400 Karayolu ve uluslararası TEM otoyolu ile Adana’ya ulaşılır. Ankara’ dan Aksaray , Pozantı üzerinden 472 km, İzmir’den Afyon Konya Ereğli üzerinden 873 km. İstanbul’dan Bolu, Ankara, Aksaray Pozantı 909 km sonra Adana’ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otogardan, Türkiye’nin her yerine otobüs seferleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Demiryolu:</strong> Adana demiryolu ile İç Anadolu , Antep ve Mersin’e bağlıdır.</p>
<p>Adana Garının şehir merkezine uzaklığı 1 km.’ dir.</p>
<p><strong>Havayolu:</strong> Havayolu Şakirpaşa HAva Limanı’ndan sağlanmaktadır. 2750 x 45m² ebadında her türkü gövdeli uçağın iniş ve kalkışına uygun bir piste sahiptir. Şakirpaşa Hava Limanı uluslararası trafiğe açıktır. Tarifli ve düzenli seferlerle direk olarak Almanya, K.K.T.C. ve Arabistan’a İstanbul üzerinden de tüm dünya ülkelerine dış hat seferleri yapılmaktadır. Yaz aylarında trafik yoğunluğuna paralel olarak charter seferleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Denizyolu:</strong> Adana il sınırları içerisinde uluslararası petrol ve yük taşımacılığına açık Botas Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>MÜZELER VE ÖRENYERLERİ</strong></p>
<p><strong>Adana Müzesi</strong></p>
<p><strong>Adana Etnografya Müzesi</strong></p>
<p><strong>Adana Arkeoloji Müzesi</strong></p>
<p><strong>Adana Atatürk Müzesi</strong></p>
<p><strong>Misis</strong><strong> Mozaik Müzesi</strong></p>
<p><strong>Anavarza</strong><strong> (Dilekkaya Köyü) Ören Yeri:</strong> Adana’nın Ceyhan ilçesi, Kozan-Kadirli yolunun yaklaşık 20. km’sinde Dilekkaya köyü yakınındadır. Çukurova’nın ortasında birdenbire yükselen büyük bir kaya kütlesinin önünde kurulmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde “Anazarbus” olarak anılmıştır. Kentin Roma imparatorluk devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. Roma imparatorlarından Septimius Severus’un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus’un tarafını tutan kent, Severus’un 194 yılında galip gelerek imparatorluğun tek hâkimi olmasından sonra ödüllendirilerek tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. M.S.204-205 yılında Kilikia, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur. Anavarza, 408 yılında antik Kilikia eyaletinin baş kenti olmuştur. Şehrin Kalesi, Roma ve İslami dönemlere ilişkin izler taşımaktadır. Ören yerinde ayakta kalan kalıntılardan surlar, zafer takkı, kale, sütunlar ve mozaikli iki havuz görülmeye değer niteliktedir. Günümüzde açık hava müzesi olarak faaliyet göstermektedir.</p>
<p><strong>Şar (Şar Köy) Ören Yeri:</strong> Toros Dağları üzerinde Adana’ya 210 km. uzaklıktaki Tufanbeyli ilçesinin 20 km. kuzeydoğusundaki Şar Köyü’nde yer almaktadır. Şar, Hitit döneminde “Komana” adıyla bilinen önemli bir merkezdir. Ayrıca Roma devrinden kalma açık hava tiyatrosu, Bizans devrinden kalma kilise ve mermer bloklardan inşa edilmiş 6 m. boyundaki “Ala Kapı” görülmeye değer eserlerdendir.</p>
<p><strong>Misis</strong><strong> (Yakapınar) Ören Yeri:</strong> Misis antik kenti, Ceyhan Nehri kenarında, tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş, Adana’dan sonra gelen ikinci bir geçit durumundadır. Misis’in tarihi, antik kentin üzerinde bulunduğu ve Neolitik Çağ’a tarihlenen höyük ile başlar. Misis’i Truva kahramanlarından Mopsos’un kurmuş olduğu söylenmektedir. Hitit, Assur, Makedonya ve Seleukosların eline geçmiş, Roma ve Bizans devirlerinde de önemli bir merkez olmuştur. M.S. 8. yüzyıldan itibaren Abbasiler döneminde yeniden imar edilmiştir. 1517 yılından sonra Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girmiş olan Misis’te bugün ayakta kalmış olan eserler M.S. 4. yüzyıla ait bir bazilikanın mozaik taban döşemeleri, dokuz gözlü bir taş köprü, akropoldeki surlar, sukemerleri ve hamam kalıntıları ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan Havraniye Kervansarayı ve tek kubbeli mescittir.</p>
<p><strong>Magarsos</strong><strong> Ören Yeri:</strong> Adana’nın sahil ilçesi Karataş’ta Dört Direkli mevkiindedir. Antik Kilikia’nın önemli kentlerinden olan Mallos’un dini merkezi olan Magarsos, tapınaklarıyla tanınmış, özellikle Büyük İskender’in dua ettiği Athena Tapınağı ile ün kazanmıştır. Deniz boyunca uzanan şehir surları, tiyatro, stadium, kilise ve hamam kalıntıları ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.</p>
<p><strong>Ayas</strong><strong> (Aigaiai – Yumurtalık) Ören Yeri:</strong> Kurulduğu tarih tam olarak bilinmeyen Ayas (Aigaiai) antik kenti Helenistik devirde Bergama’daki gibi dünyanın üç asklepieion tapınağından biri ile ünlü idi. Roma imparatorluk döneminde gelişmesini devam ettiren Ayas, Ortaçağ’da doğunun Akdeniz’e açılan en önemli liman kentlerinden biri olmuştur.</p>
<p>Özellikle Ceneviz ve Venedikli tüccarlar Aigaiai Limanı’nda koloniler kurmuşlardır. Ünlü seyyah Marco Polo Çin seyahati için 1268 yılında bu limandan karaya çıkmış, seyahatini tamamladıktan sonra yine bu limandan gemiye binip Venedik’e dönmüştür. Ayrıca Ayas ve Atlas kaleleri, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan üç katlı gözetleme kulesi, Osmanlı ve Roma hamamları kentin tarihi zenginliğini artırmaktadır.</p>
<p><strong>Akören</strong><strong> Ören Yeri:</strong> Toroslar üzerindeki Aladağ ilçesinin bir beldesi olan Akören yeni tespit edilmiş bir ören yeridir. Yapılan araştırmalara göre iki mahalleden oluşan ören yerinde ayakta kalmış dört adet kilise, yapı kalıntıları ve caddeler saptanmıştır. Kazılardan elde edilen yazıtların incelenmesinden burasının Roma devrinden beri yayla olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.</p>
<p><strong>Ceyhan-Sirkeli Muvattali Kabartması ve Ören Yeri:</strong> Eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde yer alan Sirkeli köyünde Ceyhan Nehri kenarında bir kaya kütlesinin üzerinde bulunmaktadır.</p>
<p>Yakında Sirkeli Höyüğü bulunur. Hitit İmparatoru Muvattali, Mısır Firavunu Ramses ile yaptığı ünlü Kadeş Savaşı’na giderken buraya uğramış ve bu olaydan sonra Hititler tarafından bu yerin kutsallığına inanılmıştır. Muvattali kabartması Anadolu’daki en eski Hitit kabartması olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.</p>
<p><strong>Tepebağ</strong><strong> Evleri: </strong>Eski Adana evleri, aynı adlı Tepebağ Höyüğü’nün üzerinde ve eteklerindedir. Tarihi sur içindeki Adana şehrinin yüzlerce yıllık kültürü burada saklıdır. Tepebağ Evleri’nin çoğu 18. yüzyılda yapılmıştır.</p>
<p><strong>Kastabala</strong><strong> Örenyeri</strong></p>
<p><strong>KALELER</strong></p>
<p><strong>Yılan Kale:</strong> Misis ile Ceyhan arasında, ovaya hâkim bir tepe üzerindedir. İç Anadolu’dan gelip Gülek Boğazı yoluyla Adana, Misis, Payas ve Antakya’dan geçen tarihi istila ve kervan yolunun üzerinde bulunan kale, dağ kaleleri zincirinin ilk halkasıdır. Halk arasında “Şahmeran Kalesi” olarak da bilinen kalede Şeyh Meran adlı bir kişinin yılan yetiştirip terbiye ettiği söylentisi yaygındır.</p>
<p><strong>Dumlu</strong><strong> Kalesi:</strong> Ceyhan’ın 17 km. kuzeybatısında Sağkaya bucağının Dumlu (Tumlu) köyünün batısında ve 75 m. kadar yükseklikteki sert kalkerli bir tepe üzerindedir. 12. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Çevresi 800 metredir. Sekiz burçludur. Ovaya bakan doğu köşesinde gözetleme kulesi bulunmaktadır. Tek kapısı doğuya bakmaktadır. Kale içerisinde yapı kalıntıları ve sarnıçlar yer almaktadır. Tepe etrafında kaya mezarları görülmektedir.</p>
<p><strong>Kozan Kalesi ve Manastırı:</strong> Assurlular tarafından yaptırılmıştır. Kozan Kalesi (Sis) tarihi yol üzerinde stratejik yönden önemli bir konumdadır. 9. yüzyılda Abbasilerin, 11. yüzyılda Selçukluların ve daha sonra Haçlıların eline geçmiştir. Her üç yılda bir yapılan vaftiz yağı çıkarma törenleri nedeniyle, Hıristiyan dünyasının önemli merkezlerinden olmuştur.</p>
<p><strong>KONAKLAR</strong></p>
<p><strong>Ramazanoğlu</strong><strong> Konağı:</strong> Ramazanoğlu Halil Bey tarafından 1489 yılında yaptırılmıştır. Üç katlıdır ve kesme taştandır. Adana’nın en eski ev örneklerindendir. Harem bölümü ayakta olup, selamlık kısmı yıkılmıştır. Daha sonraki yıllarda tüccarların tuz pazarı kurması nedeniyle “Tuz Hanı” adı verilmiştir.</p>
<p><strong>CAMİLER</strong></p>
<p><strong>Cami ve Kiliseler</strong></p>
<p><strong>Akça (Ağca) Mescit:</strong> Adana’nın en eski Türk yapısı olan Akça Mescit, 1489 yılında Türkmen Beyi Ağca tarafından yaptırılmıştır. Kapısı ve mihrabı göz alıcı üç sıra taş mermerle kaplıdır.</p>
<p><strong>Bebekli Kilise:</strong> 1880-90 yılları arasında yapılan kilisenin esas ismi Saint Paul’dür. Kilisenin tepesinde Meryem Ana’nın 2.5 metrelik tunç heykeli bulunmaktadır. Heykelin bebeğe benzemesi nedeniyle halk arasında Bebekli Kilise olarak bilinir.</p>
<p><strong>Büyük Saat Kulesi:</strong> Tarihi Ulu Cami Külliyesi içinde, 1882 yılında Vali Abidin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan dikdörtgen kesitli 32 m. yükseklikte bir kuledir. Resmi dairelerin zamanlarını ve ezan vakitlerini göstermek için yapılmıştır.</p>
<p><strong>HAMAMLAR</strong></p>
<p><strong>Çarşı Hamamı: </strong>Ramazanoğlu Piri Bey tarafından 1529 yılında yaptırılmıştır. Soğukluk, sıcaklık bölümü ve halvet odalarıyla klasik Osmanlı hamam mimarisinin tipik örneklerindendir. Giriş kapısındaki taş işçiliği ilginçtir.</p>
<p><strong>KERVANSARAYLAR, BEDESTENLER</strong></p>
<p><strong>Kurtkulağı</strong><strong> Kervansarayı:</strong> Kurtkulağı Kervansarayı, Ceyhan’ın 12 km. güneydoğusunda Kurtkulağı beldesindedir. 17. yüzyıl sonunda Hüseyin Paşa tarafından eski Halep kervan yolu üzerinde yaptırılmıştır. Büyük kesme taşlarla yapılmıştır. 23.60×45.75 m. boyutlarındadır. 1.80×2.15 m’lik kalın ayaklar ve kemerlerle örtülü odalar sivri kemerli ikişer pencere ile aydınlanmaktadır. Kervansarayın hemen yanında, aynı döneme ait ilginç bir mimarisi olan tarihi cami bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Bedesten:</strong> Eski Belediye Caddesi üzerindedir. Ramazanoğlu Halil Bey ve oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılmıştır. “Kapalı Çarşı” olarak da bilinmektedir. Adana’nın en canlı ticaret merkezi olmuştur. Halen bu önemi sürmektedir.</p>
<p><strong>KAPLICALAR</strong></p>
<p><strong>Termal</strong></p>
<p>Bahçe ilçesindeki Haruniye Termal Turizm Merkezi, Aladağ yakınlarındaki Acısu içmesi, Ceyhan’daki Tahtalıköy, Kokarpınar içmesi ve Kurttepe içmesi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan şifalı sulardır.</p>
<p><strong>PLAJLAR</strong></p>
<p>İlin Akdeniz kıyısındaki Karataş ve Yumurtalık ilçeleri kıyı turizmi açısından önemlidir.</p>
<p><strong>YAYLALAR</strong></p>
<p>Tekir, Bürücek, Aladağlar, Horzum Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Meydan, Çamlıyayla ve Kızıldağ yaylaları eşsiz güzelliğiyle yayla turizmi için önemlidir.</p>
<p><strong>KÖPRÜLER</strong></p>
<p><strong>Taşköprü:</strong> Adana Müzesi’ndeki kitabede mimar Auxentios tarafından 4. yüzyılda yapıldığı yazılıdır. 319 m. uzunluğunda ve 13 m. yüksekliğinde olan köprü, yanlardan ortaya doğru büyüyen 21 yuvarlak kemerden ibarettir. Bunlardan ancak 14’ü sağlamdır. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması vardır.</p>
<p><strong>KORUNAN ALANLAR</strong></p>
<p><strong>Yumurtalık Tabiatı Koruma Alanı</strong></p>
<p>Konumu Doğu Akdeniz Bölgesinde, Adana ili, Karataş ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Saha; 16430 Ha. büyüklüğündedir.</p>
<p>Ulaşım Karataş-adana yolu ile Yumurtalık-Adana yoluyla ulaşılmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı Karataş ilçe merkezine 35. km,Yumurtalık ilçe merkezine 30 km. mesafededir.</p>
<p>Özellikleri Seyhan-Ceyhan deltası, göl lagünleri, kıyı kumulları, barındırdığı bitki ve hayvan türleri, tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.</p>
<p>Sulak alan kompleksi, kuş göç yolu üzerinde bulunmakta olup, kışın kuş populasyonları çok yüksek değerlere ulaşmaktadır. Kuşların göçlerinin emniyetleri bir şekilde tamamlanması bakımından son derece önemli bir mevkiinde bulunmanın yanı sıra, soğuk kış şartlarında Orta Anadolu’daki göllerin donması su kuşlarına çok önemli bir kışlak görevi yapmaktadır.</p>
<p>Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı” niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır. Ayrıca nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının (Caretta caretta) ve özellikle (Cheloria Mydas) Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından da bu alanlar önemlidir. Ayrıca Yumurtalık Lagünü ülkemizde Halep Çamının(Pinus Halepensis)’in nadir yayılış alanıdır.</p>
<p>Saha; Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan Chelonia Mydas türü kaplumbağa için son sığınma alanlarıdır.</p>
<p><strong>SPORTİF FAALİYETLER</strong></p>
<p>Adana ili baraj gölünde sörf yapılmaktadır. Yaylalarda trekking ve atlı doğa sporu güzergahları mevcuttur. Bisiklet sürüşü için çok elverişli güzergahlar vardır. Seyhan ve Ceyhan nehirleri baraj gölleri olta balıkçılığı için uygun mekanlardır.</p>
<p>Av potansiyeli yüksek olan ilde Torosların yamaçlarında yaban keçisi, ala geyik ve karaca av hayvanı üretme sahaları kurulmuştur. Akarsularda bol miktarda alabalık yaşamaktadır.</p>
<p>Rafting için çok elverişli ırmaklarından biri olan Göksu, Adana il merkezine 121 km. mesafede olan Feke ilçesindedir.</p>
<p><strong>KUŞ GÖZLEM ALANI</strong></p>
<p><strong>Aladağlar</strong><strong>:</strong> Kuş Alanı, Tuzla Gölü Kuş Alanı, Akyatan Gölü Kuş Alanı, Ağyatan Gölü Kuş Alanı, Yumurtalık Lagünleri Kuş Alanı Adana İli sınırlarında bulunmaktadır.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Adana Seyhan nehrinin her iki yakasında kurulmuş, Akdeniz de yaklaşık olarak 160 km. kıyısı bulunan, nüfus büyüklüğü açısından Türkiye’nin 4. ilidir. Adana, kuzeyden Kayseri, kuzey batıdan Niğde, batıdan İçel, doğudan Kahramanmaraş ve Osmaniye, güneybatıdan Hatay il sınırları ile çevrilidir.</p>
<p>Adana’da coğrafi yapıya uygun olarak dağlık ve ovalık kesimde iklim değişiklik göstermektedir. Ovalık alanın iklim yapısı Akdeniz iklimidir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Dağlık alanlarda ise kara iklimi hakimdir ve kışın yağışlar kar şeklindedir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>İlkçağda Adana, Anadolu’yu baştan başa geçerek Gülek boğazından Tarsus’a inen yol üzerinde bir konak yeriydi. Hitit tabletlerinden Hititler döneminde kent ve çevresinde Kizzuvatna Krallığı’nın egemen olduğu anlaşılmaktadır. Yöre, M.Ö. 16. yy’da Hitit Federasyonu’na, Hitit Devleti yıkıldıktan sonra Çukurova’da kurulan Kue Krallığı’na bağlandı. M.Ö. 9. yy sonlarına doğru Asur, M.Ö. 6. yy’da Pers, M.Ö. 333′te Büyük Iskender’in egemenliğine girdi. Iskender’in ölümünde (MÖ. 323) sonra da Selefkiler’e bağlandı. M.Ö. 66′da Romalı konsül Pompeius tarafından ele geçirildi. Roma ve Bizans dönemlerinde, elverişli konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi durumuna gelen 704′de Halife Abdülmelik tarafından Emevi topraklarına katıldı. Abbasi halifesi Harun Reşit eski ilkçağ kalesini (Adana kalesi) yeniden yaptırdı. IX. yy’da Adana Çukurova’nın önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumundaydı. Aynı yy’da Yazman adlı bir Türk komutan bölgeyi yarı bağımsız yönetti. Bölge daha sonra Mısır’daki Tolunoğulları’nın eline geçti.</p>
<p>Bizanslılar, Abbasiler’in zayıf düşmesinden yararlanarak 10. yüzyılın başlarında kenti yeniden topraklarına kattılar. Alparslan’in Malazgirt Zaferi’ni (1071) izleyen yıllarda Adana, Selçuklular’ın egemenliğine girdi (1083-1097). Bu dönemde Çukurova’ya Doğu’dan gelen bir çok Türk boyu yerleşti. 1097 Haçlı seferiyle Adana’da Selçuklu egemenliği sona erdi. 14. yy’in ilk yarısında Memluklular’ın eline geçen Çukurova’ya çok sayıda Türkmen oymağı yerleştirildi. 1352′de yöreye Memluklullara bağlı Türkmen Beylerinden Yüregiroğlu Ramazan Bey egemen oldu. Ramazanoğulları adını alan Beyliğin merkezi Adana’ydı. Ramazanoğulları’nın yönetiminde kent genişledi, camiler, hanlar, kamu binalarıyla süslendi. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adana’yı 1608′e kadar yine Ramazanoğulları yönetti.1672′de Adana uğrayan Evliya Çelebi kente ilişkin ayrıntılı bilgi verir. Adana, 19. yy’ın ortalarına doğru Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından ele geçiridi ve Mısır Ordusu’nun karargahı olarak kullanıldı. Londra antlaşmasıyla (1840) Osmanlılar’a geri verildi.1867′deki yönetsel düzenlemede vilayet oldu. 1886′da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Ermeniler’in 1909′daki ayaklanma girişimleri bastırıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve Bağdat demiryoluyla kent İstanbul ve Suriye’ye bağlandı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında 24 aralık 1918′de Fransız birlikleri, işbirlikçi Ermeni çeteleriyle Adana’yı işgal etti. Türk milis kuvvetlerinin şiddete direnmesi, işgalcilerin önemli kayba uğramalarına neden oldu. 20 Ekim 1921′de imzalanan Ankara Itilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922′de Fransız işgal kuvvetleri kentten çekildi. Bu tarih, halen Adana’nin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.</p>
<p>İLKÇAĞ<br />
Arkeolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkan bilgilere göre Çukurova Bölgesi’nde çok eski devirlerden beri yüksek kültürlü medeniyetlerin yaşadıkları bilinmektedir.</p>
<p>Çukurova’nın belirgin tarihi Kitvanza Krallığı ile başlamaktadır. Bu konuda Hitit Devleti’ne ait kitabelerden bilgi alınmıştır. Bu Krallık M.Ö. 1335 yıllarında Hititlerin himayesine girmiştir.</p>
<p>Hitit Devleti’nin M.Ö. yaklaşık 1191 – 1189 yılları arasında batıdan gelen akınlarla yıkılması ile birçok küçük krallıklar ortaya çıkmıştır. Sırasıyla Kue Krallığı, Asurlular, Klikya Krallığı, İranlılar, Makedonyalılar, Selokidler, Çukurova Korsanları, Romalılar hakim olmuştur. Romalılar zamanında Çukurova ve Adana’nın geliştiği söylenebilir. Çünkü burada yapılan büyük köprüler, yollar ve sulama tesisleri ile başta Adana olmak üzere Çukurova oldukça gelişmiş ve önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Roma İmparatorluğunun yıkılışı ile birlikte İlk Çağ devri de kapanmıştır.</p>
<p>ORTAÇAĞ<br />
Romalılar’dan sonra Orta Çağ’da Bizanslılar, Araplar, Selanikliler, Ermeniler, Mısır Türk Memlük Devleti, Ramazanoğulları buraya hakim olmuşlardır.</p>
<p>Ramazanoğulları Vakfiyesine göre bu dönemde; camiler, mescit ve medreselerle birlikte, yatılı ve yatısız yüksekokullar ve diğer kültür kurumları, sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar yapılmış, büyük imar atılımlarına girişilmiştir.</p>
<p>YENİÇAĞ<br />
Yeni Çağ döneminin sonunda ve Yakın Çağ’da buraya Osmanlı İmparatorluğu hakim olmuştur. ( 1517 – 1918 )</p>
<p>19 y.y. Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmak üzere her türlü siyasi mücadeleye giren İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na başkaldıran Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’ya yardım etmişlerdir. Kısa bir dönem sonra ( 1840 ) buraları tekrar Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. 1867 yılında İdari Teşkilat kurularak Adana Vilayet haline getirilmiştir. 24 Aralık 1914’de Fransızlar antlaşma hükümlerine göre Adana’ya girmişlerdir. Daha sonra 20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması ile 5 Ocak 1922’de Fransızlar Adana’yı terk etmek zorunda kalmışlardır.</p>
<p>YAKINÇAĞ</p>
<p>Adana İsminin Kaynağı<br />
Adana’ya ait en eski yazılı kayıtlara ilk defa, Anadolu yarımadasının en köklü uygarlıklarından biri olan Hititlerin kaya kitabelerinde rastlanmaktadır. Boğazköy metinleri olarak bilinen M.Ö. 1650 yıllara tarihlenen bir Hitit tabletinde, Adana havalisinden URU ADANIA yani ADANA BÖLGESI olarak bahsedilmektedir. Bu konuda sadece bu tablet dikkate alınacak olsa bile ADANA ismi en az 3640 yıllık bir geçmişe sahiptir.</p>
<p>Eski çağlarda Seyhan Nehri kıyılarının bol miktarda söğüt ağacı ile kaplı olması ve bu ağacın Mezopotamya kavimlerince AND ağacı olarak tanınması da yöre isminin oluşumunda etkili olduğu kanaatini yaratmaktadır.</p>
<p>Yine başka bir görüşe göre, ormanlık yörelerde yaşadığına inanılan Fırtına Tanrısı ADAD (Tesup) adının, ormanları bol Toroslar ile Seyhan nehri bölgesinin oluşturduğu Adana yöresine isim olarak verilmiş olduğuna inanılmaktadır.</p>
<p>ADAD Hititler’in, TESUP da Suriye ve Mezopotamya kavimlerinin Fırtına Tanrısıdır.<br />
Bu guruplar birbirlerinden düşünce, isim ve yazı tarzlarını alıp verdikleri için bu gelişimin olması kuvvetle muhtemeldir. Fırtına Tanrısı yağmuru, yağmurda bereketi getirdiği için bu bölgede çok sevilen, sayılan bir Tanrı olarak yasamış ve ona izafeten bu bölgeye de URU ADANIA yani ADANIN bölgesi de denmiş olması mümkündür.</p>
<p>Hititlerin etkisinde kalan Fenikeliler de Tarım ve Bitki Tanrısına ADONIS adını vermiştir. ADONIS “EFENDI” anlamına gelmektedir. Bu yöre ile sıkı ticaret yapan ve buradaki zengin orman ve ova ürünleri ile ticaretlerini geliştiren Fenikeliler’in, bu yöreye ADONIS’in yeri demeleri adet haline gelmiştir.</p>
<p>Sırası ile bu bölgeye gelen her kavim, devlet ve gelişen her uygarlık kendi kültür anlayışı ve değerleri içerisinde beldelere isim vermiş ve isimlerin anlamını açıklamıştır. Homer’in Ilyada’sında bu bölgeye Adana denilmiştir.</p>
<p>Yine batıdan gelen kavimlerce, Adana’yı kendi ilahları Uranüs’ün kurduğu ve oğulları Adanos ve Sarosa anlatılır. Adana doğulu kavimlere göre Fırtına Tanrısı ADONIS’in yeridir.<br />
Bütün bu inançlar çok tanrılı eski çağlara aittir. Orta Çağ’da özellikle M.S. 7. yüzyıldan itibaren İslam ordularının bu bölgeye gelişiyle yeni anlayışlar içinde yeni tanımlar yapılmıştır. Arap tarihçilerinden Ibnül Adim, Adana isminin de eski peygamberlerden Yasef’in torunu EZENE’den geldiğini yazdığı “Halep Tarihi” isimli eserle kanıtlamaya çalışmaktadır. Orta Doğu’nun peygamberler bölgesi olduğu ve pek çok eski peygamberin bugünkü Anadolu sınırları içinde yasamış olduğu hatırlanırsa, bu açıklamanın nasıl geliştiğini anlamakta kolay olur.</p>
<p>Daha ileriki yüzyıllarda Karçinli-Zade Süleyman Şükrü Bey’in “Seyahat’ül-Kübra” adlı kitabında ise Adana’nın eski isminin “BATANA” olduğu ve İslamlık devrinde “ADANA”YA çevrildiği savunulmaktadır. Hatta bunun “Fi ezeneil arz” ayetinden esinlenerek yapıldığını da açıklamalarına eklemektedir.</p>
<p>DANUNA isminin M.Ö. yasayan kavimlerce bu bölge için kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Bulunan kayıtlarda da mevcuttur.</p>
<p>Hatta Danunalıların yöre kurallarına ad ve paye verecek kadar kudretli oldukları da bilinmektedir. DANUNA adının asırlar boyunca değişerek zamanla BATANA ve daha sonra ADANA olması da çok kuvvetle muhtemeldir.</p>
<p>Yöreye gelen Türkler’in, yüksek Torosları aşıp güneye doğru sarkmaları sırasında yöreye “Çukurova” adını vermeleri de doğanın insanlara verdiği ilhamın güzel bir örneğidir. Toroslardan sonra adeta düz bir görünüm içinde çok tatlı bir eğimle Akdeniz’e kadar inen bu bereketli topraklar Türkler için “ÇUKUROVA” olarak bilinmiştir. Günümüze kadar da böyle bilinmektedir.</p>
<p>Bölgenin tarihi adı olan Kilikya ve Silisya (Cilicia) da bu bölgede bulunan zengin Kilkin yani kireç ve yine çok bol olarak bulunan Silex yani çakmak taşı madenlerinden dolayı verilmiştir. Bir başka ifade ile yöre, coğrafi özelliklere göre isimlendirilmiştir.</p>
<p>Hatta topraklarının bereketliliğinin verdiği ilhamla ADANA-EDENA (Cennet Yöresi) ve karlı dağlar bu ilhamı vermektedir.</p>
<p>Sümerlerden kalma “Gılgamış Destanı”ndan bu yana devamlı adı geçen, dikkat çeken yörenin adı da böylece sayısız kaynaklara, sayısız olaylara bağlanarak çok renkli bir gelişim takip etmiştir.<br />
Osmanlılar idaresinde Adana birçok değişik yazılışlarla kayıtlara geçmiştir. Bunlardan birkaçı: Erde-na, Edene, Ezene ve hatta Azana olarak eski olarak eski tahrir defterlerinde, sicil kayıtlarında ve fermanlarda yer almıştır.</p>
<p>Gezici aşiretlerin zorunlu olarak 1865′den itibaren devlet zoru ile bölgeye yerleştirilmesi ve toprağa bağlanması sırasında Adana ismi ADANA olarak resmi kayıtlarda yer almış ve tescil edilmiştir.</p>
<p>Adana’nın İşgali ve Kurtuluş Savaşı<br />
Büyük kayıplara sebep olan I. Dünya Savaşı, siyasi ve ekonomik üstünlük için birbirleri ile mücadeleye girişen Avrupa Devletleri arasında ve Avrupa’da çıkmıştır.</p>
<p>Kısa zamanda mücadele bütün kıtalara yayılmış ve Osmanlı İmparatorluğu da bu savaşın içine sürüklenmiştir. Sonunda imparatorluk çökmüş, topraklan parçalanmış, anayurt bile düşman istilası altında kalmıştır.</p>
<p>Beş cephede birden ve pek çok devlete karsı savaşmak zorunda bırakılan Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkes Antlaşması ile imparatorluk topraklarının pek çoğunu düşmana bırakarak çekilmiştir. İşte bu dönemde Suriye cephesinde kalan Türk Birliği, o cephede Yıldırım Orduları Komutanı olarak bulunan Mustafa Kemal idaresinde Halep’e çekilerek, tamamen yok edilmekten kurtarılmıştır.</p>
<p>Zamanın sadrazamı İzzet Paşa tarafından, o sırada grup komutanı Liman Von Sanders’ten (Alman komutanı) elindeki tüm grup komuta ve koordinasyon yetkisini Mustafa Kemal Paşa’ya devretmesi bildirilmiş ve bu devir-teslim işlerini gerçekleştirmek için 31 Ekim 1918′de Mustafa Kemal Paşa Adana’ya gelmiştir.</p>
<p>Liman Von Sanders Paşa’nın “Yenildik. .. bizim için her şey bitti” sözüne karşılık, yetkiyi teslim alan Mustafa Kemal Paşa “Savaş müttefikler için bitmiş olabilir ama bizi ilgilendiren savaş, kendi istiklalimizin savaşı, ancak simdi başlıyor” karşılığını vermiştir.</p>
<p>İste bu sözlerin özetlediği ve vurguladığı mücadele yılları 1922′ye hatta politik anlaşmaların bitimine kadar yani 1923′e kadar sürmüştür.</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa 31 Ekim 1918′de geldiği Adana’da 11 gün kalmış, etrafın ve halkın durumunu inceleyerek bunu Genel Kurmay Başkanlığı’na bildirmiştir.</p>
<p>Bu telgraflarda sadece mevcut durum değil, ileriye dönük düşünce ve uyarılar da yer almıştır.<br />
İskenderun’a asker çıkararak işgal teşebbüsünde bulunulursa İngilizlere ateş açılacağını zamanın hükümet ve başbakanına telgrafla bildiren Mustafa Kemal Paşa, aynı zamanda kendine bağlı kumandanlara da benzer bir emir vermiştir.</p>
<p>Tarihi açıdan bakılacak olursa, Adana’dan verilen bu ilk emir Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk emridir. Nitekim, 15 Mart 1923′te Adana’ya tekrar gelen Mustafa Kemal Paşa bu durumu şu sözleriyle toplum ve tarih önünde kanıtlamıştır: “Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur.”</p>
<p>Adana’dan İstanbul’a gönderilen telgrafların hiçbir olumlu etkisi olmadığı gibi, kısa bir süre sonra Yıldırım Orduları Grubu ve 7. Ordu Karargâhı lağvedilmiş ve Mustafa Kemal Pasa İstanbul’a çağrılmıştır.</p>
<p>Adanalılar, İstanbul Hükümetinin 23 Kasım 1918 tarihli, Adana ve dolaylarının boşaltılmasını zorunlu kılan kararını büyük tepki ile karşılamışlardır. Durumu protesto eden, böyle bir harekâtın yaratacağı vahim hadiseleri vurgulayan bir telgraf dönemin İçişleri Bakanına yollanmıştır.</p>
<p>Kısa bir süre sonra işgal kuvvetleri Mersin Limanından Çukurova’ya girmiş, tüm kilit noktaları kontrol altına almış ve sonra Adana’yı işgal etmişlerdir. Bu işgal sırasında Türklere ait bütün sembol, arma, işaret ve levhalar yok edilmiş ve sistemli şekilde Türk Halkının soykırımı yoluna gidilmiştir.</p>
<p>Fransız işgal kuvvetleri tarafından yine çok planlı ve kati bir şekilde uygulanan diğer bir işlem de Adana, Çukurova ve civarı bölgelere Ermenilerin yerleştirilmesi olmuştur. 1915 yıllarında yani I. Dünya Savaşı sırasında Anadolu’nun Doğu yöresinde isyan eden Türk Halkını öldürüp, işkence eden ve Ruslara yardım ederek ülke içinde 5. kol olarak çalışan Ermenilerin 1915 tarihli Tehcir Kanunu ile Suriye’ye zorunlu göçleri sağlanmıştır.</p>
<p>1918′de Adana ve Çukurova’yı işgal eden Fransızlar kendi birlikleri içinde özellikle Ermeni askerleri getirdikleri gibi, Suriye’den 70 bin Ermeni’yi Adana’ya, 12 binini Dörtyol’a, 8 binini Saimbeyli’ye yerleştirmişlerdir. Hatta Antep ve Maraş çevresine de 50 binden fazla Ermeni getirilmiştir. Bütün bu gayretler adeta I. Haçlı Seferi sırasında olduğu gibi yine Avrupa devletlerine bu bölgede “ileri karakol” görevim görecek bir Ermeni Krallığının yeniden oluşturulması içindi.</p>
<p>1918-1919 yıllarında Adana’da tam bir terör ve cinayet dönemi yaşanmıştır. Bunlar arasında Abdiağa çiftliği olayları, şehir içi cinayetleri, Taşköprü’de Türklerin çarmıha gerilişi ve kırbaçlanarak işkence yapılması gibi olaylar toplum şuurundan ve hatırasından çıkmayacak olaylar haline gelmiştir.<br />
Bunca terör ve baskı arasında Adana ve yöredeki Türkler, örgütlenerek Kilikya Milli Kuvvetler Teşkilatını oluşturmuşlardır.</p>
<p>Çukurova, bölgelere ayrılarak, her bölgeye milis kuvvetleri ve komutanı atanmış ve tüm yöre bu milli direnme ve mücadele teşkilatının denetimine girmiştir.</p>
<p>Şubat 1920′den itibaren milli kuvvetler düşmana karşı zaferler kazanmaya başlamış ve her zafer daha iyi bir örgütlenme ve daha yüksek bir moral kuvveti sağlamıştır.</p>
<p>1920′de Toroslar’dan Fransızlara saldırı başlatılmıştır. Sonuçta 27 Mayıs 1920′de Fransız orduları komutanı Mehil, milli kuvvetler tarafından esir alınmıştır. “Karboğazı Olayı” olarak bilinen olay, Kuvay-ı Milliye’nin ilk siyasi zaferidir. Bunu takiben 28 Mayıs 1920′de Fransızlar Mersin-Adana hattına çekilmişler ve kuzey Çukurova (Kozan ve diğer dağlık bölgeler) tamamen kurtarılmıştır. Düzlük, ovalık yörelerde Ermeniler zulüm ve şiddeti arttırmışlar ve sayısız cinayetleri işlemişlerdir.<br />
10 Temmuz 1920′de Ermeniler tarafından Türklere karşı büyük bir şiddet ve soykırım harekatına girişilmiş ve bu harekat sonucu onbinlerce Türk Toroslar’a doğru kaçmıştır. Dört gün süren bu hareket tarihte “Kaç Kaç” olayı olarak isimlendirilmiştir.</p>
<p>5 Ağustos 1920′de Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Bey (Çakmak) ve Milletvekilleri Pozantı’ya gelmiş ve orayı il haline getirerek Pozantı Kongresini yapmışlardır. Daha büyük direnişe geçen Türkler çok büyük kayıplar vermişlerdir. Buna rağmen Kasım 1920 sonlarında Fransızları ağır yenilgiye uğratmayı başarmışlardır. Sonuç olarak Fransa, TBMM hükümetini resmen tanıyarak barış yoluna gitmiştir.</p>
<p>Türk-Fransız Barış Antlaşması, 20 Ekim 1921′de Ankara’da yapılmıştır.<br />
Bu antlaşma gereğince 5 Ocak 1922′de Fransızlar Çukurova’dan tamamen (getirdikleri Ermenileri de beraberinde götürerek) çekilmişlerdir. Fransızlarla gidemeyen veya yerli olan Ermeniler de bölgeden kaçmışlardır. Bunlardan 120 bini tekrar Suriye’ye, 30 bini Kıbrıs veya İstanbul’a gitmişlerdir.</p>
<p>5 Ocak 1922 kurtuluşunu kutlama amacı ile Büyük Saat ile Ulu Camii arasına çok büyük bir bayrak çekilmiş ve daha sonra bu bayrak çekilmesi olayı il’in kurtuluş günlerinde tekrarlanmıştır. Bayrak Adana’nın simgesi haline gelmiştir.</p>
<p>Adana ve Çukurova halkı milli kuvvetlere katılarak yurdun diğer cephelerinde de çarpışmış ve anavatanı düşmandan kurtarma mücadelesinde sonuna kadar yer almışlardır.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Adana yöresinin zengin bir mutfağı bulunmaktadır. Mutfağın bu kadar zengin olmasının nedeni çeşitli kültürlerin etkisinde kalmasıdır. Adana yemeklerinin en büyük özelliği un, bulgur, et ve çeşitli baharatların kullanılmasıdır. Aynı zamanda süt, yoğurt, peynir ve çökelek de bol miktarda kullanılmaktadır. Adana kebabı çok ünlüdür. Bunun yanında bol yeşillik, ezme, salata yenir ve mevsimine göre ayran veya yöreye özgü şalgam suyu içilir. Kesme ya da hamur çorbası, yüzük çorbası, düğün çorbası, sebze yemeklerinden süllüm, mercimekli ıspanak başı, kabak çintmesi, bulgur yemeklerinden ekşili topalak, sarmısaklı köfte, içli köfte, sakatat dolması, kebaplardan Adana kebabı, çingene kebabı, içeceklerden şalgam veya meyan kökü, tatlılardan karakuş tatlısı, taş kadayıfı ve halka tatlısı Adana mutfağının özgün yemeklerindendir.</p>
<p><strong>Adana’dan Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Ispanaklı veya Etli Kömbe</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>4 kg. un</p>
<p>1 su bardağı yağ</p>
<p>1 tatlı kaşığı maya</p>
<p>2 kg. ıspanak veya 1 kg. kıyma</p>
<p>1 çay kaşığı susam</p>
<p>yeterince tuz ve su</p>
<p>5 baş kuru soğan</p>
<p>2 çorba kaşığı salça</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Ortası açılan un tuz ve su eklenerek hamur haline getirilir. Mayalanması için 1-2 saat bekletilir. Mayalanan hamur beş eşit parçaya bölünerek bezi yapılır. Büyükçe bir tepsinin içi bir çay bardağı yağla iyice yağlanır. Beziler tepsinin çapına göre açılarak tepsiye yayılır. Soğan ıspanak ve salçadan hazırlanan iç koyularak dört kat yapılır. Başka bir kapta susam, 1 bardak un ve 1 bardak su karıştırılarak bulamaç yapılır, hazırlanan bulamaç tepsideki hamurun üzerine sürülür. En üste bir su bardağı yağ dökülür. Baklava dilimi şeklinde dilimlenen yemek fırında pişirilir.</p>
<p><strong>Çingene Kebabı</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1/2 kg. patlıcan</p>
<p>1 kg. domates</p>
<p>2 baş soğan</p>
<p>4-5 yeşil biber</p>
<p>1/2 demet maydanoz</p>
<p>yeterince tuz ve sumak</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Patlıcan ve domatesler şişlenerek közde pişirilir. Piştikten sonra kabukları soyulur ve dilimlenerek tepsiye dizilir. Diğer tarafta ise kuru soğan halka halka doğranarak tuz ve sumakla ovalanır, sonra içine doğranmış maydanoz konur ve tekrar karıştırılır. Bu karışım kızgın yağda kavrularak domates ve patlıcanın üzerine dökülür. Hazırlanan tepsinin üzeri hava almayacak şekilde örtülüp mangalda yarım saat daha pişirilir. Sıcak servis yapılır.</p>
<p><strong>Karakuş</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1/2 kg. irmik</p>
<p>1 bardak şeker</p>
<p>2 bardak süt</p>
<p>1 adet limon kabuğu rendesi</p>
<p>1 adet yumurta</p>
<p>Yeterince un</p>
<p>1/2 kg. ceviz içi</p>
<p>Şurup için:</p>
<p>6 bardak şeker-5 bardak su, 1/2 adet limon</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Bir gece önceden irmik ılık süt ile ıslatılır, üzerine yağ ve yumurta eklenerek yoğrulur. Kulak memesi yumuşaklığına gelinceye kadar üzerine un serpilir. Hazırlanan hamur 8 eşit parçaya bölünür ve üzerine nemli bez örtülerek dinlendirilir. Bezeler tek tek üzerine un serpilerek açılır. Açılan yufkaya dövülmüş ceviz içi ve limon rendesi serpilir. Tekrar oklavaya sarılarak rulo haline getirilir ve baklava dilimi halinde kesilir. Diğer taraftan şurup malzemeleri kaynatılarak soğutulur. Kesilen karakuşlar ise bol yağda kızarıncaya kadar pişirilerek şerbetin içine atılır. Bastırılarak şurubu emmesi sağlanır. Bu tatlı yapılırken iki ayrı tava kullanılmalıdır. Her kızartmadan sonra yağ süzülmelidir.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Geleneksel motiflerle yapılan el sanatları çok gelişmiştir. Keçecilik, koşumculuk, at arabacılığı, demircilik ve bakırcılık, yemenicilik, mermercilik, kilimcilik, hasır ve boyra örücülüğü ilin önemli el sanatları arasında yer alır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Adana Valiliği http://www.adana.gov.tr</p>
<p>Adana Belediyesi http://www.adana-bld.gov.tr</p>
<p>Adana Ticaret Borsası http://www.adanatb.org.tr</p>
<p>Adana Sanayi Odası http://www.adaso.org.tr</p>
<p>Adana İl Turizm Müdürlüğü http://www.adanaturizm.gov.tr</p>
<p>Karataş Kaymakamlığı http://www.karatas.gov.tr</p>
<p>Adana Kent Konseyi http://www.adanakentkonseyi.org/</p>
<p>Çukurova Üniversitesi http://www.cu.edu.tr/</p>
<p>Adana Güç Birliği Vakfı http://www.agv.org.tr/</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Kent Merkezindeki Bölge Arkeoloji Müzesini, Etnografya Müzesini, Atatürk Evini gezmeden,</p>
<p>Merkezde Ulu Cami, Sabancı Merkez Cami, Bebekli Kilise, Taş köprü ve Tepebağ Eski Adana evlerini görmeden,</p>
<p>Merkez dışındaki Anavarza, Şar ve Misis ören yerleri Akyatan ve Ağyatan Kuş Cennetlerini görmeden,</p>
<p>Adana Kebabı yemeden, Şalgam suyu ve Aşlama (meyan kökünden yapılmaktadır) içmeden,</p>
<p>Eski çarşıları gezmeden, Karatepe kilimlerinden almadan,</p>
<p>Uzun yıllardan beri yapılan Altın Koza Festivalini izlemeden</p>
<p>…Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/adana-hakkinda-bilgiler_2421.html' addthis:title='Adana Hakkında Bilgiler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fadana-hakkinda-bilgiler_2421.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/adana-hakkinda-bilgiler_2421.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adıyaman Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/adiyaman-hakkinda-bilgi_2419.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/adiyaman-hakkinda-bilgi_2419.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:28:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyamanın Gezilecek yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyamanın İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyamanın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyamanın Turistik yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kahta]]></category>
		<category><![CDATA[Nemrut Dağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2419</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 7.614 km² Nüfus: 513.131 (1990) İl Trafik No: 02 Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batısında yer alan, tarih sahnesindeki yeri ilk insanlara dek uzanan, pek çok değişik kültüre merkezlik etmiş olan bir kültür ve turizm kentidir. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman toprakları üzerinde, insanlık tarihinin bütün evrelerine dair bulgular elde [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/adiyaman-hakkinda-bilgi_2419.html' addthis:title='Adıyaman Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 7.614 km²</p>
<p><strong>Nüfus: </strong>513.131 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 02</p>
<p>Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batısında yer alan, tarih sahnesindeki yeri ilk insanlara dek uzanan, pek çok değişik kültüre merkezlik etmiş olan bir kültür ve turizm kentidir. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Adıyaman toprakları üzerinde, insanlık tarihinin bütün evrelerine dair bulgular elde edilmiştir. Adıyaman, dünyanın 8. harikası olarak anılan Nemrut Dağı eserleri, Kommagene uygarlığının kalıntıları, dünyanın 4. büyük barajı olan Atatürk Barajı, Çamgazi barajı, kış kampı organizasyonu, dünya birinciliğine sahip halk oyunları ile öne çıkan bir kenttir.</p>
<p><strong>TARİHÇESİ</strong></p>
<p>Adıyaman, tarihin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biridir. Adıyaman Palanlı Mağarasında yapılan incelemelerde kent tarihinin M.ö. 40.000 yıllarına kadar uzandığı anlaşılmıştır.</p>
<p>Yine Samsat-Şehremuz Tepe’deki tarihi bulgulardan M.ö. 7.OOO yılına kadar Paleolitik, M.O. 5.000 yıllarına kadar Neolitik, M.Ö. 3.OOO yıllarına kadar Kalkolitik ve M.O. 3.0OO-1.200 yıllan arasında da Tunç Çağı dönemlerinin yaşandığı anlaşılmıştır. Bu dönemde bölge Hititlerle Mitannilar arasında el değiştirmiş ve Hitit Devletinin yıkılmasıyla (M.Ö. 1.200) karanlık bir dönem başlamıştır. M.Ö. 1.2OO’den Frig Devletinin kuruluşu olan M.Ö. 750 yıllan arası dönemle ilgili olarak yazılı kaynağa rastlanmamıştır. Ancak; bu dönemde yöre, Asur etkisine girmeye başladığından, Samsat’ta bulunan Asur etkili mühürler ve Kahta Eskitaş Köyünde bulunan Hitit Hiyeroglifi ile yazılmış kitabeler, Anadolu’daki tarihi silsilenin ilimizde de aynen devam ettiğini, göstermektedir. Bu dönemde Adıyaman ve çevresinde Hitit Devletinin yıkılmasıyla ortaya çıkan Geç Hitit şehir devletlerinden biri olan Kummuh Devleti hüküm sürmüştür.</p>
<p>M.Ü. 9OO-70O yılları arasında yöre Asur etkisinde kalmakla birlikte, Asurlular tam olarak egemen olamazlar. 6. yüzyılın başlarından itibaren yöreye Persler hakim olur ve yöre Satrap’lar (Valiler) eliyle yönetilir. M.O. 334 yılında Makedonya Kralı Büyük iskender’in Anadolu’ya girmesiyle Pers’ler hakimiyetini kaybetmiş ve M.ü. 1. yüzyıla kadar yörede Makedonyalı Selev-kos Sülalesi hüküm sürmüştür. Bu sülalenin gücünün zayıfladığı sıralarda, Kral Mithradetes l Kallinikos Kommagene Krallığının bağımsızlığını ilan etmiştir (M.O. 69).</p>
<p>Başkenti Samosota (Samsat] olan Kommagene Krallığı, egemenliğini MS. 72′ye kadar sürdürmüş, bu tarihte yöre Roma imparatorluğunun eline geçmiş ve Adıyaman Roma imparatorluğunun Syria (Suriye) Eyaletine, 6. Lejyon olarak bağlanmıştır. Roma imparatorluğunun 395 yılında Batı ve Doğu Roma olarak ayrılmasıyla, Adıyaman Doğu Roma imparatorluğuna katılmıştır. 643 yılından itibaren bölgeye İslam akınları başlamakla birlikte İslam hakimiyeti ancak 670 yılında Emevi’lerle kurulabilmiştir. 758 yılında ise, II, Abbasi komutanlarından Mansur Ibni Cavene’nin hakimiyetine girer. 926 yılına kadar Abbasi hakimiyetinde kalan H’de bu tarihte Hamdanüerin egemenliği başlar. 958 yılında yöre yeniden Bizanslıların eline geçer.</p>
<p>1114-1181 yıllan arası yöreye Türk akınları olur. 1204-1298 yılları arasında Samsat ve yöresini Anadolu Selçukluları ele geçirir. 1230 ve 1250 yıllarında Moğol saldırılan yaşanır. 1298′de yöre ve bölge Memlüklerin eline geçer. 1393 yılında Adıyaman bu kez de Timurlenk tarafından yağmalanır.</p>
<p>Büyük bir istikrarsızlığın olduğu Orta çağ boyunca Adıyaman Bizans, Emevi, Abbasi, Anadolu Selçukluları, Dulkadiroğullan arasında el değiştirmiş ve nihayet Yavuz Sultan Selim’in Iran seferi sırasında 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı topraklarına katılan Adıyaman, başlangıçta merkezi Samsat’ta bulunan bir Sancakla Maraş Beylerbeyliğine bağlıyken, Tanzimattan sonra bir kaza olarak Malatya’ya bağlanmıştır.</p>
<p>Cumhuriyetin kuruluşundan 1954 yılına kadar eski idari yapısı korunarak Malatya’ya bağlı kaza konumunda olan Adıyaman 1 Aralık 1954 tarihinde 6418 sayılı Kanunla Malatya’dan ayrılarak müstakil il haline gelmiştir.</p>
<p><strong>İLÇELERİ: </strong>Adıyaman (merkez), Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kâhta, Samsat, Sincik, Tut.</p>
<p><strong>Besni: </strong>Adıyaman’ın batı kesiminde yer alan Besni en eski yerleşim yerlerinden biridir. Önemli tarihi kalıntıları arasında Besni ilçesine 15 km. uzaklıktaki Sofraz Tümülüsü, 33 km uzaklıktaki Sesönk (Dikilitaş) sayılabilir. Besni İlçesinin 6 km. kuzeydoğusunda yeralan Besni İçmesinin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihaplarında faydalıdır.</p>
<p><strong>Çelikhan:</strong> Adıyaman’ın kuzeyinde yeralan ilçenin Korucak köyünde bulunan içme suyu birçok hastalığa deva olup, şifalı bir su olarak her yıl birçok kişi gelmektedir.</p>
<p><strong>Gerger:</strong> Adıyaman’ın 100 km kuzeydoğusunda yeralan Gerger ilçesi, İ.Ö. II. yüzyılda Kommageneliler’in atası olan Arsames tarafından kurulan Gerger Kalesi ile anılmaktadır.</p>
<p><strong>Kahta: </strong>İlin 34 km. doğusunda yer alan doğu ve güneydoğu sınırları boyunca Fırat nehri uzanır. İlin en büyük ilçesi olan Kahta, Nemrut Dağı Tümülüsü ve Tanrı heykelleri ile yaratıcısı Kommagene Uygarlığı eserlerinin büyük bölümünü ilçe sınırlarında barındırır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen Nemrut Dağı’na gelenlerin durak ve konaklama noktasıdır.</p>
<p><strong>Samsat: </strong>Üç tarafı Atatürk Barajı gölü sularıyla çevrili bir yarım ada şeklindeki Samsat Adıyaman’a 47 km uzaklıktadır. Yapılan arkeoloji araştırma ve kazılarda eski Samsat ve civarında tarihi saraylar, Su kemerleri, Kaleler ve kıymetli eşyalar bulunmuştur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>NASIL GİDİLİR?</strong></p>
<p><strong>Karayolu:</strong> Adıyaman’a karayolu ile Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Kahramanmaraş ve Diyarbakır olmak üzere beş güzergahtan gidilir. Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesi tam bir kavşak yeri olup, Malatya Kahramanmaraş – Gaziantep karayolu ulaşımı Gölbaşı üzerinden sağlanır.</p>
<p><strong>Demiryolu:</strong> Demiryolu ulaşımı da Gölbaşı ilçesinden yapılmakta olup, Malatya – Fevzi Paşa demiryolu bu İlçeden geçmektedir.</p>
<p><strong>Havayolu:</strong> Adıyaman Havalimanından tarifeli uçak seferleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Baraj Ulaşımı:</strong> Adıyaman’dan geçen, Şanlıurfa, Diyarbakır dahil Güneydoğu illerini birbirine bağlayan karayolu, Gerger İlçesine bağlı Güzelsu köyündeki feribot seferleri ile Şanlıurfa ve Siverek İlçesi’ne bağlanır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ADIYAMAN’IN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ YERİ</strong></p>
<p>Çok sayıda doğal,tarihi ve kültürel değerlere sahiptir. Dicle ve Fırat nehirleri arasında kurulan ilimiz,çok eski çağlardan beri tarihi bir merkez olagelmiştir.Palanlı Mağarasındaki resimler tarihi M.Ö 40000 yılına kadar uzanan buluntular mevcuttur. Giritille ve Samsat Höyüklerinde Neolitik ve Kalkilitik çağlara ait izler bulunmuştur.Hititlerden Kommagenelere ve arasında Selçuklulardan Osmanlılara el değiştiren ilimiz tarihin her döneminde uygarlıklara sahne olmuştur.Dünyanın 8. harikası olarak da adlandırılan Nemrut Dağı,2150 m. yüksekliğine uzanan zirvesi,devasa heykelleri ve ilginç yapısıyla kendine özgü bir güzellik sunar.<br />
Zirvsinde Kommagene Krallarından biri olan, I. Antiochos’un mezarı bulunur.<br />
Nemrut Dağı, aynı zamanda Krallığın dinsel merkezdir. Kaya parçalarının biraraya getirilmesi ile yapılmış olan dev taş heykellerin bulunduğu teraslarla çevrilidir. Aresmia’nın (Eski Kale) eteğpinde Kommagene Kralı Mithradetes’i selalaya harika bir Herkül rölyefi bulunmaktadır. Yine burada Kommagene Krallığına ait kalıntılar vardır.<br />
Tarihin bilinen ilk köprülerinden biri Cendere Köprüsü de ilimiz sınırları içinde yer almaktadır.</p>
<p>Özellikle Kommagene Kralığı döneminden kalan eserler [(Nemrut Dağı, Arsemia (Eski Kale), Karakuş Höyüğü, Cere Köprüsü)] yerli ve yabancı turistler için bir cazibe merkezidir. Nemrut’ta gündoğumu ve günbatımı ayrı bir güzellik taşımaktadır.<br />
<strong>KONAKLAMA TESİSLERİ</strong></p>
<p>Turizm Bakanlığından İşletme belgesine sahip 20 adet tesisin yanısıra, İl ve ilçelerde ayrıca belediye belgeli 30 adet tesis mevcut olup, 645 oda ve 785 yatak pastelidir.<br />
<strong>EĞLENCE VE MESİRE YERLERİ</strong><br />
<strong>Adıyaman Kalesi</strong></p>
<p>Günümüzde Belediye tarafından dinlenme parkı haline dönüştürülen kale, orman manzarası ile bütünleşerek daha da güzel bir görünüm kazanmıştır.<br />
<strong>Gölbaşı Tatil Köyü</strong></p>
<p>Özel İdare Müdürlüğü tarafından özel teşebbüse kiralanan bu tatil köyü içerisinde günlük dinlenmenin yanı sıra sezonluk olarak da halkımıza haftalarca kalma imkanı sağlamaktadır. Şirin evleri, güzel manzarası ve yüzme havuzuyla halkımızın dinlendiği ve hoşça vakit geçirdiği yerlerdendir.<br />
<strong>Gölbaşı Gölleri</strong></p>
<p>Gölbaşı, Azaplı ve İnekli gölleri kıyılarının doğu kesimleri ağaçlık ve gölgeli yerler olduğundan mesire yeri olarak yararlanılmaktadır.<br />
<strong>Değirmenli</strong><br />
Gölbaşı-Malatya Karayolunda Göksu ırmağı boyunca akarsuyun yer yer çağlayanlar oluşturduğu ağaçlık bir alandır.<br />
<strong>Değirmen Çayı(Su Gözü)</strong></p>
<p>Eski Besni’nin 10 Km. Güneyinde Sofraz Çayının doğduğu, ağaçlık ve sarp kayalardan oluşan güzel bir yerdir.<br />
<strong>Örenli(Pirin)<br />
</strong>Antik Perre şehri yakınında bulunan Örenli Köyündeki bir bölge, sit alanı özelliğinden dolayı koruma altına alınmıştır. Güzel bir içme suyu kaynağına da sahip olan alan, günümüzde mesire yeri olarak kullanılmaktadır.<br />
<strong>Beşpınar</strong><br />
İlin 4 Km. Doğusunda Ziyaret Çayı kenarında Kahat yolu üzerinde beş ayrı pınarın bulunduğu, halkımızın en fazla uğradığı bu yer, Özel İdare Müdürlüğünce düzenlenerek özel teşebbüse kiralanmıştır.<br />
<strong>Adıyaman Şehir Parkı</strong></p>
<p>1994 yapımı tamamlanarak hizmete açılmıştır. Kafeterya, düğün salonu, çocuk parkı ve açık gezinti alanı ile halka hizmet vermektedir.<br />
<strong>İçmeler<br />
</strong>İlimiz sağlık turizmi açısından önemli üç adet içmeye sahiptir.<br />
<strong>Kotur İçmesi</strong></p>
<p>Adıyaman’a 25 Km. uzaklıkta ve Kuzey Batısındadır. Akçalı Köyüne 5 Km. mesafede şifalı bir soğuk su içmesidir. Bu su bazı mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.<br />
<strong>Besni İçmesi (Çömrük Çeşmesi)</strong></p>
<p>İl merkezinin 48 Km. Batı istikametinde Besni İlçesinin 6 Km. Kuzeydoğusundadır. Bu içmenin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihaplarına iyi gelmektedir.<br />
<strong>Çelikhan İçmesi</strong></p>
<p>İlçenin 23 Km. Kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Bu içmenin mide,bağırsak,karaciğer safra kesesi hastalıkları ile böbrek taşı, gut, şişmanlık ve diabette kullanılması büyük ölçüde faydalıdır.</p>
<p><strong>Nemrut Dağı Milli Parkı</strong></p>
<p>Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.</p>
<p>Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.<br />
UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.<br />
<strong>Tarihi yerleri</strong></p>
<p>İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı’nın keşfine gitmek gerekir.<br />
Nemrut Dağı’nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı’nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı’na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos’un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı’nın sırrını ve Antiochos’un yasalarını içermektedir.<br />
Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı’ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır.</p>
<p><strong>Kommagene Krallığı</strong></p>
<p>Yunanca “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye’nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri’nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.<br />
Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından “Krallar Kralı olarak anılan Darius’a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.<br />
<strong>ARSAMEİA ÖREN YERİ (Nymphaios Arsameia’sı)</strong></p>
<p>Kral 1. Antiochos kitabelerinde söz edildiğine göre, Arsameia İ.Ö. 2. Yüzyılın başlarında Kommagene’lerin atası Arsemia tarafından Kahta çayının doğusunda Eski Kahta kalesinin karşısında kurulmuş Krallığın yazlık başkenti ve idare merkezidir.<br />
Güneydeki tören yolunda Mitras’ın kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Herakles tokalaşma steli ve bunun önünde Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe yazıtı bulunmaktadır. Yazıtın bulunduğu yerden başlayan 158 m. derine inen bir tünel ile yazıtın batısında benzer bir kaya dehlizi de dikkati çekmektedir.<br />
Tepe üzerindeki platformda Mithridathes Callinichos’un mezar tapınağı ve sarayı yer almaktadır. Yapılan saray kazılarında çok sayıda heykel parçası, bir kraliçe ve Antiochos başı bulunmuştur. Arsameia ören yeri, Adıyaman’a 60 km. uzaklıktadır.<br />
<strong>YENİ KALE</strong></p>
<p>Adıyaman’a 60 km. uzaklıkta Kocahisar köyü yakınındadır. Kommagene’ler tarafından inşa edilen Yeni Kale, karşıdaki Arsemeia ile birlikte kullanılmıştır. Romalılar ve ardından Memluklular tarafından restore edilen Kale en son 1970’lerde Dörner tarafından kısmen onarılmıştır. Kale içinde çarşı, cami, zindan, su yolları, güvercinlik kalıntıları ve kitabeler bulunmaktadır. Kale’den Nymphois’e inen su yolu bir tünelle Arsameia’ya başlanmıştır. 80 metreyi bulan bu yolla halen suya ulaşmak mümkündür.<br />
<strong>DERİK KALESİ</strong></p>
<p>Cendere Köprüsünden sonra Sincik yolu üzerindeki Datgeli köyünün yakınlarındaki 1400 m. rakımlı bir bulunan tepenin üzerine kurulmuştur. İ.S. 70’lerde Romalılar tarafından inşa edildiği ve 300’lere kullanıldığı tahmin edilen, içerisinde büyük bir tapınak bulunan bölgenin kutsal alanı kabul edilen kalenin hemen yakınında Kommagene döneminde inşa edilen Temenos kalıntıları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>GERGER KALESİ (FIRAT ARSAMEİA’SI)</strong></p>
<p>Adıyaman’ın Kahta İlçesine 85 km. uzaklıkta bulunan, tarihi Geç Hitit dönemine dayanan kale, Fırat Nehrinin batı yakasında yer almaktadır. İ.Ö. II. Yüzyılda Kommagenelilerin atası olan Arsames tarafından kurulmuştur. Sarp kayalar üzerine, Aşağı ve Yukarı Kale olmak üzere iki bölümde inşa edilen Gerger Kalesi’nin batı surlarında Kral Samos’a ait bir kabartma bulunmaktadır. İslami dönemde de kullanılan kale içerisinde cami, dükkanlar ve su sarnıçları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>PERRE ANTİK KENTİ</strong></p>
<p>Adıyaman kent merkezine 5 km. uzaklıkta, Kuyucak köyü yolu üzerindeki Pirin köyündeki kalıntılar ve 200 civarındaki kaya mezarı da bu yerleşim yerine aittir. Antik çağdan kalan bu nekropol ve çevresi Kommageneliler döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmakla birlikte, Romalılar döneminde en parlak devrini yaşamış bir kenttir. Girişleri kabartmalarla süslenmiş mezar odaları arasında irtibatı sağlayan geçişler bulunmaktadır. Kayalar içerisinde oyulmuş bu mezar odaları içerisinde lahitler de yer alır.</p>
<p><strong>KAYA MEZARLARI VE MAĞARALAR</strong></p>
<p><strong>HAYDARAN KAYA MEZARLARI</strong></p>
<p>Adıyaman’ın 17 km. kuzeyinde Taşgedik Köyü sınırları içinde yeralır. Kaya mezarlar ve Güneş Tanrısı Hellias ile Kral Antiochos’un tokalaşma kabartmaları vardır.<br />
<strong>TURUŞ KAYA MEZARLARI</strong></p>
<p>Adıyaman il merkezine 40 km. uzaklıkta ve Adıyaman-Şanlıurfa karayolunun 1 km. batısında yer alan Turuş Kaya Mezarları Roma Dönemine aittir. Mezarlar zeminden aşağıya doğru ana kaya oyularak yapıldığından mezarların girişine aşağıya doğru inen 10-13 basamaktan sonra ulaşılır. Bazılarının duvar ve kapı girişlerinde çeşitli figürlerde kabartmalar bulunmaktadır.<br />
<strong>DOLMENLER</strong><br />
Dikilitaşın kuzeyindeki kayalık alanlarda, Aşağıhozişi köyü yakınlarında Dolmen tipi mezarlar bulunmaktadır. Sala benzeyen iki büyük kayanın birbirine çatılması ile yapılan bu mezarların Taş Devri insanlarından kaldığı tahmin edilmektedir.<br />
<strong>ZEY<br />
</strong>Adıyaman’a 7 km. mesafede, Zey Köyü yakınında, erken dönem hiristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Köyde ayrıca Şeyh Abdurrahman Erzincani’ye ait bir türbe ve cami yer alır.<br />
<strong>GÖKSU MAĞARALARI</strong></p>
<p>Göksu ırmağı boyunca yer alan 40 – 50 m. yükseklikteki sarp kayalıklar üzerinde doğal mağaralar bulunmaktadır. Besni tarafında Kızılin ve Sarıkaya Köyleri ile Adıyaman tarafında Gümüş Kaya ve Mal Pınarı civarında yoğunlaşmıştır. Bu mağaralar aynı zamanda tarihi nitelik taşımaktadır.<br />
<strong>PALANLI MAĞARASI</strong></p>
<p>Adıyaman’ın 10 km. kuzeyinde Adıyaman – Çelikhan – Malatya karayolunun üzerinde Palanlı köyü sınırları içerisindedir. M.Ö. 40.000 yıllarında kullanılmış doğal bir mağaradır. Duvarında bulunan ve halen fark edilebilen geyik figürü yalın kontur çizgilerle oluşturulmuştur. Mağara arkeolojik alanı olarak tescillidir. Mağaranın yer aldığı derin vadi ise ender bulunur bir doğa parçası olup, sık bir vejetasyona sahiptir.<br />
<strong>KİTAP MAĞARASI</strong></p>
<p>Kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş Demir Kale 1 adıyla anılan, ikişer katlı erken dönem Hristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Mağaralara İndere köyü (Zey) içinden yaya olarak gidilmektedir.<br />
<strong>GÜMÜŞKAYA (PALAŞ) MAĞARALARI</strong></p>
<p>Adıyaman ilinin 40 km. güneybatısında Göksu nehri kenarında aynı adla anılan köyün batısında kayalardan oyma tünel şeklinde birbirleri ile bağlantılı çok sayıda mağaralar yer almaktadır. Tarihte konut olarak kullanılan bu mağaraların İ.Ö. 150 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Balkonlara, bölmeli odalara ve kuyulara sahip bu mağaralara sadece bir insanın geçebileceği dar bir yolla ulaşılmaktadır.<br />
<strong>MERKEZ iLÇEDEKİ CAMİ VE KİLİSELER</strong></p>
<p><strong>Ulu Camii :</strong> Adıyaman’ın en büyük camisidir. 1863 yılında eski camii yerine yapılmıştır. 1902 yılında Mehmet Fevzi Efendi tarafından onarılmıştır. Kesme taşlarla yapılmış olan caminin son cemaat yeri 4 köşeli, 4 sütun üzerine 5 tonuzle örtülüdür. Tek şerefeli minaresinde H. 1213 (M.1798) ve H.1271 (M.1854) tarihli iki eski yazıt vardır. 3 kapılı olan caminin iki kapısı cevizden olup, H.1320 (M.1902) tarihini taşımaktadır. Bir rivayete göre, Kahramanmaraş ta hüküm süren Dülkadiroğullarından Alâüddevle tarafından yaptırılmıştır.<br />
<strong>Çarşı Camii :</strong> Diğer adı Hacı Abdulgani olan eser 1557 yılında Hacı Abdulgani Efendi tarafından yaptırılmıştır. 1640 yılında Hacı Mehmet Rızaullah tarafından onarılan camii 1910 (Vakıflar idaresince), 1957 ve 1982 yıllarında tekrar onarımlar görmüştür. Beyaz Küfeki taşından yapılmıştır.<br />
<strong>Kab Camii :</strong> Kab mahallesindedir. 1768 yılında yapılmıştır. 1923 yılında büyük bir onarım görmüştür. Kesme taştan yapılmıştır. Son cemaat yeri iki sütunludur. Kuzey kapısı üzerinde H. 1182 (M.1768) tarihli yapım ve Batı kapısı üzerinde H. 1342 (M.1923) tarihli onarım yazıtları yer alır. Minaresi tek şerefelidir. Yazlık kısmı Kuzey köşesinde ayrı olarak yapılmıştır. 1934 yılında minaresi yıldırım düşmesi sonucu yıkılmış ve tekrar yapılmıştır.<br />
<strong>Musalla Camii :</strong> Musalla Mahallesindedir. Bu caminin minaresi H.1308 (M.1890) yılında bir depremde yıkılmış daha sonra cezaevi olarak kullanılmıştır. Vakıflar idaresince yeniden cami olarak restore edilerek, ibadete açılmıştır.<br />
<strong>St.Paul Kilisesi :</strong> Adıyaman Merkez Mara Mahallesindedir. 1905 tarihli kilise yazıtlarından binanın bir hayli eski olduğu anlaşılmaktadır.. St.Paul ismiyle anılan bir Süryani kilisesi olup, tescilli bir yapıdır. Bugün için küçük bir Süryani cemaati tarafından kullanılmaktadır.<br />
<strong>BESNİ İLÇESİNDEKİ CAMİLER</strong></p>
<p><strong>Çarşı Camii :</strong> Eski Besni de çarşı içerisindedir. Kapı üzerindeki yazıtta 1492 de Kalasunoğlu Mehmet Nasır tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Duvarları kesme taştan olup, minaresi önikigen gövdeli ve tek şerefelidir.<br />
<strong>Toktamış Camii :</strong> Eski Besni de bulunmaktadır. 17. yy. sonlarında yapıldığı sanılmaktadır. Yıkık durumda olan caminin minaresi sağlamdır.<br />
<strong>Ulu Camii :</strong> Besni’nin en büyük camisidir. 17. yy. yapılmıştır. Arap mimarisinin etkilerini taşımaktadır. Tek şerefeli minaresi, kare tabanlı, silindirik gövdelidir.<br />
<strong>Abuzer Gaffari Türbesi :</strong> Adıyaman’ın 5 km. doğusunda ziyaret köyündedir. Kapısındaki yazıt H.1136 tarihlidir. Bağdat seferi dönüşünde IV. Murat’ın buyruğuyla yaptırılmıştır.<br />
<strong>Mahmut El Ensari Türbesi :</strong> Adıyaman’ın 7 km. doğusunda Elif köyü civarında Ali Dağı üzerindedir. 1126 tarihli bir onarım kitabesi bulunmaktadır. IV. Murat tarafından yaptırıldığı söylenmektedir.</p>
<p><strong>Şeyh Abdurrahman Erzincani Türbesi :</strong> Adıyaman’ın 7 km. kuzeyinde Zey (İndere) köyündedir. Kendisini ziyaret eden akıl ve sinir hastalarının şifa bulduğuna inanılmaktadır. Rivayetlere göre türbe Osmanlı padişahı IV. Murat tarafından yaptırılmıştır. Türbenin içinde aslen Erzincanlı olup sonra Adıyaman’a yerleşen Şeyh Abdurrahman Erzincani ile Eşi ve kızının sandukası vardır.<br />
<strong>Zeynel Abidin Türbesi :</strong> Adıyaman’ın 15 km. doğusunda bulunan türbenin Hz. Ali’nin soyundan torunu Zeynel Abidin’e ait olduğu bilinmektedir.<br />
<strong>Çıplak Baba Türbesi :</strong> Adıyaman’a 22 km. mesafede, Adıyaman-Kahta yol güzergahında Adıyaman Havaalanı güneyinde yer almaktadır.<br />
<strong>Hacı Ali Bey Türbesi :</strong> Besni İlçesi Sofraz köyünde olan türbe çevre halkı tarafından ziyaret edilen türbelerden biridir.<br />
<strong>Hacı Yusuf Türbesi :</strong> Kahta İlçesi Hacı Yusuf Köyündedir. Nakşibendi ulularından olup 1260 yılında vefat eden bir zata aittir.<br />
<strong>Çelikhan İçmesi :</strong> Çelikhan İlçesi’nin 23 km. kuzeydoğusundadır. Bu kaynağın mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi, hastalıklarıyla böbrek taşı ve sağlıklı zayıflama için faydalıdır.</p>
<p><strong>Besni İçmesi :</strong> Besni İlçesinin 6 km. kuzeydoğusundadır. Bu içmenin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihapları tedavisinde olumlu neticeler alınmıştır.<br />
<strong>Kotur İçmesi :</strong> Adıyaman’a 25 km. uzaklıkta ve kuzeybatısındadır. Akçalı köyüne 5 km. mesafede şifalı bir soğuk su içmesidir. Bu su bazı mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.</p>
<p>Adıyaman ili merkezi Orta Fırat bölümü içinde yer alır. Kuzeyde bulunan Çelikhan ile Gerger ilçesinin bir kısmı Doğu Anadolu Bölgesine, Batıda bulunan Gölbaşı ile Besni ilçesinin bir kısmı ise Akdeniz Bölgesine dahil edilmiştir.<br />
Adıyaman ilinin Kuzeyinde Malatya ili (Pütürge, Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçesi), Batıda Kahramanmaraş ili (Merkez ile Pazarcık ilçesi), Güneybatıda Gaziantep (Araban ilçesi), Güneydoğuda Şanlıurfa ili (Siverek, Hilvan, Bozova ve Halfeti ilçeleri), Doğuda ise Diyarbakır ili (Çermik ile Çüngüş ilçesi) bulunmaktadır. Merkez ilçe dahil 9 ilçesi ile 406 köyü vardır. İlçeleri Merkez, Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik ve Tut ilçeleridir. Adıyaman ili 370 25′ ile 380 11′ kuzey enlemi, 370 ve 390 doğu boylamı arasında yer alır. Adıyaman ilinin yüzölçümü 7 614 km2 , göller ile 7.871 km2 olup, rakımı 669 m dir.<br />
Eski coğrafyacı ve tarihçilere göre: Güneyde Arap Yarımadasından, Kuzeyde Toros sıradağlarına doğru uzanan Arap çöllerinin sona erdiği yerde, Toros sıra dağlarının eteklerinde verimli topraklar yer almaktadır. Arap çöllerini kuzeyden bir ay gibi saran bu topraklara binlerce yıldan beri (Verimli Ay (Hilal) adı verilmiştir. Ortadoğu Ülkelerinin merkezinde yer alan cerimli Ay (Hilal) topraklarında Asya, Avrupa ve Afrika kıt’ alarından gelen ana kara yolları birbirlerini kesmektedir. Tarih boyunca Verimli Ay (Hilal) bölgesi ana ticaret yollarının kavşak noktalarında, büyük ticaret ve sanayi şehirleri doğmuş, büyümüş, yıkılmış ve yerlerine yenileri kurulmuştur. Verimli Ay (Hilal) bölgesinin bir parçası sayılan Orta Fırat Bölümünün illerinde olan Adıyaman şehri, Cerimli Ay (Hilal) bölgesinin en üst sınırını oluşturmaktadır. Adıyaman ili uygun coğrafi özellikleri dolayısıyla ile tarihin her döneminde insanların yaşamayı tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olmuştur.<br />
Adıyaman ‘in Kuzey kesimi torosların uzantısı olan Malatya dağları ile çevrilidir. Çelikhan, Gerger ve Tut İlçelerinin arazilerinin çoğu dağlıktır.<br />
İlin belli başlı dağları; Akdağ, Dibek, Ulubaba, Gördük, Nemrut, Bozdağ ve Karadağdır. Güneye inildikçe ova nitelikli araziler başlar. Kahta, Samsat, Keysun ve Pınarbaşı ovaları ilin önemli ovalarıdır .<br />
Fırat Nehri İlin en önemli akarsuyudur. Fırat Şanlıurfa, Diyarbakır illeriyle İl sınırı oluşturur. Diğer akarsular ise; Sofraz, Ziyaret, Çakal, Kalburcu, Eğri, Akdere, Keysu ve Şepker çaylarıdır. Gölbaşı, İnekli, Azaplı Abdulharap Gölleri doğal Atatürk Barajı ise suni göldür.<br />
Bu coğrafi yapı içerisinde Adıyaman ilinin :<br />
Deniz seviyesinden yüksekliği 669 metredir.</p>
<p>İl sınırları içerisindeki alan 7.614 km.2dir.</p>
<p>Merkez ilçenin alanı ise 1.702. km.2dir.<br />
Adıyaman ili Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri arasında köprü vazifesi gören bir şehirdir. Hatta kısmen Akdeniz Bölgesinin özelliklerini de taşır. Bu nedenle bitki örtüsü de bu üç bölgenin özelliklerini taşımaktadır. Yüksek rakımlı yerler genelde meşe ağaçları ile kaplanmış olmakla birlikte, su ve toprak erozyonu nedeni ile çıplak hale gelmiş araziler de mevcuttur. Yaz mevsiminin uzun ve kurak geçmesi dolayısıyla orman içi bitki örtüsü yok denecek kadar azdır. Tarım yapılmayan alanlar çayır, mera, yabani ağaçlar ve makilerle kaplıdır. Sazlık, bataklık alanlarda suyu seven bitki türlerine rastlanmaktadır.<br />
Rakım yükseldikçe ağaç türleri değişmekte kimi bölgelerde meşeliklere rastlamak mümkün olmaktadır.<br />
Doğan, şahin, baykuş, keklik gibi yabani kuş türleri yanında tavşan, tilki, çakal gibi yaban hayvanları da Adıyaman il sınırları içerisinde yaşama alanlarına sahiptirler.<br />
Fırat Nehri İlin en önemli akarsuyudur. Diğer akarsuları ise şunlardır; Sofraz Çayı, Ziyaret Çayı, Çakal Çayı, Kalburcu Çayı, Eğri Çayı, Besni Akdere Çayı, Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve Halya Deresi ile Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve Abdulharap gölleri ilin diğer su kaynaklarıdır.</p>
<p>Fırat Nehri: İlin en önemli akarsuyu-dur. Şanlıurfa ve Diyarbakır illeri ile sınırı oluşturur. İl içindeki uzunluğu 180 km. dir. Kâhta, Kalburcu ve Göksu Çayları nehrin başlıca kollandır.<br />
Kahta Çayı: Çelikhan yöresindeki Bulam, Abdülharap ve Recep sularını toplayıp Cendere Köprüsünden geçtikten sonra Eski Kahta ve Alut Arazisinde biriken dağ sularını da alarak Fırat Nehri’ne karışır (45.5 km).<br />
Göksu Çayı: Kahramanmaraş ili sınırlarından çıkar. Erkenek, Tut.ve Akdere civarından geçer. Sofraz suyunu da aldıktan sonra Gümüşkaya’nın batısında Fırat Nehrine karışır. İI sınırlan içindeki uzunluğu 90 km. ‘dir.<br />
Sofraz Çayı: Besni ilçesi Toklu Köyü civarından çıkar. Hacıhalil Köyü yakınlarında Keysun Suyu’nu alarak Akdere civarında Göksu Çayı’na karışır. İl sınırları içindeki uzunluğu 51 km.’dir.</p>
<p>Ziyaret Çayı: Kaynağını Cebel ve Zey Köyleri sularından alarak ipekli Köyü civarında Atatürk Barajı Gölü’ne karışır.<br />
Adıyaman ilinin önemli sayılabicak diğer akarsuları ise şunlardır: Çakal Çayı (37.5 km.) Kalburcu Çayı, Eğriçay (32 km.}, Besni Akdere Çayı (59 km.) Keysun Çayı (45 km..), Birimşe Çayı (35 km.), Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve Halya Deresi (41 km.)<br />
İlde dört doğal, bir de yapay olmak üzere beş adet göl vardır. Bunlar Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve Abdulharap doğal gölleri ile Atatürk Barajı suni gölüdür.<br />
Gölbaşı Gölü: 2.19 km2 yüzölçümünde olan bu göl, Gölbaşı ilçesi Belediye sınırları içerisinde yer almaktadır. Çevresinde turistik tesisler bulunan gölde balık üretimi de yapılmaktadır.</p>
<p>İnekli Gölü: Yüzölçümü 1.09 km2 dir. Yağışların fazla olduğu dönemlerde Gölbaşı ve Azaplı Gölleri ile doğal olarak açılan kanallarla birbirine bağlanırlar.<br />
Azaplı Gölü: ilçenin batısında bulunan bu gölün yüzölçümü 2.72 km2 dir. Kışın sularının artması nedeniyle çoğu kez Gölbaşı Gölü ile birleşik bir görünüm arz eder.Atatürk Barajı Gölü</p>
<p>Abdülharap Gölü: Çelikhan ilçesinin 3 km. kuzeyinde yer alan gölün yüzölçümü 5 km2 dir. Yüzeyi yoğun olarak saz ve otlarla kaplanmış olan bu göl. Çat Barajı’nın tamamlanması halinde, baraj göl sahası içinde kalacaktır.<br />
Atatürk Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu Projesi’nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla oluşan bir göl olup Adıyaman ve Şanlıurfa illeri arasında geniş bir alanı kaplar. Bölgenin sulama suyu ve balık üretiminin teminİ açısından son derece önemli bir göldür. Rezervuar sahası 81.700 hektardır.<br />
Çamgazi Barajı Gölü: Adıyaman merkez ilçeye bağlı Atatürk Barajı yolu üzerindedir. Baraj gövdesi zonlu toprak dolgu tipinde yapılmakta olup sulama amaçlı inşa edilmektedir. Sulama alanı 6536 hektardır.<br />
Çat Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu Projesi’nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla oluşan göl olup Adıyaman-Çelikhan Abdulharap Gölü üzerindedir. Sulama amaçlı kullanılan baraj gölü 14.481 hektarlık alanı kaplar.<br />
Göletler: Adıyaman ili gölet inşası bakımından yeterli su potansiyeline sahiptir. Bu nedenle mevcut göletlerin yanısıra çoğunluğu GAP Projesi çerçevesinde olmak üzere bir çok gölet inşa halindedir. Bazı göletler de planlama aşamasındadır. Bunlara ait özet bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir.<br />
Kuzey kesimi, Torosların uzantısı olan Malatya Dağları ile kaplıdır. Güneye inildikçe yükselti azalır ve tamamiyle ova nitelikli araziler başlar. Çelikhan, Tut ve Gerger ilçelerinin tamamına yakını dağlık bölge özelliğini taşır.<br />
Merkez, Besni ve Kahta ilçelerinin kuzey kesimleri dağlık, güney kesimleri ova şeklindedir. Samsat ilçesi ise ilin en düz arazilerine sahiptir.<br />
<strong>İlin belli başlı dağlan ve yükseklikleri</strong><br />
<strong>DAĞLAR YÜKSEKLİK</strong><br />
Akdağ 2551 m.<br />
Dibek 2549 m.<br />
Ulubaba 2533 m.<br />
Gördük 2206 m.<br />
Nemrut 2150 m.<br />
Borik 2110 m<br />
Bozdağ 1200 m.<br />
Karadağ 1115 m.<br />
Adıyaman’ı doğudan batıya doğru bölen Anti Torosların kuzeyinde kalan dağlık bölgenin iklimi ile güneyinde kalan bölgenin iklimi birbirinden farklıdır. Güneyi, yazları kurak ve sıcak,kışları ılık ve yağışlı; kuzeyi yazları kurak ve serin, kışları yağışlı ve soğuktur. Doğu Anadolu ile Akdeniz Bölgeleri arasında köprü konumunda olan İlin iklimi, bu özelliği dolayısıyla bölgedeki diğer illerden farklıdır.</p>
<p>Atatürk Baraj Gölü alanının oluşmasından sonra, İlin ikliminde bir yumuşama ve nem oranında bir artış olmuştur. İlde hakim rüzgarlar kuzey, kuzeydoğu ve kuzeybatı istikametindedir.</p>
<p>Adıyaman ili, Kuzeyde yer alan son derece kıvrımlı Toros sıra dağları ile güneyde ise Gazi Antep ve Şanlı Urfa illerinin son derece düz alanları arasında yer alır. Tektonik intikal kuşağında bulunan Adıyaman ilinde, fazla kıvrımlara az ama geniş düzlüklere kuzey hariç çok rastlanır.</p>
<p>Adıyaman ili % 10′ dan az eğimlidir. Yer yer de % 10 25 arası ve % 25′ den daha fazla eğimli alanlara rastlanılmaktadır. Temel zemini olarak Germav Formasyonu ve Midyat kireçtaşının gözlendiği alanlarda eğimler % 10 25 arasındadır.</p>
<p>Üst miyosen Yaşlı Tortulların kapladığı alanlarda eğimler genelde % 25 den fazladır. Eğimin % 25 den fazla alanlar, kaya düşme ve heyelana maruz alanlar olarak belirlenmiştir. Bu alanlarda eğimin % 10 dan daha az olduğu yerlerde, temel zemini açısından herhangi bir olumsuzluk içermemektedir.</p>
<p>Pliyo-Kuvaterner yaşlı tortul örtüsünün kapladığı alanlar genelde % 10 dan az eğimlidir. Eğimin % 25”den fazla olduğu bir kısım alanda akma, kaya düşmesi ve heyelan oluşmaktadır. Bu alanlar dışında temel zemini ve topoğrafik eğim açısından olumsuzluk görülmektedir.</p>
<p>Alüvyon ise temel zemini özelliğindedir. Ancak kaya düşmesi ve heyelana maruz yamaçları olan vadi tabanında (Eğri Çay vadisi) kalmaktadır. Bu nedenle bu birim heyelana maruz alan içinde gösterilmiştir. İl merkezi ve çevresi orta engebeli bir topoğrafya ya sahiptir. Genelde % 10′ dan daha az eğimlerden oluşan bir alan üzerine kurulmuştur.</p>
<p>Adıyaman ve çevresinde daha önce yapılmış çalışmalara göre, şu şekilde belirlenmiştir. En altta, Alt Kretase Yaşlı Kireçtaşı bulunmaktadır. Bu kireçtaşları, yarı kristalize ve dolomitiktir. Bu oluşum, bölgenin kuzeyinde görülmekte ve çalışma alanının dışında kalmaktadır. Bu birim üzerinde Paleosen-Alt Eosen Yaşlı Germav Formasyonu yer alır. Tebeşirimsi marn ile temsil edilen bu formasyon üzerinde ise, Eosen Yaşlı Midyat Kireçtaşları bulunmaktadır. Midyat Kireçtaşları üzerinde ise, alanın güneyine doğru vadi yamaçlarında görülen Üst Miyosen Yaşlı Tortullar gelmektedir. Eğri Çay’ ın getirdiği malzemenin oluşturduğu Alüvyon bu akarsu boyunca yer almaktadır.</p>
<p>Germav Formasyonu, en yaşlı birimi olarak, Güneydoğu Anadolu’ da yaygın olarak görülmektedir. Paleosen-Alt Eosen yaşlı bu formasyon, marn ile temsil edilmektedir. Yüzeyde beyaz, sarımsı beyaz, taze yüzeyde yeşilimsi beyaz renkli tebeşirimsi haldedir.</p>
<p>Adıyaman ili, T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’ nca yayınlanan Türkiye Deprem Haritası’ nda IV. Derece Deprem Bölgesi içinde kalmaktadır. Bu güne kadar tadil edilmiş Mercalli cetvellerine göre, en yüksek (7) şiddetinde deprem kaydedilmiştir. Tarihi kaynaklardan 1889′ da meydana gelen şiddetli depremde şehirde önemli tahribatın olduğunu, camilerin minarelerinin yıkıldığını öğreniyoruz. Son olarak 05/05/1986 tarihinde meydana gelen (5) şiddetindeki deprem ile bunu takiben 06/06/1986′ da meydana gelen (6) şiddetindeki depremde önemli miktarda hasar ve can kaybı meydana gelmiştir (İl genelinde 296′ sı ağır, 728′ i orta ve 1792′ si hafif olmak üzere 2186 konut hasar görmüştür).</p>
<p>Kabaca WSW-ENE yönünde 100 km. kadar uzanan Adıyaman depresyonunun genişliği de 40-50 km. kadardır. Ortalama yükseltisinin 500-750 metreler arasında bulunduğu ve üzerinde Kâhta, Adıyaman, Akpınar, Bağpınar (Çalgan), Keysun (Çakırhöyük), Şambayat, Narince ve Kızlin(Beşyol) kentlerinin yer aldığı havzanın güneyinden Fırat akarsuyu geçmektedir. Fırat, havzanın doğusundaki Eosen arazisi içerisinde çok tipik gömük menderesler yaparak ve Samsat yakınlarında tipik örgülü drenaj şekli göstererek akmaktadır. Buna benzer taraçalar ovanın kuzeyindeki Kâhta Çayı vadisinde de mevcuttur. Depresyonun suları, Keysun, Göksu, Koruç, Kalbur, Cendere, Aksu…. dereleri vasıtası ile kuzeyden güneyde Fırat’a boşaltılmaktadır.</p>
<p>Ova batısında, Gölbaşı ovasını Adıyaman ovasından ayıran ve Eosen-Oligosen formasyonlarından oluşmuş bulunan Kozdağ (Besni ilçesinin batısı) yer alır. Bunun temelinde ise, kuzey doğuya doğru. Kretase kalkerleri ve ofiolitler bulunur (Tut çevresi ve Akdağ). Ova kuzeyindeki yapı da hemen hemen aynıdır. Ancak, buradaki Tucak-Ulubabadağ (2587 m) volkanitlerden oluşmuştur. Bunların esasını andezitler teşkil eder. Ova doğusunda bulunan volkanitler ise, daha genç yaştaki bazaltlardır.</p>
<p>Ova güneyi, altta yine Kretase yaşlı formasyonlardan ve bunların üzerine gelip geniş alanlar kaplayan Eosen yaşlı kalker ve marnlardan oluşmuştur. Bu arazi sık sık, dar bölgeli akışlar gösteren bazaltik lavlarla örtülmüşlerdir. Şanlıurfa-Adıyaman arasındaki bu bazaltik volkan konileri tamamen buradaki NW-SE yönünde uzanan fayların üzerinde sıralanmışlardır (fisür volkanizması).</p>
<p>Depresyonun güneyi, üst Miyosen yaşlı ve bugün akarsularla çok parçalanmış olan kalker, marn, kumtaşı ve konglomeralı depolarla temsil edilmektedir. Bunların, daha önce bütün depresyonu işgal ettikleri, ovanın kenar kısımlarında parçalar halinde bulunmalarından anlaşılmaktadır. Depresyon dışında bu formasyonlara rastlanmaması, onun ilk çöküşünün üst Miyosen’ den önce olduğunu ortaya koymaktadır. Bu devreden sonra üst Miyosen depoları ile dolan ve bu depoların ağırlığı altında çöken havza, yapılan petrol sondajlarından elde edilen bilgilere göre daha da derinleşmiştir. Çökmeler, kuzeyde E-W, güney doğuda WNW-ESE yönlü faylar boyunca gerçekleşmiştir. Bunlardan, Adıyaman’ ın kuzeyinde bulunan Karadağ ve Kurucak fayları birbirlerine paralel olup, ovaya egemen olan, Karadağ güneyinde yer yer diklikleri ile temayüz eder. Bunun dışında, Adıyaman’ ın hemen doğusunda Eosen (Lütesiyen) yaşlı kalker ve marnlardan oluşmuş 804 m. Yüksekliğindeki Aldağ, bir horst şeklinde ova ortasında yer alır. Özellikle kuzeyindeki fay dikliği çok nettir ve bu fay içerisine Kuruçay deresi yerleşmiş durumdadır. Fay, NESW yönünde uzanmaktadır.</p>
<p>Kahraman Maraş depresyonunun kuzey doğusunda yer alan ve NE-SW yönünde dar ve uzun bir koridor halinde uzanan ova (30-35 km. kadar uzunluğunda ve 4-5 km. kadar genişliğinde) oluşum bakımından oldukça ilginçtir ve Kahraman Maraş depresyonunun kısmen de olsa bir devamı niteliğindedir. Nitekim, ovanın uzantısı, Kahramanmaraş depresyonunun oluşumunda rol oynayan fayların uzantılarına tamamen uymaktadır. Büyük bir ihtimalle, Kahramanmaraş depresyonunun güneyinden geçen fay burada da devam etmekte ve ovanın oluşumunda esas rolü oynamaktadır.</p>
<p>Doğudan Kozdağ, batıdan Öksüz dağı (1871 m.), kuzeyden Boruk dağı (2110 m.) ile sınırlanmış olan ova, güneyden Aksu vasıtası ile Kahramanmaraş depresyonuna açılmaktadır. Üzerinde Gölbaşı ilçesinin yer aldığı ovada başlıca, birbirleriyle bağlantılı olan 3 göl yer almaktadır. Ovanın suları, bu göllerden geçerek Kapı deresi ile Ceyhan’ ın bir kolu olan Aksu deresi vasıtası ile boşaltılmaktadır.</p>
<p>Ova doğusu üst Kretase-Paleosen yaşlı kalker ve ofiolitlerden oluşmuştur. Kalkerler karstlaşmaya elverişli olup, içlerinde pek çok karstik şekil, özellikle dolinler oluşmuştur. Ova batısı ise, altta Eosen flişleri ile onların üzerine gelen orta Miyosen yaşlı kalker, kum ve kumtaşları ile temsil edilmektedir. Ova güneyinde ise, büyük bir ihtimalle post-Neojen yaşlı, güneye doğru genç tektonik hareketlerle çarpılmış bir aşınım sathı vardır. Satıh, tamamen üst Kretase formasyonları içersinde gelişmiştir.</p>
<p>Ova, doğudan faylanmış durumdadır. Ancak, bölgedeki karstlaşmanın da varlığı, ovanın oluşumunda sadece tektoniğin değil, her ikisinin de rolü olduğunu göstermektedir. Belki de, post-Neojen sathını deforme eden tektonik hareketlerin neden olduğu faylar, ovanın oluşumunda etkili rol oynamışlar ve böylece tektono-karstik oluk ortaya çıkmış, sonradan alüvyonlarla dolması ile de bugünkü Gölbaşı ovası oluşmuştur. Ovadaki göllerin varlığı ise, yeni çökmelerle ilgili olmalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Çiğ köfte, İçli Köfte, Basalla (ekşili köfte), Cılbır, Mercimekli Köfte, Pestil, Yapıştırma ve Hıtap, Adıyaman’ın ünlü yemek türlerinden bazılarıdır. İl merkezinde yöresel yemeklerin bulunduğu lokantalar mevcuttur. Kahta ilçesindeki Baraj Gölü kıyısında balık yenebilir. Nemrut Dağı yolu üzerindeki konaklama ve kafeteryalarda yeme-içme olanağı mevcuttur.</p>
<p><strong>Adıyaman’dan yemek tarifleri</strong></p>
<p><strong>Adıyaman Tavası</strong></p>
<p><strong>Malzemeler :</strong></p>
<p>1.5 kg. koyun eti kuşbaşı</p>
<p>250 gr. çekilmiş kuyruk yağı</p>
<p>5 kg. domates</p>
<p>1.5 kg. patlıcan</p>
<p>250 gr. yeşil biber</p>
<p>100 gr. sarımsak</p>
<p>Yeteri kadar tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Domates ve patlıcanların kabuğu soyulur ve kuşbaşı doğranır. Tavaya doğranmış et konur, soyulmuş sarımsak etin üzerine serpilir, üzerine yeşil biber ve kuyruk yağı dizilir ve üzerine doğranmış patlıcanlar yerleştirilir, en üste domatesler konur ve fırına verilir. Piştikten sonra servis yapılır.</p>
<p>Karıştırmalı Adıyaman Pilavı</p>
<p><strong>Malzemeler :</strong></p>
<p>1.5 kg. bulgur</p>
<p>500 gr. tereyağı</p>
<p>2 kg. doğranmış et (kavurma et)</p>
<p>100 gr. Salça</p>
<p>100 gr. Pul biber</p>
<p>50 gr. baharat</p>
<p>yeteri kadar tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Et kavrulur, bir tencereye alınarak üzerine salça dökülür, biber ve baharat üzerine 1.5 litre su ilave edilir. Kaynadıktan sonra bulgur eklenerek bir miktar kaynatılıp suyu çekildikten sonra servis yapılır.</p>
<p>Burma Tatlısı</p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1 kg. baklava unu</p>
<p>750 gr. Antep fıstığı</p>
<p>500 gr. tereyağı</p>
<p>35 gr. nişasta</p>
<p>3 kg. şeker</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Un hamur yapılıp 25 yumak halinde ayrılır, yumaklar yufka şeklinde açılır. Yufkalar tepsiye her yufka arasına fıstık serpilerek yerleştirilir. Tepside dilimlenir, üzerine yağ dökülerek fırına konur. Piştikten sonra üzerine şerbeti dökülür. Servis yapılır.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Adıyaman’ın kent merkezinde bulunan tarihi çarşı Oturakçı Pazarı’nda yöreye özgü halı, kilim, cicim, heybe gibi el sanatları ürünleri ile turistik eşyalar bulunabilir. Nemrut’taki turistik tesislerde satılan Nemrut heykelleri, hediyelik olarak alınabilecek eşyalardır. Yine bu tesislerde, yörenin tarihinin anlatıldığı çeşitli dillerdeki Nemrut rehber kitapları bulunabilir.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Adıyaman Valiliği http://www.adiyaman.gov.tr/valilik/valilik_giris.html</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Nemrut Dağı’nı görmeden, güneşin doğuşunu ve batışını izlemeden,</p>
<p>Kommagene Uygarlığı eserlerini görmeden,</p>
<p>Atatürk Barajı Kahta Sahilindeki lokantalardan balık yemeden,</p>
<p>Adıyaman Müzesini gezmeden,</p>
<p>Yörede dokunan halı, kilim, cicim ve heybe ve Nemrut heykelleri almadan</p>
<p>…Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/adiyaman-hakkinda-bilgi_2419.html' addthis:title='Adıyaman Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fadiyaman-hakkinda-bilgi_2419.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/adiyaman-hakkinda-bilgi_2419.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Afyon Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/afyon-hakkinda-bilgi_2415.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/afyon-hakkinda-bilgi_2415.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonun Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonun Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonun İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonun Nesi Ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2415</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 14.230 km² Nüfus: 739.223 (1990) İl Trafik No: 03 Afyon, Anadolu’da kuzeyi güneye, batıyı da doğuya bağlayan doğal bir düğüm noktası konumundadır. Zengin tarihi geçmişi olan kent bir turizm merkezi olma potansiyeli taşımaktadır. İLÇELER Afyon ilinin ilçeleri; Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye, İscehisar, Kızılören, Sandıklı, Sincanlı, [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/afyon-hakkinda-bilgi_2415.html' addthis:title='Afyon Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste">
<div id="_mcePaste"><span style="font-family: Georgia; line-height: 20px; font-size: 18px; color: #222222; -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">GENEL BİLGİLER<br />
Yüzölçümü:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> 14.230 km²</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Nüfus: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">739.223 (1990)</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İl Trafik No:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> 03</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon, Anadolu’da kuzeyi güneye, batıyı da doğuya bağlayan doğal bir düğüm noktası konumundadır. Zengin tarihi geçmişi olan kent bir turizm merkezi olma potansiyeli taşımaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İLÇELER</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon ilinin ilçeleri; Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye, İscehisar,</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kızılören</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">, Sandıklı, Sincanlı, Sultandağı ve Şuhut’tur.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Başmakçı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İlin en güney ucunda yer alan ilçe il merkezine 129 km. uzaklıkta Söğüt Dağlarına yaslanmıştır. Isparta, Kula, Ladik, Hereke tipi halı dokumacılığı, gül yetiştiriciliği, Kuş Cenneti, Acı Gölü ile ünlüdür.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Bayat:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon-Ankara karayolu üzerinde il merkezine 46 km. uzaklıktadır. Bayat ilçesinde Kurtini, İnpazarcık, Asarkale, Elicek ve Yanıkin Bizans dönemi yerleşim alanları bulunmaktadır. Kök boyalı Bayat kilimleri, Amerika, Japonya ve birçok Avrupa ülkesinden sipariş alacak kadar ün kazanmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Bolvadin:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İlçe Afyon-Konya karayolu üzerinden 13 km. içeride il merkezine 61 km. uzaklıkta, antik Kral Yolu üzerinde, Eber gölü kenarında kurulmuştur. Eber Gölü; sazlığıyla, yüzen adacıkları ve balık avcılığı ile adını dış ülkelere duyurmuştur. İlçenin diğer turizm değerleri Heybeli kaplıcası, Horan parkı, Kırkgöz köprüsü, Yanık Kışla, Lala Sinan Paşa Cami, Alaca Cami ve Çeşmesi, Çarşı Cami, Hacı Ahmet Cami, Kırklar Cami, Kara Çeşme, Ak Çeşme, Hacı Ahmet Çeşmesi, Kemerkaya’da yeraltı şehri, Minarelik Deresinde peribacaları, merkezdeki eski Afyon evleri ve İnsuyu Mağarasıdır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Çay:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon-Konya karayolu üzerinde, il merkezine 48 km. uzaklıktadır. İlçenin geçmişi oldukça eskiye dayanmakla birlikte bugüne kalan tarihi eser sayısı azdır. Tabi güzellikleri arasında Eber ve Karamık gölleri bulunmakta olup, bu göllerde balık avcılığı,ve çeşitli kuş avcılığı yapılmaktadır. Çağlayan Parkı ve Şelalesi, Kanlı Yer Kavaklığı çevrede tercih edilen piknik yerleridir. Selçuklulardan kalma Taş Camii ve Kervansaray önemli tarihi eserleridir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Çobanlar:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Yöre tarihinin Akarçay kenarındaki höyüklerle yaşıt olduğu ve eski Tunç Çağına kadar uzandığı bilinmektedir. Bugünkü Kocaöz (Feleli) köyünde antik Anabura kenti kurulmuştur. Afyon Arkeoloji Müesinde bulunan Artemis heykeli buradan çıkarılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Dazkırı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon-Denizli karayolu üzerinde il merkezine 140 km mesafededir. İlçemiz 1959 yılında ilçe olmuştur. İlçemiz kök boyalı halı dokuma ve satış reyonlarıyla dünya çapında üne kavuşmuştur.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Dinar: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon-Antalya karayolu üzerinde, il merkezine 106 km. uzaklıkta olup Akdeniz ile Ege bölgeleri arasında bulunmaktadır. Tarihin ilk müzik yarışması, Marsyas ile Tanrı Apollon arasında Dinar’da yapılmıştır. İlçenin önemli turistik değerleri Danteon (Tanrılar kulu tapınağı), Artemis-Anaitis tapınağı, antik tiyatrosu, agorası (Pazar yeri), antik stadyumu, Suçıkan Parkı, Pınarbaşı, Karakuyu Kuş Cenneti, Norgaz piknik alanı, Cerit ve Zenderi yaylalarıdır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Emirdağ:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon’un 70 km. kuzey doğusunda kurulmuş en eski ilçelerinden olan Emirdağ yöresinde yerleşim M.Ö.1437 yılına kadar gitmektedir. Emirbaba, Gölcük, Çiçekli yaylaları, Balcam Mağarası, Amorium ören yeri ve Sakarya nehrini besleyen Pınarbaşı gezip görülebilecek yerlerdir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Evciler:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Çevre höyüklerde bulunan parçalardan tarihinin Lidyalılara kadar uzandığı anlaşılmaktadır. İlçede Koca höyük ve Küçük höyük diye bilinen iki höyük ile Öküzviran ve Kocaviran isminde iki örenyatağı vardır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hocalar:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Anadolu eski çağlardan bu tarafa pek çok medeniyetlerin beşiği olmuştur. Ahır dağlarında bulunan bronz Hitit heykeli yörenin çok eski dönemlerden beri önemli bir yerleşim merkezi olduğu izlenimini vermektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İhsaniye</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon’un 35 km. kuzeyindedir. Gazlıgöl kaplıcası ve içmeleri, Frig kaya anıtları, Roma, Bizans kaya yerleşimleri, mezar odaları, peri bacaları ve yaylaları ilgi odakarından bazılarıdır. Ayazin, Kayıhan yerleşim birimleri, Kapıkayalar, Aslantaş, Maltaş ve Yılantaş tarihi kalıntıları Frig dönemine aittir. Ayrıca doğa harikası kütleler ve peri bacalarının süslediği bu alan, Frig bölgesi diye anılır.Gazlı göl kaplıcalarında çıkarılan maden suyu dünyaca ünlüdür.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İscehisar</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon-Ankara karayolu üzerinde olup il merkezine 23 km uzaklıktadır. 1987 yılında ilçe olmuştur.Zengin mermer yatakları üzerinde kurulmuş olan ilçe, tarım, hayvancılık ve mermer sanayi üzerinde gelişmiştir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kızılören</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon-Antalya karayoluna 3 km. il merkezine 87 km. uzaklıktaki ilçede bulunan Ulu Cami ve korumaya alınan Çınar ağacı ve şehir merkezindeki tarihi evler görülmeye değer yerleridir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sandıklı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İl merkezine 60 km. uzaklıkta, Antalya-Denizli karayolu, İzmir-Ankara-İstanbul demiryolu hattı üzerinde kurulmuş önemli yerleşim merkezlerinden biridir. İlçe kaplıcası ve leblebisi ile ünlüdür. İlçede bulunan Hüdai kaplıcaları iç ve dış turizme hizmet vermektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sincanlı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon-Uşak-İzmir karayolu üzerinde, il merkezine 33 km uzaklıktaki ilçe, kendi adını taşıyan, günümüzde de izleri görülen antik yolların kavşağında kurulmuştur. İlçede Tazlar köyü orman içi piknik alanı, Başkomutan Milli Parkı, Büyük Taarruz Şehitliği, Çiğiltepe Albay Reşat Anıtı, Yıldırım Kemal Şehitliği, Sinanpaşa ve Kureşbaba (Boyalı) Külliyeleri, Otuziki inler, Kırka göleti, Serban göleti gezilip görülecek yerleridir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sultandağı</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon-Konya karayolunun 68.km.’sinde Sultan dağlarının eteğinde kurulmuştur. Bizanslılar ve Selçuklular zamanına kadar batı ve doğunun yol uğrağıdır. Ayrıca; Anadolu-Bağdat İpek Yolunun geçmesi ile de ticari bir önem kazanmıştır.Akşehir gölleri, Taşköprü, Çiğdem düzü, Asmalı gibi mesire yerleri, Sahipata kervansarayı ve hamamı, Laleli çeşmesi, Buzluk Mağarası, Dort deresi ve manastır başlıca gezip görülecek yerlerdir. Fındık ormanlarıyla kaplı Balaban, Dumra, Küçük ve Büyük Kirazlı yaylaları ise yayla turizmine elverişlidir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Şuhut</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İç Ege Bölgesinin en doğusunda yer alan Şuhut’un il merkezine uzaklığı 29 km.dir. İlçenin tarihinin Neolitik Çağa kadar uzandığı, Şuhut Hisar, Karaadilli, Kepirtepe Höyüğünün bu çağa ait eserler olduğu tahmin edilmektedir. Hisar tepesi (Synnada Höyüğü), Bininler Kaya Mezarları ve Asmakaya Kalesi eski yerleşim yerleri olup, Kayabelen göleti ve Selevir baraj gölü mesirelik ve dinlenme yerleridir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">GEZİLECEK YERLER</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Müzeler</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon Müzesi</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Müzede, Afyon ve çevresinde yer alan höyük ve antik şehirde bulunan Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma ve Bizans devirlerine ait eserler sergilenmektedir. Ayrıca müzenin bahçesinde Herakles ve İmparator Hadrianus’un kolosal (büyük) heykelleri, Ion, Korinth tipi sütun başlıkları, üzerleri yazıtlı veya kabartmalı ve bölgenin tipik eserleri arasında olan “Kapı Tipi Mezar Stelleri”, pişmiş toprak lahitler ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Zafer Müzesi</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Örenyerleri</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> </span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İhsaniye</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Ayazini Kasabası (Metropolis): </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon-Eskişehir karayolunun 27.km.den sağa doğru 4.7 km. gidilerek ulaşılan Ayazini kasabasının Frigler Dönemi’nden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans Dönemi’ne ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserleridir. Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya oyulmuş kilise ve şapeller bulunmaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İhsaniye</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Döğer Yerleşim Yeri:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İhsaniye ilçesine 12 km. uzaklıktaki Döğer kasabası Frigler Döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Aslankaya, Kapıkaya I ve II, Tanrıça Kybele adına yapılmış açık hava tapınağı özelliğinde M.Ö.7.yüzyılda yapılmış kaya anıtları ile Asar ve Eski Döğer’de Frig yerleşim yerleri vardır. Roma ve Bizans Dönemi’ne ait kaya yerleşim ve mezar odaları ile kiliseler çevrede oldukça çok görülmektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Synnada</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Şuhut</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> ilçe merkezinde bulunan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde Frigya’nın başkenti olmuş büyük bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk bir konuma ulaşmış olan kentte, imparator adına ve Hieropolis’le ortaklaşa, gümüş Cistophorus ve bronz sikkeler bastırılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Apameia</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Kibotos Antik Kenti:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Bugünkü Dinar ilçesinde bulunan kentin daha önceki adı Kelainai’dir. Roma döneminde Apameia Kibotos adını almıştır. Şehir M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur. Efes’ten sonra ikinci büyük kent olduğu bilinmektedir. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır. Efes’le birlikte bastırdığı bronz sikkeler de vardır. Yarı özerk olarak imparator adına sikkeler bastırmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Dokimaia</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Antik Kenti (İscehisar):</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İscehisar ilçe merkezinde, Makedonyalılar tarafından kurulmuş bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Yedi Kapı Kaya Yerleşim Yeri:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Bolvadin-Emirdağ karayolu üzerinde, Bolvadin Kemerkaya kasabasının 3 km. kuzeyinde karayolunun 1 km. doğusunda yer almaktadır. Çalışmalar sırasında askeri garnizon veya idari binalar olabileceği tahmin edilen kayaya oyma kompleks yapı grubu ile halkın sığınak olarak kullandıkları yeraltı kentinin bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. Geç Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne tarihlenen yerleşimdeki çalışmalar devam etmektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Pentapolis</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Kentleri</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Bruzus</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sandıklı ilçesi Karasandıklı köyünde bulunan kent Pentapolis olarak adlandırılan beş kentten birisidir ve kentlerin kuzeyinde yer almaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Eucarpeia</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sandıklı ilçesi Emirhisar köyünde bulunan Pentapolis kentlerinden biridir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hierapolis</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sandıklı ilçesi, Koçhisar köyünde bulunan Pentapolis kentlerinden biridir. Aynı zamanda Phrygia Salutaris (Şifalı Frigya)’nın merkezidir. “Kutsal Kent” olarak adlandırılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Otrus</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">: Hocalar ilçesi Yanıkören köyünde kurulmuş Pentapolis kentlerinden biridir.</span></span></p>
<div><span style="color: #000000;"><br />
</span></div>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Stectorıum</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sandıklı ilçesi Menteş kasabasında kurulan Pentapolis kentlerinden biridir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Ococleia</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Şuhut ilçesi Karacaören köyünde bir kenttir. Roma Dönemi’nde yarı özerk konumuyla, imparator adına ve Bruzus kentiyle ortaklaşa bronz kent sikkeleri bastırmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Lysias</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Şuhut</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> ilçesi Arızlı köyünde bir kenttir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Metropolis</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Dinar ilçesi Tatarlı kasabasında kurulmuş, bir kenttir; Campus Metropolitanus veya Frig Metropolisi adıyla bilinir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Cidyessus</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sincanlı ilçesi Küçükhöyük kasabasında Höyük mevkiindedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Prymnessus</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Merkez ilçe Sülün köyünde Frigler tarafından kurulmuş büyük kentlerdendir. Afyon Arkeoloji Müzesinde bulunan devasa boyutlu Herkül heykelinin bulunduğu antik kenttir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sanaus</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Dazkırı ilçesi Sarıkavak köyünde kurulmuş bulunan bir kenttir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kaleler</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon Kalesi:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Kalenin tarihi M.Ö.1350 yıllarına kadar inmektedir. Kale zirvesinde Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir çok tapınma yerleri ile 4 adet büyük sarnıç (su çukurları) bulunmaktadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad zamanında kale komutanı Ulumar Bedrettin Gevhertaş tarafından onarılmış, ayrıca kaleye küçük bir mescid ile yanına saray yaptırılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sandıklı Kalesi: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Germiyanoğulları</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sultanı Yakup Bey tarafından yaptırılmış olan kale, Eski Tunç Çağı’ndan beri yerleşim yeri olmuş bir höyük üzerine inşa edilerek üç kat sur ile çevrilmiştir. Günümüze ulaşmış tek parçası, 8-10 metrelik sur duvarıdır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İscehisar</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> – Kırkinler ve Seydiler Kalesi:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İscehisar ilçesi, Seydiler köyü içinde bulunan kale ile Afyon-Ankara karayolunun 32.km. de bulunan Kırkinler kayalığı; Bizans Çağı’nda yapılmış yerleşim yeri, kilise, şapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Avdalas</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Kalesi:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Afyon Gazlıgöl Kaplıcası’ndan 10 km. uzaklıktaki Ayazini köyündedir. Tüf kayaya oyulmuş çok katlı ve çok odalı sarnıçlı bir kaya kütlesi olup, yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Bayramaliler</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Kalesi:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İhsaniye ilçesinin Döğer beldesi ile Bayramaliler köyü arasındadır. Bizans döneminde yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Camiler</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Ulu Cami: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Camiikebir</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Caddesi’ndedir. Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin Ali’nin oğlu Afyon Sancak Beyi Nasredüddin Hasan tarafından 1273 yılında yaptırılmıştır. Minberi, Emirhaç Bey, süslemeleri ise Nakkaş Mahmut Oğlu Hacı Murat tarafından yapılmıştır. Doğu, kuzey ve batı yönlerinde üç kapısı vardır, minaresi tuğladandır ve 40 ahşap sütun ve başlık üzerine oturtulmuş, düz toprak damlıdır. 1341’de onarılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İmaret Camii:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> 1472 yıllarında Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Gedik Ahmet Paşa tarafından Mimar Ayas Ağa’ya yaptırıldığı bilinmektedir ve Osmanlı döneminin en güzel eserlerinden biridir. Üzeri altı sütun üzerine sivri kemerli sekizgen kasnaklı bir kubbeyle örtülüdür. 1795’te onarımı yapılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Mısri</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Camii:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Akşemseddin’in halifelerinden Abdurrahim Karahisari adına Şahkancioğlu Evliya Kasım Paşa tarafından 1466 yılında yaptırılmıştır. Tek kubbeli mescit biçimindeyken, sonradan etrafı açık dört kubbeli cemaat bölgesi eklenerek camiye dönüştürülmüştür.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Ot Pazarı Camii:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Tuzpazarı Caddesi’nde, sebze hali (bugünkü Belediye Çarşısı) bitişiğindedir. 1590’da Tellalzade Süleyman Çavuş yaptırmış, yıkılan minaresi 1958’de yenilenmiştir. Kesme taş ve kare planlı tek kubbelidir. Kuzeyde camla kaplı olan son cemaat yeri sonradan eklenmiş olup, üç sivri kemer üzerine üç kubbeyle örtülmüştür. Minaresi tek şerefelidir. Mihrabı sonradan yapılmış ve beyaz mermerle kaplıdır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Yeni Cami:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Çarşı içindedir. 1711 yılında Abdi Çavuş tarafından yaptırılmıştır. 1839 yılında onarılmış ve Yeni Cami adını almıştır. Medresesi günümüzde ilköğretim okulu olarak kullanılmaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Türbe Camii: </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1710 yılında mevlevihane olarak kurulmuştur. 1844 yılında Abdülmecit’in ve 1905 yılında II. Abdülhamit’in emriyle onarılmıştır. Konya dergâhından sonra ikinci dergâh olarak kabul edilmektedir. Günümüzde cami olarak hizmet vermektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sandıklı Ulu Camii:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sandıklı ilçe merkezinde, çarşı içinde önce mescit iken sonradan camiye dönüştürülmüştür. Cami, Bahaddin Ömer Bin Alaaddin tarafından Mimar Aydemir’e 1379 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı tek kubbeli minareli bir yapıdır. Daha sonra da son cemaat yeri eklenmiştir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sinan Paşa Camii:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sincanlı ilçesindedir. 1525 yılında Lala Sinan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bahçesinde Lala Sinan Paşa türbesi vardır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Rüstem</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Paşa Camii:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Bolvadin ilçesindedir. Sadrazam Rüstem Paşa 1500-1560 yıllarında Mimar Sinan’a yaptırmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kervansaraylar</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İshaklı</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> (Sahipata) Kervansarayı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sultandağı ilçesinin İshaklı bölgesindedir. 1249 yılında II. İzzettin Keykavus’un vezirlerinden Sahipata Fahrettin Ali tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılan kervansarayın avlusunun etrafında odalar ve ortasında köşk mescidi bulunmaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Döğer</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Kervansarayı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İhsaniye ilçesinin Döğer beldesindedir. 1434 yılında II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Alt katında ahır, üst katında ise yolcu konaklama odaları bulunmaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Çay Kervansarayı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Çay ilçesinde bulunan yapı Selçuklu dönemi taş mimarisi örneklerindendir. Avlulu ve kapalı kervansaray tiplerindendir. Avlusu tahrip olmuş, yalnızca kışlık kapalı kısmı ayakta kalmıştır. Merkezde dört fil ayağı ve çevresinde on iki ayak üzerinde tonoz örtülü ışıklıklı, kale görünümlü, kâgir bir yapıdır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Eğret</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Kervansarayı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Anıtkaya kasabasındadır. Selçuklu ve Osmanlı kervansaraylarına benzememektedir. Germiyanoğulları dönemi yapıtı olduğu tahmin edilmektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Mezarlar ve Tapınaklar</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Göynüş</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Vadisi Açık Hava Tapınağı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İhsaniye İlçesi Kayıhan Mahallesinde, Afyon-Eskişehir karayolunun 32.km.de 1,5 km. sola dönülerek ulaşılan bir vadi içinde olan Göynüş Kalesi, Aslantaş ve Yılantaş üzerinde aslan kabartmaları bulunan mezar odaları olup, Maltaş Kybele Açık Hava Tapınağıdır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sarıçayır</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">(İscehisar) Kaya Mezarları:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> İscehisar ilçesine bağlı Sarıçayır köyünün çevresinde bulunan kayalıklarda Bizans Dönemi’nde kayaya oyma aile ve tek mezar odaları, mezarlar ve barınaklar yapılmıştır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Şuhut</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> – Bininler Kayalığı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Şuhut’un 6 km. batısında bulunan Senir köyü yakınlarında bir kayalık olup, hayvan üniteleri ve insanların barınma yerleri olan bir yerleşim yeridir. Bizans yerleşimi olan bu kayalığın alt eteğinde yine Bizans kilisesi ve manastır yapı kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Geç Roma Dönemi kapaklı kayaya oyulmuş mezarlar vardır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Köprüler</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Bolvadin – Kırkgöz Köprüsü:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Bolvadin ilçesinde, Eber Gölü’ne akan Akarçay üzerindedir. Köprü kuzey ve güney olmak üzere iki bölümden oluşur. Güney bölümü Bizans İmparatoru I. Manuel Kommen tarafından mermer ve yontulmuş bazalt taştan yaptırılmıştır. Kuzey bölümü ise, Mimar Sinan tarafından 64 göze kadar uzatılmış ve buraya bir namazgah ve kitabe ilave edilmiştir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Altıgöz</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Köprüsü: Afyon’da Akarçay üzerinde iki istasyon arasında Cirit kayası eteğinde bulunan altı kemerli köprüdür. 1214 yılında Akkoyunlular tarafından yapılmış, Osmanlı devrinde tamir edilmiştir. Köprünün güneydoğu yüzünde beyaz mermer üzerine yazılmış kitabeler vardır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İscehisar</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Köprüsü:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Geniş açıklıklı yüksekçe hafif sivri kemerlidir. Bazalt ve devşirme mermer parçalardan yapılmıştır. Bizans dönemine ait olduğu sanılmaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Mağaralar</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kurtini</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Mağarası:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Sandıklı ilçesinden 34 km. uzaklıkta, Bökenin yurdu denilen bölgededir. 1700 m. yükseklikte orman içerisinde bulunan mağara tahminen 300 m. uzunluğundadır. Daha uzun olduğu tahmin edilen mağaranın tavanının göçmesiyle ikinci bölüme girilememiştir. Aynı bölgede Menteş kasabasına yakın bir mevkide Oktur Mağarası da bulunmaktadır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Buzluk Mağarası:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> 2500 m’yi bulan Sultandağları’nın zirvesindeki mağara, yüzyıllardan beri sadece yaz sıcağında buz eritebilmektedir. Buzluk Mağarası, Sultandağı ilçesine bağlı Dereçine kasabasının güneyinde Sultandağları’nın 2519 m. ile en yüksek yeri olan kuzeybatı zirvelerinde yer alan bir doğa harikasıdır. Sadece yazın çıkılabilmektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İnsuyu</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Mağarası:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Bolvadin’e 7 km. uzaklıkta, Dipes köyü, Karakaya yöresindedir. İki kat ortalama onar metrekarelik odalar halindedir. Sarkıt ve dikitlerle dolu olan mağaradaki berrak ve tatlı suyun bazı akciğer hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kaplıcalar</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Önemli Kaplıcaları Hüdai Termal Turizm Merkezi, Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi ve Ömer ve Gecek Termal Turizm Merkezi’dir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Korunan Alanlar</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Başkomutanlık Milli Parkı</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Dandinidere</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Tabiatı Koruma Alanı</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kuş Gözlem Alanı</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Akdağ</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Acıgöl</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Akşehir ve Eber Gölü</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">COĞRAFYA</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon, Anadolu’nun batı yarısında bir kavşak noktası olup, doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan doğal bir kapı konumundadır. Kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir step iklimi görülür, İlkbahar ve sonbaharda ise yağışlar yağmur biçiminde artar.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">TARİHÇE</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyonkarahisar</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> ili adını şehrin güneyinde bulunan kaleden ve afyon bitkisinden almıştır. M.Ö. 7000 yılından başlayarak günümüze kadar ilin sınırları içerisinde Kalkolitikten, Eski Tunç Devri’ne geçiş kültürlerinden sonra Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı medeniyetleri konumlanmıştır. Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Anadolu’yu fethinden sonra Afyonkarahisar Türk egemenliğine geçti. Bu tarihten itibaren Afyonkarahisar, sırasıyla Selçuklu Devleti Sahipoğulları Beyliği, Germiyanoğulları Beyliği hükümdarlığı altında yaşadıktan sonra 1428′de Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">NE YENİR?</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon ili, zengin bir mutfağa sahiptir. Özellikle hamur işleri, haşhaşlı ve kaymaklı yiyecekler yöreye has özellikler taşır. Başlıca yemekleri arasında bulgur yemekleri, sakala çarpan çorbası,çullama köfte, ilibada dolması, sulu köfte, sırt dolması, göce tarhanası, nohut çöreği, göce köftesi ve tarhanası, özbek pilavı, Afyon salatası, şakşuka yer alır. Afyon kaymağı, lokum ve şekerlemeleri yörede en çok bilinen tatlılardır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon’dan yemek tarifleri</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Sakala Çarpan Çorbası</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Malzemeler:</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1/2 su bardağı yeşil mercimek</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">6 su bardağı su (tavuk suyu veya et suyu tercih edilir)</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">2 adet küçük kuru soğan</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">4 yemek kaşığı tereyağı veya margarin</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">3 yemek kaşığı un</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">2 tatlı kaşığı tuz</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1/2 su bardağı tel şehriye</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 yemek kaşığı kuru nane</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hazırlanışı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Mercimek yıkanır ve bir su bardağı su ile akşamdan ıslatılır, kalan su eklenip 25-30 dakika pişirilir. Soğan soyulur, yıkanır ve ince ince doğranıp yağla birlikte kısık ateşte ara sıra karıştırılarak kavrulur, un katılarak bir iki defa çevrilir ve mercimeğe eklenir. Tuz ilave edilir. Kaynayınca şehriye ilave edilir. 15-20 dakika daha pişirilir, iki yemek kaşığı yağ eritilir, nane de eklenip karıştırıldıktan sonra, çorbanın üzerine gezdirilir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Özbek Pilavı</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Malzemeler:</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">3 su bardağı pirinç</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 kg. kuşbaşı et</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">6 su bardağı un</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">2 adet kuru soğan</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">4 adet havuç</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Ayçiçek</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> yağı</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hazırlanışı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Pirinç ve soğan yağda kavrulur. Kaynamakta olan 6 bardak suyu kavrulmuş olan pirince dökülür ve tuz katılır. Suyu çekene kadar pişirilir. Suyu çekmiş olan pilavın altı kapatılarak üzerine peçete kapatılır ve demlenmeye bırakılır. Ayrı yerde havuç kavrulur ve pişmiş olan etle birlikte karıştırılarak pilavın üzerine dökülür. Servis yapılır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Ağzı Açık</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Malzemeler:</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hamuru için;</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">2kg.Un</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">125 gr. İç yağı</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1/2 kg. ayçiçek yağı</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 fincan sirke</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 yemek kaşığı yoğurt</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Tuz ve su</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İç için;</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">500 gr. Kıyma veya peynir</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">8 adet yumurta</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 adet maydanoz</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">tuz, karabiber</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hazırlanışı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Un , tuz sirke yoğurt ve su karışımı kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur. Yoğrulan hamur iki eşit parçaya bölünür. Beze haline getirilir. Bezeler oklava yardımıyla açılır. Açılan hamurun üzerine eritilmiş iç yağı ve ay çiçek yağı karışımı sürülür. Katlanarak bir tepsiye konulur. Diğer bezeye de aynı işlemler uygulanır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Katlanan bezeler küçük kare parçalar halinde kesilir. Kesilen küçük parçalar oklava ile yuvarlak olarak asılır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Diğer tarafta iç malzemeleri karıştırılır. İç malzemesi açılan hamurun ortasına konulur. Kıymanın ortası görünecek şekilde kenarlar büzdürülerek kapatılır. Yağlanmış tepsiye sıralanır. Tepsi dolduktan sonra karışık yağla üzerleri yağlanır, önceden ısıtılmış fırına tepsiler verilir. Alt ve üst kızarıncaya kadar pişirilir. Biraz soğuyuncaya kadar bekletildikten sonra servis yapılır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Fırma</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Baklavası</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Malzemeler:</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">4 su bardağı un</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">250 gr. Margarin</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 çay bardağı sıvı yağ</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 yumurta</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 çay kaşığı kabartma tozu</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 fincan süt</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">1 çay bardağı ceviz</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Şurubu için;</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">4 su bardağı şeker</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">3.5 su bardağı su kaynatıp iki üç damla limon sıkılır</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Hazırlanışı:</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"> Tavada çiçek yağı kızdırılır. Ateşten indirilip. Biraz soğuyunca 1/4 margarin, 1 kaşık karbonat, 1 kahve fincanı su ilave edilerek karıştırılır. Bu karışıma 2 su bardağı un yavaş yavaş ilave edilerek hamur haline gelinceye kadar devam edilir. Bu işlem bittikten sonra elde köfte şeklinde verilerek tepsiye dizilir.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">200 derece fırında pembeleşinceye kadar yarım saat pişirilir. Bu arada şerbeti hazırlanır. Fırından çıkarılan ılımış fırma baklavasının üzerine ılık olarak şerbet dökülür. 1 saat beklenir, servis yapılır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">NE ALINIR?</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Geleneksel motiflerle yapılan el sanatları çok gelişmiştir. Keçecilik, koşumculuk, at arabacılığı, demircilik ve bakırcılık, yemenicilik, mermercilik, kilimcilik, hasır ve boyra örücülüğü ilin önemli el sanatları arasında yer alır.</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">LİNKLER</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon Valiliği http://www.afyon.gov.tr/</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon Belediyesi http://www.afyon-bld.gov.tr/</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">YAPMADAN DÖNME</span></strong></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon Kaplıcalarının şifalı sularına girmeden,</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İhsaniye</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">-Ayazin (Metropolis) bölgesi, Sandıklı Akdağ -Tokalı Kanyonu, İscehisar’daki Peri Bacalarını görmeden,</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Afyon Arkeoloji Müzesi, Ulu Cami, İmaret Cami, Afyon Kalesini gezmeden,</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Kaymaklı ekmek kadayıfı yemeden,</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Bayat’ın kök boyalı kilimleri ve Dazkırı’nın ipek halısından almadan</span></span></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; margin: 0px;"><span style="color: #000000;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">…Dönmeyin</span></span><span style="color: #000000;">.</span></p>
<p></span></div>
</div>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/afyon-hakkinda-bilgi_2415.html' addthis:title='Afyon Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fafyon-hakkinda-bilgi_2415.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/afyon-hakkinda-bilgi_2415.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrı Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/agri-hakkinda-bilgi_2413.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/agri-hakkinda-bilgi_2413.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:20:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı Dağı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrının Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrının İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrının Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrının Turistik Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[İshak Paşa Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Nuhun Gemisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2413</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 11.376 km² Nüfus: 437.093 (1990) İl Trafik No: 04 1650 metre yüksekliğindeki bir yaylada yer alan Ağrı, ismini yanında heybetle görünen dağdan almaktadır. Türkiye’ye en tepeden bakabileceğiniz ve doğuya açılan kapısı Ağrı, tarih boyunca çok sayıda kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ağrı ili, yazın dağcılık ve doğa yürüyüşüne, kış mevsiminde kayak [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/agri-hakkinda-bilgi_2413.html' addthis:title='Ağrı Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü: </strong>11.376 km²</p>
<p><strong>Nüfus: </strong>437.093 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 04</p>
<p>1650 metre yüksekliğindeki bir yaylada yer alan Ağrı, ismini yanında heybetle görünen dağdan almaktadır. Türkiye’ye en tepeden bakabileceğiniz ve doğuya açılan kapısı Ağrı, tarih boyunca çok sayıda kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ağrı ili, yazın dağcılık ve doğa yürüyüşüne, kış mevsiminde kayak sporuna elverişli parkurlara sahip efsanevi dağı ile doğunun turizm merkezleri arasındadır.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Ağrı ilinin ilçeleri; Diyadin, Doğubayazıt, Eleşkirt, Hamur, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’tır.</p>
<p><strong>Diyadin:</strong> Merkez ilçenin doğusunda, Erzurum – İran yolunun 50. kilometresinde 7 km.lik bir yol ile bu yola bağlanmıştır. Murat nehri kıyısında yer alan kaplıcaları ile ünlüdür. Diyadin Kaplıcaların suları cilt, romatizma, adale ağrıları için şifalı sulardır.</p>
<p><strong>Doğubayazıt</strong><strong>:</strong> İl merkezinin 93 km. doğusunda, Erzurum – İran yolu üzerindeki İlçenin en önemli tarihi eseri İshak Paşa Sarayı’dır. Balık Gölü ve Ağrı Dağı yamacındaki Meteor çukuru, ilçenin ilgi çeken diğer değerleridir.</p>
<p><strong>Eleşkirt:</strong> 1998 yılında İlçeye, Güneykaya mevkiinde kayak turizmine yönelik tesisler yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Hamur: </strong>İl merkezine 15 km. güneyinde yer alan İlçenin başlıca tarihi eserleri Selçuklulardan kalma Havaran Kalesi ve Mahmut Paşa Kümbetidir.</p>
<p><strong>Patnos: </strong>İlçe Ekonomisine canlılık getirecek sergi, fuar, panayır gibi etkinlikler yapılmamaktadır. Turizm açısından da art bölgede yer aldığı için herhangi bir faaliyet yoktur. Aynı zamanda turistlerin ilgilenebilecekleri yeterli bir tarihi ve doğal güzellikleri bulunmamaktadır. Mevcut eserler ise doğa ve insan tahribatı nedeniyle gözle görülebilir özelliklerini kaybetmiştir.</p>
<p><strong>Taşlıçay</strong><strong>:</strong> Ağrı ilinin orta kısmında bulunan Taşlıçay ilçesinin kuzey ve güneyinde bulunan 2000 m yükseklikteki dağlar,orta bölümde Murat Vadisi ile ayrılır.Arazi volkaniktir,en yüksek noktası Güneydeki Aladağ üzerinde bulunan Koçbaşı tepesidir.</p>
<p><strong>Tutak:</strong> Deniz seviyesinden 1535 metre yükseklikteki ilçenin alanı 1562 Km². dir. Yörenin toprakları yüksek yayla karakterinde ve oldukça engebelidir.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Ağrı – Ağrı Dağı</strong></p>
<p>Türkiye’nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufandan sonra Nuh’un gemisine ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır. Kutsal kitaplarda da adı geçen Ağrı Dağının farklı dillerde bir çok ismi vardır. Başlıcaları, Ararat, Kuh – i Nuh, Cebel ül Haristir.</p>
<p>Marco Polonun hiç bir zaman çıkılamayacak dediği Dağa ilk tırmanışı, kayıtlara göre 9 Ekim 1829 yılında Prof. Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. İkinci kış tırmanışı ise ilk tırmanıştan çok sonra 21 Şubat 1970′ de Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi. 1980′li yıllarda binlerce dağcı Ağrı Dağını ziyaret etti. Ağrıya tırmanışa 1990 yılında yasaklandı.1998 de Dağcılık Federasyonunun bir grup dağcıya izin vermesiyle bu yasak kaldırıldı.</p>
<p><strong>Yükseklik</strong> 5165 m.</p>
<p><strong>Konumu </strong>Doğu Anadolu’da İran sınırları yakınında yükselir. (Aras-Murat Nehirleri arası)</p>
<p><strong>Tırmanış Zamanı </strong>Tırmanışlar İçin En Uygun Zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kış tırmanışları zorlu ancak zevklidir.</p>
<p><strong>Özellikleri</strong> Ağrı dağı(5165 m.), Anadolu Yarımadası ve Avrupa’nın en yüksek doruğudur. 4000 metreye kadar bazalt daha sonra sonraki yükseklikte andezit lavlarından oluşarak volkanik bir dağ özellikleri gösterir. Dağın doruğunda bir örtü buzulu vardır. Doğu yüzünde Serdarbulak yaylası ve 3896 m. yükseklikteki Küçük Ağrı Dağı yer alır. Ağrı dağı yüksekliği, buzulları, insanları, değişik yapısal görünümleri, kar sınırına kadar kaplı otlukları ve dağ çayırları ile ilginç ve çekici bir görünüme sahiptir.</p>
<p><strong>Ulaşım ve Konaklama </strong>Trabzon-Erzurum-Tahran Uluslararası kara yolları Ağrı eteklerini dolanarak İran’a uzanır. Ankara-Erzurum arasında düzenli olarak hava, demir ve karayolu bağlantısı mevcuttur.</p>
<p>Dağa en yakın merkez Doğubeyazıt’tır. Buraya Ağrı ve Erzurum’dan ulaşmak mümkündür. Kent ve çevresinde konaklama ve lokanta tesisleri vardır.</p>
<p><strong>Tırmanışlar</strong></p>
<p>Malzemeler Krampon, İp (11 mm), Buz Kazması, Emniyet Malzemeleri (Perlon, Buz Burgusu vb)</p>
<p>Yaz çıkışlarında (-5, -10 ºC’ye) dayanaklı uyku tulumu, anorak, rüzgarlık, diğer kamp malzemeleri ile gerekli ihtiyaçlar, Dağcıların çıkışları izne tabi olan Ağrı ve Küçük Ağrı dağlarına tırmanışlarında şu noktalarından hareket etmeleri zorunludur.</p>
<p>* Ağrı dağına çıkışlar Doğubeyazıt – Topçatan köyü – Eli Çiftliği güzergahından olmak şartıyla yalnızca dağın Doğubeyazıt sınırları içinde kalan cephesinden yapılmaktadır.</p>
<p>* Küçük Ağrı Dağına ise yalnızca kuzeybatı güzergahından çıkış yapılmaktadır. Ağrı Dağı doruğuna tırmanmak için haberleşme, taşıma güvenlik ve tırmanma açısından en rahat ve sık kullanılan rota güney rotasıdır.</p>
<p>* Doğubeyazıt’ta konaklayan dağcılar tırmanış için gerekli hazırlıkları burada tamamlayarak oto mobil ile Eli köyüne ulaşırlar. Burada su ikmali yapıldıktan sonra 7-8 saatlik bir yürüyüşle 2800 m. yükseklikteki ilk kamp yerine varılır ve burada geceleme yapılır. 2. gün 4-6 saatlik bir tırmanışla 4200 m. dolaylarında ikinci kamp yerine ulaşılır. Doruk tırmanışı için krampon, buz kayması ve ip alınması zorunludur. 8-10 saatlik tırmanışla doruğa ulaşılır ve birinci kamp yeri olan 2800 m. ye dönüş yapılır.</p>
<p><strong>Ağrı – Bubi Dağı</strong></p>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi, Ağrı ili sınırları içinde yer alan Kayak Merkezi Ağrı şehir merkezine 18 km. mesafedeki Bubi dağında kurulmuştur.</p>
<p><strong>Ulaşım:</strong> Ankara ve İstanbul’dan haftanın belirli günlerinde uçak seferleri bulunmaktadır. 18 km. uzaklığındaki şehir merkezine ulaşım, özel araçlarla mümkündür.</p>
<p><strong>Coğrafya:</strong> Karasal iklimin hüküm sürdüğü kayak merkezinde kayak için en uygun sezon Aralık-Nisan aylarıdır. Alpin Çayırlarla kaplı merkezde, kayak mevsiminde kar yüksekliği 1-2 metreyi bulmaktadır.</p>
<p><strong>Konaklama ve Diğer Hizmetler:</strong> Ağrı il Özel İdare Müdürlüğüne ait bir kayak evi hizmete girmiştir. Merkezde 60 kişilik bir kafeterya bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Mekanik Tesisler ve Pistler:</strong> Kayak Merkezinde uzunluğu 1227 m. olan 600 kişi/saat kapasiteli teleski hizmet vermektedir. Ayrıca Ağrı’ya 45 km., Eleşkirt ilçesine 4 km. uzaklıkta, 4 kişilik iskemleli sökülebilir telesiyej tesisi daha yapılmıştır. Tesis uzunluğu 1650 m olup kapasitesi. 1000 kişi/saattir.</p>
<p><strong>Ağrı Dağı</strong></p>
<p>Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı (5165 m.) eskiden beri bilginlerin, dağcıların, serüvencilerin ilgisini çekmiş ve birçok hikaye, türkü ve efsaneye konu olmuştur.</p>
<p>İncil ve Tevrat’ta da adı geçen dağa, turizm açısından önemli bir konum kazandıran yaygın inanca göre; Nuh Peygamber zamanında yeryüzünü kötülükler kaplamıştır. İnsanlara bir ders vermek amacı ile Tanrı, Nuh’a bir gemi yapmasını emreder. 300 arşın boyunda, 50 arşın genişliğinde ve 30 arşın yüksekliğinde yapılacak gemiye, Nuh Peygamber, eşi, oğulları, oğullarının eşleri ile birlikte yeryüzünde bulunan bütün canlı türlerinden 7 erkek, 7 dişi, sürüngenlerden 2 erkek, 2 dişi, yeterli yiyecek de alarak binecektir. Nuh Peygamber, Tanrının emri doğrultusunda gemiyi yapar ve canlılarla beraber gemiye girer. 7 gün sonra 40 gün 40 gece süren tufan sonucunda gemidekilerin dışında kalan tüm canlılar yok olur. Suların çekilmesi ile gemi, Ağrı Dağı’na oturur ve içindeki canlılar sevinçle gemiden ayrılarak yeryüzüne dağılır. Bu; yönüyle dini açıdan çok özel olan dağ, düz bir arazide aniden yeryüzünden göğe doğru yükselen heybetli görünümü, yazın bile karlı dorukları, bitki örtüsü ve barındırdığı hayvan türleri ile etkileyicidir.</p>
<p><strong>Nuh’un Gemisinin İzi</strong></p>
<p>Türkiye-İran transit yoluna 3.5 km. uzaklıkta, Ağrı Dağı’nın güneyinde Telçeker ile Meşar köyleri arasında yer alan doğal bir anıttır. Bu anıt gemiye benzer bir siluettedir. Başta Amerikalı araştırmacı James Irwin olmak üzere birçok araştırmacı büyük tufandan sonra Nuh’un gemisinin buraya oturduğu yönündeki iddiaları araştırmak üzere kutsal geminin kalıntılarını bulmak için 1983 yılından itibaren çalışmalara girişmişlerdir. Kültür Bakanlığı gemi kütlesine benzeyen bu jeomorfolojik yapının “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” özelliği taşıması münasebetiyle 1987′de 3657 sayılı kararı ile burayı doğal SİT alanı ilan etmiştir.</p>
<p><strong>Meteor Çukuru</strong></p>
<p>Alaska’daki meteor çukurundan sonra dünyanın 2. büyük göktaşı çukurudur. Gürbulak Hudut Kapısı ile Sarıçavuş köyü arasında, İran sınırına 2 km. kadar mesafededir. 70-80 yıl önce düşen bir Göktaşı tarafından oluşturulan meteor çukuru 35 m. genişliğinde ve 60 m. derinliğindedir.</p>
<p><strong>Müzeler</strong></p>
<p><strong>Ağrı İshak Paşa Sarayı</strong></p>
<p>Doğubayazıt ilçesinin 5 km. doğusunda, bir tepe üzerine kurulan saray İstanbul Topkapı Sarayı’ndan sonra yapılmış sarayların en ünlüsüdür.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale Devri’ndeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür.</p>
<p>Saray binasının bulunduğu zemin, vadi yakası olduğundan, kayalık ve sert bir yerdir. Eski Beyazıt şehrinin merkezinde olmasına rağmen, bu yapının üç tarafı (kuzey, batı, güney) dik ve meyillidir. Sadece doğu tarafında müsait bir düzlük vardır. Sarayın giriş kapısı buradadır. Saray, kalelerin özelliğini kaybettiği, ateşli silahların bulunduğu bir çağda yapıldığından, doğu yönündeki tepelere karşı müdafaası zayıftır. Cümle kapısı savunma bakımından en zayıf noktasıdır. Cümle kapısı bölümü, İstanbul ve Anadolu’da kurulan saraylarınkinden farksız olup, taş işçiliği ve oymacılığı yönünden muntazamdır. Türklere özgü tarihi saray örneklerindendir. 366 odadan oluşan sarayın yapımına Çıldır Beyi Çolak Abdi Paşa tarafından 1685 yılında başlanmıştır. 1784 yılında saray iki avlu ve bu avluda bulunan yapılar topluluğundan meydana gelmiştir. Birinci avludaki yapıların bazıları yıkılmıştır. Dört tarafı yapılarla çevrili ikinci avlu dikdörtgen planlıdır. Girişe göre sağ tarafta selamlık ve onun arkasında haremlik vardır. Bunların sonunda cami ve türbe bulunmaktadır. Türbe Selçuklu kümbet mimarisi üslubunda inşa edilmiştir.</p>
<p><strong>Mağaralar</strong></p>
<p><strong>Buz Mağarası:</strong> Küçük Ağrı Dağı eteğinin bittiği düzlükte bulunmaktadır. Doğubayazıt-Gürbulak transit yolunda Hallaç köyü yolu sapağına 3 km. mesafededir. Örneğine çok az rastlanılabilecek doğal bir anıt durumundaki mağara toprağın 15-20 m. derinliğinde yer almakta olup 100 m. uzunluğa ve 50 m. genişliğe sahiptir. Mağara içinde insan büyüklüğünde buzdan dikitler yer almakta ve bu dikitler ışık altında farklı renklere bürünmektedir.</p>
<p><strong>Meya</strong><strong> Mağaraları:</strong> Diyadin’e 15 km. uzaklıkta bulunan, kayaların insan eliyle oyularak barınma, ibadet ve diğer yaşamsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacına yönelik olarak yapılmış mağaralardır. Eski bir yerleşim merkezi olan bu mağaralar bütün olarak ele alındığında adeta bir anıt kent niteliğinde olup, değişik inanç ve kültürlerin izlerini taşımaktadırlar. Oldukça geniş olan mağaralarda kilise ve mezar kalıntıları ve su kanalı bulunmaktadır. Tokluca Kalesi’nden yer altına inen merdivenler aracılığı ile bu mağaranın bağlantısı olduğu düşünülmektedir.</p>
<p><strong>Kaleler</strong></p>
<p><strong>Tokluca Kalesi:</strong> Diyadin ilçesine 19 km. mesafede bulunan Tokluca köyünün hemen arkasındaki tepe üzerinde bulunmaktadır. 100-150 m. uzunluğunda bütün bir kaya kütlesi gibi duran kale 2 m. uzunluk ve genişliğindeki taşlardan yapılmıştır. Kalenin üstünde yer alan 3 m. genişliğindeki bir giriş deliğinden 30 basamaklı merdivenle kale içindeki sahanlığa inilmektedir. Bu sahanlıktan üç ayrı yeraltı tüneline açılan giriş kapıları ve merdivenler bulunmaktadır. Bu tünellerden birine 70 basamaklı, diğerine de 350 basamaklı merdivenle inilmekte olup bu tünellerin Meya Mağaraları’na ulaşmakta kullanıldığı tahmin edilmektedir.</p>
<p><strong>Kan Kalesi:</strong> Tutak ilçesinin 15 km. batısında eski adıyla “Kalekule” denilen Dönertaş köyü yakınlarında bulunmaktadır. Hangi tarihte ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmeyen kale “Kale-i Hum” adıyla da bilinmektedir.</p>
<p><strong>Doğubayazıt</strong><strong> Kalesi:</strong> Eski Beyazıt’ın kuzey doğusundaki Belleburç denilen yerde, kayalar üzerinde, Doğubayazıt’ın 5 km. doğusundadır. Kaledeki Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalıntılar, buranın antik kent olduğunu göstermektedir. Kaleyi inşa edenler ya da yapım tarihi ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>Diyadin Kalesi:</strong> Diyadin ilçe merkezinde Murat Nehri kıyısındaki kayalıklarda kurulmuş olan kale, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sine göre Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Ziyaüddin tarafından yaptırılmıştır. Gerçekte ise, kullanılan malzemeler ve yapılış tarzı, Urartular tarafından inşa edildiğini göstermektedir. Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlılar döneminde onarım görmüştür.</p>
<p><strong>Havaran</strong><strong> Kalesi:</strong> Hamur ilçe merkezinde bulunmaktadır. Hamur Deresi’nin üzerindeki kayalıklara kurulmuştur. Dereden yüksekliği 100 m. civarındadır. Selçuklu dönemine ait olan kale içinde cami, kalebeyi konağı, deve hanları ile kaleden 400 m. uzaklıkta ve kaleden daha yüksek bir tepe üzerinde gözetleme kulesi bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Şoşik</strong><strong> Kalesi:</strong> Hamur ilçesine 35 km. uzaklıkta bulunan Karlıca köyündeki sarp kayalıklar üzerine kurulmuş bir kaledir. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde kaleden “Azerbaycan Hükümdarı Ziyaüddin tarafından yaptırılmıştır” şeklinde bahsedilmektedir. Kale içerisinde ibadethane, hamam, gözetleme kulesi, zindanlar ile su kulesi bulunmaktadır. Kale Karakoyunlular zamanında tamir görmüştür.</p>
<p><strong>Kız Kalesi:</strong> Şoşik Kalesi’nin 2 km. doğusundaki bir tepe üstünde yer alan kalenin Şoşik kalebeyinin kızı için yaptırıldığı rivayet edilmektedir.</p>
<p><strong>Küpkıran</strong><strong> (Harabe Göl) Kalesi: </strong>Ağrı il merkezinin 20 km. doğusunda yer alan Yukarı Küpkıran köyü ile Harabegöl köyü arasında bulunmaktadır. Büyük kesme taşlardan yapılmış mazgallı bir kaledir. Eski ve önemli bir yerleşim yeri olan Harabegöl köyünün depremler ve toprak kaymaları sonucunda batmasıyla oluşan çukura zamanla su dolması nedeniyle köyün yakınında bulanan kaleye bu ad verilmiştir.</p>
<p><strong>Toprakkale</strong><strong>: </strong>Eleşkirt ilçesinin 14 km. doğusunda Toprakkale köyünde bulunmaktadır. Urartulara ait olan kalenin tapınak ve yerleşim yerleri tamamen yok olmuş, günümüze ancak burç ve duvar kalıntıları kalmıştır.</p>
<p><strong>Anzavur</strong><strong> Kalesi:</strong> Patnos ilçesinin 2 km. kuzey batısındaki Anzavur Tepesinde bulunan kale, Urartu medeniyetine ait olup M.Ö. 8. yüzyılda yapılmıştır. Kalenin duvarları Urartu Kralı Menua, tapınak kısmı ise İşpuini tarafından inşa ettirilmiştir.</p>
<p><strong>Cami, Kümbet ve Kiliseler</strong></p>
<p><strong>Beyazıt Eski Camisi (Cami-i Gevher Digar): </strong>Beyazıt Kalesi’nin güney eteğinde Birinci Selim tarafından yaptırıldığı kabul edilen camidir. Caminin yer aldığı vadi yamacı düzeltilerek duvar örülmek suretiyle düz bir platform oluşturulmuş ve üzerine bina inşa edilmiştir. Kesme taştan inşa edilen cami 15×15 m. boyutlarında kare planlı ve tek kubbelidir. Yapıda kahverengi, sarı ve beyaz renkte taşlar karışık bir biçimde kullanılmıştır. Caminin giriş kapısı, beden duvarları, mihrabı, son cemaat yeri duvar payları, kubbeye geçiş sistemleri duvarlardaki kemerler, pencereler ve minare estetik bir sadelikte yapılmıştır.</p>
<p><strong>Toprakkale</strong><strong> Camisi: </strong>Toprakkale köyünde 1684 tarihinde Mirza Bin Adbi Paşa’nın yaptırdığı camidir. Höyüğün güney yamacındadır.</p>
<p>Sürmeli Mehmet Paşa Türbesi: Hamur ilçesi merkezinde olup, Osmanlı döneminde inşa edilmiştir. Beyaz, yumuşak taştan yapılan kümbetin duvarlarında iki sıralı kırmızı taştan kuşak mevcuttur.</p>
<p><strong>Üç Kümbetler:</strong> Üç kümbetlerden birisi Patnos ilçesine 2 km. mesafede olan Ziyaret, ikincisi Süphan Dağı eteğindeki Taşkıran, üçüncüsü de Dedeli bucağının Acım köyündedir.</p>
<p><strong>Hamur Kümbeti:</strong> Hamur ilçe merkezinin kuzeydoğusunda, Ağrı-Van yoluna 300 m. uzaklıktadır. Selçuklu kümbetlerinden ayrı bir mimari tarzda, altı (gövde kısmı) dikdörtgen, üstü balık sırtı biçimindedir. Kümbetin 18. yüzyılda İshak Paşa’nın torunlarından İbrahim Paşa tarafından yapıldığı söylenmektedir.</p>
<p><strong>Karagöz Kilisesi:</strong> Tutak ilçesinin 26 km. batısındaki Dayıpınarı köyü yakınında kayalar oyulmak suretiyle yapılmış bir yeraltı kilisesidir.</p>
<p><strong>Üç Kilise:</strong> E-23 karayolunun hemen güneyinde olan Taşlıcay ilçe merkezine 18 km. uzaklıktaki Taşteker köyündedir.</p>
<p><strong>Termal Merkezler</strong></p>
<p>Termal merkezler yönünden oldukça zengin olan Ağrı’nın Diyadin ilçesinde Yılanlı, Davut ve Köprü kaplıcaları bulunmaktadır. Suları romatizma ve deri hastalıklarına iyi gelmektedir. İlçenin girişinde 3 yıldızlı bir termal otel bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Dambat</strong><strong> Çermiği ve Maden Suyu:</strong> Ağrı’ya 5 km. uzaklıktaki Yolluyazı (Dambat) köyünde, Murat Nehri’nin kıyısındadır. Yerden fışkıran su kükürtlüdür. Yara, çıban, sivilce gibi deri hastalıkları ve romatizma için şifalıdır.</p>
<p><strong>Diyadin Kaplıcaları:</strong> Diyadin ilçesinin 5 km. güneyindedir. Köprü, Yılanlı ve Davut adlarını alan üç sıcak su kaynağından oluşmaktadır. Deri hastalıkları ile enfeksiyonlara bağlı romatizmal hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Kaplıcalar Diyadin’in 7 km. güneyindedir. Sezon süresince devamlı dolmuş seferleri yapılan kaplıcalarda 150 yatak kapasiteli turistik bir otel bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Sarısu Ovası</p>
<p>Doğubeyazıt Sazlığı</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Ağrı, kuzeyden Kars ve Iğdır, Batıdan Erzurum ve Muş güneyden Bitlis ve Van, doğudan İran sınırı ile çevrilidir.</p>
<p>Ağrı’ da mevcut toprağın büyük kısmını dalgalı, yüksek dağlık arazi meydana getirir. Ağrı ilinde dağlar sıralar halindedir.</p>
<p>Ağrıda bitki örtüsü olarak zengin otsu bitki türleri egemendir. İlkbaharda canlanan otlar, sonbaharda havaların soğumasıyla tükenir. Kışları soğuk ve sert yazları kurak ve sıcaktır.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Ağrı ilinin tarihi, Paleolitik Çağ’a kadar uzanmaktadır. Daha geç dönemlerde bu bölge ile Mezopotamya arasında kültürel ilişkiler olduğunu gösteren Tunç Çağı araç gereçleri bulunmuştur. Ağrı ve çevresine yerleşen en eski topluluklardan biri Hurrilerdir. M.Ö. 14. yüzyılda Hititlerin Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki etkinliklerini yitirmeleriyle ortaya çıkan Hurrilerden sonra yöre Urartu, Pers, Makedon, Roma ve Bizans hâkimiyetine girmiştir. M.S. 7. yy. ortalarında Arapların eline geçen ve stratejik konumu nedeniyle istilalara uğrayan Ağrı’yı 11. yüzyılda Selçuklular egemenlikleri altına almışlardır. Selçukluların aralıklarla süren egemenlikleri Moğol akınlarıyla son bulmuştur. Sonradan İlhanlılar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. I. Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından işgal edilen bölge, 1921 yılında yapılan Kars Antlaşması ile Türkiye’ye iade edilmiştir.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Ağrı yöresinde hayvancılığın büyük çapta olması nedeniyle hayvan ürünleri büyük miktarda kullanılmaktadır. Ağrı zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Saç kavurma en meşhur yemeğidir. Gosteberg buğulama, Abdigör köftesi, Hengel, haşıl, erişte, kuymak, kete, bişi, erdek, hasude, bulgur pilavı, yalancı köfte, ekmek aşı,lalanga, ayran aşı, halise,çiriş ketesi, murtuğa ve ağızyakan ve deveci çorbası gibi yöreye özgü yemekleri vardır.</p>
<p><strong>Ağrı’dan Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Gosteberg</strong><strong> Buğulama</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>Genç kuzu veya oğlak eti</p>
<p>Tereyağı</p>
<p>Salça</p>
<p>Gosteberg adı verilen dağ otu</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Genç kuzu veya oğlak kesilip yüzüldükten sonra ayıklanıp doğranır. Tereyağı ve salça ile yoğrulur. Üzerine gosteberg otu ince kıyılarak serpilir. Tüm bu karışım aynı hayvanın postu içerisine koyularak açık yerleri dikilir. Düz bir yerde üzerine nemli toprak yığılır, bu toprağın üzerinde bir saat kızgın ateş yakılır. Bir süre dinlendirildikten sonra post açılarak servis yapılır.</p>
<p><strong>Selekli Saç Kavurma</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>Taze oğlak veya kuzu eti</p>
<p>Sarımsaklı yoğurt</p>
<p>Tereyağı</p>
<p><strong>Hazırlanışı: </strong>Et doğranır içine tereyağında eritilmiş salça konur, bu şekilde kızartılan et indirilip bir süre dinlendirilir. Üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek servis yapılır.</p>
<p><strong>Abdigör</strong><strong> Köftesi</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>Kemiksiz kuzu, oğlak veya dana eti</p>
<p>Soğan</p>
<p>Haşlanmış pirinç</p>
<p>Baharat</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Taze et dövülerek hamur haline getirilir, baharat ve haşlanmış pirinçle yoğrulur köfte yapılır. İnce doğranmış soğanlar suda tuzla birlikte kaynatılır, kaynayan suya köfteler atılır. Piştikten sonra bir saat kadar dinlendirilen; köfteler; pilav üzerine konularak servis yapılır.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Ağrı’da küçükbaş hayvancılığın fazla yapılması nedeniyle halıcılık en önemli el sanatıdır. Bunun yanında kilim, kazak, keçe ve çorap gibi el sanatları da vardır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Ağrı Valiliği http://www.agri.gov.tr/</p>
<p>OHAL Valiliği http://www.ohal.gov.tr/</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>İshak Paşa Sarayı’nı görmeden,</p>
<p>Dağcılar için, Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek dağı olan Ağrı Dağına çıkmadan, (izin almayı unutmayın)</p>
<p>Abdigör Köftesini tatmadan,</p>
<p>Kış ayları için bir kaç çift tiftik eldiven ve çorap almadan …</p>
<p>Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/agri-hakkinda-bilgi_2413.html' addthis:title='Ağrı Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fagri-hakkinda-bilgi_2413.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/agri-hakkinda-bilgi_2413.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aksaray Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/aksaray-hakkinda-bilgi_2411.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/aksaray-hakkinda-bilgi_2411.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:16:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Aksarayın Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Aksarayın Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aksarayın İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aksarayın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Aksarayın Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2411</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER İl Trafik No: 68 Aksaray, M.Ö. 8. bin yıla kadar uzanan tarihi, günümüze kadar hüküm süren çeşitli medeniyetlere ait kültürel varlıkları, tabii güzellikleri ve ticari bir merkez olması dolayısıyla hiçbir dönemde önemini yitirmemiştir. Kapadokya’nın kapısı konumundaki Aksaray, kültürel varlıkları yanında doğal zenginlikleri ile de ziyaretçilerine değişik ve ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Orta Anadolu [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/aksaray-hakkinda-bilgi_2411.html' addthis:title='Aksaray Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 68</p>
<p>Aksaray, M.Ö. 8. bin yıla kadar uzanan tarihi, günümüze kadar hüküm süren çeşitli medeniyetlere ait kültürel varlıkları, tabii güzellikleri ve ticari bir merkez olması dolayısıyla hiçbir dönemde önemini yitirmemiştir. Kapadokya’nın kapısı konumundaki Aksaray, kültürel varlıkları yanında doğal zenginlikleri ile de ziyaretçilerine değişik ve ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Orta Anadolu Bölgesi’nde, tarihi İpek Yolu’nun önemli merkezlerinden birisi olan Aksaray, günümüzde de doğu-batı ve kuzey-güney yönleri arasında uzanan ana bağlantı yollarının kavşağında yer almaktadır. Güzelyurt’u, Ihlara Vadisi, Sultan Hanı, Eğri Minare’si, kış sporları turizm merkezi ilan edilen Hasan Dağı ve Ziga Kaplıcaları ile Anadolu’nun ortasında çekici bir merkez konumuna gelmiştir.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Aksaray ilinin ilçeleri; Ağaçören, Eskil, Gülağaç, Güzelyurt, Ortaköy ve Sarıyahşi’dir.</p>
<p><strong>Ağaçören</strong><strong>:</strong> Ağaçören ilçesi M.Ö. III ve VI y.y.’da Hititler zamanında yerleşim alanı olarak kullanılmış, daha sonra Bizanslılar zamanında Kapadokya sınırları içerisinde kalmıştır. Bu zamana ait belgeler ilçe sınırları içinde kalan Taşkale ve Kilise mevkilerinde ki kalıntılardan anlaşılmaktadır.</p>
<p><strong>Eskil:</strong> Eskil, Tuz gölünün güneyinde Aksaray ili’ne 67 km. Konya ili’ne 115 km. uzaklıkta düz bir ova üzerinde kurulmuştur. Yüzölçümü 1601 km², nüfusu 22.212′dir. Eskil halkı genelde çifçilikle uğraşmakta olup, Buğday, arpa ve şekerpancarı yetiştirmektedir. Ortakuyu, Köşk, Çukuryurt, Hacıeyvatlı (höyüklü), Mutlu, Culfa, Sarsak, Tosun yaylalarında höyükler mevcut olup, buralardan mimari eser döküntüleri, insan, ilah ve ilahe heykelleri kalıntıları çıkmaktadır. Bizanslılardan kalma tiyatro yeri kalıntıları günümüzde mevcuttur.</p>
<p><strong>Gülağaç</strong><strong>:</strong> Aşıklı Höyükte Mamasun Barajı nedeniyle yapılan kurtarma kazılarında yörede M.Ö. 8000 yıllarında insan topluluklarının yaşadığı tespit edilmiştir. Gülağaç’a bağlı Saratlı ve Camiliören köylerinde yeraltı şehirleri bulunur.</p>
<p>Güzelyurt: Günümüzde “Yüksek Kilise” olarak bilinen “Analipsis Tepesi” ve civarında çok miktarda işlenmiş obsidiyenden (volkanik cam) yapılmış taş baltalar ve seramik parçalarına rastlanması, burada “Kalkolitik Çağı” insanının yaşadığını göstermektedir.</p>
<p>Manastır Vadisi, Ihlara Vadisi, Analipsis Tepesi civarındaki “Peri Bacaları”, Göreme ve Zelve gibi Kapadokya Bölgesi yüzey şekillerine iyi bir örnektir. Deniz seviyesinden 1485 m. yüksekliktedir. Burada tam bir yayla havası hüküm sürer.</p>
<p>Ortaköy: İlçede yapılan kazılarda elde edilen buluntular buraların Eski Tunç Çağı’na uzanan tarihini ortaya çıkarmıştır. Büyük Türk mutasavvıfı Yunus Emre’nin türbesi Ortaköy’ün Sarıkaraman kasabası yakınlarındaki Ziyaret Tepesindedir.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Müzeler ve Örenyerleri</strong></p>
<p><strong>Müzeler</strong></p>
<p><strong>Aksaray Müzesi</strong></p>
<p><strong>Örenyerleri</strong><strong> </strong></p>
<p>Acemhöyük – Merkez/Yeşilova</p>
<p>Aşıklıhöyük – Gülağaç/Kızılkaya</p>
<p>Belisırma – G.Yurt/Belisırma</p>
<p>Ihlara – G.Yurt/Ihlara</p>
<p>Manastır Vadisi – Güzelyurt</p>
<p>Nora – Merkez/Helvadere</p>
<p>Selime – G.Yurt/Selime</p>
<p><strong>Nora</strong><strong> (Viranşehir) Antik Kenti</strong></p>
<p>Aksaray’ın 30 km. güneyinde Hasan Dağı’nın eteğinde kurulmuş olan antik Nora kasabası stratejik mevkide önemli bir askeri merkezdir. Roma ve Bizans dönemlerinde önemini koruyan kasabada bugün birçok kilise bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans dönemine aittir. Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.</p>
<p><strong>Aşıklı Höyük</strong></p>
<p>Aksaray’ın 25 km. güneydoğusunda yer alır. 1989 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Aşıklı Höyük Anadolu’da Akeramik Neolitik Dönem’e (günümüzden on bin yıl önce) ait en eski “ilk köy yerleşimlerini” sergileyen önemli ören yerlerinden biridir.</p>
<p><strong>Musular</strong><strong> </strong></p>
<p>Höyük Aksaray’ın yerleşim tarihinin Aşıklı Höyük’ten sonraki en eski örneklerinden birini oluşturan Musular Höyük, Gülağaç ilçesi Kızılkaya köyünde, Melendiz Irmağı’nın batısında yer almaktadır.</p>
<p>Musular’a ilk kez günümüzden 8000 yıl önce yerleşildiği saptanmıştır. Şimdiye kadar iki ana dönem tespit edilmiştir. Bunlardan ilki prehistorik terminolojide “çanak çömleksiz neolitik” olarak adlandırılan akeramik dönemdir.</p>
<p>Sonraki yerleşme evresi “çanak çömlekli” evreye aittir. Bu dönemde yerleşenler önceki yapı kalıntılarını düzlemiş, bunun üzerine kalınca sarımsı renkte bir toprak tabakası sermiş ve bu düzlem üzerine kendi yapılarını inşa etmişlerdir.</p>
<p><strong>Acemhöyük</strong><strong></strong></p>
<p>Aksaray’ın 18 km. kuzeybatısında Yeşilova’dadır. M.Ö. 3000 yılında iskân görmüş, en parlak devrini M.Ö. 2000-1750 yıllarında yaşamıştır. Şehrin o zamanki ismi kesin olarak bilinmemekle beraber, yerli ve yabancı bilim adamları tarafından Puruşhanda olduğu sanılmaktadır. 1948 yılından itibaren sistemli bir şekilde devam eden kazılar neticesinde Höyükte Assur Ticaret Kolonileri dönemine ait büyük bir saray ve deposu ortaya çıkarılmıştır. Üçüncü katta açığa çıkarılmış olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil, Anadolu mimarlık tarihi açısından da önemlidir.</p>
<p><strong>Ihlara Vadisi :</strong> Bugün görülebilir 14 durumda kilise mevcuttur. Bunlardan 10 kadarı canlılığını ve renk uyumunu korumaktadır ve halen gezilebilmektedir.</p>
<p>Vadi, doğal yapısı itibariyle 9. yüzyıldan itibaren keşişler ve rahipler tarafından çok uygun bir inziva ve ibadet yeri, savaş döneminde ise dinlenme, korunma yeri olarak kullanılmıştır. Vadide yer alan kiliselerde “Hz. İsa’nın Doğumu”, “Müjde”, “Ziyaret”, “Mısır’a Kaçış”, “Son Akşam Yemeği” gibi İncil’de geçen konular fresko tekniğindeki resimlerde betimlenmiştir.</p>
<p>Ihlara Vadisi’ndeki kayalara oyulmuş freskli kiliseler, korunarak yeryüzünde eşine rastlanmayan bir tarihsel ve dinsel miras olarak günümüze dek varlıklarını sürdürmüşlerdir.</p>
<p>İlk çağlardan itibaren tabiatla tarihin bir arada bulunduğu Ihlara Vadisi’ndeki kiliselerin resim tekniği iki kısma ayrılır. Ihlara civarındaki kiliseler Kapadokya tipi diye bilinen sanat özelliklerini gösterir.</p>
<p><strong>Yer Altı Şehirleri :</strong> İldeki yer altı şehirleri genellikle Güzelyurt ve Gülağaç ilçelerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, gerek merkez ilçe ve gerekse Ortaköy’de de yer altı şehrine rastlamak mümkündür. Güzelyurt ilçe merkezi ve Manastır Vadisi’nde 3 adet açık yer altı şehri vardır. Gülağaç ilçesinde Saratlı Yer Altı Şehri ziyarete açılarak, aydınlatılmıştır.</p>
<p><strong>Camiler, Türbeler, Kiliseler</strong></p>
<p>Ulu Camii, Eğri Minare (Kızıl Minare), Tapduk Emre Türbesi (Tapduk Emre Köyü), Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Türbesi (Merkez), Kılıçarslan Türbesi (Merkez) : Şeyh Cemaleddin-i Aksarayi İtifakhanesi, Çilehanesi ve Mescidi Aksaray’ın en önemli cami ve türbeleridir.</p>
<p><strong>Aksaray Cami, Türbe ve Kiliseleri</strong></p>
<p><strong>Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez)</strong></p>
<p>Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin kitabesinde, 1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey’e yaptırıldığı yazılıdır.</p>
<p>Tipik bir Karamanoğlu eseri olan caminin en önemli özelliği; abanozdan yapılmış, Selçuklu devri ahşap işçiliğinin şaheser bir örneği olan minberidir.</p>
<p><strong>Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez)</strong></p>
<p>Selçuklu dönemine ait olup, 1221-1236 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak anılmaktadır.</p>
<p><strong>Taptuk</strong><strong> Emre Köyü ve Türbesi (Taptuk Emre Köyü)</strong></p>
<p>Aksaray ilinin kuzeyinde 20 kilometre mesafede bulunan köy, küçük Ekecik Dağı’nın eteğinde kurulmuş olup Taptuk Emre’ye ait olduğu söylenmektedir.</p>
<p>Dağ eteğinin en üst kısmında ise son yıllarda yeniden çevre düzenlemesi yapılan cami ve türbe bulunmaktadır. Taptuk Emre’ye ait olduğu söylenen mezar bozulmadan üst kısmına taş sanduka yapılmıştır.</p>
<p><strong>Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy)</strong></p>
<p>Aksaray ilinin Ortaköy ilçe merkezine 20 km mesafede Reşadiye köyündedir. Türbenin bulunduğu tepe, halk tarafından ziyaret tepesi olarak bilinmektedir.</p>
<p><strong>Kaya Cami (Güzelyurt)</strong></p>
<p>Güzelyurt ilçe merkezindedir. XIV. yüzyıldan kalmış olduğu sanılmaktadır.</p>
<p><strong>Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü)</strong></p>
<p>Selime köyünde bulunan türbe, gerek mimari, gerekse dekoratif yönden erken devir özelliklerini göstermektedir. Türbede taş ve tuğla işçiliği iç içedir. Mimari stili ve malzemeleri yönünden XIII. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir.</p>
<p><strong>Kilise Cami (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt)</strong></p>
<p>Güzelyurt ilçe merkezindeki Hıristiyanlık dönemi eserlerinden olup, Ortodoks alemi için büyük önem taşımaktadır. M.S. 385 yılında kapalı haç planında inşa edilmiştir. Daha sonra çeşitli ilave ve tamiratlarla değişikliğe uğrayan kilisenin, çan kulesi minare haline getirilerek camiye çevrilmiştir.</p>
<p><strong>Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt)</strong></p>
<p>Güzelyurt ilçe merkezindedir. Kapalı haç planında olan kilise, kubbeleri ve kolonlorı dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır.</p>
<p>Kilise, son olarak 1884 yılında tamir görmüştür. Kubbesindeki 1887 tarihinden, fresklerinin onarımından üç yıl sonra yapıldığı anlaşılır. Günümüzde Vatikan’dan buraya gelip hacı olanlar vardır.</p>
<p>Aziz Anargiros’un yortu günü olan 1 Kasım günleri kilisede hastalar büyük bir tören düzenleyerek sabahlara kadar dua etmektedir.</p>
<p><strong>Sivişli</strong><strong> Kilise (Güzelyurt)</strong></p>
<p>Kasaba içinde kayadan oyma bir kilisedir. Kubbede, ortada Hz. İsa ile Hz. Meryem’in, kenarlarda havarilerin portreleri yer almaktadır.</p>
<p><strong>Selime Katedrali (Selime)</strong></p>
<p>Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan katedral içinde iki sıra halinde sütunlar mevcuttur. Bu sütunlar katedrali üç sahana ayırmıştır.</p>
<p><strong>Kale Manastırı Kilisesi (Selime)</strong></p>
<p>Kapadokya’daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır VIII. ile XIV. yüzyıl veya X. yüzyıl, kilisedeki figürlü freskolar ise X. yüzyıl sonu ile XI. yüzyıl başları arasına tarihlenmektedir. İsa’nın göğe çıkışı, müjde, Meryem gibi tasvirleri vardır.</p>
<p><strong>Yüksek Kilise (Merkez)</strong></p>
<p>Kızlar manastırı olarak bilinen kilise, dik kayalar üstüne taş oymadır. İl merkezine yaklaşık 3 km mesafededir.</p>
<p><strong>Kızıl Kilise (Sivrihisar)</strong></p>
<p>Kırmızı kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise adını almıştır. Kilise V.-VI. yüzyıla tarihlenmektedir.</p>
<p>Antik Nora Viranşehir (Helvandere Kasabası)</p>
<p>Aksaray’ın 30 km güneyinde Hasan Dağı’nın eteğinde kurulan kasaba, Roma ve Bizans döneminin önemli yerleşimlerindendir. Kasabada bugün bir çok kilise kalıntısı bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans devrine aittir. Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.</p>
<p><strong>Ağaçaltı</strong><strong> Kilisesi (Daniel, Pantanossa-Ihlara)</strong></p>
<p>Ihlara Vadisi içerisinde, vadiye giriş merdivenlerinin güney kısmındadır. Freskolarda, vahiy, ziyaret ve doğum, Mısır’a kaçış, Hz. İsa’nın vaftizi ve Hz. Meryem’in ölümü işlenmiştir. Kubbede ise, göğe çekiliş sahnesi yer alır.</p>
<p><strong>Pürenli</strong><strong> Seki Kilisesi (Ihlara)</strong></p>
<p>Kayaya oyulmuş dört bölümden oluşmaktadır. Narteks zemininde mezarlar mevcuttur. Freskolar X. yüzyıl başı ile XII. yüzyıl arasına tarihlenmektedir. Peygamberlerin kehaneti, Meryem ve piskoposlar, müjde, ziyaret, çobanların tapınması gibi, İsa’nın çocukluğu ve İncil’den çeşitli sahneleri konu alan tasvirleri önemlidir.</p>
<p><strong>Kokar Kilise (Ihlara)</strong></p>
<p>IX. yüzyılın sonuna veya XI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen freskolarındaki konular oldukça zengindir. Son yemek, çarmıha gerilme, Mesih’in defnedilişi, göğe çekilme, havarilerin görevleri gibi zaman zaman konu bütünlüğü gösteren tasvirleri ilginçtir. Kilisenin iki mezar odasındaki süslemeler, kırmızı boya ile yapılmış ilk örneklerdir.</p>
<p><strong>Eğritas</strong><strong> Kilisesi (Ihlara)</strong></p>
<p>Çok büyük bir tapınak ve vadinin en eski yapılarından olduğu anlaşılan kilisenin Meryem’e ithaf edildiği, doğu duvarındaki bir kitabede belirtilmiştir. İki melek arasında oturan İsa, iki melek ve altı piskopos arasındaki Meryem, Hz. Yusuf’un rüyası, Mısır’a kaçış, vaftiz, Kudüs’e giriş gibi tasvirlerin yer aldığı fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın, boyalarının çok renkli ve canlı oluşu dikkat çekmektedir.</p>
<p><strong>Sümbüllü Kilise (Ihlara)</strong></p>
<p>Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur. Mikail ile Cebrail arasında Meryem, İsa ve fırında üç İbrani genci ile azizlerin tasvirleri vardır.</p>
<p><strong>Yılanlı Kilise (Ihlara)</strong></p>
<p>Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları, tavanı kabartma bir haçla bezeli merkez mekanı çevreler. Çarmıhta İsa, Kudüs’e giriş, Mısırlı Meryem’in gömülmesi, ziyaret gibi tasvirler vardır.</p>
<p><strong>Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma)</strong></p>
<p>Bölgedeki en yüksek kilise olup, 1283-1295 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kilisenin kitabesi kilisenin tüm çevresini dolanmaktadır. Kilisedeki fresklerde incilin hikaye ettiği tüm konular ile Selçuklu Sultanı II. Mesud’un resmi tasvir edilmiştir.</p>
<p>Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma)</p>
<p>Tek koridorlu bir kilisedir. Kuzey ve batı yan duvarlara oyulmuş birer hücre ile güney duvara oyulmuş üç hücre kubbesi de beşik çatı şeklindedir.</p>
<p><strong>Direkli Kilise (Belisırma)</strong></p>
<p>Kilisenin içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve kilisedeki görevlilerin ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır. Azizlerin ve Havarilerin iki taraflarında kitabeler görülür. Bir manastır kilisesi olup XI. ve XIII. yüzyıl lara tarihlenmektedir.</p>
<p><strong>Ala Kilise (Belisırma)</strong></p>
<p>Köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir kilisedir. Hıristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır. Cephesinin üst kısmında Havarilerin ve azizlerin resimleri yer almaktadır. Doğum, Anastasis, Kudüs’e Giriş, Mısır, Meryem’in Takdis Edilmesi gibi tasvirler yer almaktadır.</p>
<p><strong>Karagedik</strong><strong> Kilisesi (Belisırma)</strong></p>
<p>Dik kayaya yaslanmış otlarla örtülü bir tepe üzerinde kurulmuştur. XI. yüzyıl Bizans üslubunda yapılmış büyük bir kilise olup, Çanlı Kiliseyi andırmaktadır.</p>
<p><strong>Hanlar</strong></p>
<p><strong>Alayhanı</strong><strong></strong></p>
<p>Aksaray-Nevşehir karayolu üzerinde Alayhan köyü sınırları içerisindedir. Hanın ön ve avlu kısmı yıkılmıştır. II. Kılıçarslan döneminde Uçbeyi olan Pervane Bey tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir.</p>
<p><strong>Öresin Han</strong></p>
<p>Aksaray-Nevşehir karayolunun 22 km.sinde, Selçuklulardan kalma bir handır. Orta kubbesi ve kapısı yıkılmıştır. Pencereleri mazgal şeklindedir. Altışar kemerli gözleri vardır.</p>
<p><strong>Sultan Hanı</strong></p>
<p>1228-1229 Yıllarında Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu devrinin mimari taş işçiliği ve süsleme sanatları bakımından şaheser bir örnektir. Ticari ve askeri açıdan önemli olan Konya-Aksaray yolunun emniyetini sağlamak için kurulmuştur. Yazlık, kışlık, mescid ve ahır bölümlerinden oluşan klasik Selçuklu hanları tipindedir.</p>
<p><strong>Ağzıkara</strong><strong> Han</strong></p>
<p>Aksaray-Nevşehir karayolunun 15.km’sinde bulunan han, Osmanlı kaynaklarında Hoca Mesud Hanı olarak geçmektedir. Yapımı 1231 tarihinde Alaaddin Keykubat döneminde başlanmış, 1239 ‘da Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde tamamlanmıştır. Hamamı, imareti, yazlık ve kışlık bölümleri ile tam teşekküllüdür. Hanın kapısı Selçuklu taş süsleme sanatının tüm özelliklerini gösterir.</p>
<p><strong>Kaplıcalar</strong></p>
<p><strong>Ziga</strong><strong> Kaplıcaları</strong></p>
<p>Aksaray’da termal turizm denilince Ziga Kaplıcaları akla gelir. Aksaray’a 35 km. mesafede Ihlara yolu üzerindedir. Başta romatizma hastalıkları olmak üzere metabolizma bozuklukları, sindirim sistemi hastalıkları, deri hastalıkları, göz hastalıkları ve kadın hastalıkları ile nevralji, nefrit ve kırık çıkık vakalarına iyi gelmektedir.</p>
<p><strong>Paşa Hamamı</strong></p>
<p>Osmanlı devri eserlerindendir ve şehir merkezinde Zinciriye Medresesi yanındadır. II. Abdülhamit Seraskeri Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kadın ve erkek kısımları vardır. Dört kubbelidir. Hamam ildeki taştan yapılmış tipik ve tek Osmanlı eseridir.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Eşmekaya Sazlığı Kuş Alanı ve Tuz Gölü Kuş Alanı Aksaray ili sınırları içinde bulunmaktadır.</p>
<p>Konya Kapalı Havzası</p>
<p><strong>Sportif Etkinlikler</strong></p>
<p><strong>Dağ-Doğa Yürüyüşü</strong></p>
<p>Hasandağı dağcılık ve kış sporları yapmaya elverişlidir. Halen yerli ve yabancı dağcı gruplarının rağbet ettiği Hasandağı’nda. Klimatizm, orman içi dinlenme alanı ve yaylacılık ile dağ bisikleti, atlı tur gezintileri ve doğa yürüyüşü yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Olta Balıkçılığı</strong></p>
<p>Mamasun, Hirfanlı ve Kültepe baraj göllerinde tatlı su levreğiyle aynalı sazan balıkları yetiştirilmektedir. Yine çok sayıda bulunan göletlerde levrek, sazan, alabalık ve yayın balığı yetiştirilmektedir. Melendiz dağlarından doğan ve Tuz Gölüne boşalan Uluırmak’ta çok sayıda mercan balığı bulunmaktadır. Mamasun Baraj Gölünde yetiştirilen tatlı su ıstakozu (kerevit) yurt dışına ihraç edilmektedir.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Aksaray, kuzeyden Kırşehir, doğudan Nevşehir, güney doğudan Niğde, kuzey batıdan Ankara ve batı ve güneyden Konya illeri ile çevrilidir.</p>
<p>Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölünün güneydoğusunda yer alan Aksaray ilinin yeryüzü şekillerini, Hasan Dağı, Melendiz Dağları ve Ekecik Dağı gibi eski volkanik dağlar ile bu dağlardan püsküren lavların meydana getirdiği platolar ve ovalar oluşturmaktadır.</p>
<p>Aksaray İlinde İç Anadolu iklimi olan karasal iklim özellikleri görülmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve genellikle karlı geçmektedir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Kapadokya Bölgesi içinde yer alan Aksaray ili M.Ö. 8.binden itibaren iskan edilmiştir. Aşıklı Höyük, Akeramik Neolitik Döneme ait Anadolu’daki ilk köy yerleşimlerinden birisidir.Tarihi süreç içerisinde Aksaray çeşitli medeniyetlere beşiklik yapmıştır. M.Ö. 3000-2000 yılları arasında Asur Ticaret Kolonileri Devrinde en önemli ticaret merkezlerinden birisi kent merkezi yakınlarındaki Acemhöyük’tür. İlde daha sonra Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri yaşanmıştır.</p>
<p>M.S. I. yüzyılda havari Aziz Paul ve müridleri tarafından Anadolu’da yayılmaya başlayan Hıristiyanlık çok tanrılı Roma taraftarlarının büyük tepkisine neden olduğundan, ilk Hıristiyanlar korunmak amacıyla bu yöreye gelmişlerdir.</p>
<p>1142 yılında Selçuklu egemenliğine giren, 1923 yılında il olan Aksaray, 1933 yılında Niğde iline bağlı ilçe, 1989 yılında ise tekrar il olmuştur.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Aksaray’da hububat üretiminin geniş bir alana yayılmış olması ile bundan yapılan yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısı ile yemek kültürüne yansımış, bamya çorbası, çörek, şepe, erişte, kuskus, mayalı, dolma mantı, soğanlama, çiğleme,sarığıburma, höşmerim bilinen yöresel yemeklerdir. Helvadere kasabasının da alabalıkları lezzetleriyle ünlüdür.</p>
<p><strong>Aksaray’dan Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Bamya Çorbası</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>250 gr. bamya,</p>
<p>200 gr. et,</p>
<p>1 adet soğan,</p>
<p>1 domates,</p>
<p>1 yemek kaşığı salça,</p>
<p>1 limon</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Bamya sıcak suda 15 dakika kaynatılarak, limon tuzlu su ile haşlanır. Tencere içine yağ ile bir adet soğan ve et ilave edilerek soğan kızarıncaya kadar pişirilir. Rendelenmiş domates ile bir kaşık salça ilave edilerek yemek kaynamaya bırakılır, limon ilave edilir. Hazırlanan bamya yemeğe ilave edilerek servis yapılır.</p>
<p><strong>Çiğleme</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>500 gr. un,</p>
<p>2 bardak su,</p>
<p>250 gr. taze kaymak</p>
<p>tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Hazırlanan un ile su hamur haline getirilir. 15 dakika dinlenen hamur merdane ile küçük yuvarlak şeklinde açılır. Arasında bir tatlı kaşığı kaymak ilave edilip kapatılır. Teflon tavada kısık ateşte çevrilerek pişirilir. Tekrar üzerine kaymak ilave edilerek servis yapılır.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Türk halı dokumacılığının bugün Anadolu’da devam ettirildiği yerlerden birisi de Aksaray Taşpınar’dır. Taşpınar halılarının günümüze değin koruduğu özelliklerden bir tanesi atkı, çözgü ve düğüm iplerinin tamamen yün olmasıdır. İplerin renklendirilmesinde ise genelde doğal boya kullanılmaktadır.</p>
<p>Taşpınar halıları taban, kelle, çift somya, minder, namazlık, yastık, heybe ve eğerlik örtüsü adı verilen çeşitlerde dokunmuştur. Son yıllarda en çok yastık ve yen halısı denilen çift halı dokunmaktadır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Aksaray Valiliği http://www.aksaray.gov.tr</p>
<p>Aksaray Belediyesi http://www.aksaray-bld.gov.tr</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Ihlara Vadisi, Güzelyurt’u gezmeden, Eğri Minareyi görmeden,</p>
<p>Helvadere de Alabalık – Ihlara Vadisinde Saç tavayı tatmadan,</p>
<p>Taşpınar Halısı almadan,</p>
<p>Ihlara Festivali ve Güzelyurt’ta 15 – 30 Ağustos ta düzenlenen Eski ve Yeni Gelveri Festivalini (Yörede yaşayan Yunanlıların Yöreyi ziyaretleri nedeniyle düzenlenmektedir.) izlemeden,</p>
<p>….Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/aksaray-hakkinda-bilgi_2411.html' addthis:title='Aksaray Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Faksaray-hakkinda-bilgi_2411.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/aksaray-hakkinda-bilgi_2411.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amasya Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/amasya-hakkinda-bilgi_2409.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/amasya-hakkinda-bilgi_2409.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:14:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amasyanın Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Amasyanın Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amasyanın İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amasyanın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2409</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 5.520 Km² Nüfus: 357.191 (1990) İl Trafik No: 05 Orta Karadeniz’de, Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine kurulan Amasya, 7 bin yılın üzerindeki eski tarihi boyunca krallık başkentliği yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur. Kurtuluş savaşının başlangıç temelleri de Amasya’da atılmıştır. Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleri yanı [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/amasya-hakkinda-bilgi_2409.html' addthis:title='Amasya Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü: </strong>5.520 Km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 357.191 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 05</p>
<p>Orta Karadeniz’de, Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine kurulan Amasya, 7 bin yılın üzerindeki eski tarihi boyunca krallık başkentliği yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur.</p>
<p>Kurtuluş savaşının başlangıç temelleri de Amasya’da atılmıştır. Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleri yanı sıra, özellikle Yeşilırmak kıyısına yapılmış Yalıboyu evleri ile dikkat çekmektedir.</p>
<p>Dünyanın en güzel Misket elması, kirazı, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, tarih ve doğanın birlikte bulunduğu ilginç bir antik kent görmek istiyorsanız sıcak kanlı ve misafirperver Amasya sizi bekliyor.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Amasya (merkez), Göynücek, Gümüşhacıköy, Hamamözü, Merzifon, Suluova, Taşova’dır.</p>
<p><strong>Göynücek</strong><strong>: </strong>Çekerek Irmağı Vadisi’nde kurulan ilçeye 8 km. uzaklıktaki Çekerek vadisine bakan kayalık üzerinde kurulmuş Gökçeli kalesi ilçenin önemli tarihi eseridir. Roma Döneminde garnizon olarak kullanılan Kalede 98 basamaklı merdiven ile gizli bir yol bulunmaktadır. İlçe merkezine 6 km. uzaklıkta bulunan Çamurlu köyü İlice mevkiinde çıkan kaynak suyunun böbrek taşlarına karşı tedavi edici özelliği olduğu söylenmektedir.</p>
<p><strong>Gümüşhacıköy:</strong> İlçe merkezindeki Bedesten, Büyük hamam, Koyun pınarı ve Kabak çeşmesi; Gümüş beldesinde yer alan Haliliye Medresesi, Yörgüç Paşa Cami, Darphane Cami, Maden Cami (Eski Kilise) ilçenin Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimari eserleridir. Şarlayuk beldesi ise yeşilin her tonunun bulunduğu, altyapısı olan bir mesire yeridir.</p>
<p><strong>Hamamözü</strong><strong>: </strong>İnegöl dağlarının doğu ve kuzey eteklerinde kurulmuştur. İlçe merkezinde bulunan Arkut Bey kaplıcası yörenin önemli dinlenme ve piknik yeridir. İlçe merkezine 1km. uzaklıkta olan Kahramanlar İçmesi bağırsak parazitlerine iyi geldiği bilinmektedir.</p>
<p><strong>Merzifon:</strong> İl merkezine 49 km. uzaklıktadır. 7. yüzyıl sonlarında Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın Sadrazam olmasıyla Merzifon kök lü imar değişikliğine uğramıştır.</p>
<p><strong>NASIL GİDİLİR</strong></p>
<p>Amasya; komşu illerden Samsun, Çorum ve Tokat’a Devlet Karayolu ile bağlıdır. Aynı zamanda Avrupa -İran Uluslararası (E-5) Karayolu üzerindedir.</p>
<p>İle en yakın deniz ve havayolu limanları 130 km. uzaklıkta olan Samsun İlinde bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Demiryolu</strong> Amasya, Sivas-Samsun demiryolu üzerinde Sivas’a 261 km. Samsun’a ise 134 km. uzaklıktadır. İl hudutları içerisinde iki gar (Amasya-Hacıbayram) ve 6 istasyon (Kızılca, Kayabaşı, Eryatağı, Bovazköy, Suluova, Hacıbayram) bulunmaktadır.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Konaklar</strong></p>
<p><strong>Hazeranlar</strong><strong> Konağı :</strong> Yalı boyu evleri dizisindeki en güzel konak olan Hazeranlar Konağı Osmanlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden birisidir. Konak Defterdar Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Diğer kapı Hatuniye Cami avlusu ile bağlantılıdır. Çift kanatlı selamlık kapısından alçak tavanlı bir mekana girilir. Dört köşede birer oda ve odaların arasında orta sofanın uzantıları eyvanlar yer alır. Batı eyvanlarını giriş kata bağlayan sade korkuluklu ahşap merdivenler işgal eder. Katlarda oturma ve yatak odaları, avlu, kahve odası, ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile hela sofa etrafında yer almaktadır.</p>
<p><strong>Kaleler, Kaya Mezarları</strong></p>
<p><strong>Amasya Kalesi:</strong> Şehrin ve Yeşilırmağın kuzeyinde bulunan Harşane Dağı adlı dik kayalıklar üzerindedir. Kalenin Belkıs, Saray, Maydonos ve Meydan adlarına dört kapısı, kale içinde Cilanbolu adlı su kuyusu, sarnıç, zindan bulunmaktadır.</p>
<p>Kaleden 70 m. aşağıda Yeşilırmağa ve kral mezarlarına kadar uzanan M.Ö. III. yüzyıla ait merdivenli yer altı yolu, burç ve cami kalıntıları vardır.</p>
<p><strong>Kral Kaya Mezarları:</strong> Amasya Kalesi eteklerinde düz bir duvar misali dikine uzanan kalker kayalara oyularak yapılmış olan 5 adet mezar, yapıları ve mevkileri itibariyle ilk bakışta dikkati çekmektedir.</p>
<p>Çevreleri oyularak ana blok kayadan tamamen ayrılmışlar ve kaya bloklarına merdivenlerle bağlanmışlardır.</p>
<p>Vadi içerisinde irili ufaklı toplam 18 adet kaya mezarı bulunmaktadır. Amasya’da doğan ünlü coğrafyacı Strabon’un (M.Ö. 63-M.S. 5) verdiği bilgiye göre kaya mezarları Pontus krallarına aittir.</p>
<p><strong>Aynalı Mağara (Kaya Mezarı):</strong> Çevre yolunun Samsun güzergahından sağa ayrılan Ziyaret beldesi yolu üzerinde, şehir merkezine yaklaşık üç kilometre uzaklıktadır. Kral Kaya Mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır.</p>
<p>Tonoz kısmında 6’sı sağda, 6’sı solda olmak üzere 12 havari tasviri ile kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Yoannes’ten oluşan bir kompozisyon bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Ferhat Su Kanalı:</strong> Kentin su ihtiyacını karşılamak için Helenistik dönemde yapılmış olan su kanalı yaklaşık 75 cm. genişliğinde 18 km. uzunluğundadır. Terazi sistemine göre kanallar oyularak, tünel açılarak bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa edilmiştir.</p>
<p><strong>Medreseler</strong></p>
<p><strong>Bimarhane</strong><strong> (Darüşşifa):</strong> İlhanlı döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu ve hanımı Ilduz Hatun adına 1308 yılında yaptırılmıştır. Yapının özellikle ön cephesi sanat bakımından değerlidir. Sadece Amasya Bimarhanesine mahsus bir özellik olan kapı kilit taşında diz çökmüş vaziyette insan kabartması mevcuttur.</p>
<p><strong>Sultan II. Bayezid Külliyesi:</strong>Sultan II. Bayezid adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.</p>
<p><strong>Haliliye</strong><strong> Medresesi: </strong>Gümüşhacıköy İlçesi Gümüş Beldesi merkezinde bulunan eser, Çelebi Sultan Mehmed’in Beylerbeyi Halil Paşa tarafından 1413 de yaptırılmıştır. Kare planlı kapalı avlulu bir medresedir.</p>
<p><strong>Kapı Ağa Medresesi:</strong>Sultan II. Bayezid’in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Ön Asya ve Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması fonksiyon itibariyle ilk defa bu medresede tatbik edilmiştir.</p>
<p><strong>Diğer Medreseler;</strong></p>
<p>- Gökmedrese 1267)</p>
<p>- Çelebi Mehmed Medresesi (1415) Merzifon</p>
<p>- Büyük Ağa Medresesi (1488)</p>
<p>- Küçük Ağa Medresesi (1463- 1464)</p>
<p>- Hakala Yolpınar Köyü Kasım Bey Medresesi (1463- 1464)</p>
<p><strong>Camiler</strong></p>
<p>Burmalı Minare Cami, Gökmedrese Cami görülmeye değerdir.Amasya’nın diğer önemli camileri Gümüşlü Cami, Bayezid Paşa Cami, Yörgüç Paşa Cami, Sofular Abdullah Paşa Cami,Şirvanlı (Azeriler) Cami, Abide Hatun Cami ve Halifet Gazi Kümbetidir.</p>
<p>Amasya Camileri</p>
<p><strong>Gök Medrese Cami (Merkez)</strong></p>
<p>Selçuklu valilerinden Torumtay’ın (1267) Amasya’da yaptırdığı kabul edilen Gökmedrese Cami, belirli şekilde derinliğine uzanan, kubbe ve tonozlarla örtülü, üç nefli bir yapıdır. Kesme taş mimarisi, olgun nispetleri ve sade süslemeleriyle ağırbaşlı ciddi bir üsluptadır. Caminin çok uzun olan giriş bölümü medrese olarak kullanılmıştır.</p>
<p><strong>Burmalı Minare Cami (Merkez)</strong></p>
<p>Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Vezir Ferruh ve kardeşi Haznedar Yusuf tarafından 1237-1247 yıllarında yaptırılmıştır. Girişin sol tarafındaki cepheye bitişik sekizgen biçimli klasik Selçuklu kümbeti ve sonradan eklenmiş burmalı minaresi caminin belirgin özelliklerindendir.</p>
<p><strong>Sultan II. Bayezıt Külliyesi (Merkez)</strong></p>
<p>Sultan II. Bayezıt adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır.</p>
<p>XV. yüzyılın son çeyreğinde yapılan, yan mekanlı (L planlı) cami mimarisinin gelişmiş son örneğidir. Caminin iki minaresi vardır. Batıda medrese, doğuda imaret ve konukevi vardır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.</p>
<p><strong>Diğer Camiler;</strong></p>
<p>- Fethiye Camii (Bizans- Danişmend 11. Yy.)</p>
<p>- Gümüşlü Camii (1326)</p>
<p>- Saraçhane Camii (1372)</p>
<p>- Çilehane Camii (1413)</p>
<p>- Medreseönü Camii (1427) Merzifon (II. Murad Camii)</p>
<p>- Yörgüç Camii (1428)</p>
<p>- Yörgüç Rüstem Paşa Camii (1429) Gümüş</p>
<p>- Hızırpaşa Camii (1466)</p>
<p>- Kilari Süleyman Ağa Camii (1489)</p>
<p>- II. Bayezid Külliyesi (1486)</p>
<p>- Mehmet Paşa Camii (1486)</p>
<p>- Şamlar Ayas Ağa Camii (1495)</p>
<p>- Sofular Abdullah Paşa Camii (1502)</p>
<p>- Hatuniye Camii (1510)</p>
<p>- Pir Mehmet Çelebi Camii (15. Yy.)</p>
<p>- Temenna Mescidi (1567)</p>
<p>- Sofular Camii (15- 16. Yy.) Merzifon</p>
<p>- Bozacı Camii (16- 17. Yy.) Merzifon</p>
<p>- Merzifonlu Kara Mustafa Paşa C. (1666)</p>
<p>- Darphane Camii (18. Yy.) Gümüş</p>
<p>- Maden Camii (1800) Gümüş</p>
<p>- Azeriler Camii (1876- 1895)</p>
<p>Ahşap Camiler</p>
<p>- Abide Hatun Camii (1680)</p>
<p>- Eyüp Çelebi Camii (1725) Merzifon</p>
<p>- Hacı Hasan Camii (1714) Merzifon</p>
<p>- Çay Camii(1774)</p>
<p>- Eski Kışlacık Köyü Camii (1865)</p>
<p>- Aşağı Baraklı Camii (1870)</p>
<p>- Kaleköy Camii (1870)</p>
<p>- Yukarı Baraklı Camii (1875)</p>
<p>- Ziyaret Camii (19. Yy.)</p>
<p>- Şıhlar Köyü Camii (1924)</p>
<p>- Eliktekke Köyü Camii (1928)</p>
<p>- Müftü Camii (20. Yy.) Gümüşhacıköy</p>
<p>- Kızılca İstasyon Camii (1956)</p>
<p><strong>Han, Hamam ve Çarşılar</strong></p>
<p><strong>Ezine Han : </strong>Amasya – Tokat Karayolunun 35. km.sinde bulunan Ezinepazar beldesi içerisinde yolun sol yanındadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad’ın hanımı Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Taşhan</strong><strong>:</strong> Merzifon ilçesinde, 17. yüzyıl mimarı üslubunda dikdörtgen planla yapılmıştır.</p>
<p><strong>Bedesten :</strong> Merzifon ilçesinde, dikdörtgen planlı, kubbeli dış cephelerde dükkanlarla çevrilidir.</p>
<p><strong>Eski Hamam:</strong> Merzifon ilçesindedir. Kitabesine göre 1678 yılında yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Diğer Hamamlar;</strong></p>
<p>- Karsavul Hamamı (Roma)</p>
<p>- Yıldız Hamamı (13. Yy.)</p>
<p>- Arkut Bey Hamamı (13. Yy.)</p>
<p>- Çifte Hamam- Merzifon (1388)</p>
<p>- Hızırpaşa Hamamı (15. Yy.)</p>
<p>- Mustafa Bey Hamamı (1436)</p>
<p>- Kumacık Hamamı (15. Yy.)</p>
<p>- Çukur Hamamı (15. Yy.)</p>
<p>- Sinan Paşa Hamamı- Uluköy (15. Yy.)</p>
<p>- Kızlar Sarayı Hamamı (15. Yy.)</p>
<p>- Gediksaray Hamamı (15. Yy.)</p>
<p>- Ziyaret Hamamı (15. Yy.)</p>
<p>- Çayüstü Köyü Hamamı- Suluova (15. Yy.)</p>
<p>- Maarif Hamamı- Merzifon (16. Yy.)</p>
<p>- Maarif Hamamı- G. Hacıköy (16. Yy.)</p>
<p>- Paşa Hamamı- Merzifon (1677)</p>
<p>- Tuz Pazarı Hamamı- Merzifon (1677)</p>
<p>- Ekin Pazarı Hamamı- G. Hacıköy (1658)</p>
<p>- Eski Hamam- Gümüş (19. Yy.)</p>
<p><strong>Kaplıcalar</strong></p>
<p>Terziköy Kaplıcası ilin önemli kaplıcasıdır. Gözlek Kaplıcası, Hamamözü (Arkut Bey) Kaplıcası ve Ilısu Kaplıcası diğer kaplıcalarıdır.</p>
<p><strong>Terziköy</strong><strong> Kaplıcası</strong></p>
<p>Yeri : Amasya’nın güneyinde belediye ve mücavir saha dışındadır.</p>
<p>Ulaşım : Amasya il merkezine 30 km. uzaklıktadır</p>
<p>Suyun Isısı : 37oC</p>
<p>PH Değeri : 6,6</p>
<p>Özellikleri : Bikarbonatlı, Kalsiyumlu, kısmen Karbondioksitli bir bileşime sahiptir.</p>
<p>Yararlanma Şekilleri : İçme ve banyo kürleri</p>
<p>Tedavi Ettiği Hastalıklar : Romatizma, mide ve bağırsak, böbrek ve idrar yolları, beslenme bozukluğu gibi hastalıklarda olumlu etki yapar.</p>
<p>Konaklama :90 yataklı bir motel tesisi mevcuttur.</p>
<p><strong>Mesire Yerleri</strong></p>
<p><strong>Yedi Kuğular Kuş Cenneti (Yedikır Barajı)</strong> Amasya -Suluova karayoluna 7 km. uzaklıkta bulunur. Baraj gölü çevresinde yer alan doğal güzelliği, yürüyüş parkuru, DSİ sosyal tesisleri ve balık üretim tesisleri ile amatör balık avcılığı nedeniyle bölgenin çekici piknik alanı durumundadır. Göl; kuğu, yabankazı, yaban ördeği, angut, karabatak ve balıkçıl vb. 34′den fazla kuş türünün barındığı bir kuş cenneti haline gelmiştir.</p>
<p><strong>Borabay</strong><strong> Gölü</strong> Amasya- Taşova karayolunun 44. km.sinden sola ayrıldıktan sonra Taşova-Samsun karayolunu 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılan, doğa harikası Borabay Gölü ve çevresi turizm merkezi ilan edilmiştir.</p>
<p>Ormanlık alan içerisinde her biri 3 yataklı 9 adet bungalov tipi evler, gazinosu kamp imkanı, piknik alanları, doğa yürüyüşü ve dinlenme imkanları nedeniyle yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak merkezi durumundadır.</p>
<p><strong>Baraklı Şelalesi</strong> Taşova ilçesinde,Taşova İlçesine 30 km. uzaklıkta olan Özbaraklı beldesi sınırları içerisindedir.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Yedikır Barajı</p>
<p><strong>Müzeler ve Örenleri</strong></p>
<p><strong>Müzeler</strong></p>
<p><strong>Amasya Müzesi</strong></p>
<p>Adres: Atatürk Cad. Amasya</p>
<p>Tel: (358) 218 69 57</p>
<p>Hazeranlar Konağı Etnografya Müzesi</p>
<p><strong>Alpaslan Müzesi</strong></p>
<p><strong>Örenyerleri</strong><strong></strong></p>
<p>Kral Kaya Mezarları</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Amasya, doğuda Tokat, güneyde Yozgat, batıda Çorum, kuzeyde Samsun İlleri ile çevrilidir. Yeşilırmağın Orta Karadeniz Dağları (Canik) arasında oluşturduğu vadi üzerinde kurulmuştur.</p>
<p>Akdağ, Tavşan Dağı, İnegöl Dağı, Kocacık Tepesi, Kırklar Dağı, Ferhat Dağı önemli dağlarıdır. Sulama amaçlı gölet ve barajlar ile sulanan verimli ovalara sahiptir. Borabay Gölü en önemli gölüdür. Yeşilırmak ve göletlerde yayın, sazan, turna, levrek, pullu gibi balık türleri bulunmaktadır.</p>
<p>İlde Karadeniz iklimi – kara iklimi arasında bir geçiş iklimi hüküm sürer. Yazları kara iklimi kadar kurak, Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Kışları ise Karadeniz iklimi kadar ılıman, kara iklimi kadar sert değildir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>İlk yerleşimin MÖ. 5500 yıllarına kadar uzandığı belirlenen Amasya; Antik Çağdan günümüze kadar geçen zaman içerisinde Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. 1386 yılında Osmanlı topraklarına katılan Amasya, Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedenleriyle “şehzadeler şehri” olarak da ün yapmıştır. Amasya, Kurtuluş Savaşı sırasında ön plana çıkmıştır. 19 Mayıs 1919′da Samsun’da başlayan Milli Mücadelenin ilk adımı 12 Haziran 1919′da Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelmesiyle devam etmiştir. Kurtuluş Mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919′da yayınlanan Amasya Tamimi ile “Milletin İstiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı” Amasya’da ilan edilmiştir.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Amasya tarihi, köklü bir kültür düzeyi yanında ekolojik yapısı itibariyle zengin bir bitki örtüsüne, dolayısıyla da zengin mutfak kültürüne sahiptir. Yöreye özgün yemekler arasında, çatal çorba, cırıkda-cızlak (akıtma), helle çorbası, ekmekaşı (papara), kesme ibik çorbası, toyga çorbası, cilbir, bakla dolması, hengel (kıymasız mantı), pancar (pastırmalı), kabak kabuklu pilav, sirkeli ciğer, yuka tatlısı (yufka patlıcanlı pilav tatlısı), gömlek kadayıfı, halbur tatlısı, zerdali gallesi, vişneli ekmek (Amasya çöreği), sini su böreği (Amasya usulü) ve Yakasal böreği sayılabilir.</p>
<p><strong>Amasya’dan yemek tarifleri:</strong></p>
<p><strong>Mumbar</strong><strong> – İşkembe</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>2 su bardağı bulgur</p>
<p>1 demet maydanoz</p>
<p>1 yemek kaşığı salça</p>
<p>1 tatlı kaşığı karabiber</p>
<p>1 takım koyun işkembesi (mumbarı ile birlikte)</p>
<p>1 tatlı kaşığı tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı: </strong>İşkembe kazınır, mumbarın içi temizlenir. İç kısmı dışa çevrilerek bulgurla birlikte hazırlanan harç mumbarın içine doldurulur, bakır kazanda işkembe ile birlikte 2 saat kadar pişirilir.</p>
<p><strong>Hasuda (tatlı)</strong></p>
<p><strong>Malzemeler :</strong></p>
<p>1 Bardak nişasta</p>
<p>5 Bardak su</p>
<p>1 Bardak toz şeker</p>
<p>3 Kaşık tereyağı</p>
<p>1/2 Bardak ceviz içi</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> 4 bardak su kaynatılır, 1 bardak su ile nişasta karıştırılır, kaynar suya ilave edilir karıştırılarak pişirilir. Piştikten sonra bir tepsiye dökülerek üzerine kızdırılmış tereyağı gezdirilir. Ceviz serpilerek servise sunulur. Sıcak olarak yenir.</p>
<p><strong>Kalbura Bastı</strong></p>
<p><strong>Malzemeler :</strong></p>
<p>1 Paket margarin</p>
<p>Şerbet için:</p>
<p>1 paket vanilya</p>
<p>2 adet yumurta</p>
<p>1.5 kg. toz şeker</p>
<p>1 tutam tuz</p>
<p>1 litre su</p>
<p>2 kaşık yoğurt</p>
<p>1/2 limon suyu</p>
<p>1 su bardağı ceviz</p>
<p>1 paket kabartma tozu</p>
<p>Malzemelere yetecek kadar un</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Unun ortası havuz yapılır. Margarin, yumurta, tuz, yoğurt, vanilya ilave edilerek yoğrulur. Hamur kulak memesi yumuşaklığına getirilir, hamur yumurta büyüklüğünde parçalara ayrılır, her parçanın içerisine ceviz konularak kalbur üzerinde şekli verilir. Bir tepsiye dizilerek orta ısıda fırında 30-35 dakika pişirilir. Piştikten sonra üzerine soğuk şerbet dökülür. Servis yapılır.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Amasya’dan El askısı yazma, yemeni, ev yapımı kuşburnu ezmesi, pirinç ve elma alınması önerilir.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Amasya Valiliği http://www.amasya.gov.tr</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Amasya Müzesinin Mumyalar bölümünü ve Hitit Tanrı Heykelini (Teşup) görmeden,</p>
<p>Yeşilırmak Yalıboyu’nda Amasya Evlerini gezmeden,</p>
<p>Kral Kaya Mezarlarını ziyaret etmeden,</p>
<p>II. Bayezid Külliyesi, Bimarhaneyi gezmeden,</p>
<p>Borabay gölünü görmeden,</p>
<p>Amasya Misket elması yemeden,</p>
<p>…Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/amasya-hakkinda-bilgi_2409.html' addthis:title='Amasya Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Famasya-hakkinda-bilgi_2409.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/amasya-hakkinda-bilgi_2409.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antalya Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/antalya-hakkinda-bilgi_2407.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/antalya-hakkinda-bilgi_2407.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:13:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Antalyanın Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Antalyanın Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Antalyanın İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Antalyanın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2407</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 20.815 km² Nüfus: 1.132.211 (1990) İl Trafik No: 07 Antalya sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzellikler sayesinde “Türk Rivierası” adını almıştır. Deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli bir uyum içinde bütünleştiği Antalya, Akdeniz’in en güzel ve temiz kıyılarına sahiptir. 630 km. uzunluğundaki Antalya kıyıları boyunca, antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, dantel [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/antalya-hakkinda-bilgi_2407.html' addthis:title='Antalya Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 20.815 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 1.132.211 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 07</p>
<p>Antalya sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzellikler sayesinde “Türk Rivierası” adını almıştır. Deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli bir uyum içinde bütünleştiği Antalya, Akdeniz’in en güzel ve temiz kıyılarına sahiptir. 630 km. uzunluğundaki Antalya kıyıları boyunca, antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, dantel gibi koylar, kumsallar, yemyeşil ormanlar ve akarsular yer alır.</p>
<p>Palmiyelerle sıralanmış bulvarları, uluslararası ödül sahibi marinası, geleneksel mimarisi ile şirin bir köşe oluşturan Kaleiçi ve modern mekanları ile Türkiye’nin en önemli Turizm Merkezi olan Antalya, Aspendos Opera ve Bale Festivali, Uluslararası Plaj Voleybolu, Triathlon, Golf Müsabakaları, Okçuluk, Tenis, Kayak yarışmaları vb. etkinliklere, 1995 yılında açılan Antalya Kültür Merkezi ile de plastik sanatlar, müzik, tiyatro, sergi gibi birçok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Antalya ilinin ilçeleri; Akseki, Alanya, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kale, Kaş, Kemer, Korkuteli, Kumluca, Manavgat ve Serik’tir.</p>
<p><strong>Akseki:</strong> Alanya’dan sonra Antalya ilinin en eski ilçesi olan Akseki Torosların yapısına uygun engebeli ve dağlık bir görünüme sahiptir.</p>
<p>Antalya ili ve çevresinde son yıllarda görülen turizm alanındaki gelişmelere paralel olarak, Akseki ilçesinde turizm faaliyetleri gelişmektedir. Avcıların ve turistlerin uğrak yeri olan Akseki, “KARDELEN ÇİÇEĞİ’ nin ana yurdudur. Kış aylarında Kardelen Çiçeğini görmek için yerli ve yabancı turistler ilçeyi ziyaret eder.Giden Gelmez Dağları, dağ keçisi koruma ve av sahası avcıların ücretli olarak devamlı avlanacağı yer olup, Sinan hoca ve Gümüşdamla köylerinde kurulan alabalık üretme tesisleri avcıların ve turistlerin uğrak yerleri arasındadır.</p>
<p>Göktepe Yaylası, Çimi Yaylası, Irmak Vadisi son aylarda keşfedilen 340 metre derinliğindeki Bucakalan Mağarası, ilçe merkezindeki Ulu Camii ve Medresesi görülmeye değer diğer eserlerdir.</p>
<p><strong>Elmalı:</strong> Likya bölgesi içerisinde yer alan Elmalı’nın kesin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Doğuda Semahöyük yakınlarında Karataş’ta, batıda Beyler Köyü yakınındaki Beyler köyünde yapılan kazılar bölgenin bronz çağından bu yana iskan edildiğini göstermektedir.</p>
<p><strong>Höyükler:</strong> Şehre bağlı köylerde üç höyük bulunmaktadır. Bunlardan ilki şehrin batısındaki Müğren Köyü’ndeki höyüktür. Arkeolojik yüzey araştırmaları burada çeşitli uygarlıklara ait izler olduğunu göstermektedir. Yine batıda Semahöyük Köyü’nde bulunan ikinci höyüğün üstünde Osmanlı ve Türk mezarlığı bulunduğu için bugüne kadar araştırma yapılmamıştır. Üçüncü ve en büyük höyük ise şehrin güneyinde, Elmalı – Kaş yolu üzerinde, Beyler Köyündeki Beyler Höyüğüdür. Bu höyükte yapılan kazılarda, bronz çağından bu yana devamlı bir yerleşimin izleri görülmektedir. Kazılarda çıkarılan arkeolojik buluntular Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Tümülüsler</strong><strong>:</strong> Şehrin doğusunda, Elmalı’ya 6 km. uzaklıktaki Bayındır Köyü yakınlarındadır. Yan yana duran birkaç tümülüsten birinde yapılan kazılarda M.Ö. 7. yy.a ait buluntulara rastlanmıştır. Antalya Müzesi’nin özel bir bölümünde sergilenen bu buluntular bölgenin bu dönemdeki yaşamından kesitler vermektedir.</p>
<p>Anıt Mezarlar Bilinen iki anıt mezar vardır. Bunlardan ilki Karaburun diğeri ise Kızılbel’dedir. Antalya – Elmalı yolu üzerindeki Karaburun Kral mezarı odasının duvarları av ve savaş sahnelerinden oluşan fresklerle süslüdür. Kızılbel mezar anıtı ise şehrin batısında Elmalı – Yuvayol yolu üzerindedir. Kalker bloklardan oluşmuş bir odadan ibarettir.</p>
<p><strong>Define:</strong> 1984 yılında Antalya – Elmalı yol çizgisinin hemen kuzeyinde, Kral Mezarı ile Gökpınar Köyü arasında bulunmuştur. 190 adet gümüş antik sikkeden oluşan bu define antika kaçakçıları tarafından Amerika’ya kaçırılmıştır. Halen özel bir kişinin malı olarak Boston Museum Fine Arts’da bulunmaktadır. Yeryüzünün en kıymetli antik sikkesi olarak nitelenen Atina Decadrachmeleri (14 adet, her biri 600.000$) bu büyük define yer almaktadır.</p>
<p><strong>Camiler:</strong> İlçede yer alan Selçuklu Camii, Kütük Camii, Sinan-ı Ümmi Camii, Ömer Paşa Camii ve Külliyesi kentin görülmeye değer eserleridir.</p>
<p><strong>Korkuteli:</strong> Antalya’ya 67 km. uzaklıktadır. Korkuteli’nin 3 km batısında, bugün yalnız kapısı ayakta kalan Alaaddin Camii ve yine aynı yörede, 1319′da Hamidoğulları’ndan El Emin Sinaeddin tarafından yaptırılan ve aynı adla anılan Selçuklu Medresesi görülebilir.</p>
<p><strong>Gündoğmuş:</strong> Antalya’ya 182 km. mesafedeki Gündoğmuş ilçesinde pek çok antik kent kalıntısı bulunmaktadır. Güzel Bağ Bucağı’nın kuzeyinde 7 km. mesafede ve halen kazı yapılmamış olan Ayasofya Şehri, Gündoğmuş şehir merkezinin güney-batısında ve şehre 7 km. mesafede Sumene mevkisinde, Asar Harabeleri, Senir Köyü’ nün doğusunda 2 km. mesafedeki Kese Mevkiindeki harabeler, Gündoğmuş Şehir merkezinin güney-batısında ve şehre 11 km. mesafedeki Gedfi Harabeleri önemli antik kent kalıntılarıdır.</p>
<p>İlçe merkezindeki Cem Paşa Camii, Gündoğmuş/Pembelik Köyü arasında ilçe merkezinin doğusundaki, 15 km. mesafedeki Sinek Dağı’nın tepesindeki harabeler, Alanya/Konya Kervanyolu, Gündoğmuş/ Antalya karayolu üzerinde Taşağır mevkisinde Kazayir Şehri Harabeleri diğer görülebilecek eserlerdir.</p>
<p><strong>Gazipaşa:</strong> Antalya’ya 180 km. mesafedeki Gazipaşa, 10 km. uzunluğundaki kumsalı, orman kaplı alanları, turkuaz mavisi koyları, doğal güzellikleriyle şirin bir ilçedir. İskele, Koru ve Kahyalar plajlarının bulunduğu kumsallar, Caretta Caretta kaplumbağalarının önemli bir üreme merkezidir. Bugüne kadar bakir kalmış Gazipaşa, konaklama, dinlenme tesisleri, tarih ve doğa güzellikleri, yapımı süren havaalanı ve yat limanı ile gözde bir turizm merkezi olma yolunda ilerlemektedir.</p>
<p><strong>Antik Kentler</strong></p>
<p><strong>Antiocheia</strong><strong> Adcragum:</strong> Gazipaşa ilçesinin doğusunda, 18 km. uzaklıktaki Güney Köy sınırları içerisindedir. Kentin adı Kommagene Kralı 4. Antiochus’dan gelmektedir. Kalesi, sütunlu cadde, agora, hamam, zafer takı, kilise, kentin nekropol alanı kalıntıları bulunmaktadır. Kentin nekropolünde bölgeye özgü beşik tonozlu, ön avlulu anıtsal mezarlar oldukça iyi korunmuştur.</p>
<p><strong>Adanda-Lamos:</strong> Antik kent, Gazipaşa ilçesinin 15 km. kuzeydoğusundadır. Bugünkü Adanda köyünün 2 km. kuzeyinde, yüksek ve sarp bir dağın zirvesinde kurulmuştur. Kent surlarla çevrilidir. Kentin giriş kapısının güneyinde, büyük bir kule bulunmaktadır. Kentin diğer kalıntıları arasında doğal kayaya oyulmuş çeşme ve iki adet tapınağı sayabilir. Bu kentin nekropolünde de blok taşların oyulması ile yapılmış yekpare lahitler önemli kalıntılar arasındadır. Kalıntılar, dağlık Klikya bölgesinin kültürünü ve sanatını en iyi şekilde yansıtmaktadır.</p>
<p><strong>Nephelis</strong><strong>:</strong> Antik kente ulaşım, Gazipaşa-Anamur 12. km.’sinden sonra Muzkent Köyünün içinden geçerek güneye sapan yaklaşık 5 km. stabilize bir yol ile sağlanmaktadır. Kent, akropol ve doğu-batı boyunca uzanan kalıntılardan oluşmaktadır. Kentin ayakta kalabilmiş yapıları Orta Çağ Kalesi, Tapınak Odeon Sulama sistemi ve nekropol alanlarıdır.</p>
<p><strong>Selinus</strong><strong>:</strong> Gazipaşa Plajının bulunduğu Hacımusa Çayının güneybatısındaki yamaçlarında yer alan antik Selinus kenti, dağlık Klikya bölgesinin en önemli kentlerinden biridir. Kentin akropolü tepeye kurulmuştur. Tepe üzerindeki Orta Çağ Kalesinin sur duvarları ve kuleleri oldukça iyi korunmuştur. Akropol, içerisindeki kilise ve sarnıç günümüze kadar gelebilmiş önemli yapılardandır.Kentin diğer yapıları hamamlar, agora, İslami Yapı (Köşk), su kemerleri ve nekropol’dur. Alanya Müzesindeki ostoteklerin çoğunluğu Selinus Nekropolünden getirilmiş olup, burada ostotek atölyesinin varlığını sürdürmektedir.</p>
<p><strong>Kumluca:</strong> Alakır Çayı ile Gavur deresinin dağlardan sürükleyip getirdiği alüvyonlu bir ovada yeralan Kumluca Finike ve Elmalı İlçeleri ile çevrelenmiştir. Kumluca sahil boyunca plajlar, konaklama tesisleri ve koylara sahiptir. Kumluca’nın 27 km. kuzeyinde yeralan Altınkaya yaylası, Alabalık üretme çiftliği, Sedir Ormanları ve bol suları olan güzel bir yayladır. Korydalla ve Olympos Antik kentleri Kumluca ilçesi sınırlarında yer almaktadır.</p>
<p><strong>Alanya:</strong> Alanya, geniş plajları, tarihi eserleri, modern otel ve motellerin sayısız balık lokantaları, kafe ve barlarıyla mükemmel bir tatil merkezidir. Gelenleri ilk karşılayan, Alanya Yarımadası’nın üzerinde bir taç gibi kurulmuş olan ve 13. yüzyıldan kalma şahane Selçuklu Kalesidir. Etkileyici kalenin yanı sıra eşi benzeri olmayan tersanesi ve anıtsal güzellikteki sekizgen Kızıl Kule görülmeye değerdir.</p>
<p>Limanı çevreleyen kafeler ve barlar akşam saatlerinde liman yolu boyunca el sanatları, deri, giysi, mücevherat, el çantaları ve yöreye özgü ilginç renklere bezeli su kabaklarının satıldığı butikler yer alır. Eğer mağaraları keşfetmekten hoşlanıyorsanız Damlataş Mağarası’nı gezmeniz gerekir. Mağara yakınında Etnografya Müzesi yer almaktadır. Tekneyle üç deniz mağarasına ulaşabilirsiniz: fosforlu kayalarıyla Fosforlu Mağara, korsanların kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar Mağarası.</p>
<p>Alanya’nın 15 km. doğusunda yer alan Dim Çağı Vadisi gölgelerin serinliğinde dinlenmek için ideal bir yerdir. Tüm sahillerinden denize girilebilen Alanya tam bir güneş, deniz, kum cennetidir.</p>
<p><strong>Finike:</strong> Finike, Antalya iline bağlıdır. Portakalları ile ünlü Finike tarihle, doğa ve denizin birleştiği bir turizm beldesidir. Portakalları ile tanınan kent, Limyra kenti kalıntıları ve Arykanda antik kenti kalıntıları ile ilgi görmektedir.</p>
<p><strong>Kaş:</strong> Likya’nin önemli kentlerinden olan Kaş, ilçeyi çevreleyen Antik Döneme ait kentler ve tarihsel degerlerle doyumsuz kültür seyahatleri; Akdeniz’in derinlerde yarattığı heyecanlari doruklarda hissettiren sualtı dalışları; nehirlerde yapılan macera dolu ‘kano turları’, ekolojik uyumun keşfedildiği ‘doğa yürüyüşleri’; derin ve karanlık mağaralara teknik donanımlı mağara dalışları; yüksek dağlardan turkuaz rengli suların manzarasına süzülen ‘yamaç paraşütü’; Akdeniz’de değerli taşları andıran adalar ile çevreye yapılacak ‘Mavi Yolculuk ve tekne turları; damak tadınıza uygun deniz ürünleri ve dağlarda yetişen kokulu otlarla tatlandırılan yöresel yemeklerden oluşan mönüsü; yüzlerce yılın mirası, el sanatlarının çeşit ve güzelliği; Kaş’ın bağlı olduğu Antalya ve ilçelerine ait turizm merkezleri ile tabiat, tarih ve kültür zenginliğini, alternatif turizm imkanları ve çevresinde yer alan turizm merkezlerinden oluşan renkli yelpazesi” ile düşsel bir mekandır.</p>
<p><strong>Manavgat:</strong> Antalya İline bağlı olan Manavgat tarih ve doğanın içiçe girdiği her türlü turizm aktivitesinin yapılabildiği bir turizm merkezidir.</p>
<p><strong>Serik:</strong> Antalya’nın ilçesi olan Serik, önemli Pamfilya kenti olan Aspendos’u barındırmaktadır. Günümüze kadar bozulmadan ulaşan, mükemmel akustiğe sahip Aspendos Tiyatosu, bugün önemli sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p><strong>Kale (Demre):</strong> Antalya, iline bağlı olan Kale Noel Baba’ nın yaşadığı yer olarak önemli bir inanç turizmi beldesidir.</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Tarihi ve Kültürel Çevre</strong></p>
<p><strong>Surlar</strong> Bu surlardan günümüze şehrin içindeki birkaç burç ile Hadrian Kapısı ve yanındaki kuleler, limana bakan büyük kule ve liman surlarının bazı parçaları kalabilmiştir. İki surdan biri yat limanını, diğeri şehri at nalı gibi kuşatır. Kale Kapısı Meydanında ayakta kalan kulelerden birisi saat kulesi olarak kullanılmaktadır. Surların kente girişi sağlayan dört kapısı vardır.</p>
<p><strong>Kaleiçi</strong> Bugün Antalya’nın “Tarihi Çekirdek Kenti” olan ve “Kaleiçi” adıyla tanınan semti büyük bir kısmı yıkılmış ve yok olmuş iki surla çevrilidir. İç sur, yarım daire şeklinde yat limanını kuşatır. Restorasyon çalışmaları sonucunda Kaleiçi, pansiyonları, barları, çarşısı ile turizm merkezi haline gelmiştir. Liman ise yat limanı olarak düzenlenmiştir. Keleiçi restorasyon çalışmalarından dolayı Turizm Bakanlığı’nı 28 Nisan 1984 de FİJET tarafından Altın Elma (Turizm Oskarı) ödülü verilmiştir.</p>
<p><strong>Hadrianus</strong><strong> Kapısı</strong> Zamanımıza kadar yanlarındaki iki kule ile sağlam kalan tek kapı Üçkapılar veya diğer adı ile Hadrianus Kapısı olup, Pamphylia’nın en güzel kapısıdır. M.S. 130 yılında imparator Hadrianus’un Antalya’ya gelişi onuruna yapılan kapı, sütunları hariç, tamamen beyaz mermerden yapılmıştır. Oyma ve kabartmaları olağanüstüdür.</p>
<p><strong>Eski Antalya Evleri </strong>Yazların çok sıcak ve kışların ılık geçtiği Antalya’da evlerin yapımında soğuktan çok, güneşi önlemeye ve serinlik sağlamaya önem verilmiştir. Gölgeli taşlıklar ve avlular hava akımını kolaylaştıran özelliklerdir. Depo ve hol görevi yapan girişi ile üç kat üzerine kurulmuştur.</p>
<p><strong>Müzeler ve Örenyerleri</strong></p>
<p><strong>Müzeler</strong></p>
<p><strong>Antalya Müzesi</strong></p>
<p><strong>Side Müzesi</strong></p>
<p><strong>Alanya Müzesi</strong></p>
<p><strong>Perge</strong><strong> Müzesi</strong></p>
<p><strong>Noel Baba Kilisesi</strong></p>
<p><strong>Dim</strong><strong> Mağarası</strong></p>
<p><strong>Perge</strong></p>
<p>Antalya’nın 18 km doğusunda, Aksu Bucağı’nın sınırları içindedir. Kilikya – Pisidya ticaret yolunun üstünde yer aldığı için önemli bir Pamphylia şehridir. Şehrin kuruluşu diğer Pamphylia şehirleriyle aynı zamana rastlar (M.Ö. 7 yy.). Ana tanrıçası Perge Artemisi olan Perge hristiyanlar için önemli bir kent idi. M.S. Aziz Paulos ve Barnabas Perge’ye gelmiştir. Magna Plancia gibi kimi zenginler Perge’ye önemli anıtlar kazandırmışlardır.</p>
<p>İlk kazıların 1946 yılında İstanbul Üniversitesi tarafından başlatıldığı Perge’de önemli kalıntılar şunlardır:</p>
<p><strong>Tiyatro:</strong> Cavea, orkestra ve scene olmak üzere üç ana bölümden oluşur. 12,000 seyirci kapasitelidir. Alt tarafta 19, üstte 23 oturma sırası vardır.</p>
<p><strong>Stadion</strong><strong>:</strong> 34 x 34 m. boyutlarındadır. Tonozlar üzerinde onüç oturma sırası vardır. Doğu ve satı tarafa otuzar, kuzeyde ise on tonoz bulunmaktadır. Her üç tonozdan biri Stadion’a giriş, diğer ikisi ise dükkan olarak kullanılmaktadır</p>
<p><strong>Agora:</strong> Şehrin ticari ve politik merkezidir. Ortadaki avlunun etrafında çepeçevre dükkanlar vardır. Bazı dükkanların tabanı mozaikle kaplıdır. Meydanın ortasında 13.40 m. Çapında yuvarlak bir yapısı olan agora 76 x 76 m. boyutlarındadır.</p>
<p><strong>Sütunlu Cadde:</strong> Aropol eteğinde nympheum arasında uzanır. Ortasında 2 m. genişliğinde bir su kanalı caddeyi ikiye ayırır.</p>
<p>Perge’deki diğer yapılar, nekropol, surlar, gymnasium, hamam, anıtsal çeşme ve kapılardır.</p>
<p><strong>Sillyon</strong></p>
<p>Aksu’nun 13 km kuzeydoğusunda Yanköy yakınlarındadır. Kent, Aspendos ve Perge yönünde, yüksekte duran bir plato üzerine, M.Ö. 14.yy.da kurulmuştur. Çeşitli uygarlıkları yaşayan kentten Selçuklular da yararlanmıştır. Stadyum, cimnazyum, kuleler, Selçuklu Mescidi ve sahne kısmı yok olan bir tiyatro geriye kalan kalıntılardır.</p>
<p><strong>Termessos</strong></p>
<p>Termesos Antalya’ya 34 kilometre mesafedeki bir Doğal Park olan Güllük Dağı içerisinde batı tarafında 1050 metre yükseklikte bir plato üzerindedir. Termesos Anadolu’nun içlerinden gelen Solymler tarafından kurulmuştur.</p>
<p>Önemli kalıntılardan olan 4200 kişi kapasiteli tiyatro, İmparator Augustus tarafından M.S. 1.yy. ın hemen başlarında yaptırılmıştır. Üstü örtülü meclis toplantı binası olan Odeon’un 600 kişilik oturma yeri bulunmaktadır. Birbirine bağlı beş sarnıçtan oluşan yer altı sarnıcı su depolamak ve zeytinyağı saklamak için kullanılmıştır.</p>
<p>Batı tarafı açık, diğer tarafları sütunlu galerilerle çevrili Agora; 6 m. yükseklikteki platform üstünde oturan kahramanlık anıtı Hereon, Korint düzenli tapınak, Zeus Solymeus Tapınağı, Küçük ve Büyük Artemis Tapınakları, Gymnasium, gözetleme kuleleri diğer önemli kalıntılarıdır. Bunların dışında pek çok anıt ve 1200 ün üzerinde kaya mezarı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Olympos</strong></p>
<p>Antik Likya’nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih boyunca mitolojiyeye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu tarihsel değerleri, 3200 m’lik mutteşem sahili, endemik bitkileri, Caretta caretta’ları Khimaira’sı, tüm sportif etkinliklere olanak veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılan meşhur ağaç evleri ile tüm dünyaca bilinmektedir.</p>
<p><strong>Ariassos</strong></p>
<p>Antikite’den kalma Ariassos, Antalya-Burdur otoyolu’nun 48. kilometresinde, sola dönülen bir sapaktan bir kilometre mesafededir. Bir dağın yamacında kurulmuş olan şehir hamamları, kaya mezarları açısından görülmeye değerdir.</p>
<p><strong>Phaselis</strong></p>
<p>Phaselis’e Antalya-Kemer otoyolu’nun 57. kilometresinde sola bir kilometre döndükten sonra ulaşılır. Rodoslular tarafından milattan önce 7. yüzyılda kurulan kent Doğu Likya’nın en önemli liman kenti olarak bilinir. Üç iskelesi bulunan antik kentin içinde 20-24 genişliğinde bir cadde bulunmaktadır. Caddenin batı ucundan Hadrian geçidi, sağ ve sol yanlarından ise dükkanlar ve hamamlar bulunmaktadır. Kente kara ve denizyolu ile ulaşmak mümkündür.</p>
<p><strong>Limyra</strong></p>
<p>Milattan önce 5. yüzyıldan beri varolduğuna inanılan kent Kumluca-Finike Karayolu’nun 11. kilometresindedir. 141 yılında yaşanan depremde önemli bir hasar görmüş kent ayakta kalmayı başarmış fakat 7. ve 9. yüzyılda Arap işgaline uğramasının ardından boşalmıştır. Kent üç parçadan oluşmuştur. Acropolis, yerleşim birimleri ve necropolis.</p>
<p><strong>Arycanda</strong></p>
<p>Kumluca-Finike otoyolunun Turunçova mevkiine 26 kilometre uzaklıktadır. Akarçay vadisini kontrol eden kentin tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. Buluntulara göre kentin milattan önce 5. yüzyılda varolduğu düşünülmektedir. M.S. 240 yılında yaşanan depremde önemli ölçüde zarar gören kent 11. yüzyıla kadar canlılığını sürdürmüştür. Bizans döneminde Aalanda olarak bilinen kentin birçok binası iyi korunmuş durumdadır.</p>
<p><strong>Demre</strong><strong> (Myra)</strong></p>
<p>Finike’ye 25 km. Kaş’a 48 km. uzaklıktaki Demre, Likya uygarlığının 6 büyük şehrinden biridir. İlk kez M.Ö. 5. yüzyılda yerleşim merkezi haline gelen Demre, önceleri deniz kıyısındayken, Demre çayının getirdiği alüvyonlar sonucunda denizle olan bağlantısı kesilmiştir. Şehir M.S. 9. yüzyıldaki Arap istilaları sonrasında terkedilmiştir. Kaya mezarları, tiyatro ve St. Nicholas kilisesi görülmeye değer yapılardır. Hadrian tarafından yaptırılan içinde tahıl ambarı da bulunan Andriake limanının Demre ile bağlantısı vardır.</p>
<p><strong>St</strong><strong>. Nicholas Kilisesi</strong></p>
<p>Yaygın olarak Noel Baba olarak bilinen St. Nicholas M.S. 245′te Fethiye yakınlarında Patara’da doğmuş ve M.S. 363′de ölmüştür. Zengin bir ailenin iyi eğitilmiş oğlu olan St.Nicholas hayatını insanlara özellikle de çocuklara ve denizcilere yardıma adamıştır. Bu yardımlarının sağladığı ünü bugüne dek Noel Baba efsanesi olarak gelmiş ve güncelliğini korumuştur.</p>
<p>Demre rahibi olarak insanlara dini ve sosyal yardımlarda bulunan St. Nicholas ölünce Demre’ye gömüldü ve mezarının yanına adına bir kilise inşaa edildi. 1080′de İtalyan korsanlar bazı kemikleri Bari’ye kaçırdılar. Ancak kalan bazı kemik parçaları bugün Antalya Müzesindedir.</p>
<p>İlki 5-7 Aralık 1983 yılında yapılan Noel Baba sempozyumu, o günden beri değişik din ve eğitimlerden gelen insanların katılımıyla her yıl tekrarlanıyor. Bu sempozyumda St. Nicholas’ın çizgisinden gidilerek değişik din ve inançlardan olan insanlara barış, dostluk ve kardeşlik çağrısı yapılıyor.</p>
<p><strong>Simena</strong><strong> (Kale)</strong></p>
<p>Güzelliğini, tarihi, denizi ve güneşinden alan Simena’ya Üçağız’dan deniz yoluyla da ulaşılabilir. Karşısındaki Kekova adasında bulunan ve Akdeniz’in büyüleyici mavisinin altında yer alan batık şehri ve antik kalıntılar görülmeye değerdir. Tarihi Likya uygarlığına kadar uzanan Simena’da pek çok uygarlık kalıntılarına rastlamak mümkün. Kayalara oyulmuş tiyatro ve surlar bunlardan yalnızca birkaçıdır.</p>
<p><strong>Kekova</strong></p>
<p>Kaş-Demre arasındadır. Akdeniz’de Üçağız Köyü karşısında kıyıya 500 m olan adada bulunan batık Antik Kenttir.</p>
<p><strong>Patara</strong><strong> </strong></p>
<p>Kalkan-Fethiye yolunda, Kalkan’dan yaklaşık 10 km. önce ve güneyde yer alır Patara. Şehrin merkezinde bulunan renkli seramikler, şehrin tarihinin M.Ö. 5. yüzyıla dek uzandığını göstermektedir. St. Nicholas’ın doğum yeri olmasının yanı sıra, Büyük İskender zamanının önemli bir liman şehriydi. Biri Patara’ya giden üç kapılı surlar M.S. 110′da Vali Modestus tarafından yaptırılmıştır. En önemli kalıntılarından biri antik Patara Tiyatrosudur.</p>
<p><strong>Xanthos</strong></p>
<p>Xanthos nehrinin vadisine kurulan şehir Likya uygarlığının en eski ve en büyük şehridir. M.Ö. 4292′daki Pers istilalarına kadar bağımsız olan Xanthos, şehirlerini istilacılara karşı cesurca savunmuş ancak başarılı olmayacaklarını anlayınca önce kadınlarını öldürmüşler ve kendilerini ateşe atarak topluca intihar etmişler. Daha sonra Bölgeye göç eden 80 aile şehri yeniden kurmuş fakat yaklaşık 100 yıl sonra şehir bir yangınla yerle bir olmuştur. Yeniden inşaa edilen şehir batı ile ilişkilerini güçlendirerek, önemli bir merkez haline gelmiş ancak şansızlıklarından kurtulamamıştır. Brutus’un vergilerine direnince, şehir tahrip edilmiş ve halk savaşa sürüklenmiş ve Xanthos felaketler şehrine dönüşmüştür.</p>
<p>Şehir Likya merkezi etrafında oluşmuştur ve dışında da kalıntılar vardır. Tiyatronun batısındaki kalıntılar bugün de ilgi çekmektedir. Kayalar üzerindeki Harpy heykeli en önemli eserlerden biridir. Orjinali İngiltere’de British Museum’da bulunan eserin yerinde yalnızca kopyası vardır.</p>
<p><strong>Kaş (Antiphellos)</strong></p>
<p>Likya şehirlerinden biri olan Kaş’ın adı taşlık yer anlamına gelen “Phellos” tan gelir. Kaş bugün iyi korunmuş kaya mezarları ve tiyatrosuyla görülmeye değer bir sahil kasabasıdır.</p>
<p><strong>Side</strong></p>
<p>Manavgat-Side</p>
<p><strong>Aspendos</strong></p>
<p>Antalya’nın 48 km doğusunda, Serik ilçesinde yeralan antik kentin kalıntıları büyük ölçüde ayaktadır.</p>
<p>Serik İlçesi-Aspendos</p>
<p><strong>CAMİLER VE KİLİSELER</strong></p>
<p>Yivli Minare ve Külliyesi, Kesik Minare Camii, Bali Bey Camii, Muratpaşa Camii, İskele Camii, Karatay Medresesi, Ahi Yusuf Mescidi ve Türbesi önemli olanlardır.</p>
<p><strong>HANLAR</strong></p>
<p><strong>Evdir Han</strong> Antalya’dan kuzeye giden yolda ilk durak yeri Evdir Handır. Bugünkü Antalya-Korkuteli karayolunun 1 km. doğusunda ve Antalya’ya 18 km. uzaklıktadır. En fazla dikkati çeken kısmı sivri kemerli portalı olan Evdir Han 1210-1219 tarihleri arasında İ.Keykavus tarafından yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Kırkgöz</strong><strong> Han</strong> Antalya – Afyon arasındaki ikinci durak yeri Kırkgöz Han’dır. Kırkgöz Han Antalya’ya 30 km. uzaklıkta bulunan Kırkgöz’de Pınarbaşı mevkiindedir. Çok sağlam bir durumdadır.</p>
<p><strong>MİLLİ PARKLAR VE KORUNAN ALANLAR</strong></p>
<p>Düden Şelaleleri Şehir merkezine yaklaşık 10 km. uzaklıktadır. 20 m. yükseklikten dökülen şelalenin ana kaynağı “Kırkgöz Mevkii”ndedir. Aşağı Düden Şelalesi ise Lara yolu üzerinde merkeze 8 km. uzaklıktadır. Yaklaşık 40 m.lik bir falezden denize dökülür.</p>
<p>Altınbeşik Mağarası Milli Parkı</p>
<p>Beydağları Milli Parkı</p>
<p>Güllük Dağı Milli Parkı</p>
<p>Köprülü Kanyon Milli Parkı</p>
<p>Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı</p>
<p>Alacadağ Tabiatı Koruma Alanı</p>
<p>Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı</p>
<p>Dibek Tabiatı Koruma Alanı</p>
<p><strong>MAĞARALAR</strong></p>
<p>Antalya ili sınırlarında turizme açılmış pek çok mağara bulunmaktadır.</p>
<p><strong>YAYLALAR</strong></p>
<p>Genel olarak 1000 m. ve daha fazla yüksekliği olan, yaz ayları oldukça serin geçen, Toros Dağları’ndaki yaylalarda, Antalyalılar ve Yörükler yaz mevsimini geçirirler. Bölgedeki başlıca yaylalar Bakırlı, Fesleğen, Yeşil Yayla, Saklıkenttir.</p>
<p><strong>SPORTİF AKTİVİTELER</strong></p>
<p><strong>Kayak Merkezi</strong></p>
<p>Coğrafi konumu nedeni ile 4 mevsimin aynı anda yaşanabildiği Antalya’da, sahilde denize girerken, Antalya’ya 50 km uzaklıktaki Saklıken’te kayak yapmak mümkün olmaktadır.</p>
<p>Saklıkent Kayak Merkezi</p>
<p><strong>Dağcılık ve Tırmanma</strong></p>
<p>Toros Dağlarının uzantılarından Beydağları Antalya il sınırları içindedir. 600-3086 m. yükseklikleri arasında yer alan dağlar jeologlar ve coğrafya bilimciler için değişik olanaklar sunar. Tekedoruğu, Bakırlı Dağ, Tahtalıdağ ve Kızlar Sivrisi önemli doruklardır. En yüksek doruğu 3086 m. ile Kızlar Sivrisi’dir. Dağcılar bu doruğa sedir ormanları ile kaplı Çamkuru Vadisi’nden ulaşılır. Dağa tırmanış bir gün içinde tamamlanabilir.</p>
<p>Beydağları</p>
<p><strong>Rafting</strong></p>
<p>Köprülü Kanyon Milli Parkı sınırlarındaki Köprüçay, ülkenin en ilgi çekici rafting merkezlerindendir. Antalya’nın önemli turizm merkezlerinden olan Manavgat ilçesi sınırlarında akan Manavgat Çayı, rafting için elverişli parkurlara sahiptir.</p>
<p>Köprüçay</p>
<p>Manavgat Çayı</p>
<p><strong>Sualtı Dalış</strong></p>
<p>Antalya kıyılarındaki pek çok noktadan sualtı dalış yapmak mümkündür.</p>
<p>Antalya Dalış Noktaları</p>
<p><strong>Avcılık</strong></p>
<p>Kıyı boyunda ve yaylalarda bol miktarda keklik, sülün, ağaç güvercini, bıldırcın, üveyik, kayalık kesimlerdi ve ovalarda yaban güvercinleri, çulluk, turaç, karatavuk vardır.</p>
<p>Göller ve gölcüklerde yaşayan çok sayıda yaban ördeği ve yaban kazı kış aylarında kıyılara inerler. Sahilin ormanlık kesiminde geyik, tilki, sansar, alageyik, sincap, yaban keçisi, dağlarda ise ayı, kurt türleri bulunur.</p>
<p><strong>Balıkçılık</strong></p>
<p>Görmek isteyeceğiniz her türlü balığı Antalya sularında bulabilirsiniz. Akay, avcı, çipura, fangri, iskarmaç, iskorpit, isparit, istavrit, kılıç, kırlangıç gibi balıklar ve Akdeniz’e özgü girida balığı çok lezzetlidir. Akarsuların denizle birleştiği yerde özellikle levrek ve kefal bulunur. Turna, pisi, izmarit, böcek, istakoz ve kerevit de yakalanabilir.</p>
<p>Antalya bir alabalık cennetidir. Bölge çaylarında bol miktarda bulunan alabalıkların yanısıra kefal, levrek, sazan ve yılan balıklarını da çeşitli akarsu ve göletlerde görmek mümkündür.</p>
<p><strong>Gençlik Kampları</strong></p>
<p>Antalya Kemer ilçesinde gençlerin faydalanabileceği Orman kampları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Orman Kampları</strong></p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Akdeniz Bölgesinin en önemli kentlerinden olan Antalya’nın kara sınırını Toros sıradağları oluşturur. İl bu kesimde, batıdan doğuya doğru Muğla, Burdur, Isparta, Konya ve İçel illeri, güneyde Akdeniz ile çevrelenmektedir.</p>
<p>İl topraklarının üç tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. En yüksek dağı Beydağı (3085m.) ve Akdağ (3075m.) dır. Bu dağların tümüne Güney Toroslar denilmektedir. Batıdan Eşen Çayı’ndan doğuda Kaledron (Kaldıran) Çayı’na kadar uzanan kıyı bandından kuzeyinde ovalar yer alır. İl sınırları içinde belli başlı akarsuları ise Alara Çayı, Dimçay, Manavgat Irmağı, Köprüçay, Eşençay ve Devrense Çayı’dır. Yörenin bitki örtüsünü oluşturan maki türleri Toroslar’ın etekleri boyunca ve yamaçlarında 300 m.ye kadar görülürler. Bu türler arasında ladin, katran ardıcı, mersin ve kocayemiş sayılabilir.</p>
<p>Antalya ilinde iki iklim hüküm sürer. Sahil bölgesinde tipik Akdeniz iklimi: yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Yukarı bölgede Akdeniz iklimi ile İç Anadolu iklimi arasında geçiş teşkil eden kara iklimi hakimdir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Antalya adını kurucusu, Bergama Kralı II. Attalos’dan alır. Attalos’a atfen Attalia adını alan kente Türkler önce Adalya daha sonra da Antalya adını verirler.</p>
<p>Yapılan arkeolojik kazılarla Antalya ve bölgesinde günümüzde 40 bin yıl önce insanların yaşadığı kanıtlanmıştır. Antalya’nın 27 km. kuzeybatısında, Yağcılar sınırları içindeki Karain Mağarasında bulunan kalıntılar Paleolitik, Mezolitik, Neolitik ve bronz çağlarına aittir.</p>
<p>M.Ö. 2000 yılından bu yana bölge, sırası ile Hitit, Pamphylia, Lykia, Kilikya gibi kent devletleri, Pers, İskender, Antigonos, Ptolemais, Selevko, Bergama Krallığı egemenliklerini tanımıştır. M.S. 7. yüzyıldan sonra bölge Selçuklular ile Bizanslılar arasında sık sık el değiştirmiş, 1207 yılında Selçukluların eline geçmiştir. Bunu Tekelioğulları, Osmanlılar, Karamanoğulları, sonra tekrar, Osmanlı egemenlikleri izlemiştir.</p>
<p><strong>NE YENİR</strong></p>
<p>Kırsal alanda yaşayan yörüklerin beslenme biçiminin temelini hayvancılık ve buğdaydan elde edilen besinler belirler. Kıyı şeridinde az da olsa yaş sebze üretilmesine karşın iç bölgelere gidildikçe buğday ve kuru sebze ağırlık kazanır.</p>
<p>Günümüz beslenme düzeninde yerlerini koruyan yerel yemeklerin başlıcaları şunlardır: Kölle (buğday, fasulye, nohut ve bakla haşlaması), saç kavurması, domates civesi, hibeş, arapaşı, tandır kebabı, tatlılardan isa patlıcan, bergamut ve turunç reçeli sayılabilir.</p>
<p><strong>Antalya’dan Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Kulaklı Çorba</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1 su bardağı nohut</p>
<p>6 su bardağı su</p>
<p>250 gr. kuşbaşı et</p>
<p>2 yemek kaşığı margarin</p>
<p>tuz, karabiber</p>
<p>Terbiyesi için:</p>
<p>2 adet yumurta</p>
<p>2 diş sarımsak</p>
<p>2 yemek kaşığı un</p>
<p>1 adet limonun suyu</p>
<p>2 yemek kaşığı yoğurt</p>
<p>Hamuru için:</p>
<p>1 adet yumurta</p>
<p>2 su bardağı un</p>
<p>1 çay bardağı su</p>
<p>tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>hamur malzemesi kulak memesi kıvamında yoğrulur. Yarım saat dinlendirdikten sonra erişteden biraz büyük boyutta şeritler kesilir ve bir tepsiye konup nemini atması sağlanır. Geceden ıslatılan nohut ile kuşbaşı et birlikte haşlanır. Yeterince piştikten sonra kestiğiniz hamurlar, tuz ve karabiber ilave edilir. Diğer tarafta un kavrulur. Sarımsak eklenir. Ayrı bir kapta yumurta, limon suyu, yoğurt çırpılır. Bu karışıma unlu karışım da ilave edilir ve haşladığınız etli nohutların üzerine yavaş yavaş dökülür, iyice karıştırılır. Tavada çok az bir yağda nane kızdırılıp çorbanın üzerine dökülerek servis edilir.</p>
<p><strong>Antalya Piyazı</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>2 su bardağı kuru fasulye</p>
<p>1 su bardağı tahin</p>
<p>3-4 yemek kaşığı sirke</p>
<p>2 adet soğan</p>
<p>2 adet yeşil biber</p>
<p>1 adet limonun suyu</p>
<p>tuz, pul biber</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Akşamdan ıslatılan fasulyeler haşlanır. Soğan, yeşil biber ince ince kıyılır. Tüm malzemeler karıştırılır ve servis tabağına alınır. Üzeri maydanoz yaprakları ile süslenerek servis edilir.</p>
<p><strong>Çökelekli Biber Dolması</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>10 adet dolmalık biber</p>
<p>15 yemek kaşığı tepeleme çökelek</p>
<p>1/2 demet maydanoz</p>
<p>4 adet domates</p>
<p>2 adet soğan</p>
<p>2 yemek kaşığı sıvıyağ</p>
<p>1 çay kaşığı kimyon</p>
<p>1 çay kaşığı karabiber</p>
<p>tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>soğanlar yemeklik doğranır ve yağda pembeleşene kadar kavrulur. Domatesler küçük küçük doğranır ve soğana katılır. Domatesler pişene dek kavurma işlemine devam edilir. Domatesler pişince ateşten alınır ve soğumaya bırakılır. Bu karışıma kıyılmış maydanoz, çökelek, kimyon, tuz ve karabiber ilave edilir. Dolmalık biberlerin içleri temizlenir ve hazırlanan karışım ile doldurulur. Bir fırın tepsisine dizilir çok az su ilave edilerek fırında yaklaşık 30 dakika pişirilir.</p>
<p><strong>Hibeş</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1 su bardağı tahin</p>
<p>1 su bardağı su</p>
<p>1 adet limonun suyu</p>
<p>kimyon, kırmızıbiber</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Bir kapta tahin ile limon suyu karıştırılır. Su ilave edilerek iyice karıştırmaya devam edilir. Kimyon ve kırmızı toz biber eklenir, servis tabağına alınır. Üzeri kimyon ve kırmızı toz biber ile süslenerek servis edilir.</p>
<p><strong>NE ALINIR</strong></p>
<p>Antalya’da yerli ve yabancı turistlerin her çeşit ihtiyacını karşılayabilecek satış mağazası vardır. Antalya hemen her türlü meyve ve sebzeden yapılan reçelleri ile ünlüdür. Antalya’ya özgü turunç, bergamut, patlıcan, karpuz reçelleri en önemlileridir. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı satış mağazalarında ve Kaleiçindeki dükkanlarda Türkiye’ye özgü hediyelikler bulunabilir. Yörenin kök boyası ile boyanan “Döşemealtı Halıları” da çok ünlüdür.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Antalya Valiliği http://www.antalya.gov.tr/</p>
<p>Antalya Belediyesi http://www.antalya-bld.gov.tr/tr/index.html</p>
<p>Akdeniz Üniversitesi http://www.akdeniz.edu.tr/</p>
<p>Antalya Tanıtım Vakfı http://www.antalyaguide.org/</p>
<p>Antalya Kongre Ofisi http://www.antalyaconvention.org/</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Antalya’nın her köşesine dağılmış antik kentlerini gezmeden,</p>
<p>Antalya Müzesini görmeden,</p>
<p>Saklıkent’e gitmeden,</p>
<p>Kaleiçi ve Eski Antalya Evlerini görmeden,</p>
<p>Akseki İlçesinde Kardelen çiçeğinin fotoğrafını çekmeden,</p>
<p>Döşemaltı halısı almadan,</p>
<p>Yöre reçellerini tatmadan,</p>
<p>…Dönmeyin..</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/antalya-hakkinda-bilgi_2407.html' addthis:title='Antalya Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fantalya-hakkinda-bilgi_2407.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/antalya-hakkinda-bilgi_2407.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ardahan Hakında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/ardahan-hakinda-bilgi_2405.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ardahan-hakinda-bilgi_2405.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 23:12:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahanın Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahanın Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahanın İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahanın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2405</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 5.576 km² Nüfus: 170.117 (1990) İl Trafik No: 75 Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesindeki sınır illerinden olan Ardahan, sınırları içerisindeki Damal Dağları’nda beliren Atatürk silüeti ile ünlüdür. Her yıl Haziran ayının 15 ile Temmuz ayının 15’ine kadar saat 18’den itibaren Karadağ sırtlarında Atatürk’ün bu silueti net olarak yaklaşık 20 dakika izlenmektedir. Ardahan’da bu [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ardahan-hakinda-bilgi_2405.html' addthis:title='Ardahan Hakında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 5.576 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 170.117 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 75</p>
<p>Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesindeki sınır illerinden olan Ardahan, sınırları içerisindeki Damal Dağları’nda beliren Atatürk silüeti ile ünlüdür. Her yıl Haziran ayının 15 ile Temmuz ayının 15’ine kadar saat 18’den itibaren Karadağ sırtlarında Atatürk’ün bu silueti net olarak yaklaşık 20 dakika izlenmektedir. Ardahan’da bu tarihlerde Atatürk’ün İzinde-Gölgesinde Damal Şenlikleri düzenleniyor.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Ardahan (merkez), Çıldır, Damal, Göle, Hanak, Posof.</p>
<p><strong>NASIL GİDİLİR?</strong></p>
<p><strong>Karayolu:</strong> İlin Karadeniz Bölgesi’ne açılımını sağlayan tek yol Ardahan-Şavşat Karayolu’dur. Ancak gerek yol güzergahının dağlık olması, gerekse yolun bozuk olması nedeniyle kış aylarında sık sık ulaşıma kapanmaktadır. Bu yola alternatif olarak düşünülen Ardahan-Yalnızçam-Ardanuç Karayolu ise hem mesafe hem de coğrafi bakımdan elverişli şartlara sahiptir. Bu yolun tamamlanması ile ilin Karadeniz Bölgesi ile bağlantısı kolaylaşacaktır.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Ören Yerleri</strong></p>
<p><strong>Akçakale Ada Şehri Kalıntıları: </strong>Çıldır Gölü’nün içerisinde yer alan Akçakale Adası, doğal güzelliklerinin yanı sıra, birinci derecede arkeolojik sit alanıdır. Çıldır ilçe merkezinin yaklaşık 27 km. güneydoğusunda yer alan Akçakale köyünün hemen batısında bulunan bir ada şehrine ait kalıntılardır.</p>
<p><strong>Çıldır / Taşköprü Kitabeleri: </strong>Çıldır ilçe merkezinin yaklaşık 30 km. güneyindeki Taşköprü köyünde köyün kuzeyini sınırlayan kayalıkta, büyük bir kaya üzerinde yer alan bir kitabedir.</p>
<p>Bölgedeki en eski kitabe olduğunu sanılan bu kalıntının Urartu Krallarından II. Sarduri’ye ait olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p><strong>Kaleler</strong></p>
<p><strong>Ardahan Kalesi</strong> Ardahan Kalesi çevresinde yapılan Prehistorik araştırmalar, (M.Ö. 3500-2000) Eski Tunç Çağı’na ait yarlaşmanın varlığını ortaya koymuştur. Ardahan Kalesi, Osmanlı döneminde 16. yüzyıl ortalarında, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle inşa edilmiş ve günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Tarihi oldukça eskilere dayanan Ardahan Kalesi’nde yapılan kazılar bölgenin çeşitli krallıkların hakimiyetine girdiğine göstermektedir.</p>
<p><strong>Savaşır (Cancak) Kalesi</strong> Posof ilçesine bağlı Savaşır (Cancak) köyünün güneydoğusunda, üç yanı vadi ile çevrili sivri bir tepe üzerinde konumlandırılmıştır.</p>
<p><strong>Kinzi</strong><strong> Kalesi</strong> Ardahan’ın yaklaşık 30 km. batısında Bağdeşe (Kinzodamal) köyünün kuzeyinde, Bülbülan Yaylası’nın güneydoğusunda yer alan bir kaledir.</p>
<p><strong>Sevimli Kalesi</strong> Hanak ilçe merkezinin yaklaşık 18-20 km. güneydoğusundaki Sevimli (Vel) köyünün takriben 500 m. güneyinde, Kura Nehri vadisinde, yarımada biçimli sarp bir tepe üzerinde yer almaktadır.</p>
<p><strong>Kalecik Kalesi</strong> Göle ilçesine bağlı Kalecik köyünün yaklaşık 450-500 m. güneyinde, köyden gelen derenin oluşturduğu vadi ile Kura Vadisi’nin kesiştiği noktada sarp bir alana kurulmuştur.</p>
<p><strong>Şeytan Kalesi</strong> Çıldır ilçesinin Yıldırımtepe köyü civarında olan bu kalenin, Ortaçağ’da yapıldığı tahmin edilmektedir. Çıldır’a 1 km. uzaklıktaki Yıldırımtepe köyünün yaklaşık 1,5 km. kuzeydoğusunda bulunan Karaçay Vadisi’nde oldukça sarp bir alana inşa edilmiştir.</p>
<p><strong>Kurtkale</strong> Çıldır ilçe merkezinin yaklaşık 36 km. kuzeydoğusundaki Kurtkale nahiyesinin 1 km. güneyinde ve Gürcistan sınırında bulunmaktadır. Yakınındaki nahiyeye de adını veren Kurtkale’nin tarihi ve adını nereden aldığı konusunda kesin bilgi yoktur.</p>
<p><strong>Kazan Kale</strong> Ardahan’ın yaklaşık 12-13 km. kuzeydoğusunda, Kura Vadisi’nin nehrin akış yönüne göre sağında, vadinin sınırlandığı dil biçimindeki yükselti üzerinde yer almaktadır. Kesin tarihi bilinmeyen kale çevresinde, eski yerleşim izleri mevcuttur.</p>
<p><strong>Altaş</strong><strong> ( Ur) Kalesi</strong> Ardahan- Hanak karayolunun 18. km’sindeki Altaş (Ur) köyünün doğusunda yer alan sivri bir tepe üzerine kurulmuştur. Tarihi kaynaklarda sadece adı ve yeri belirtilen kalenin, ilk yapım tarihi kesin değildir. Ancak 7.- 8. yüzyıldan beri bu kalenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p><strong>Kırnav</strong><strong> Kale</strong> Hanak ilçesinin 5 km. güneyindeki Çayağzı köyünün yaklaşık 400 m. batısında Ardahan– Hanak karayolu üzerinde Hanak Çayı kenarında yer alır. Bu kalenin de kesin inşa tarihi bilinmemektedir. Ancak bugünkü kalıntıların, Ardahan Kalesi’ne ait kalıntılarla aynı duvar tekniğine sahip olması dikkat çekicidir.</p>
<p><strong>Camiler</strong></p>
<p><strong>Ardahan Merkez Mevlit Efendi Camii:</strong> Ardahan şehir merkezinde Halil Efendi Mahallesinde, kalenin yaklaşık 150-200 m. doğusunda yer almaktadır. Giriş kapısında bulunan kitabeye göre, yapımı 1701 tarihinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu caminin yakın tarihlerde beden duvarlarının yarıdan yukarısı ve üst örtüsü yenilenmiştir.</p>
<p><strong>Posof Merkez Camii:</strong> Posof merkez camisinin minberinde kitabeye göre 1868 tarihinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Cami, boyuna dikdörtgen planlı olup, kesme taşlardan yapılmıştır. İç yapısı Osmanlı mimarisini yansıtmaktadır. Ayrıca caminin doğusunda yer alan dikdörtgen hazire alanında bulunan bir lahitte yazan 1771 tarihi caminin tarihinin minberindeki tarihinden daha eskiye dayandığını düşündürmektedir.</p>
<p><strong>Mağaralar</strong></p>
<p><strong>Övündü Mağaraları:</strong> Çıldır’a bağlı Kurtkale nahiyesinin 1 km. doğusundaki Övündü köyünün yaklaşık 250-300 m. güneyindeki kalker kaya kütlesine oyulmak suretiyle oluşmuş iki grup mağara yerleşimidir.</p>
<p><strong>Ortakent</strong><strong> (Büyük Nakala) Mağaraları:</strong> Hanak ilçesinin 10 km. kadar doğusunda yer alan Ortakent (Büyük Nakala) nahiyesinin yaklaşık 7-8 km. güneyinde, Kura Nehri Vadisi’nde, nehrin akış yönüne göre sol yanındaki kayalıkta, çok sayıda mağara yerleşimi ve büyük bir kaya kilise bulunmaktadır. Tarihi kaynaklarda bu mağara yerleşimi grubunun da kendisinden sonra gelen Tahtalı, Vaşlop, Ampur ve Colit Mağaraları gibi Yontma Taş Çağı izleri taşıdığı belirtilmiştir.</p>
<p><strong>Göller</strong></p>
<p>İl merkezine 45 km. uzaklıkta bulunan göl, deniz seviyesinden 1956 m. yükseklikte ve 25 km2’lik bir alanı kaplamaktadır.</p>
<p>Çıldır Gölü kışları çok soğuk geçtiği için kasım ayı sonlarında donmakta ve buz derinliği 1 m’yi aşmaktadır. Gölün buzları nisan ayı başlarına kadar çözülmemektedir. Kışları yüzeyinde 2 m. civarında buz oluşan Çıldır Gölü’nde, buz delinerek balık avı yapılmaktadır.</p>
<p>Çıldır Gölü dışında, Aktaş ve Aygır gölleri ile Posof Çayı’nda da sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Ardahan Ormanı Kuş Alanı,Aktaş Gölü Kuş Alanı ve Çıldır Gölü Kuş Alanı Ardahan ili sınırları içinde bulunmaktadır.</p>
<p>Aras Havzası</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Kuzeyde ve doğuda Gürcistan toprakları, güneyde Kars, batıda Artvin ve Erzurum illeriyle sınırlıdır. İlin en önemli akarsuyu Kura ırmağı, en büyük gölü üçgen biçimli Çıldır gölüdür. Van gölünden sonra Doğu Anadolu Bölgesinin ikinci büyük gölü olan Çıldır, lav akıntısı sonucunda oluşmuş bir “lav seti gölü”dür. Suları tatlı olan göl aralık ve nisan ayları arasındaki dönemde yer yer donmaktadır.</p>
<p>Karasal iklime hâkim olup kışları uzun, sert ve kar yağışlı, yazları ise kısa ve serindir. Yalnızca etrafı dağlarla çevrili olan ve ortalama 900 m. yükseklikte bulunan Posof ilçesi mikroklimatik iklim koşullarına sahip olup, kışları yumuşak ve yağışlı, yazları ise sıcak geçmektedir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Ardahan ili, 27 Mayıs 1992’de çıkarılan yasayla, Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. ili olarak kurulmuştur.</p>
<p>Ardahan Kalesi’nde yapılan araştırmalar, yörede Eski Tunç Çağı’na ait kalıntıları ortaya koymaktadır. Eski adı Artan’dır. Ardahan Kalesi uzun yıllar, Osmanlı topraklarını Kafkasya yönünden gelen saldırılara karşı korumuştur. 1878 Ayastefanos Antlaşması’yla Rusya’ya verilen yöre, 1918 Brest-Litovsk Antlaşması’yla geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’de Türkiye topraklarına katılmıştır.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Ardahan’ın kaşar peyniri ve balı ülke çapında isim yapmıştır. Elma dolması, evelik aşı, pişi, bozbaş, kuymak, ekmek aşı ve helvası en ünlü yemek türleridir.</p>
<p><strong>NE ALINIR?<br />
</strong>Halıcılık ve gümüş işlemeciliği ildeki en önemli el sanatlarındandır. Yöre motiflerini taşıyan gümüş kemer, başlık ve takılar yöreye gelen turistlerin ilgisini çeken hediyelik eşyalardır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Ardahan Valiliği http://www.ardahan.gov.tr</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Ardahan Kalesini, Posof Savaşır köyü kalesini, Posof çeşmelerini görmeden,</p>
<p>Çıldır Şeytan Kalesini, Çıldır’ın tarihi camilerini gezmeden,</p>
<p>Damal dağında Atatürk silüetini görmeden,</p>
<p>Çıldır’da güneşin batışını izlemeden,</p>
<p>Çıldır Aktaş Gölü’nü görmeden, Gölün alabalıklarından yemeden,</p>
<p>Kaşar peynirinin ve balının tadına bakmadan,</p>
<p>…Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ardahan-hakinda-bilgi_2405.html' addthis:title='Ardahan Hakında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fardahan-hakinda-bilgi_2405.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ardahan-hakinda-bilgi_2405.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Artvin Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/artvin-hakkinda-bilgi_2403.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/artvin-hakkinda-bilgi_2403.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:58:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Artvinin Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Artvinin Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Artvinin İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Artvinin Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2403</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 7.436 km² Nüfus: 212.833 (1990) İl Trafik No: 08 Artvin, ili ikiye bölen Çoruh nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, 3900 metreye kadar yükselen birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, yüksek dağların doruklarında Krater gölleri, Karagülleri, yeşil yaylaları, fauna ve flora zenginliği, tarihi kilise, kale ve kemer köprüleri, geleneksel mimarisi [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/artvin-hakkinda-bilgi_2403.html' addthis:title='Artvin Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 7.436 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 212.833 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 08</p>
<p>Artvin, ili ikiye bölen Çoruh nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, 3900 metreye kadar yükselen birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, yüksek dağların doruklarında Krater gölleri, Karagülleri, yeşil yaylaları, fauna ve flora zenginliği, tarihi kilise, kale ve kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve festivalleri ile çeşitli turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm beldesidir.</p>
<p>Kaçkar ve Karçal dağlarında yapılan dağ tırmanışları, bölgenin değişik yörelerinde doğal güzellikler içinde bulunan trekking parkurlarında yapılan doğa yürüyüşleri, Çoruh Nehri ve Barhal çayında yapılmakta olan rafting, katamaran ve kano gibi akarsu sporları Artvin’in turizm çeşitliliğini zenginleştirmektedir. 4 ncü Dünya Akarsu Sporları Şampiyonası 1993 yılında Çoruh nehrinde yapılmıştır.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Artvin (merkez), Ardanuç, Arhavi, Borçka, Hopa, Murgul, Şavşat, Yusufeli.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Kaleler</strong></p>
<p><strong>Artvin (Livana) Kalesi:</strong> Erzurum–Samsun karayolunun Artvin şehir merkezine çıkış sağlayan noktasında, Çoruh Nehri üzerinde bulunan Artvin Köprüsü’nün karşı yanında, ırmak tabanından 70 m. yükseklikte ana kayaya bağlanmış konumdadır. Kale içerisinde sarnıç ve şapel kalıntıları bulunmaktadır. Yapı, 10. yüzyıl ortalarında Bagratlı Krallığı’nca inşa edilmiş, 16. yüzyılda Osmanlılar tarafından onarım görerek kullanılmıştır. Yüksek kulesiyle dikkat çekmektedir.</p>
<p><strong>Şavşat (Satlel) Kalesi:</strong> Şavşat ilçesi Söğütlü Mahallesinde bulunmaktadır. Bagratlı Krallığı zamanında inşa edilmiş Osmanlılar tarafından da kullanılmıştır. Günümüzde terkedilmiş olan kalenin sur duvarlarının büyük bir bölümü ayaktadır.</p>
<p><strong>Ardanuç (Gevhernik) Kalesi:</strong> Ardanuç ilçesi, Adakale Mahallesi’nde bulunan yapı, yöredeki en eski ve en önemli kalelerden birisidir. Kalenin ilk yapımına milattan önceki dönemlerde başlandığı bilinmektedir. Bagratlı Krallığı, Çıldır Atabekleri ve Osmanlıların yönetim yeri olarak kullanılmıştır. İçkale ve etrafı surlarla çevrili şehir yapısıyla tek örnektir. Geçmiş dönemlere ait çeşitli kalıntıların yanı sıra Kanuni Sultan Süleyman’a ait kitabesiyle de dikkat çekmektedir.</p>
<p><strong>Cami ve Türbeler</strong></p>
<p>Artvin il ve ilçelerinin önemli camileri Ortacalar Merkez Camii (Arhavi ilçesi) Muratlı Camii (Borçka ilçesi), Esenköy Camii (Murgul ilçesi) Kocabey Camii (Şavşat ilçesi) Demirkent Camii (Yusufeli ilçesi), İskender Paşa Camii ve Türbeleri (Ardanuç İlçesi)’dir.</p>
<p><strong>İskenderpaşa</strong><strong> Camii ve Türbeleri:</strong> Ardanuç ilçesi, Adakale mevkiinde bulunmaktadır. İlk yapımına Osmanlı döneminde yapılmış, 1553 yılında tamir edilerek tekrar ibadete açılmıştır. Yanında Osmanlı dönemine ait Hatice Hanım, Ali Paşa ve Süleyman Paşa’ya ait türbeler bulunmaktadır.Yörenin ilk camisi olması açısından önem taşımakta olup günümüze sağlam olarak gelmiştir.</p>
<p><strong>Kiliseler ve Manastırlar</strong></p>
<p>İnanç Turizminin önemli merkezlerinden olan Artvin’de Altıparmak (Barhal) Manastır Kilisesi Camii (Yusufeli ilçesi ), Hamamlı (Dolıshana) Manastır Kilisesi (Merkez), İşhan Kilisesi (Yusufeli ilçesi), Yeni Rabat Kilisesi (Ardanuç ilçesi), İbriga Şapeli (Borçka ilçesi), Tibeti Kilisesi ( Şavşat ilçesi), Köprülü Kilise ( Şavşat ilçesi), Porta Manastır Kilisesi (Merkez) Dörtkilise Manastırı (Yusufeli ilçesi) önemli olan kilise ve manastırlardır.</p>
<p><strong>Köprüler</strong></p>
<p><strong>Berta</strong><strong> Köprüsü:</strong> Artvin-Şavşat yolu üzerinde bulunmaktadır. 1878 yılında Osmanlılarca yaptırılmış olup, döşeme uzunluğu 64 m’dir. Üç gözlü ve düz yollu köprüler sınıfına girmektedir. Yapı günümüze sağlam olarak ulaşmıştır.</p>
<p><strong>Ortacalar Çifte Köprü:</strong> Arhavi ilçesi, Ortacalar Bucağına 25 km. kala, Anlı ve Küçükköy yol ayırımında bulunmaktadır. Birbirine dik gelecek şekilde planlanan iki köprüden meydana gelmektedir. Her ikisi de gözlü ve yolu eğimli olan taş köprüler grubuna girmektedir. Günümüze sağlam olarak ulaşmışlardır.</p>
<p><strong>Çeşmeler</strong></p>
<p><strong>Çelebi Efendi Çeşmesi:</strong> Artvin Orta Mahalle’de bulunmaktadır. Yapı, 1783 yılında Asma Sultanın kahyası Çelebi Efendi tarafından yaptırılmıştır. Günümüze bir bölümü ulaşabilmiştir. Klasik Osmanlı çeşmesidir.</p>
<p><strong>Korunan Alanlar</strong></p>
<p>Karagöl Sahara Milli Parkı</p>
<p>Hatila Vadisi</p>
<p>Camili-Efeler Tabiatı Koruma Alanı</p>
<p>Camili-Gorgit Tabiatı Koruma Alanı</p>
<p><strong>Plajlar</strong></p>
<p>Karadeniz sahilindeki Arhavi ve Hopa İlçelerinin 34 km.lik kıyısında bulunan Hopa- Kemalpaşa Plajı, Hopa Kopmuş Plajı ve Arhavi Plajı denize girmek için elverişlidir.</p>
<p><strong>Yaylalar</strong></p>
<p>Artvin, coğrafyası gereği Yayla kültürünün korunduğu yörelerimizden birisidir.</p>
<p>Artvin Yaylaları</p>
<p><strong>Sportif Etkinlikler</strong></p>
<p><strong>Rafting:</strong> İlçe topraklarını güneyden kuzeye akarak ikiye bölen Çoruh nehri üzerindeki dünyanın Zambezi ve Biobio nehirlerinden sonra en iyi akarsu sporları parkurlarına sahip olması ili su sporları açısından önemli bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Ayrıca Kaçkar dağlarından doğan ve Çoruh nehrinin önemli kollarından biri olan Barhal çayında da ideal su sporu parkurları bulunmaktadır. Çoruh nehri ve Barhal çayında Haziran-Ekim ayları arasında rafting, katamara ve kano sporları yapılabilmektedir. Ayrıca 4. üncü Dünya Akarsu Sporları Şampiyonası 1993 yılında Çoruh nehrinde yapılmıştır.</p>
<p>Çoruh ve Barhal’da Rafting</p>
<p><strong>Trekking ve Dağ Yürüyüşleri:</strong> Doğu Karadeniz bölgesinin en yüksek dağ silsilesinden olan Kaçkar dağlarında, dağ tırmanışları için Türkiye’nin en uygun trekking parkurları bulunmaktadır. Yöreye gelen dağcı grupları ve dağcılar genellikle Yusufeli Yaylalar köyünden, Rize-Çamlıhemşin;Ayder yaylasına yürüyerek Trans-Kaçkar yürüyüşlerini tamamlarlar. Ayrıca yörenin diğer dağı olan Altıparmak dağlarında da uygun trekking parkurları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Kamp-Karavan:</strong> Sahil şeridinde bulunan plajlarda, orman içi dinlenme yerlerinde, milli parklarda Kamp ve Karavan Turizmi için uygun yerler mevcut olup bunların başında; Kemalpaşa Plajı ve çevresi, Kafkasör Orman İçi Dinlenme Yeri, Borçka Karagöl, Şavşat Karagöl, Hatila Vadisi, Sahara, Yusufeli Kaçkar Turizm Merkezi ve Yusufeli Çevreli Köyü Rafting Kamp Merkezi’dir. Ayrıca Yusufeli ilçesi Çevreli köyünde rafting kamp alanı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Olta Balıkçılığı:</strong> İl genelinde yer alan akarsu ve göllerden özellikle Barhal Çayı’nda, Hatila Deresi’nde, Arhavi Ortacalar Deresi’nde ve Borçka Camili-Maçahel Deresi’nde, yüksek kesimlerde yer alan halk arasında Karagöl olarak adlandırılan göllerde olta balıkçılığı yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Avlaklar:</strong> Topraklarının çoğunluğu dağlık ve engebeli arazi üzerine kurulmuş olan ilçede av turizmi için uygun alanlar bulunmaktadır. Özellikle dağ keçisi, ayı, kurt, tilki ve doğal alabalık ilçedeki önemli avlaklar arasındadır.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Doğu Karadeniz Dağları</p>
<p><strong>Akarsular</strong></p>
<p><strong>Çoruh Nehri ve Vadisi:</strong> 3225 m. rakımlı Mescit Dağları’ndan doğarak toplam 466 km. kat ettikten sonra Gürcistan sınırları içerisinde Karadeniz’e dökülmektedir. Nehir aynı zamanda dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biridir. Yöre, her yıl dünyanın her tarafından gelen, rafting, kano ve nehir kayağı gibi akarsu sporlarını yapan yerli ve yabancı sporcuları ağırlamaktadır.</p>
<p>Zengin flora ve faunaya sahip Çoruh Nehri Vadisi, aynı zamanda kuşların göç yolu üzerindedir. Nehrin çevresindeki bazı kayalıklarda nesli tükenmekte olan kızıl akbaba türü koloniler halinde yaşamaktadır. Ayrıca Çoruh Vadisi boyunca; boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban domuzu, kurt, çakal, tilki, porsuk, sansar, su samuru, tavşan, keklik, yaban horozu, çulluk, yaban ördeği, üveyik, sarıasma, sarısandal, ardıç kuşu, güvercin, tahtalı kuşu ve çeşitli yaban hayvanı türleri bulunmaktadır.</p>
<p>Bayburt’tan başlayıp İspir ve Yusufeli’ni takip ederek Artvin’e kadar uzanan ve yaklaşık 260 km. uzunluğundaki nehirde, 4 farklı etapta rafting yapılmaktadır. Zorluk dereceleri 1, 2, 3, 4, 5, 6’ya kadar çıkmaktadır. Profesyonel sporcuların tercih ettiği nehirde, 1993 yılında 4. Dünya Akarsu Şampiyonası yapılmıştır.</p>
<p><strong>Altıparmak (Barhal) Çayı:</strong> Artvin ili sınırları içinde yer alan Altıparmak (Barhal) Çayı, Kaçkar Dağları’nın güney yamaçlarından doğar, yaklaşık 40 km’lik bir mesafe kat ettikten sonra Yusufeli’nin 2 km. güneyinde Çoruh Nehri’ne karışır. Altıparmak Çayı, kano ve nehir kayağı için elverişli olup, yüksek dağlarla çevrili son derece güzel ve etkileyici bir vadi içinden akmaktadır. Dağlardaki karların bütün yaz boyunca erimesi nedeniyle, eylül ayına kadar suyun debisi yüksektir. Vadi, yaban hayatı açısından da çok zengin bir güzelliğe sahiptir.</p>
<p>Altıparmak Çayı Havzası’na Artvin veya Erzurum üzerinden Yusufeli’ne gelerek ulaşılabilir. Yusufeli’nden itibaren 6. km’sinde Öğdem Deresi, Altıparmak Çayı’na karışmaktadır.</p>
<p><strong>Güngörmez</strong><strong> Suyu:</strong> Yusufeli ilçesi Güngörmez dağlarında bulunmaktadır. Akşam karanlığında suyunun akmaya başlaması ve gün açıldığında suyunun kesilmesi ile ünlüdür.</p>
<p><strong>GÖLLER</strong></p>
<p><strong>Borçka Karagöller:</strong> Boçka camili karayolu üzerinde olup,Borçka ilçesine 27 km. uzaklıktadır.1800 lü yıllarda bugünkü Klaskur yaylasının yakınında bulunan bir tepenin toprak kayması sonucu Klaskur deresinin önünü kapatması ile oluşmuş göllerdir. Zengin orman örtüsü ve flora çeşitliliği ile ilgi çekmekte olup kamp turizmi için İlimizdeki sayılı yerlerdendir. Ayrıca yöre halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Şavşat Karagöl:</strong> Şavşat ilçesine 25 km. uzaklıkta olup, Sahara Karagöl Milli Parkı içindedir. Kamp ve Karavan Turizmi için ilimizdeki en uygun yerlerdendir. Göl kenarında özel sektör tarafından işletilen 20 kişilik konaklama tesisi bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Dağlar</strong></p>
<p><strong>Kaçkar</strong><strong> Sıradağları:</strong> Rize ve Hopa arasında yer alan, yıl boyunca gözlenebilen keskin buzulları, masmavi gölleri, yeşilin her tonuna sahip ormanları, coşkulu dereleri, binbir çeşit bitkileri ve hayvanları ile doğal bir park görünümünde olan Kaçkar Sıradağları’nın en yüksek tepeleri Altıparmak (3480 m.), Kavran (3932 m.) ve Verçenik’tir (3710 m.).</p>
<p>Dağa yaz aylarında tırmanmak ne kadar kolay ise kış aylarında tırmanmak o kadar zordur. Kış aylarında kar, vadileri doldurur, yaylaları örter ve evler yok olur. Ayrıca, buzulların eğimi her zaman çığ düşmesine uygundur.</p>
<p>Kaçkarlar; Doğu Karadeniz’de Rize – Hopa kıyılarına paralel olarak uzanır. Ağustos ve eylül ayları, yaz tırmanışları için en uygun zamandır. Kış tırmanışlarında ise şubat ve mart ayları en uygun zamandır.</p>
<p>Kaçkar Dağları, genel olarak granit, siyenit, granodiorit ve andezit türü kayaçlardan oluşmuş, şiddetli akarsu ve buzulların aşındırması sonucunda da sert bir görünüm kazanmıştır. Deniz kıyısında yükselmeye başlayan bu dağların kuzey yamaçları gür orman örtüleri ile kaplıdır. Kaçkar Dağları batıdan doğuya doğru 3 bölüm halinde uzanır. Batıda Verçenik, ortada Kavran ve doğuda Altıparmak Dağları yer alır.</p>
<p>Kaçkar Dağları’na kuzey ve güney rotaları takip edilerek çıkılabilir. Kuzey rotası daha çok profesyonellerin tercih ettiği rotadır.</p>
<p>Karchal Dağları Türkiye ile Gürcistan arasında yer alan bu dağlar, geçit kuşlarının göç yolları üzerinde bulunması, endemik bitki çeşitliliği ve uygun trekking parkurları ile ilimizdeki görülebilecek yerlerdendir.</p>
<p><strong>Diğer Değerler</strong></p>
<p><strong>Borçka-Camili (Maçahel) Havzası:</strong> Yörenin; Orman ve yaylalarındaki endemik flora zenginliği, anıt ağaçları, derelerindeki kırmızı pullu alabalığı, saf kafkas arıları ile üretilen karakovan Maçahel Balı gibi çeşitli özellikleri vardır. Bu özelliklerinden dolayı Camili Havzasının bir bölümü Tabiat Koruma Alanı ilan edilerek yöre koruma altına alınmıştır.</p>
<p><strong>Kafkasör</strong><strong> : </strong>Artvin il merkezine 8 km. uzaklıkta olup, her yıl haziran ayının 4 ncü haftasında Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali bu yaylada düzenlenmektedir. Ayrıca yöre halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Şavşat Kocabey Kışlası:</strong> Şavşat ilçesine 15 km. uzaklıkta olup, Sahara Karagöl Milli Parkı sınırları içinde bulunmaktadır. Kocabey Kışla Evleri kendine özgü ahşap mimari özellikleri ile ilgi çekmektedir. Bu yörede her yıl Temmuz ayının 4 ncü haftasında Sahara Pancarcı Festivali düzenlenmektedir. Kışlada Kamp ve karavan turizmi yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Cehennem Deresi Kanyonu: </strong>Artvin-Ardanuç karayolunun 25 nci km. sinde yer alan Ardanuç Kanyonu, ilgi çekici doğal yapısı ile ilimizdeki görülmeye değer yerlerdendir.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Artvin, doğudan Ardahan, güney ve güneydoğudan Erzurum, batıdan Rize illeriyle; kuzeyden Karadeniz, kuzeydoğudan Gürcistan Cumhuriyeti toprakları ile çevrelenmiştir. İl topraklarının % 95′i ormanlarla kaplıdır. Yörede “Karagöl” adıyla anılan küçük göllere sıkça rastlanır.</p>
<p>İl ve çevresinde rakım farklılığından kaynaklanan ılıman, sert ve Doğu Karadeniz iklimi özelliklerine rastlanılmaktadır.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>İlk kuruluş tarihi kesin olarak belli olmayan Artvin ve yöresinde M.Ö. 2. binde Hurrilerin küçük beylikler kurduğu bilinmektedir. Bölge, 2 yüzyıl süren Mitanni egemenliğinin ardından Hitit İmparatorluğunun etkisine girmiştir. M.Ö. 8. yüzyıl sonlarında Kimmerler Kafkaslardan gelerek, Artvin üzerinden Anadolu topraklarına girmişlerdir. Daha sonra M.Ö. 7. yüzyılda İskitlerin yine Kafkaslar çevresinden, Anadolu’ya göç ettikleri, bunların bir bölümünün Artvin’e yerleştikleri bilinmektedir. Ortaçağda, Bizans’ın himayesindeki Bagratlı Krallığı’nın yönetiminde kalan bölge, daha sonra Selçuklu, Saltuk, Moğol (İlhanlı), Timur, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi yönetiminde kalmıştır. Artvin’de Osmanlı egemenliği Yavuz Sultan Selim döneminde başlamıştır.</p>
<p>1877-1878 savaşı sonrasında, 3 Mart 1878’de imzalanan Ayastefanos Antlaşması gereği Artvin, Ardanuç, Borçka, Şavşat ve Hopa’nın Kemalpaşa bucağı savaş tazminatı olarak Ruslara terkedilmiştir. 3 Mart 1918’de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile Ruslar Artvin topraklarından çekilmişlerdir. Kent, Mondros Ateşkes Müzakeresi ile İngilizlerin eline geçmiştir. Ardından, 7 Mart 1921 tarihine kadar Gürcistan sınırları içerisinde kalan Artvin, 43 yıllık bir ayrılıktan sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin girişimleri sonucu 23 Şubat 1921’de anavatana katılmıştır. 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması ile bu durum kesinlik kazanmıştır. 7 Temmuz 1921’de sancak olarak kurulan Artvin, 24 Nisan 1924’te il olmuştur.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Yöresel yemek çeşitleri bakımından oldukça zengin olan Artvin mutfağında Ağartı denilen süt ve süt mamüllerinden yapılan yemekler arasında “kuymak” mahalli yemek olarak yaylacılar tarafından yapılır. Yörede yetişen sebze ve kır otlarından değişik türlerde yemekler de yapılmaktadır.</p>
<p>Hamur işlerinde; hinkel, cergebas, bişi, katmer, erişte, lokum (lokma) ve börekler yer almaktadır. Hinlek ve cergebas denilen hamur yiyecekler çevreye özgüdür.</p>
<p>Topluca yapılan “harfana”larda ve ziyaretlerde taze etlerle ve ağaç şişlerle hazırlanılan kebaplar yörede önem arz etmektedir. Ayrıca köylerde kışlık kavurma yapıp saklanır.</p>
<p>Dibek veya dinklerde döğülerek hazırlanan ve adı halk arasında “gendirme” ve “keşkek” olarak bilinen yemekler çok bilinen yöresel yemeklerdir.</p>
<p>Çorbalardan “püşürük” adlı çorba, en çok bilinenlerdendir. Bunlardan başka, “çılbır”; “Kaygana (Omlet)”; yağlı, lorlu veya sadece etle yapılan soğanlı yahni de yerli yemekler arasındadır. Ayrıca sahil kesiminde yer alan halkın mahalli yemekleri arasında, hamsi balığından hazırlanan; hamsili pilav, hamsili buğulama, hamsili mısır ekmeği (cadı), hamsi salamura yer almaktadır.</p>
<p>Başlıca tatlılar, hasuta, kaysefe, zurbiyet, ballı lokumdur.</p>
<p><strong>Artvin’den Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Kuru fasulyeli kesme çorba</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1/2 su bardağı kuru fasulye</p>
<p>1 su bardağı erişte</p>
<p>5 su bardağı su</p>
<p>1 adet küçük soğan</p>
<p>1 yemek kaşığı salça</p>
<p>1 yemek kaşığı</p>
<p>tereyağı</p>
<p>tuz, karabiber</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> akşamdan ıslatılmış kuru fasulyeler 5 bardak su ilave edilerek haşlanır. Fasulyeler iyice yumuşayınca erişteler eklenir. Tuz ve karabiber ilave edilir ve erişteler pişene kadar kaynatılır. Diğer tarafta küçük küçük doğranmış soğanlar yağda kavrulur. Salça eklenir ve birkaç dakika daha çevrilir, fasulyeli karışıma katılır. Bir iki taşım daha kaynatılır ve sıcak servis edilir.</p>
<p><strong>Herisa</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>2 su bardağı buğday</p>
<p>1 tatlı kaşığı tuz</p>
<p>3 su bardağı su</p>
<p>Şerbeti için:</p>
<p>2 su bardağı şeker</p>
<p>2 su bardağı su</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Geceden ıslatılmış bulguru tuz atarak aynı suyla iyice yumuşayıncaya kadar haşlanır. Gerekirse su ilave edilir. Piştikten sonra biraz ezerek soğutulur. Diğer tarafta şerbeti kaynatılır ve soğumaya bırakılır. Şerbet buğdayın üzerine dökülerek servis edilir. Dilenirse üzeri ceviz ile süslenir.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Ağaç oyma ve filiz, dal kabuğundan örülen eşyalar, toprak çanak, çömlek, bakır mamulleri ve kilim yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Artvin Valiliği http://www.artvin.gov.tr/</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Borçka Karagöller ve Camili Havzasını gezmeden</p>
<p>Çoruhta rafting, Kaçkarlarda trekking yapmadan,</p>
<p>Kafkasör Yaylasında Boğa Güreşlerini İzlemeden,</p>
<p>Puçuko yemeden,</p>
<p>… Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/artvin-hakkinda-bilgi_2403.html' addthis:title='Artvin Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fartvin-hakkinda-bilgi_2403.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/artvin-hakkinda-bilgi_2403.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aydın Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/aydin-hakkinda-bilgi_2401.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/aydin-hakkinda-bilgi_2401.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydının Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Aydının Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydının İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydının Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2401</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 8.007 km² Nüfus: 824.816 (1990) İl Trafik No: 09 Aydın, Tralles antik kentinin üzerine kurulmuştur. Eski çağlarda Ege Bölgesi’nin en önemli kentlerinden birisidir.Antik dönemin birçok bilgin, mimar, heykeltıraşı Aydın’da yetişmiştir. Bunlar arasında Antemiyus, Thales, Anaximandros, Anaximenes, Hekotaios, Hippodamos, İsodor sayılabilir. İLÇELER Bozdoğan: Büyük Menderes havzasının güneyinde Akçay’ın suladığı ovanın yanında yükselen Madran [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/aydin-hakkinda-bilgi_2401.html' addthis:title='Aydın Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 8.007 km²</p>
<p><strong>Nüfus: </strong>824.816 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 09</p>
<p>Aydın, Tralles antik kentinin üzerine kurulmuştur. Eski çağlarda Ege Bölgesi’nin en önemli kentlerinden birisidir.Antik dönemin birçok bilgin, mimar, heykeltıraşı Aydın’da yetişmiştir. Bunlar arasında Antemiyus, Thales, Anaximandros, Anaximenes, Hekotaios, Hippodamos, İsodor sayılabilir.</p>
<p><strong>İLÇELER</strong></p>
<p><strong>Bozdoğan:</strong> Büyük Menderes havzasının güneyinde Akçay’ın suladığı ovanın yanında yükselen Madran dağı eteklerindeki iki tepe üzerine kurulmuştur. Aydın’a 76 km. uzaklıktadır. İlçedeki tarihsel yapı kalıntıları ve buluntuları çok eski çağlara aittir. Roma, Bizans ve Selçuklu kültürlerinin izlerini taşıyan eserler de vardır. Koyuncular köyü yakınında bulunan Neopolis Kavaklı köyü, Körteke kalesi, Örtülü ve Konaklı köylerindeki Sarnıçlar ve Kemer Köprüsü bunların başlıca örnekleridir.</p>
<p><strong>Buharkent</strong><strong>:</strong> İl merkezine 86 km. mesafedeki İlçede Kızıldere kaplıcaları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Çine:</strong> Aydın il merkezine 38 km. uzaklıktadır. Çine, Antik , Karya ve Onya bölgelerini birbirine bağlayan geçit üzerinde olması nedeniyle Aydın’ın eski ve önemli yerleşim yerlerinden biridir.</p>
<p><strong>Gerga</strong><strong>:</strong> Eski Çine’nin 6 km. güneydoğusundaki ovacık köyünün kuzeyinden bir saat süren yaya tırmanma ile ulaşılabilen Gerga ören yeri, ulaşım güçlüğüne rağmen görülmeye değer bir karya kentidir</p>
<p><strong>Koçarlı:</strong> Aydın il merkezine 22 km. uzaklıktadır. Büyük Menderes vadisinin ortasında ve Koçarlı çayının iki yakasındaki yamaçlarda kurulmuştur. Amyzon antik kenti ve Cihanzade Mustafa Camii önemli eserlerdendir.</p>
<p><strong>Kuşadası</strong></p>
<p><strong>Nazilli:</strong> Aydın’a 45 km uzaklıktadır. Nazilli ilçesine 3 km. uzaklıkta, Bozkurt ve Eyeli yaylaları arasında kurulmuş olan Mastavra Antik Kenti, zamanında menderes havzasının ticaret merkezlerinden biriydi.</p>
<p><strong>Söke:</strong> Aydın’ın 59 km. batısında olup, Büyük Menderes akarsuyunun yakınında kurulmuştur. Didyma, Miletos, Priene gibi ünlü kentler, ilçe yakınındadır. İlçenin 12 km uzaklıkta Güllübahçe kasabasının yakınında yer alan Priene antik kenti, Mykale Dağı yamacında güneye bakan doğal bir platform ve çevresine kurulmuştur.</p>
<p><strong>Sultanhisar</strong><strong>:</strong> Aydın iline 25 km uzaklıktadır. Kuzeyinde Aydın dağları uzanmaktadır. Nisa (Nyssa) Sultanhisar ilçesinin kuzeyinde yükselen Malgaç dağı eteklerinde, doğal güzelliklerle dolu yamaçlara kurulmuştur. İlçeden kıvrılarak yükselen 3 km asfalt yol ile ören yerine ulaşılır.</p>
<p><strong>Akaraka</strong><strong> (Acharake):</strong> Kutsal sırlarını saklayan bir sağlık merkezi olarak nitelenebilir. Salavatlı köyü yakınında olup eski kaynaklara göre Pluton ve Charo adlı iki tanrılı dinin de kutsal merkeziydi.</p>
<p><strong>Yenihisar</strong><strong>: </strong>Aydın iline 108 km. mesafede olup, antik Milet ve Priene kentlerine komşudur. Bodrum hava alanına Akbük üzerinden ulaşılabilen ilçede, Ege’nin en güzel deniz, kum ve güneşi mevcuttur. Zengin tarihi , Didim ve Altınkum sahili ile turizm alanında önemli bir yeri olan Yarhisar, Ege sahilinde görülmesi gereken en güzel turizm beldelerindendir. Antik çağın kehanet merkezi olan Didim’de, güneş tanrısı Apollon adına kurulan büyük bir tapınak bulunmaktadır. Kadere çok inanan antik çağın insanları Apollon’u aynı zamanda bir kehanet tanrısı olarak tanımıştır.</p>
<p><strong>Yenipazar: </strong>Aydın il merkezine 41 km. uzaklıktadır. Orthasia (Ortosi) antik kenti ilçenin 5 km. doğusunda, Donduran köyündedir. İonlar tarafından kurulmuş, M.Ö 7 yy.da Asyalı atlı bozkır kavimlerinden, Kimmerlerin istilasına uğramış, daha sonraki yüzyıllarda Lidya, Pers, Roma ve Bizans dönemlerini yaşamıştır.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Müzeler</strong></p>
<p><strong>Aydın Müzesi:</strong> Aydın Müzesi 1959 yılında kurulmuştur. Çok geniş ve güzel bir bahçe içinde modern Müze binasına sahiptir. Müze bahçesinde Aydın çevresinden derlenmiş lahitler, mezar taşları, sütun başlıkları, yazıtlı steller ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir. Müze içerisinde bir Arkeoloji salonu, bir sikke salonu ve bir etnografya salonu mevcuttur.</p>
<p><strong>Milet</strong><strong> Müzesi:</strong> Milet antik kenti içinde yer alır. 1973 yılında hizmete açılan Milet Müzesi’nde mavi salon, küçük salon ve orta salon olmak üzere üç teşhir salonu vardır. Mavi salonda;kronolojik sırayla eserler teşhir edilmiştir. Bunlar, fosiller, keramikler, geometrik eserler, taban mozaikler ile amphoralardır. Küçük salonda; tiyatro maskeleri, kandiller, maden eserler, cam eserler, heykelcikler, altın eserler ve küçük madeni eşyalar ile sikkeler bulunmaktadır. Orta salonda; heykeller ve mezar taşları yer alır.</p>
<p><strong>Afrodisyas</strong><strong> Müzesi:</strong> Karacasu ilçesi, Afrodisyas antik kenti içinde bulunmaktadır. 1979′da ziyarete açılan Müzede Afrodisyas kazılarından elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. M.Ö. 4000′den itibaren yapıldığı anlaşılan eserler sekiz ayrı salonda yer almakta olup, bu salonlar; Afrodit salonu, Panthesilaia salonu, küçük eserler salonu, bitmemiş eserler salonu,odeon salonu, Melpomene salonu( iç avlu ve bahçe açık salonu)’dur. Ayrıca bu salonların dışında bahçede birçok eser bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Örenyerleri</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Nysxa</strong><strong>:</strong> Sultanhisar ilçesinin kuzeyindeki Malgaç Dağı eteklerinde zeytin bahçeleriyle dolu yamaçlara kurulmuş Nysxa (Nisa) antik kentinin tarihinin kaynağı, coğrafyacı Strabon’dur. Sel yatağından dolayı iki kısımdan oluşan kent Atymbra isimli eski bir ;yerleşmenin üzerine Selekvos Kralı I. Antiochus tarafından kurulmuş ve kralın eşinin adını almıştır. Nyxsa’da yetişmiş olan Aristodem’in kurduğu iki katlı kütüphane, Hellenistik çağa ait su deposu, Roma dönemine ait stadyum ve köprü, halk meclisi ve Acharaka yolu üzerindeki şehir nekropolü görülebilecek başlıca yapı kalıntılarıdır.</p>
<p><strong>Alabanda:</strong> İsmi Karia dilinde at ve zafer anlamına gelen ALA ve BANDA sözcüklerinden oluşmuş bir Karia kentidir. Helenistik ve Roma dönemlerinden kalma kuleli sur, tiyatro, senato, halk meclisi binası, Agora ve anıt mezar görülebilecek kalıntılardandır. Ayrıca güney yönündeki Kemer Deresi üzerinde Roma yapısı bir su kemeri uzanır.</p>
<p><strong>Priene</strong><strong>:</strong> Çağının önemli piskoposluk merkezi olan antik kent Prienne, Milet’in kuzeyinde, dik açılarla kesişen bir geometrik düzene göre kurulmuştur.</p>
<p>Kentin en önemli yapısı kentin tepesine kurulmuş olan Athena Tapınağıdır. Bundan başka kentin ;kuzeydoğusunda bulunan ve Helenistik devirde yapıldığı belirtilen tiyatroda görülmeye değerdir.</p>
<p><strong>Milet</strong><strong>:</strong> Yenihisar ilçesi, Balat köyü yakınlarındadır. Milet’te ilk yerleşimin M.Ö. 2000 ortalarından başlamak üzere Myken kolonisi varlığı ile görüldüğü bilinmektedir.</p>
<p>Daha sonra Milet, Atina Kralı Kodros’un oğlu Nekus önderliğindeki İonialılar tarafından tekrar kurulmuştur. İonia’nın en önemli şehir limanlarından birisidir. Dört limanı vardır.</p>
<p>Ören yerinde bu dönemlerden kalma; Milet Tiyatrosu, Faustina Hamamı, agora, tören caddesi, anıtsal çeşme, gymnasium, Virgilius Capito, hamam, Türk hamamı, Athena Tapınağı stadium, delphinion, liman anıtı, agora, Zeus Olympios Temenosu, bouleuterion (Senato Binası), Mısır Tanrılarının Temenosu kalıntıları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Tralles</strong><strong> (Tiral):</strong> Aydın il merkezine 1 km. kadar uzaklıktadır. Kentten günümüze halk arasında “üç göz” olarak bilinen yapı ve kuzeydeki tiyatroya ait bir kalıntı olan cavea gibi az sayıda eser kalmıştır. 1997 yılından itibaren burada arkeolojik kazılara başlanmış olup, Roma dönemine ait bir hamam, Hellenistik. Roma ve Bizans dönemlerinde kullanılmış bir Arsenal yapısı ve bir Bizans dini yapısı açığa çıkarılmıştır.</p>
<p><strong>Afrodisyas</strong><strong>:</strong> Bu kent Antik Çağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltıraşlık ve tapınma merkezlerindendir. Karacasu ilçesinin 12 km. güneydoğusunda bir Karia kenti olarak kurulan Afrodisyas altın çağını Roma döneminde yakalamıştır. Bu dönemde olağanüstü güzellikte ;mermer heykeller ve yapılar inşa edildi.</p>
<p>Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda kentte mimarlık ve heykeltıraşlığın yanı sıra tıp ve astronomi alanlarında da çalışmalar yapıldığı belirlenmiştir. Kentte görülebilecek başlıca yapı kalıntıları, MS 12. yy.da İmparator Hadrianus zamanında ;yapılan hamam, büyük havuzlu agora, MÖ. 100 yıllarında tanrıça Afrodit için yapılan tapınak, stadyum, tiyatro, hamam,odeon, psikopos sarayı, felsefe okuludur.</p>
<p><strong>Panionon</strong><strong>:</strong> Kuşadası Davutlar beldesindedir. Antik Dönemde, İon kentleri birliğinin merkeziydi. İonlar burada toplanıp, kararlar alırlardı.</p>
<p><strong>Neopolis</strong><strong>:</strong> Kuşadası’nın hemen yakınında, Yılancı Burun denilen yerdedir. İlçenin ilk antik yerleşimi olarak bilinir.</p>
<p><strong>Didyma</strong><strong>:</strong> Miletos’un 18 km. güneyindedir. Antik çağın kehanet merkezidir. Apollon tapınağı en önemli eserlerindendir.Tapınak dipteros planlı (çift sıra sütun) olup, hiçbir zaman bitirilememiştir.</p>
<p><strong>Myus</strong><strong>:</strong> Söke’nin 18 km. güneyindedir. İyon birliğine ait önemli bir kıyı kenti idi.</p>
<p><strong>Iassos</strong><strong>:</strong> Didim ilçesi yakınlarında bulunmaktadır. Bu antik kent, Dionysos şarap tanrısı adına inşa edilmiş tiyatro ve burada yapılan festivaller ile bir müzik ve tiyatro kenti olarak ün kazanmıştır.</p>
<p><strong>Gerga</strong><strong>: </strong>Çine ilçesi yakınındadır. Kaidelerden koparak düşmüş dev boyutlu insan heykelleri ile “Gerga” yazılı yapılar dikkat çekicidir.</p>
<p><strong>Alinda</strong><strong>: </strong>Karpuzlu ilçesi yakınındadır. Kraliçe Ada’nın granit kentidir. 35 sıralı bir tiyatro, iki katlı kule, agora ve surlar önemli kalıntılardır.</p>
<p><strong>Mastaura</strong><strong> (Mastavra):</strong> Nazilli ilçesi yakınındadır. Eskiden para basılan ticaret merkezlerinden biriydi. Ören yerinde sur, tiyatro, su kemeri ve bazı yapı kalıntıları vardır.</p>
<p><strong>Magnesia</strong><strong>:</strong> Germencik ilçesi, Ortaklar beldesi yakınındadır. Önemli olaylara sahne olduğu için olaylar kenti olarak tanımlanır. M.Ö.3 yy.a ait Artemis ve Zeus tapınakları, agora, hamam, tiyatro, gymnasium, stadium ve Bizans surlarına ait kalıntılar mevcuttur.</p>
<p><strong>Orthasıa</strong><strong> (Ortosı):</strong> Yenipazar ilçesi yakınındadır. Menderes vadisine bakan bir tepede Akropolü mevcuttur.</p>
<p><strong>Acharaka</strong><strong> (Akaraka):</strong> Sultanhisar ilçesi, Salavatlı köyü yakınındadır. Sağlık merkezi olarak bahsedilir. Plutonium tapınağı ve içindeki şifalı su ve gazlar bulunan Charonium mağarasından bahsedilir.</p>
<p><strong>Kaleler</strong></p>
<p><strong>Küçük Ada Kalesi:</strong> Kuşadası ilçesi, Güvercin Adası’ndadır. Çok eski bir yapı olup, 19. yüzyılda meydana gelen Mora ayaklanması sırasında, adalardan saldırılara karşı ileri karakol olarak Osmanlılar tarafından kullanılmıştır.</p>
<p><strong>Arpaz</strong><strong> Kalesi:</strong> Nazilli ilçesinde bulunan kale, 18. yüzyıl Osmanlı dönemi yapıtıdır.</p>
<p><strong>Körteke</strong><strong> Kalesi:</strong> Bozdoğan ilçesine bağlı Körteke köyü ile Örencik köyü arasında doğal tepenin üzerindedir.</p>
<p><strong>Cin Cin Kalesi:</strong> Koçarlı ilçesinin aynı adı taşıyan köyündedir. 18. yüzyılda Cin Bey tarafından yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Camiler</strong></p>
<p><strong>Bey Camii:</strong> İstasyon binası yakınında bulunan ve Süleyman Bey Camii olarak da bilinen bu büyük yapı, 1683 yılında Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı ve kesme taştan inşa edilmiş olan cami, 16 kenarlı kasnağında 16 pencere bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe içi, kalem işleri ile süslenmiştir. Kesme taştan yapılmış mihrabı sade olup, mermerden yapılmış minberin merdiven altı işlemelidir. Tek şerefeli minaresinin gövdesi çok kenarlıdır.</p>
<p><strong>Ramazan Paşa Camii:</strong> Üveys Paşa’nın kardeşi Ramazan Paşa tarafından 1595 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Ahşap giriş kapısı, oyma işleri ile bezenmiştir. Yapının üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüştür. İçerisini 10 uzun pencere ve su damlacığı şeklindeki küçük pencereler aydınlatmaktadır. Alçı kabartmalar, renkli cam işçiliği ve ağaç oymacılığı bakımından süslemeleri önemlidir.</p>
<p><strong>Üveys</strong><strong> Paşa Camii:</strong> Mısır Beylerbeyi Üveys Paşa tarafından 1568 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olan yapıyı yüksek kasnak üzerindeki kubbe örtmektedir. Mermer giriş kapısı üzerinde bir yapım yazıtı bulunmaktadır. Mihrabı ve minberi az süslemelidir.</p>
<p><strong>İlyas</strong><strong> Bey Camii:</strong> Menteşoğullarından İlyas Bey tarafından 1404 yıllarında yaptırılmıştır. Cami önünde, avluyu çevreleyen, medrese ve imaret odaları mezarlık içindedir.Han Menteşoğullarından kalmıştır. Dörtgen şekilli bina ortada bir avlu, etrafında tonoz çatı, örtülü, ahır ve odalardan meydana gelmiştir ve iki katlıdır.</p>
<p><strong>Korunan Alanlar</strong></p>
<p>Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı</p>
<p>Aydın Tabiat Anıtlar</p>
<p><strong>Mağaralar</strong></p>
<p>Sırtlanini ve Karaca Mağaraları ilin önemli mağaralarıdır.</p>
<p>Karaca Mağarası</p>
<p><strong>Kaplıcalar</strong></p>
<p>Menderes Havzası 900′lü rakımlardan başlayarak Ege denizine kadar sağ ve sol yamaçlardan kaynaklanan zengin su akışlarıyla binlerce yıl içersinde oluşturduğu tekne biçimindeki bu zengin vadi zengin yer altı su kaynaklarına da sahiptir. Germencik; ilçesi; Bozköy ve Gümüşköy mevkilerindeki kaplıcalar bölgenin önemli kaplıcalarıdır. Davutlar ilçesindeki sıcak su kaplıcası ve Sultanhisar’ın batısında yeralan Salavatlı Kaplıcası yöre halkı tarafından kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Plajlar</strong></p>
<p>Turistlerin turizm çekiciliği açısından rağbet ettikleri plajlar; Pigale Plajı (Kuşadası), Kadınlar Denizi Plajı (Kuşadası), Güvercinada Plajı (Kuşadası), Yavansu ve Aslanburnu Plajı (Kuşadası), Güzelçamlı Plajı (Kuşadası), Altınkum Plajı (Didim), Tavşanburnu Plajı (Didim), Gevrek ve Akbük (Didim) plajlarıdır.</p>
<p><strong>Yaylalar</strong></p>
<p>İlin önemli yaylaları Paşa Yaylası, Kahvederesi Yaylası, Necippazar Yaylası, Bulgurlu, Sarıcaova, Ömür, Madran, Korumaz yaylası, Kavşit Yaylasıdır.</p>
<p><strong>Sportif Etkinlikler</strong></p>
<p>Doğa Yürüyüşüne en elverişli alan, Dilek Yarımadasından başlayan Karina’da devam ederek Büyük Menderes nehri ile deltası ve Bafa Gölü’ne kadar uzanan bölgedir. Bütün bu bölgeyi ortalayan Söke kentinin golf tesisleri de göz önünde tutulduğunda Aydın ilinin en önemli dinlence ve sportif turizm merkezi olarak adlandırılabilir. Ayrıca Paşa yaylası, Karacasu yaylası ve Madran Yaylası Potansiyel dinlence ve sportif turizm merkezleridir. Afrodisias’tan Baba dağına doğru doğa yürüyüşü yapılabildiği gibi, Karacasu-Dandalas Yaylası’nda, Aydın Merkez Paşa Yaylası’nda, Çine Madran Yaylası’nda ve Güzelçamlı Karina da yapılabilir.</p>
<p>Güzelçamlı-Dilek Yarımadası ile Didim – Akbük bisiklet turu için uygundur. Bafa Gölünde sportif amaçlı olta balıkçılığı, Bozdoğan Alamut köyünde de av turizmi için elverişlidir.</p>
<p>Aydın ilinin Söke ilçesinde Gençlere yönelik Orman kampları, Kuşadası ilçesinde Gençlik Kampları mevcuttur.</p>
<p>Aydın Orman Kampları</p>
<p>Aydın Gençlik Kampları</p>
<p><strong>Kruvaziyer</strong><strong> ve Yat Limanları</strong></p>
<p>Kruvaziyer ve Yat Limanları Aydın’ın deniz kapısı Kuşadası Limanı olup, turist gemilerinin yanaştığı iki adet iskele ve ayrıca 650 yat kapasiteli yat limanı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Aydın ve Muğla ili sınırları içerisinde kalan Bafa Gölü Önemli Kuş Alanlarındandır.</p>
<p>Bafa Gölü</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Coğrafi konumu nedeniyle ilk çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi olan Aydın’ın kuzeyinde İzmir ve Manisa, doğusunda Denizli, Güneyinde Muğla yer alır. Batı sınırları ise Ege Denizi kıyıları çizer. İlin denizden yüksekliği 40 metredir.</p>
<p>Akdeniz ikliminin etkisindedir. Bu iklim şartları ve topografik yapı Aydın ve çevresinde iki ayrı bitki topluluğunun (maki ve orman) gelişmesine neden olmuştur. Bunun yanında zeytin, incir, turunçgiller, kestane vb. kırsal kesimde ise çam ve benzeri türler mevcuttur.</p>
<p>En yağışlı mevsim kıştır. Yaz mevsiminde yok denecek kadar az yağış almaktadır. Kar yağışı ender görünür. Aydın, özellikle batıdan gelen hava akınlarına açıktır. Rüzgar yönü daha çok doğu – güneydoğusudur. Bunu güneybatı (lodos) ve batı rüzgarları izler.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Aydın, Traklar tarafından kurulmuş ve Tralles adı ile anılmıştır. Depremle yıkıldıktan sonra yeniden imar edilen kentte,Traklar’dan sonra Spartalılar, Hititler, Frigler, İyonlar, Lidyalılar, Persler ve Romalılar zaman zaman yörede hakimiyetlerini kurarak kendi kültürlerini bölgeye taşımış ve yörenin gelişmesine öncü olmuşlardır. 1186 yılında Selçukluların, 1300 yılında Aydınoğulları’nın eline geçen şehrin adı Aydın Güzelhisar olmuştur. Bu ad Aydın şekline dönüşmüştür. 1426 da Osmanlıların eline geçen Aydın bu günkü yerine kurulmuştur. 1923 yılında il olmuştur.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Aydın’da yapılan yemeklerden bazıları; kulak çorbası, patlıcan–biber taratorlu turşu, kuyu tandırı, etli kereviz, etli enginar, pelvize tatlısı, paşa böreği, yuvarlama, ısırganotu böreği, ebegümeci kavurması ve arapsaçıdır.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Halı, kilim, deri giysiler ve mücevherat yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Aydın Belediyesi http://www.aydin-bld.gov.tr</p>
<p>Menderes Üniversitesi http://www.adu.edu.tr/</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Aphrodisias antik kenti ile Didyma Apollon tapınağını ziyaret etmeden,</p>
<p>Kuşadası Altın Güvercin yarışmasını seyretmeden,</p>
<p>Ege yöresine özgün zeytinyağlı yemeklerinden, nefis incirlerinden, şaheser üzümlerinden, narenciye ürünlerinden tatmadan,</p>
<p>Turunç reçeli almadan,</p>
<p>Başta çipura, kefal, mercan ve barbunya olmak üzere enfes balık türlerini denemeden,</p>
<p>Halı, kilim, deri giysiler, mücevherat vb. hatıra eşyaları satan zarif butiklere uğramadan,</p>
<p>Dönmeyin…</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/aydin-hakkinda-bilgi_2401.html' addthis:title='Aydın Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Faydin-hakkinda-bilgi_2401.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/aydin-hakkinda-bilgi_2401.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balıkesir Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/balikesir-hakkinda-bilgi_2399.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/balikesir-hakkinda-bilgi_2399.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:56:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesirin Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesirin Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesirin İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesirin Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2399</guid>
		<description><![CDATA[BALIKESİR GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 14.292 km² Nüfus: 973.314 (1990) İl Trafik No: 10 Balıkesir, Marmara ve Ege Denizine kıyı veren Türkiye’nin en çok adasını bünyesinde barındıran tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle gerçek bir turizm cennetidir. Temiz deniz suyunun kumlu plajlara kavuştuğu, parlak yeşil renkli zeytinliklerle sarılmış koyları, irili ufaklı adaları, dünyada oksijenin en çok bulunduğu [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/balikesir-hakkinda-bilgi_2399.html' addthis:title='Balıkesir Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BALIKESİR</strong></p>
<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü: </strong>14.292 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 973.314 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 10</p>
<p>Balıkesir, Marmara ve Ege Denizine kıyı veren Türkiye’nin en çok adasını bünyesinde barındıran tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle gerçek bir turizm cennetidir.</p>
<p>Temiz deniz suyunun kumlu plajlara kavuştuğu, parlak yeşil renkli zeytinliklerle sarılmış koyları, irili ufaklı adaları, dünyada oksijenin en çok bulunduğu Homeros’un destanındaki İda Dağı, insanlara binlerce yıldır şifa dağıtan termal kaynakları ile Balıkesir, ülkede turizmin ilk başladığı yerlerdendir.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Balıkesir (merkez), Ayvalık, Balya, Bandırma, Bigadiç, Burhaniye, Dursunbey, Edremit, Erdek, Gömeç, Gönen, Havran, İvrindi, Kepsut, Manyas, Marmara, Savaştepe, Sındırgı, Susurluk.</p>
<p><strong>Ayvalık:</strong> Balıkesir’in ilçesi olan Ayvalık, temiz deniz suyu ve plajlarla, yeşil zeytinliklerle sarılmış güzel kıyılara sahip, tarihi ve arkeolojik değerleri barındıran bir tatil merkezidir.</p>
<p><strong>Erdek: </strong>Balıkesir ilinin ilçesi olan Erdek, Marmara Bölgesinin Marmara Denizi’ne doğru uzanan Kapıdağ Yarımadası’nda Erdek Körfezi’nde yeralır. Eski adı Arktonnesos olan Kapıdağ yarımadası ile kuzey ve batı çevresindeki Marmara, Paşalimanı, Türkeli(Avşa), Ekinlik adalarından oluşmaktadır.</p>
<p>Erdek, antik kentleri, Açık Hava Müzesi, temiz denizi ve kumsalı ile güzel bir turizm merkezidir.</p>
<p><strong>Edremit:</strong> Balıkesir ilinin ilçesi olan Edremit temiz denizi ve plajları tarihi ve Arkeolojik eserleri ile bir turizm merkezidir.</p>
<p><strong>NASIL GİDİLİR?</strong></p>
<p>Balıkesir Ankara ve İstanbul’u İzmir’e bağlayan karayolu üzerinde bir transit merkezi durumundadır. Bursa-Ankara-İstanbul, İzmir ve Çanakkale illerine düzgün asfalt yollarla bağlıdır. Ayrıca İstanbul üzerinden feribot ve deniz otobüsü ile ulaşılabildiği gibi, Körfez Havaalanı ve Balıkesir Havaalanının hizmete girmesiyle İstanbul havayolu bağlantısı da bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Karayolu:</strong> Balıkesir’den Türkiye’nin her yerine karayolu imkanı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Demiryolu:</strong> Ankara-Balıkesir, İzmir-Balıkesir ve Balıkesir-Bandıma arasında demiryolu ulaşımı mevcuttur.</p>
<p><strong>Denizyolu: </strong>İstanbul’dan Bandırma ilçesine feribot ve yolcu vapuru ile seferler yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Havayolu:</strong> Körfez havaalanının hizmete açılmasıyla havayolu ile İstanbul’dan Ayvalık, Burhaniye ve Edremit ilçelerine ulaşabilmek mümkün olmaktadır.Türk Hava Yolları Acentası Körfez Havaalanı içerisinde hizmet vermektedir.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Müzeler ve Örenyerleri</strong></p>
<p><strong>Müze</strong></p>
<p><strong>Balıkesir Müzesi</strong></p>
<p><strong>Örenyerleri</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Kyzikos</strong><strong> – Erdek</strong></p>
<p><strong>Deasklaion</strong><strong> – Bandırma/Ereğli</strong></p>
<p><strong>Saraylar – Marmara</strong></p>
<p><strong>Antandros</strong><strong> – Edremit/Altınoluk</strong></p>
<p><strong>Antandros</strong><strong> (Edremit-Altınoluk) Antik Kenti</strong></p>
<p>Mysia’da İda Dağı eteğinde çok eski bir şehirdir. Adramytteion’un denize bakan çıkıntısının kuzey kenarında, Alkaios’a göre bir leleg yerleşimi, Skepsis’li Demetrios’a göre bir Kilikya kuruluş; Herodot’a göre bir Pelasg yerleşimi; Thukydides’e göre bir Aiol yerleşimi. Edonis ve Kimmeris gibi yan adları da vardır. Bu adların, Aristoteles’e göre Antandros’u işgal eden kavimlerden kaynaklanması gerekmektedir. Diğer bir söylentiye göre de; buradan sonradan kovulan Andria’lılar tarafından kurulmuş olmasıdır. Antandros bölgesinde, sikkelere göre Astria’nın doğusundaki Asponeus’da , İda dağlarından elde edilen ve özellikle gemi yapımında kullanılan ağaç (Odun-Kereste) ticareti ileri düzeydeydi. Pers yönetimi sırasında Dareios tarafından ele geçirilmiştir. Pelopponnes savaşları sırasında birçok kez olayın içine çekilmiştir. Atinalılara tribut(vergi) ödemek zorunda idi. Sicilyalıların hareketi yüzünden tekrar Perslerin eline düşmüştür. Sonra Persler tarafından kovulmuşlardır. 4.yy’ın ikinci yarısınra özgür bir şehir olarak sikke basmıştır. Geç dönemlerde Titus’dan Elagabal ‘a kadar sikke basmıştır. Hristiyanlık döneminde bir psikoposluk merkezi idi. H.Kiepert tarafından bugünkü Avcılar yakınında, sahile doğru, iki yüz on beş metre yükseklikteki bir dağ üzerinde lokalize edilmektedir. Burada bulunmuş bir yazıt yayınlanmıştır.</p>
<p><strong>Kaz Dağı (İda Dağı)</strong></p>
<p>Edremit Körfezi’nin Kuzeyinde bulunan Kaz dağları 21.300 hektarlık alanıyla deniz ve yeşilin tarihi dengeler ile doğanın kucaklaştığı zengin fauna ve florası ile ülkenin görülmeye değer yerlerindendir. Kazdağlarına ilçenin dört noktasından ulaşılabilir. Bunlar Zeytinli, Kızılkeçili Köyü, Güre Köyü ve Altınoluk istikametinden çıkan orman yollarıdır.</p>
<p><strong>Kazdağı</strong><strong> Milli Parkı</strong></p>
<p><strong>Cami ve Kiliseler</strong></p>
<p><strong>Kurşunlu Cami:</strong> 1231 yılında Edremit Fatihi olan Selçuklu Komutanı Yusuf Sinan tarafından yaptırılmıştır. Caminin yanında Yusuf Sinan’ın türbesi vardır.</p>
<p><strong>Ayazma Kilisesi:</strong> Günümüzde zeytinyağı fabrikası olarak kullanılan İon sütunlu Fenoremeni Kilisesi, ortadokslarca içindeki kutsal su nedeniyle “AYAZMA” olarak anılmaktadır.</p>
<p><strong>Plajlar</strong></p>
<p><strong>Akçay</strong><strong>:</strong> Edremit’e 10 km uzaklıktadır. Sahil şeridi olup, kısmen çakıllıdır. Her yerinden fışkıran tatlı , soğuk suları ve artezyenleri ile ünlüdür.</p>
<p><strong>Altınoluk:</strong> Edremit’e 28 km. mesafededir. Oksijen deposu özelliğini taşıyan yörede çok sayıda konaklama tesisi ve eğlence mekanları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Kaplıcalar</strong></p>
<p><strong>Edremit – Güre Kaplıcası:</strong> Edremit’e 12 km, Akçay’a ise 3 km uzaklıktaki kaplıca sağlık ve dinlenme yeridir. Kaplıcanın orijinal bölümlerinde ilkçağ Roma hamamı özelliklerini taşıdığı görülmektedir. Suyun sıcaklığı 64*C olup, romatizma, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları,guatr, kireçlenme, sedef, böbrek taşı ve kumları ile karciğer hastalıklarına iyi gelmektedir. Konaklama imkanı vardır.</p>
<p><strong>Bostancı – Entur Kaplıcaları:</strong> Burhaniye’nin Edremit çıkışında ve Burhaniye’ye 10 km uzaklıkta son derece modern tesislerdir. Ortalama 51derece sıcaklıktaki yıkanma suyu Romatizma, siyatik, lumbago ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Burhaniye-Edremit yol ayrımında olduğundan ulaşım kolaydır.</p>
<p><strong>Edremit – Derman Kaplıcası:</strong> Edremit ilçesine 3,5 km uzaklıkta olan kaplıca tesisinde 21 adet küvetli odada banyo imkanı mevcuttur. Kaplıca suyu çeşitli kadın hastalıklarına, romatizmaya ve içilmek suretiyle böbrek taşı rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.</p>
<p><strong>Mesire Yerleri</strong></p>
<p><strong>Pınarbaşı:</strong> Güre Köyü sınırları içinde Akçay’a 6 km mesafede bir piknik yeridir. Yamaçtan akan bol ve buz gibi su yaz aylarında serinlemek için ideal bir köşedir. Orman Müdürlüğü’nce işletilmektedir. Ayrıca piknik alanı içerisinde Alabalık üretilen bir çiftlik bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Şahinderesi</strong><strong>:</strong> Kazdağları’nın Altınoluk bölgesi eteğinde bulunmaktadır. Altınoluk’u tepeden görür.Temiz kaynak suları olan bol ağaçlı bir piknik yeridir.Ayrıca bir konaklama tesisi ve restoranı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Çağlayan Piknik Yeri:</strong> Kızılkeçili Köyü içinde olup, Akçay’a 3 km mesafededir. Kültür Bakanlığı’nca tescillenmiş 800 yıllık çınar ağacı burada bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Hanlar:</strong> Ençok rağbet edilen piknik yerlerindendir. Akçay’a 35 km uzaklıktadır. Ormanları ve soğuk suları ile dikkati çeker. Çevresinde lokanta ve kafeler bulunur.</p>
<p><strong>Mıhlı Çay:</strong> Akçay’a 25 km mesafede Altınoluk- Çanakkale karayolu üzerinde çevresi ormanlık bir dere kenarıdır.</p>
<p><strong>Güre Gelinçamı Piknik Yeri:</strong>Güre Köyü’ne 3 km mesafede halka açık bir piknik yeri Güre’den itibaren yeni açılan yol ile ulaşılabilir. Her yıl Güre Belediyesince yapılmakta olan Sarıkız etkinliklerinin bir bölümü burada yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Sütüven</strong><strong>:</strong> Edremit’e 20 km uzaklıkta İzmir – Çanakkale karayolu üzerinde piknik alanıdır. Manzara seyir terazları ve oyun alanları düzenlemeleri bulunmaktadır. Alanda 8 m yükseklikten dökülen ve yörenin adı ile anılan Sütüven şelalesi bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Hasanboğuldu</strong><strong>:</strong> Sütüven piknik alanından sonra derenin karşı tarafındaki patika yolu izleyerek 1 km sonra ulaşılır. Bir şelalesi ve içinde pek çok balığın bulunduğu gölcükten oluşur.</p>
<p><strong>Subaşı:</strong> Altınoluk’un 2.5 km batısında Doyran Köyüne çıkan yolun 500 m sağında şehir içme kullanma suyunun sağlandığı kaynağın başıdır. Asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının gölgelediği Subaşı’nda çağlayan suyunun serinliğinde oturabileceğiniz kır gazinoları vardır.</p>
<p><strong>Bent:</strong> Altınoluk’un 2 km doğusunda Şahindere’nin düzlüğe çıkış noktasındadır. Belediye tarafından 40 yataklı bir otel yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Balıkesir Anadolu’nun kuzeybatısındadır. Büyük bir kısmı Marmara diğer kısmı Ege Bölgesi’nde bulunur. Güneyinde Manisa ve İzmir, batısında Ege Denizi ve Çanakkale, doğusunda Kütahya ve Bursa İlleri vardır. Kuzeyi Marmara Denizi ile çevrilidir. Balıkesir’de yüksekliği 1800 metreyi geçmeyen dağlarla, meyilli ovalar, alçak tepeler göze çarpar.</p>
<p>Yörede, genellikle Akdeniz İklimi hüküm sürmekte ise de bu iklim karakteristiğine daha çok Ege kıyılarında rastlanmaktadır. İç kısımlarda kara iklimi hakimdir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Balıkesir ve çevresinin tarih öncesi MÖ.3200′lü yıllardan günümüze kadar yerleşim gördüğü anlaşılmaktadır. MÖ 2000′li yıllarda Balkanlar üzerinden gelen Pelasgların koloniler kurdukları görülür. Balıkesir Frig, Lidya, Pers, Makedonya, Bergama Krallığı, Roma ve Bizans dönemlerini yaşamıştır.</p>
<p>1071 Malazgirt Savaşından sonra Selçuklu Beylerinden Kalem Şah Beyin oğlu Karesi Bey, Karesi Beyliğini kurarak Balıkesir’i merkez yaptı ancak Osmanlı egemenliğini kabul etti. Balıkesir 1923 yılında vilayet oldu. İlin Karesi olan ismi 1926 yılında Balıkesir olarak değiştirildi.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>İlin höşmerim tatlısı ve Susurluk ayranı meşhurdur.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>İlin höşmerim tatlısı, kolonyaları, Yağcı Bedir halısı alışverişte alınması önerilen özgün ürünlerdir.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>İl Turizm Müdürlüğü http://www.balikesirturizm.gov.tr</p>
<p>Balıkesir Valiliği http://www.balikesir.gov.tr</p>
<p>Balıkesir Belediyesi http://www.balikesir-bld.gov.tr</p>
<p>Balıkesir Üniversitesi http://www.balikesir.edu.tr</p>
<p>Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi http://www.balosb.org.tr</p>
<p>Balıkesir Küçük Sanayi Sitesi http://www.balikesirkss.org.tr</p>
<p>Balıkesir Eczacılar Odası http://www.balikesireo.org.tr</p>
<p>Bandırma Belediyesi http://www.bandirma-bld.gov.tr</p>
<p>Burhaniye Belediyesi http://www.burhaniye-bld.gov.tr</p>
<p>Erdek Belediyesi http://www.erdek-bld.gov.tr</p>
<p>Edremit Belediyesi http://www.edremit-bld.gov.tr</p>
<p>Bigadiç Kaymakamlığı http://www.bigadic.gov.tr</p>
<p>Sındırgı Kaymakamlığı http://www.sindirgi.gov.tr</p>
<p>Havran Belediyesi http://www.havran-bld.gov.tr</p>
<p>Altınoluk Belediyesi http://www.altinoluk-bld.gov.tr</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Şeytan Sofrasında günbatımı izlemeden,</p>
<p>Cunda Adasında balık yemeden</p>
<p>İlçe plajlarında denize girmeden,</p>
<p>Kaplıcalarından yararlanmadan,</p>
<p>Höşmerim tatlısı yemeden, Susurluk ayranı içmeden,</p>
<p>Kolonya ve almadan,Sındırgı’dan Yağcı Bedir halısı almadan,</p>
<p>…Dönmeyin</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/balikesir-hakkinda-bilgi_2399.html' addthis:title='Balıkesir Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbalikesir-hakkinda-bilgi_2399.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/balikesir-hakkinda-bilgi_2399.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bartın Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/bartin-hakkinda-bilgi_2397.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bartin-hakkinda-bilgi_2397.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:55:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Bartın Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bartın Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bartının Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bartının Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bartının İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bartının Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2397</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 2.140 Km² Nüfus: 205.834 (1990) İl Trafik No: 74 Bartın, Batı Karadeniz’de doğal güzelliği, plajları, tarihi yapıları, mağaralarıyla ilgi çeken bir ildir. İLÇELER: Bartın ilinin ilçeleri; Amasra, Kuruçaşile ve Ulus’tur. Amasra: Şehir merkezi, Bartın’ın kuzeyinde dik yamaçları Karadeniz’le buluşturan yedi tepe, beş yarımada ve iki ada üzerinde kurulmuştur.İlçe’ de önemli gelir kaynaklarından [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bartin-hakkinda-bilgi_2397.html' addthis:title='Bartın Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 2.140 Km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 205.834 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 74</p>
<p>Bartın, Batı Karadeniz’de doğal güzelliği, plajları, tarihi yapıları, mağaralarıyla ilgi çeken bir ildir.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Bartın ilinin ilçeleri; Amasra, Kuruçaşile ve Ulus’tur.</p>
<p><strong>Amasra:</strong> Şehir merkezi, Bartın’ın kuzeyinde dik yamaçları Karadeniz’le buluşturan yedi tepe, beş yarımada ve iki ada üzerinde kurulmuştur.İlçe’ de önemli gelir kaynaklarından biri turizm sektörüdür. Eşsiz doğal yapısı, 3000 yıllık tarihi dokusu 1940’ lı yıllardan beri Amasra’ yı turizm cazibe merkezi yapmıştır. Son yıllar da turizm alt yapı sorumlularının da giderildiği Amasra, yaz – kış turistlerin akınına uğramaktadır.</p>
<p><strong>Kuruçaşile</strong><strong>:</strong> Şehir Merkezi, Bartın’ın kuzey doğusunda zeytin ve sandal burunları ile sınırlanan koylar üzerinde kurulmuştur.Karaman Meydan köyleri arasında fok balıklarına mahsus 10×10&#215;10 ebadında kıyı mağarası vardır.</p>
<p><strong>Ulus:</strong> Bartın’ın güneydoğu yönünde, Ulus ve Eldeş çaylarının birleştiği bir vadide kurulmuştur. Ulukaya Köyü yakınında şelale ve kanyon oluşmuştur.</p>
<p><strong>NASIL GİDİLİR?</strong></p>
<p>Bartın’a ulaşımın büyük bir bölümü karayolu ile sağlanır.</p>
<p><strong>Karayolu:</strong> Bartın İlinin toplam karayolu uzunluğu 281 km olup, bunun 142 km’si devlet yolları, 139 km’si de il yolları ağında yer alır. İlde otoyol yoktur.</p>
<p>Bartın’ın şehirlerarası ulaşımını sağlayan karayolu; batıda Çaycuma-Devrek (Zonguldak) – Mengen-Yeniçağa (Bolu), güneyde de Safranbolu (Karabük)-Gerede (Bolu) üzerinden E-80 Otoyolu ile E-5 Devlet yoluna ulaşmaktadır. Doğuda Cide (Kastamonu), güneyde de yine Safranbolu (Karabük) üzerinden Orta ve Doğu Karadeniz ve İç Anadolu’ya açılmaktadır.</p>
<p><strong>Demiryolu:</strong> Bartın’a en yakın Demiryolu istasyonu 38 kilometre uzaklıktaki Saltukova’dadır (Zonguldak).</p>
<p><strong>Havayolu:</strong> Bartın’a en yakın havaalanı 38 kilometre uzaklıktaki Saltukova (Zonguldak)’dadır.</p>
<p><strong>Denizyolu :</strong> Sahil kenti olan Bartın’da uluslararası liman olarak hizmet veren Bartın limanı aynı zamanda yolcu giriş-çıkış kapısıdır. İlde Bartın limanı ile birlikte Amasra ve Kurucaşile limanları ulusal ticari limanlar olarak hizmet vermektedir.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Müzeler ve Örenyerleri</strong></p>
<p><strong>Amasra Müzesi</strong></p>
<p><strong>Antik Tiyatro:</strong> Roma dönemine aittir. Amasra’da Aya Yorgi Tepesi’nin güney yamacındadır. Sahne binası ve oturma sıralarının bulunduğu bölümler tahrip olmuştur. Halen mezarlık olarak kullanılmakta olup, sadece giriş kapısına ait kalıntılar görülebilmektedir.</p>
<p><strong>Roma Dönemi Kalıntıları:</strong> Halk arasında “Bedesten” olarak adlandırılan kalıntılar Amasra’ya yaklaşık 3 km. uzaklıktadır. Roma dönemine aittir. Büyük bir yapıttır. Kalıntıların, gymnasion veya Roma hamamı olabileceği de tartışılmaktadır. Geç dönemde ticari amaçlarla da kullanıldığı ve “Bedesten” adını da buradan aldığı sanılmaktadır.</p>
<p><strong>Akropol:</strong> Amasra’da Bedesten’in güneybatısındadır. Surlardan çok az bir kısmı ayaktadır. Burada bulunan bazı sütunlar Amasra Müzesi’nde sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Kaleler</strong></p>
<p><strong>Amasra Kalesi: </strong>İki ana kütleden oluşmaktadır. Boztepe Adası’nda ve Zindan Mahallesi’nde yer alan kütleler “Boztepe Kemeri” denilen bir köprü ile bağlanmaktadır. Boztepe’de yer alan ve “Sormagir Kalesi” de denilen yapı Roma dönemine aittir. Kalenin güney surları 200 m. olup, üzerinde 6 burç bulunmaktadır. Zindan Mahallesi’nde bulunan kısım ise 300 m. uzunluğunda ve 50 m. genişliğinde bir alan çevrelemektedir. Ortalama yüksekliği 17 m’dir. Amasra Kalesi özellikle Cenevizliler tarafından yoğun biçimde kullanılmış, 14. ve 15. yüzyıllarda ciddi onarımlar görmüştür.</p>
<p><strong>Camiler ve Kiliseler</strong></p>
<p><strong>Halilbey</strong><strong> Camii (Yukarı Cami):</strong> Bartın şehir merkezindedir. 1872 yılında Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Kubbesiz, dikdörtgen planlı, iki pencere ile aydınlanan kagir bir yapıdır.</p>
<p><strong>İbrahimpaşa</strong><strong> Camii (Orta Cami): </strong>yerler\ibrahimpasacami.jpg]Bartın çarşısındadır. Bosna Valisi İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapım yılı bilinmemekle birlikte 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilmektedir, 1864 ve 1897 yıllarında iki yangın geçirdiği, 1898 yılında yeniden yaptırılarak 1901 yılında ibadete açıldığı bilinmektedir. 1968 yılında deprem sonrası tamir görmüştür. 12’si büyük kubbenin etrafında olmak üzere 32 pencerelidir.Kare planlı, tek kubbeli ve tek minarelidir. Ana malzeme; köşelerde blok kesme taş, diğer kısımları moloz taştır. Altında 11 adet dükkân bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Fatih Camii : </strong>9. yüzyılda Amasra Kalesi içinde yapılmış eski bir Bizans kilisesidir. Amasra’nın fethi sırasında 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiştir.</p>
<p><strong>İçkale</strong><strong> Mescidi:</strong> Amasra Kalesi içinde, eski bir şapeldir. 15. yüzyılda mescide dönüştürülmüş, 1930 yılında ibadete kapatılmıştır.</p>
<p>9. yüzyılda çok itinalı bir tuğla-taş örgü sistemi ile yapılan şapel, 11×7 m. boyutlarındadır. Ambon tonozunda “İsa Peygamber’in Göğe Yükselişi” (Ascension) sahnesini hatırlatan izler; ambon, narteks ve duvarlarının ise, renkli ve dinsel konulu duvar resimleri (fresk) ile süslü olduğu görülmektedir. Ancak duvarlar ince bir sıva ile kapatıldığından, bu freskolar zamanla düşen sıva tabakaları altından yer yer ortaya çıkmakta ve tahribata uğradığı anlaşılmaktadır.</p>
<p><strong>Aya Nikolas Kilisesi:</strong> 1319 yılında Bartın merkezinde yaptırılan ve 1936 yılından itibaren bir süre elektrik santralı olarak kullanılan bu tarihi yapı, 1955 yılında restore edilmiş olup, kültür evi olarak hizmete açılmıştır.</p>
<p><strong>Diğer Tarihi Yerler</strong></p>
<p><strong>Amasra Küçüktepe Martyriumu:</strong> Uzun yıllar Roma ve Bizans yönetiminde kalan Amasra’nın, Ereğli ile birlikte Hıristiyanlığın gizlice örgütlendiği ve M.Ö. 1. yüzyıl sonları ile 2. yüzyılda bütün imparatorlukta etkisi hızla yayılan Hıristiyanlığın hayli taraftar bulduğu ilk yerlerden olduğu söylenmekte, 9. yüzyılda Kırım ile ilişkisi bulunan etkin bir başpiskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir.</p>
<p><strong>Yeraltı Çarşısı:</strong> Amasra’da bulunan ve Roma dönemine ait olduğu sanılan çarşının en önemli bölümü Tomaşkuyusu mevkiindedir. Bedestendeki yapı tekniklerinin aynen uygulandığı 17 m’lik bir ana galeri ile buraya açılan yaklaşık 50 odadan oluşmaktadır. Güneye ve batıya doğru gidildikçe antik şehir alanlarında yer yer geniş kanalizasyonlara ve kanalizasyon bacalarına rastlanır.</p>
<p><strong>Hisarkale</strong><strong> Mahzeni:</strong> Kurucaşile’de, tarihi Kromna kentinin merkezi olan Tekkeönü köyünün Hisarkale mevkiindedir. Tekkeönü Kalesi’ne ait kalıntılarla bütünleşen ve kale içinden denize kadar uzanan bir dehliz ile 7 adet kaya kuyusundan oluşmaktadır. Dönemi bilinmemekle birlikte kuyuların, Kromna halkınca savaşta erzaklarını saklamak için kullanıldığı, dehlizin gerektiğinde kaleden denize kaçış dehlizi olduğu ve denize açılan kapısının liman yapımı sırasında doldurulduğu söylenmektedir.</p>
<p><strong>Yat Limanları</strong></p>
<p>Amasra ve Kurucaşile limanları, yat gecelemelerine müsaittir. Kurucaşile, dağların suya değdiği ve dünyada yapılan ilk ahşap teknenin yüzdürüldüğü yer olarak bilinir. Şöhretini bugünde Türkiye’nin güzel ahşap guletlerinin yapıldığı yer olarak devam ettiriyor.</p>
<p><strong>Mağaralar</strong></p>
<p>Çakraz’daki Gürcüoluk mağarası ile Kayadibi’ndeki Sipahiler mağarası dikit, sarkıt, traverten ve soğan oluşumlarla muhteşem manzaralar sergilemektedir.</p>
<p><strong>Gürcüoluk</strong><strong> Mağarası</strong></p>
<p><strong>Plajlar</strong></p>
<p>Bartın’ın dik ve ormanlık yamaçlarını deniz ile buluşturan 59 km’lik sahil şeridi ve plajları yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Özellikle İnkumu Plajı deniz mevsiminin kısa olmasına rağmen (Haziran-Ekim arası) yoğun ilgi görmektedir. Bunun yanında Amasra, Çakraz, Kızılkum, Mogada, Güzelcehisar ve Bozköy bölgenin önemli diğer plajlarıdır.</p>
<p><strong>Sportif Etkinlikler</strong></p>
<p><strong>Doğa Yürüyüşü :</strong> Bartın yayları, ortalama 1000 metre yükseklikte yeşile bürünmüş ormanlar ve ortasında benek misali geçici ikamet yerleri, zengin flora ve fauna ve muhteşem manzaralar ile birer çekim alanıdır. Bartın, yeni parkurlar arayan doğa yürüyüşçülerine zengin seçenekler sunmaktadır.</p>
<p><strong>Avcılık :</strong> Bartın, zengin bir av ve yaban hayatına sahiptir. Sadece Bartın-Kastamonu Küre dağları Milli Parkı içerisinde, 40 memeli hayvan türü ile 129 kuş türüne rastlanmıştır. Bartın’da sezon boyunca kara avcılığına Uluyayla, Kurucaşile kırsal kesimi, Kayabaşı, Kayadibi, Büyükdüz, Sarıçicek, Kokurdan, Turanlar gibi yöreler olanak verir. Bölgede mevsimine göre ördek, kaz, bıldırcın, toy, üveyik, çulluk, geyik, tavşan ve yaban keçisi gibi av hayvanlarını bulmak mümkündür.</p>
<p><strong>Olta Balıkçılığı :</strong> Bartın sahillerinde bol miktarda bulunan mezgit, istavrit, çinakop, lüfer, kefal, kalkan, palamut, zargana, karagöz gibi balık türlerinin, değişik olta teknikleriyle yakalamak mümkündür.</p>
<p><strong>Sualtı Dalış Merkezleri :</strong> Karadeniz’in Bartın’a ait bölümü kristal duruluğunda ve turkuvaz renkli suların da, batık zenginlikler bulundurur.</p>
<p><strong>Milli Parklar</strong></p>
<p>Bartın-Kastamonu Küre Dağları Milli Parkı</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Ortalama yüksekliğin 2500 metre olduğu Bartın’da, sahilden iç kısma doğru göreceli yükseltilerden Küre dağları en önemlisidir. Bartın’a ismini veren Bartın nehri (Parthenious) 14 kilometre uzunluktadır. Uluyayla, Ardıç, Kalkanlı ve Zoni (Arıt) ilin önemli yaylalarıdır.</p>
<p>Bartın’ın yüzde 46’sını ormanlar oluşturur. Bartın’da kışları yağışlı, yazları ılıman geçen Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Bartın, Karadeniz Bölgesi’nin batı bölümünde yer almaktadır. Bartın ve çevresine ilk yerleşenler hakkında kesin bilgiler bulunmamakla beraber, yörenin ilk yerleşenlerinin yöreye M.Ö. 14. yüzyılda gelen Gaşkalar olduğu düşünülmektedir. Hitit İmparatorluğu’nun önemli bir güç haline gelmeye başlamasıyla beraber bölgedeki Gaşka hâkimiyeti sona ermiştir. Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Lydialılar, Persler, Makedonyalılar, Bithynia Krallığı ve Romalılar yöreye hâkim olmuşlardır. Roma döneminde, Bartın’ın askeri ve ekonomik nedenlerden dolayı önem kazandığı bilinmektedir. Roma İmparatorluğu M.S. 395’te ikiye ayrıldığında yörenin Doğu Roma toprakları içerisinde kaldığı görülür. Bu dönemden sonra yörede Bizans etkinliğinin sürdüğü, 13. yüzyılda Türklerin Anadolu’ya gelmesinden sonra Bartın ve çevresinin Candaroğulları Beyliği’nin hâkimiyetine girdiği bilinmektedir.</p>
<p>1395’te Yıldırım Bayezid, Bartın’ı Candaroğulları Beyliği’nden almakla beraber Amasra’da bulunan Ceneviz kolonisi tesirini sürdürmüş, Amasra 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir.</p>
<p>Bartın, 1924’te Zonguldak’ın ilçesi, 1991’de ise il olmuştur.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Bartın yemekleri etli, sebzeli, sütlü, hamur işli ve zeytinyağlı yemekler ile pilav, çorba ve tatlı çeşitlerinden oluşur. Dikkati çeken başka bir husus ise aynı türe ait yiyeceklerden pek çok çeşidin olmasıdır. Örneğin, ondan fazla dolma ve pilav çeşidine rastlanır. Bartın mutfağı ile ilgili yapılan araştırmalarda, yüzden fazla çeşide rastlanmıştır ve bu durum açıkça yöre mutfağının zenginliğini ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Bartın’dan Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Pum</strong><strong> Pum Çorbası</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>10 yemek kaşığı mısır unu,</p>
<p>150 gr. margarin veya 1 fincan zeytinyağı,</p>
<p>50 gr. kıyma,</p>
<p>pastırma veya sucuk,</p>
<p>2 dilim ekmek,</p>
<p>6 su bardağı su,</p>
<p>1 yemek kaşığı salça,</p>
<p>1 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri,</p>
<p>1 tatlı kaşığı tuz ve karabiber.</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Bir tencereye mısır unu ve su konularak karıştırılır. Ateşe konulup bir süre kaynatılmaya devam edilir. Ayrı bir tavada da kıyma ile küp şeklinde doğranmış 1 dilim ekmek yağda kavrulur ve kaynamakta olan çorbanın içine katılır (Arzu edilirse bir su bardağı süt ilave edilebilir. Süt ilave edilecekse un bir kaşık artırılır). Tuz ve karabiber konulup bir süre daha kaynatıldıktan sonra ateşten alınır. Üzerine, küp küp doğranıp yağda kızartılan ekmek ile salçayla yapılan sos ve rendelenmiş kaşar peyniri serpilerek sıcak servis yapılır.</p>
<p><strong>Yumurtalı Isput</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>1 kg. ısbut,</p>
<p>100 gr. margarin,</p>
<p>3-4 adet yumurta,</p>
<p>2 baş soğan,</p>
<p>50 gr. kıyma veya pastırma,</p>
<p>yeterince tuz ve karabiber.</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Isbutlar iyice yıkanır, atık kısımları kesilip ayıklandıktan sonra 2 cm. uzunluğunda olabilecek şekilde doğranır. Tencereye konulan ısbutların üzerini örtecek kadar su konularak ateşte pişirilir. Haşlana ısbutlar ılıyınca avuç içinde sıkılarak başka bir kaba alınır. Ayrı bir tencerede de yağ eritilerek önce doğranan soğanlar kızarıncaya kadar birlikte kavrulur. Bu kez diğer kaptaki ısbutlar soğan veya kıyma tenceresine konularak birkaç dakika daha kavrulduktan sonra içine yumurtalar kırılıp yeterince tuz ve karabiber ilave edilerek karıştırılır.Yumurtalar pişince yemek ateşten indirilir. Sıcak olarak servis yapılır.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Bartın’da el dokuma ürünleri, özellikle tel kırma yazmaları ve ahşap baskı yazmaları ülke çapında ün yapmıştır. Amasra ilçesi ahşap ve dokuma hediyelik eşya yönünden çok gelişmiştir. Kurucaşile, ülkede en özenli gulet yapım yeri olarak bilinir.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Bartın Valiliği http://www.bartin.gov.tr</p>
<p>Bartın İl Telekom Müdürlüğü http://www.ttbartin.telekom.gov.tr</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Amasra’da balık ve salata yemeden</p>
<p>Bozköy ve Çakraz’da denize girmeden</p>
<p>Doğa yürüyüşlerine katılmadan.</p>
<p>Özgün bir Bartın evi görmeden,</p>
<p>Bartın Çilek Festivali Kültür ve Turizm Etkinliklerini görmeden,</p>
<p>…..Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bartin-hakkinda-bilgi_2397.html' addthis:title='Bartın Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbartin-hakkinda-bilgi_2397.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bartin-hakkinda-bilgi_2397.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Batman Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/batman-hakkinda-bilgi_2395.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/batman-hakkinda-bilgi_2395.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:53:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Batman Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Batman Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Batmanın Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Batmanın Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Batmanın İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Batmanın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2395</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü : 4.654 km² Nüfus :406.000 (1997) İl Trafik No : 72 Dicle’nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişi koruyan Batman ve antik kenti Hasankeyf, bini aşkın mağaralarıyla, tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır. İLÇELER Batman ilinin ilçeleri; Beşiri, Gercüş, Hasankeyf, Kozluk ve Sason’dur. GEZİLECEK YERLER HASANKEYF Diclenin kıyısında, zamanında medreseler, rasathane, darüşşifa ve diğer eğitim [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/batman-hakkinda-bilgi_2395.html' addthis:title='Batman Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü :</strong> 4.654 km²</p>
<p><strong>Nüfus :</strong>406.000 (1997)</p>
<p><strong>İl Trafik No :</strong> 72</p>
<p>Dicle’nin aktığı topraklarda zengin tarihi geçmişi koruyan Batman ve antik kenti Hasankeyf, bini aşkın mağaralarıyla, tarihsel anıtlarıyla bir doğa harikasıdır.</p>
<p><strong>İLÇELER</strong></p>
<p>Batman ilinin ilçeleri; Beşiri, Gercüş, Hasankeyf, Kozluk ve Sason’dur.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>HASANKEYF</strong></p>
<p>Diclenin kıyısında, zamanında medreseler, rasathane, darüşşifa ve diğer eğitim kurumlarıyla bölgenin ilim ve kültür merkezi olan Hasankeyf, ulaşım yolları ve ticaret merkezlerinin yer değiştirmesiyle günümüzde önemini yitirmiştir.</p>
<p>İlçe, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında bütünüyle sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. GAP projesi kapsamında bulunan Ilısu Barajı nedeniyle bu tarihsel yapılar bütünüyle sular altında kalacaktır. Bu konuda çalışmalar Kültür Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.</p>
<p>Tarihçe: Hasankeyf’in ne zaman kurulduğu tam olarak bilinememektedir. Şehrin jeopolitik yapısı çok eski bir yerleşim merkezi olduğu ihtimalini kuvvetlendirmektedir.Bugün bile zaman zaman bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağaralar, insanların çok eski çağlarda burada yerleştiklerini göstermektedir.</p>
<p>Mevcut bilgilere göre, Hasankeyf kalesinin kurulması, MS. 4′üncü yüzyıla rastlamaktadır. Bu yüzyıl ortalarında, Diyarbakır çevresini ele geçiren Bizans İmparatoru Konstantinos, bölgeyi korumak amacıyla iki sınır kalesi inşa ettirmiştir. Bu iki kaleden birisi Hasankeyf Kalesidir.Kale, Sasanilere karşı siyasi bir önem kazanınca, daha sağlam bir şekilde yeniden tahkim edilmiştir. Hasankeyf, MS. 639 yılında Emeviler tarafından fethedilmiştir. Bu tarihten sonra; Abbasiler, Hamdaniler. Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ye Osmanlılar hakimiyet kurmuşlardır. Hasankeyf en parlak dönemini Artuklular döneminde yaşamıştır. Merkezde bu dönemden kalan pek çok tarihi eser mevcuttur.</p>
<p>İklim: Bölgeye hayat veren Dicle Nehri, yörenin iklimini de etkilemektedir. Nehir kış aylarının ılıman geçmesini sağlamaktadır. Ortalama sıcaklık 25° C olup en yüksek ortalama ısı 40-43° C, en düşük ortalama ısı 6-8° C arasında değişmektedir.</p>
<p><strong>Av Turizmi</strong></p>
<p>Kentte en çok avlanan hayvanlar tavşan, keklik, bıldırcın, toykuşu, tahtalı güvercin, yabani ördek, kaz, su samuru, sansar, porsuktur. Bunların dışında Raman dağında dağ koyunu, Kozluk-Sason ilçelerinde dağ keçisi bulunmaktadır.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Batman ilinin, kuzey ve kuzeydoğusu yüksek, sarp ve dağlık olup güneyi ise dağlık ve engebelidir. Dicle nehri batıdan doğuya akarak il topraklarının içinden geçer. Batman çayı, Batman-Diyarbakır il sınırını çizerek Dicle nehri ile birleşir.</p>
<p>4000′i aşkın mağaranın bulunduğu bu bölge dünyada benzeri az bulunan bir doğa harikasıdır.</p>
<p>Batman’da karasal iklim hüküm sürmektedir. Bölgede yazları sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Batman, İluh adlı bir köy iken 1937 yılında bucak olmuştur. Adı 1950 yılında Batman Çayı’ndan dolayı Batman olmuştur. 1957 yılında Siirt iline bağlı ilçe olan Batman, 1990 yılında il olmuştur.</p>
<p><strong>NE YENİR</strong></p>
<p>Bol yağlı et yemekleri, hamur işleri, yöreye özgün çorbalar, tiftik kıçıl denilen ve çamurdan yapılmış ocaklarda pişirilen tandır ekmeği ve taş ekmeği Hevranın tadına doyum olmaz.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Dokumacılık, parlak ipek sim işlemeli kumaşlar, oya, dantel ve kanaviçe işlemeleri, yün patik, çeşit çeşit renklerde yöreye özgü motifli yün çorap çoraplar yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Batman Belediyesi http://www.batman-bld.gov.tr/</p>
<p>Hasankeyf İlçesi http://www.hasankeyf.gov.tr/</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/batman-hakkinda-bilgi_2395.html' addthis:title='Batman Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbatman-hakkinda-bilgi_2395.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/batman-hakkinda-bilgi_2395.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayburt Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/bayburt-hakkinda-bilgi_2393.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bayburt-hakkinda-bilgi_2393.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:51:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburtun Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburtun Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburtun İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburtun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburtun Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2393</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 3.652 km² Nüfus: 107.330 (1990) İl Trafik No: 69 Bayburt Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Erzurum-Trabzon tarihi İpek Yolu üzerindedir. Marco Polo ve Türk seyyah Evliya Çelebi bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh nehrinin kıyısında bulunan şehrin tarihi M.Ö. 3000′lere kadar uzanır. İLÇELER Bayburt ilinin ilçeleri Aydıntepe ve Demirözü ‘dür. Aydıntepe: Bayburt il merkezinin 24 [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bayburt-hakkinda-bilgi_2393.html' addthis:title='Bayburt Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 3.652 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 107.330 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 69</p>
<p>Bayburt Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Erzurum-Trabzon tarihi İpek Yolu üzerindedir. Marco Polo ve Türk seyyah Evliya Çelebi bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh nehrinin kıyısında bulunan şehrin tarihi M.Ö. 3000′lere kadar uzanır.</p>
<p><strong>İLÇELER</strong></p>
<p>Bayburt ilinin ilçeleri Aydıntepe ve Demirözü ‘dür.</p>
<p><strong>Aydıntepe</strong><strong>:</strong> Bayburt il merkezinin 24 km. kuzey batısında kendi adı ile anılan ovanın kuzeyindedir. Türk İslam döneminden kalma en önemli eserler, Gümüşdamla köyünde bulunan tarihi kemer köprü ve ilçe merkezinde bulunan medrese kalıntıları ve merkez camidir.</p>
<p><strong>Demirözü</strong><strong>:</strong> Tarihi savaşın yapıldığı Otlukbeli tepesi bu ilçededir. Demirözü merkezinde klasik dönemden kaldığı sanılan yapı kalıntıları, ilçeye bağlı Bayrampaşa köyü civarındaki (Evcikler) Tepesi Höyüğü ve Gökçedere kasabasında (Pulur) Höyüğü ilk tunç çağına ait çanak çömlek bulunması ile önem kazanmaktadır.</p>
<p><strong>NASIL GİDİLİR</strong></p>
<p><strong>Karayolu:</strong> Karadeniz Bölgesini Doğu Anadolu’ya bağlayan Çin-Trabzon Tarihi İpek yolu güzergahı üzerinde olan Bayburt İlinin ulaşımı kara yolu ile yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Havayolu:</strong> Erzurum Uluslararası Hava limanına 60 dak.,Trabzon Uluslararası Havalimanına120 dak. mesafededir.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Müzeler ve Örenyerleri</strong></p>
<p><strong>Aydıntepe</strong><strong> Yeraltı Şehri</strong></p>
<p>Bayburt’un kuzeybatısında dağlık yöredeki bucak merkezi Aydıntepe’de yer alan kent, tüf içerisinde, yüzeyden 2-2.5 m derinde başka yapı malzemesi kullanmadan ana kayaya oyulmuş galeriler, tonozlu odalar ve bu odaların açıldığı daha geniş mekanlardan oluşmaktadır. Yaklaşık 2 ile 2.5 m yüksekliğinde tonoz örtülü galeriler yer yer her iki yana genişlemektedir. Kareye yakın planlı odalar bu mekana açılmaktadır, ayrıca gözetleme mekanlarının oluşturduğu havalandırma amaçlı konik biçimdeki deliklerin, galeri odalarını aydınlatmak için de kullanıldığı gözlenmektedir. Günümüzde kazı çalışmaları devam edilen kent hakkında şu an ileri sürülen iki görüş mevcuttur.</p>
<p>Bunlardan birincisi kentin bölgede daha önce sözü edilen Halde Şehrine ait olduğu ve eski ismi Hart (Aydıntepe) olan ilçenin isminin de “Halt”tan geldiği görüşüdür. Diğer görüş ise; Hart’ta bu yeraltı kentinden başka Geç Roma-Erken Bizans devirleri arasında yer alan bir mezarın ortaya çıkarılması dolayısıyla, Hıristiyanlığın henüz yerleşmediği bir devirde bu bölgenin bir sığınak teşkil ettiği, Romalılar tarafından kovulan ilk Hıristiyanların bu bölgeye geldikleri ve sığındıkları, yeraltı kentinin de bu Erken Hıristiyanlık dönemine ait olabileceğini iddia etmektedir.</p>
<p><strong>Çiftetaş</strong><strong>-II Tepesi</strong></p>
<p>Çiftetaş köyünde bulunan tepe doğal varlık olarak tespit edilmiş 1993-1995 yıllarında kazı çalışmaları yapılmış buluntular Erzurum Arkeoloji Müzesi Bayburt bölümünde</p>
<p><strong>Kaleler</strong></p>
<p><strong>Bayburt Kalesi</strong></p>
<p>Kent merkezinin kuzeyinde yer alan kalenin yapımıyla ilgili bilgiler kesin değildir. Yerel prens ve krallıkların savaşımlarında önemli bir rol oynayan kalenin M.S. 58’de yapıldığı tahmin edilmektedir. Roma, Bizans, Arap ve Komnenos egemenliklerinde kalan yapı, pek çok kez onarılmıştır. Bizans tarihçisi Prokopius, Bayburt ve Aeron kalelerinin Bizans İmparatoru Iustinianus döneminde yaptırıldığını bildirmektedir. Kalede Saltuklular döneminde başlatılan ve Erzurum Meliki Tuğrul Şah tarafından tamamlanan (1200-1230) onarım çalışmaları ile ilgili yazıtlar bulunmaktadır.</p>
<p>Sağlam kalan Selçuklu ve Osmanlı yazıtlarıyla, dönemini aydınlatan önemli yapılardan biri olan Bayburt Kalesi ve çevresinin bir düzenleme projesi yapılmış ve uygulama aşamasına gelinmiştir. Restorasyon çalışmaları ise halen devam etmektedir.</p>
<p><strong>Saruhan</strong><strong> Kalesi</strong></p>
<p>İl merkezine yaklaşık 40 km. mesafedeki Saruhan köyünde bulunan kalenin, Gümüşhane ve Bayburt bölgesine savunma ve gözetleme amaçlı yapılan 70 kaleden biri olduğu sanılmaktadır. Kale bir tepeye inşa edilmiş olup, duvarları günümüze kadar fazla hasar görmeden ulaşabilmiş, ancak zaman içinde özgün niteliğini yitirmiştir.</p>
<p><strong>Cami ve Türbeler</strong></p>
<p><strong>Ulu Cami</strong></p>
<p>Bayburt kent merkezinde bulunan cami Selçuklu yapısıdır. İç mekanda bulunan beş yazıtta, yapımı ile ilgili bilgi verilmektedir. Dikdörtgen biçimindeki ana mekan, mihrap yönüne dikey sekiz kalın payeyi bağlayan geniş kemerlerle üç nefe bölünmüştür. Bu plan tipi, Selçuklulardan sonra Beylikler döneminde de uygulanmıştır. Orta nef kubbeli bir mekanla son bulmaktadır. Dıştan düz toprak damlı olan cami pek çok onarım görmüşse de ana planını koruyabilmiştir.</p>
<p><strong>Pulur</strong><strong> (Ferahşad Bey) Camii ve Medresesi</strong></p>
<p>Demirözü ilçesi sınırları içinde yer alan Gökçedere beldesi merkezindedir. 16. yüzyılda inşa edilmiş Ferahşad Bey yapılar topluluğunun cami, medrese, han, hamam, imaret ve konuk evinden oluştuğu bilinmektedir. Bunlardan han, imaret ve konuk evinden hiçbir iz kalmamıştır.</p>
<p>Medresede 18. yüzyıl sonlarında Akkoyunlu Süleyman Bey tarafından yenilenme çalışmalarının yaptırıldığı sanılmaktadır. “L” biçimindeki yapı, beş bölümlüdür. Tüm bölümlerin kapıları avluya açılmaktadır. Avluya açılan kapı ve pencere kemerleri Farsça yazılıdır. Odalarda nişlerle süslenmiş ocaklar ilginç bir görünüm sergilemektedir.</p>
<p><strong>Kutluğ</strong><strong> Bey Camii</strong></p>
<p>Merkez ilçeye bağlı, Bayburt-Köse yolu üzerinde ve il merkezine yaklaşık 30 km. mesafede bulunan Çayıryolu köyündedir. 14. yüzyılın ikinci yarısında Fahreddin Kutluğ Bey tarafından yaptırılmıştır. Kapı üzerindeki yazıttan 1550’de onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Yapı açık bir avludan geçilen toprak damlı, son cemaat yeri ve dört kalın ağaç direkle mihrap yönüne koşut üç nefe ayrılan ana mekandan oluşmaktadır. Yalın bir görünüşe karşılık, içte ahşap gerecin değişik biçimlerde değerlendirildiği gözlemlenmektedir.</p>
<p><strong>Y. Hınzevrek Camii</strong></p>
<p>Demirözü ilçe merkezinin hemen kuzeyinde bulunan Çatalçeşme köyündedir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Akkoyunlular döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Son cemaat yeri eğimli bir çatıyla örtülü olan caminin minare kaidesi kesme taştan, silindirik gövdesi ise tuğladan yapılmıştır. Kare planlı ana mekanı örten kubbe yıkılmış,ü yerine dört ahşap ayağa oturan, ortası kırlangıç kubbeli bir ahşap örtü yapılmıştır. Nişleri mukarnas süslemeli olan mihrabın kemeri bitkisel ve geometrik motiflerle bezenmiştir.</p>
<p><strong>Zahid</strong><strong> Efendi Camii</strong></p>
<p>İl merkezinde bulunan cami, Osmanlı döneminde (1514-1515) Zahid Efendi tarafından yaptırılmıştır. Klasik Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilen yapı birkaç kez onarım görmüş, ancak aslına uygun olarak yapılmayan bu onarımlar sonrasında özgünlüğünü yitirmiştir. Çatısı saç kaplama malzemesiyle kaplanmış olan cami günümüzde ibadete açıktır.</p>
<p><strong>Şehit Osman Türbeleri</strong></p>
<p>Bu türbelerin, Saltukoğulları komutanlarından Mengücük Gazi’nin erkek kardeşi Osman Gazi ve kız kardeşine ait olduğu bilinmektedir. Bayburt merkezinin batı yanını kapayan 1682 m. rakımlı tepe üzerinde yapılmışlardır. Türbelerin yanında bulunan mezar taşlarının 600-700 senelik oldukları sanılmaktadır.</p>
<p><strong>Kutluğ</strong><strong> Bey (Sünür) Türbesi</strong></p>
<p>Merkez ilçeye bağlı, Bayburt-Köse yolu üzerinde ve il merkezine yaklaşık 30 km. mesafede yer alan Çayıryolu köyünde bulunan türbe Kutluğ Bey Camii’nin 30 m. doğusunda, mezarlığın içinde bulunmaktadır. Yazıtında, Tur Ali Bey oğlu Kutluğ Bey’in adı okunmaktadır. Kutluğ Bey’in 1389’da öldüğü düşünülerek türbenin 14. yüzyılın sonlarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Kesme taştan, sekiz köşeli olarak inşa edilen yapının kubbesi yıkılmıştır. Duvarlarda, içten kemerli nişlerle devinim sağlanmıştır. Yarım daire biçimli mihrap, yuvarlak kemerlidir. Kubbenin çinilerle süslü olduğu camiyle türbe arasında revaklı medrese odalarının bulunduğu bilinmekle birlikte, bunlardan günümüze bir iz kalmamıştır. Türbenin büyük kısmı yıkılmış, sadece duvarları ayakta kalabilmiştir. Halk arasında Tur Ali Bey Türbesi olarak da bilinmektedir.</p>
<p><strong>Abdulvahab</strong><strong> Gazi Türbesi</strong></p>
<p>Merkez ilçeye bağlı ve Bayburt-Gümüşhane yolunun yaklaşık 35. km’sinde yeralan Erenli köyünün hemen altındadır. 7. yüzyılda yaşayan ve kahraman olarak tarih kitaplarına geçen, halk arasında saygın kişiliği olan Abdulvahab Gazi’ye aittir. Günümüzde ayakta olup, ziyarete açıktır.</p>
<p><strong>Hanlar ve Hamamlar</strong></p>
<p><strong>Bent Hamamı</strong></p>
<p>Çoruh Nehri kıyısında, Bayburt Kalesi’nin güneydoğu eteğinde bulunan hamam, 16. yüzyılda Akkoyunlu Hacı Ferahşad Bey tarafından yaptırılmıştır. Dış kısmı çeşitli kereler onarım gören yapının iç kısmı halen özgünlüğünü korumaktadır. Klasik dört eyvanlı hamam planı ile yapılmış olan hamamın soyunmalık bölümü dört sütuna oturan ortası aydınlık fenerli kubbeyle örtülüdür. Ilıklık bölümü ise uzun bir beşik tonozdan oluşmaktadır. Halvet bölümündeyse, ortada bir kubbe, dört yönde sivri beşik tonozlu eyvanlar, köşelerde kubbeli halvet odaları yer almaktadır. Merkezi kubbeye pandantiflerle, köşe kubbelerine Türk üçgenleriyle geçiş sağlanmıştır. Yapı günümüzde de hamam olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Paşaoğulları</strong><strong> (Kondolotlar) Hamamı</strong></p>
<p>Bayburt kent merkezinde bulunan ve birkaç kez onarılan hamamın yapım tarihi ile ilgili bilgiler kesin değildir. Sıcaklık bölümü, klasik haç biçimli dört eyvanlı hamamlar planındadır. Kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Köşe odaları kubbeli tonozla, ılıklık beşik tonozla örtülüdür.</p>
<p><strong>Meydan (Çarşı) Hamamı</strong></p>
<p>Bayburt kent merkezinde bulunmaktadır. Kadı Mahmud Çelebi Vakfı olarak bilinmektedir. Merkez planlı, yıldız biçimli 6 eyvanlı sıcaklık bölümü dışında özgünlüğünü yitirmiştir. Hamam günümüzde de kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Hanlar</strong></p>
<p><strong>Taşhan</strong></p>
<p>İl merkezinde bulunan Ulu Cami’nin yakınında, çarşı içindedir. Yangından sonra yazıtları yok olduğundan, ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. Birbirinden ayrı üç bölümden oluşan hanın ana mekanı kare planlıdır. Orta payeden dört yöne uzanan sivri kemerlerle dört bölüme ayrılmış, her bölüm kubbelerle örtülmüştür. Ana mekanın batısındaki, dar dikdörtgen biçimli ikinci bölüm art arda dizilen kubbe ve tonozlarla örtülüdür.</p>
<p><strong>Mağaralar</strong></p>
<p><strong>Helva Köyü Buz Mağarası</strong></p>
<p>Masat Vadisi’nin güneyinde Helva köyünde yer almaktadır. İl merkezine 33 km. mesafede bulunan mağaranın içinde buzdan oluşmuş sarkıt ve dikitler görülebilmektedir. Köy halkı tarafından değişik zamanlarda soğuk hava deposu olarak kullanılmış olan mağara, buz oluşumlarının değişik şekillerini yansıtması bakımdan dikkat çekicidir.</p>
<p><strong>Çımağıl</strong><strong> Mağarası</strong></p>
<p>İl merkezine yaklaşık 35 km. uzaklıktaki Aşağı Çımağıl köyünün Taşındibi Mahallesi’nde yer alan mağaraya Taşındibi Mahallesi’nden sonra yaya olarak yaklaşık bir saatlik bir yolculuk sonrasında ulaşılabilmektedir. Ancak 884 m. uzunluğundaki bölümü incelenebilen Çımağıl Mağarası 11 bölümden oluşmakta ve tavan yüksekliği yer yer 30 m’yi bulmaktadır. Mağarada küçük su birikintileri bulunmakta, sarkıt dikitleri ve doğal yapısıyla gerçekten görülmeye değer manzaralar oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>Yaylalar</strong></p>
<p>Bayburt Yaylaları Kop Dağı Turizm Merkezi-Kop Dağı Yaylası, Sultan Murat Yaylası</p>
<p><strong>Sportif Aktiviteler</strong></p>
<p><strong>Avcılık</strong></p>
<p>İlde avcılık gelişmiş olup, bu yönde bir avcılık ve atıcılık kulübü bulunmaktadır. Kara av hayvanları avcılığı olarak özellikle kış mevsimi oldukça uygundur.</p>
<p>Trekking İli kuşatan Kemer, Soğanlı, Haldizen, Kırklar, Köse, Coşan, Kop, Otlukbeli, Divanyolu, Sarıçiçek dağları 2000-3000 metrenin üzerinde dağlar olup, bu alanlar atlı, dağ ve doğa yürüyüşüne elverişlidir.</p>
<p><strong>Olta Balıkçılığı</strong></p>
<p>Çoruh Nehri ve kolları, tatlı su ürünleri balıkçılığına oldukça elverişli imkânlar sunmaktadır. Masat, Kopuz, Beşpınar, Ozansu, Yoncalı, Yazyurdu, Kılıçkaya ve Çatıksu dereleri alabalık yönünden; Oruçbeyli, Sakızlı, Saraycık, Danişmend, Eymür, Gökçedere gölleri ise sazan balığı yönünden zengindir.</p>
<p><strong>Akarsu Turizmi, Kano ve Rafting</strong></p>
<p>Bir kolu Mescit dağlarından, diğer bir kol da Otlukbeli dağlarından çıkarak iki kol halinde ilin sınırları içerisinde Dikmetaş köyü altında birleşen Çoruh nehri debi bakımından ülkemizin en önemli akarsularından biri olup, bu özelliği nedeniyle su sporlarına çok elverişlidir. Dikmetaş köyünden başlayarak Çoruh nehrinin il sınırlarını terk ettiği Aslandede köyüne kadar olan kısmında su sporlarından kano ve rafting yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Kayak</strong></p>
<p>Kop Dağı “Turizm Merkezi” ilan edilmiş ve bu merkez üzerinde “Kop Dağı Kayak ve Kış Sporları Merkezi “planlama çalışmaları Turizm Bakanlığınca yapılarak bitirilmiştir.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Doğu Karadeniz Dağları</p>
<p><strong>Diğer Tarihi Yerler</strong></p>
<p><strong>Sırakayalar</strong><strong> Şelaleleri</strong></p>
<p>Merkeze bağlı Sırakayalar köyünde biri köyün girişinde,diğeri köyün içinde olmak üzere iki tanedir. Şelalelerin çevresi bölge halkınca yaz aylarında mesire ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Sahip olduğu eşsiz olağan güzelliklerin içerisinde şelalelerin yeri ve önemi oldukça fazladır.</p>
<p><strong>Korgan</strong><strong> Köprüsü</strong></p>
<p>Bayburt-Gümüşhane yolunun yaklaşık 25. km’sinde ve Merkez ilçeye bağlı Akşar beldesinde bulunan yapı, iki gözlü ve sivri kemerlidir. Kesme taştan kemerler, korkuluk taşları ve kemer arası taşlar sağlam durumdadır. Klasik Osmanlı dönemi köprülerinden olup, günümüzde de kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Saat Kulesi</strong></p>
<p>Saat Kulesi, Bayburt kent merkezinde valilik konağının yakınında olup, 1924 yılı Cumhuriyet Bayramı’nda açılmıştır. Bayburt taşından, yine Bayburtlu ustalar tarafından yapılan saat kulesi, Çorum Saat Kulesi’nin bir benzeridir. Kuleye takılan 4 adet saat ve makine aksamı Almanya’dan getirilmiştir. Kulenin zeminden yüksekliği 21 m. olup, şerefesine 41 basamaklı bir merdiven yoluyla çıkılmaktadır.</p>
<p><strong>Kop Şehitleri</strong></p>
<p>Abidesi Bayburt-Erzurum yolunun yaklaşık 40. km’sinde, karayolunun hemen kenarında yer almaktadır. Kop Şehitleri Abidesi, 1916 yılında Kop Geçidi’nde ve Çoruh Havzası’nda düşmana direnen ve bu direnişte şehit olan askerlerin anısına 1963 yılında Kop Dağı’nın zirvesine yapılmıştır. Abide yapımında, genelde kesme taş ve yer yer beton ile mermer kullanılmıştır.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Doğu ve güneydoğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde Erzincan illeri ile çevrili Bayburt, Anadolu’nun kuzeydoğusunda Çoruh Nehri kenarında ve denizden 1550 m. yükseklikte kurulmuştur.</p>
<p>Bayburt’ta Doğu Karadeniz iklimi ile Doğu Anadolu iklimi arasında, karasal özellikleri ağır basan bir geçiş iklimi hüküm sürmektedir. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve yağışlı geçmektedir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Bayburt’un tarihi M.Ö. 3000′li yıllara kadar uzanmaktadır. Şehir, Azziler tarafından kurulmuştur. Bayburt, Med, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Saltuklu, Danışmend, Selçuklu, Akkoyunlu, Safevi ve Osmanlıların egemenliğinde kalmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Erzurum’a, 1927 yılında Gümüşhane’ye bağlı il olmuştur.</p>
<p><strong>NE YENİR</strong></p>
<p>Bayburt yöresel yemeklerinde görülen genel özellik, un ve una bağlı yemeklerle, etli yemeklerin sebze ve zeytinyağlı yemeklerden çeşit olarak daha fazla oluşudur. Yörenin yemeklerinin bazıları; tel helvası, tatlı çorba, galaçoş, ekşi lahana, lor dolması, yalancı dolmadır.</p>
<p><strong>Bayburt’tan Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Galacoş</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Malzemeler :</strong></p>
<p>250 gr Yeşil mercimek</p>
<p>500 gr kıyma</p>
<p>200gr tereyağı</p>
<p>1 Adet Büyük Boy soğan</p>
<p>2 kaşık salça</p>
<p>3 su bardağı süzme yoğurt veya kurut</p>
<p>2 adet pide veya ev ekmeği</p>
<p><strong>Yapılışı :</strong></p>
<p>Mercimekleri 2,5 su bardağı suda hafif diri kalacak şekilde haşlayarak süzülür.Bir kenarda bekletilir.Soğanlar küçük küçük kıyılır. Yağda kavrulur.Kıyma ilave edilerek 5 dakika süreile karıştırarak kavrulur. Mercimek salça ilave edilir.Tuz ve karabiberde ilave edilerek lezzetlendirilir. Servis tabağına pideler doğranır. Kıymlı karışım ekmeklerin üzerine dengeli bir şekilde yayılır.Ezilmiş süzme yoğurt üzerine dökülür.Yağ kızdırılarak yemeğin üzerine gezdirilir.Servis yapılır.</p>
<p><strong>NE ALINIR</strong></p>
<p>Bayburt’ta bakır işlemeciliği, kilim ve ehram dokumacılığı önemlidir. Özellikle üretilen kilim motifleri Bayburt’a ait ve orijinaldir. Ayrıca, ehram dokumaclığı da yöreye özgü bir dokumadır. Ehramdan yapılan yelek, masa örtüsü, yatak örtüsü, seccade, perde ve kravat gibi eşyalar ilgi çekicidir.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Bayburt Valiliği http://www.bayburt.gov.tr/</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>20 Mayıs-5 Haziran tarihlerinde Bayburt’u ziyaret etmiş iseniz Kırkpınar Köyünde doktor yılanları görmeden,</p>
<p>Temmuz ayının üçüncü haftasında ile gelmiş iseniz “Dede Korkut Kültür-Sanat Şöleni’ne” katılmadan,</p>
<p>Vilayet Ormanını gezmeden,</p>
<p>Kefenli Kebap, Gındırlama Köftesi yemeden,</p>
<p>….Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bayburt-hakkinda-bilgi_2393.html' addthis:title='Bayburt Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbayburt-hakkinda-bilgi_2393.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bayburt-hakkinda-bilgi_2393.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilecik Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/bilecik-hakkinda-bilgi_2390.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bilecik-hakkinda-bilgi_2390.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik Turistik Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik Yemekleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2390</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 4.307 km² Nüfus: 175.526 (1990) İl Trafik No: 11 Bilecik ili, Marmara Bölgesi’nin güney doğusunda; Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege Bölgelerinin kesim noktaları üzerinde yer alır. İlin bilinen en eski isimleri arasında Agrilion ve Belekoma vardır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu’ nun doğduğu topraklardadır. Sakarya ırmağının etrafında kurulan ve göletleri ve derelerinin zenginliği [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bilecik-hakkinda-bilgi_2390.html' addthis:title='Bilecik Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü: </strong>4.307 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 175.526 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 11</p>
<p>Bilecik ili, Marmara Bölgesi’nin güney doğusunda; Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege Bölgelerinin kesim noktaları üzerinde yer alır. İlin bilinen en eski isimleri arasında Agrilion ve Belekoma vardır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu’ nun doğduğu topraklardadır. Sakarya ırmağının etrafında kurulan ve göletleri ve derelerinin zenginliği ile tanınan yöre antik çağlardan günümüze tarihin izlerini taşır.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Bilecik ilinin ilçeleri; Bozüyük, Gölpazarı, İnhisar, Osmaneli, Pazaryeri, Söğüt ve Yenipazar’dır.</p>
<p><strong>Bozüyük:</strong> Bozüyük Frigler döneminde oluşmuş bir yerleşim merkezidir. 1908’den sonra Ertuğrul Livası’na bağlanarak Kaza merkezi yapılmıştır. Bozüyük Bilecik’in il olması ile birlikte 1924 yılında ilçe statüsüne kavuşturulmuştur.</p>
<p><strong>Gölpazarı :</strong> Bizanslılar döneminde Harmankaya Tekfurluğu’na bağlı olan Gölpazarı, Osman Gazi tarafından alınmıştır. Gölpazarı kuruluşundan itibaren sıra ile Resulşel, Dönen ve Akçaova (Akçaoba) adlarıyla anılmış, son olarak Gölpazarı adını almıştır.</p>
<p><strong>İnhisar :</strong> İnhisar önceleri Söğüt’e bağlı bir bucak iken mütevazı nüfusuna rağmen coğrafi konumu dikkate alınarak 1991 yılında ilçe yapılmıştır.</p>
<p><strong>Osmaneli :</strong> Osmaneli çok eski bir yerleşim yeridir; Trakyalılar, Romalılar ve Bizans’a ait kalıntılar bunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Pazaryeri :</strong>Pazaryeri’nde ilk yerleşim 1273 yılında olmuştur. Pazaryeri’nde hediyelik ve turistik toprak ev eşyası ve ağaç eşya yapımcılığı da sürdürülmektedir.</p>
<p><strong>Söğüt :</strong> Söğüt, Ertuğrul Gazi tarafından bir kuşatma ve mücadele sonucunda 1232 yılında Bizanslılardan alınmıştır. Ertuğrul Gazi Türbesinin de içinde bulunduğu ilçe önemli bir turizm merkezidir.</p>
<p><strong>Yenipazar :</strong> Eski adı Kırka olan Yenipazar, Cumhuriyetten önce Bolu’nun Göynük ilçesine bağlıydı. 1926’da bucak olarak Gölpazarı’na bağlanmış, 1988’de de ilçe olmuştur.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Anıtlar</strong></p>
<p><strong>Metristepe</strong><strong> Anıtı:</strong> Kurtuluş Savaşının simgesi Zafer Anıtı Bozüyük İlçemizde, İnönü Savaşlarının kazanıldığı yerdedir.</p>
<p><strong>Türk Büyükleri Platformu: </strong>Tarihte devlet kuran Türk Büyüklerinin büstlerinin yer aldığı platform Söğüt İlçesindedir.</p>
<p><strong>Kale ve Kuleler</strong></p>
<p><strong>Saat Kulesi:</strong> Bilecik il merkezinde, şehre hakim bir yamaç üzerinde inşa edilmiş, dört cepheli, saat göstergeli olup, Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Belekoma</strong><strong> Kalesi</strong> Hamsu Çayı kenarında sivri bir tepe üzerindedir. Bizanslılar tarafından Orta Çağ’da yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Han ve Kervansaraylar</strong></p>
<p><strong>Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı:</strong> Bilecik-Adapazarı karayolu üzerinde Vezirhan Beldesindedir. 17.yüzyıl başlarında Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa yaptırmıştır. 1915′te sağlam olduğu bilinen çatı bu tarihten sonra çökmüştür. Günümüzde dört duvar durmaktadır.</p>
<p><strong>Taşhan</strong><strong>:</strong> Gölpazarı İlçe merkezindeki Mihalbey tarafından yaptırılan han, Osmanlı Mirarisinin yapısal özelliklerini taşır.</p>
<p><strong>Türbeler</strong></p>
<p>Şeyh Edebalı Türbesi, Ertuğrulgazi Türbesi, Malhatun Türbesi, Dursun Fakıh Türbesi, Kumral Abdal Türbesi ve Mihalgazi Türbesi Bilecik’in önemli türbeleridir.</p>
<p><strong>Köşkler</strong></p>
<p><strong>Atatürk Köşkü:</strong> Bozüyük İlçesine 25 km. uzaklıkta, orman içi güzel bir sivil mimari örneği dinlenme yeridir.</p>
<p><strong>Çeşmeler</strong></p>
<p><strong>Kaymakam Çeşmesi :</strong>Söğüt İlçemizde,1919 yılında Kaymakam Sait Bey tarafından yaptırılmış, Osmanlı Mimarlık Sanatının son örneklerindendir.</p>
<p><strong>İçmeceler ve Kaplıcalar</strong></p>
<p><strong>Osmaneli-Selçik İçmeleri:</strong> Osmaneli ilçesine 9 km. uzaklıkta ulaşım kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır. İçmenin suyu dört ayrı çeşmeden akar. Mide, karaciğer, safra kesesi bağırsak ve idrar yolları hastalıklarına iyi geldiği gibi böbrek taşlarının eritilmesi ve düşürülmesinde etkilidir.</p>
<p><strong>Söğüt Çaltı Kaplıcası:</strong> Söğüt ilçesi Çaltı beldesinde bulunan kaplıcanın suyu 30 km. uzaklıktaki bir kaynaktan gelmektedir. Banyo ve içme şeklinde yararlanılan kaplıca; deri hastalıkları, mide rahatsızlıkları, romatizmal hastalıklar, nevrit, polinevrit ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.</p>
<p><strong>Yaylalar</strong></p>
<p><strong>Kömürsu</strong><strong> Yaylası: </strong>Bozüyük ilçe merkezine 28 km. uzaklıkta köknar, karaçam, kayın, ardıç, titrek kavak ağaçlarıyla yaz mevsiminde yemyeşil çimen ve çeşitli çiçeklerle kaplanır. Kış turizmi açısından önemli yaylalardandır.</p>
<p><strong>Kamçı Yaylası:</strong> Pazaryeri ilçesinin Bozcaarmut köyü yöresindeki yayla çam ormanları ile önem taşır. Kamp ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Sofular Yaylası: </strong>Bozüyük İlçe Merkezine 25 km. uzaklıktaki çam ve köknar ağaçları ile kaplı yaylanın yüksekliği ortalama 1600 m. civarındadır. Yayla turizmi açısından önemlidir.</p>
<p><strong>Çiçekliyayla</strong><strong>: </strong>Bozüyük İlçe Merkezine yaklaşık 32 km. uzaklıkta yüksekliği 1906 metre olup, Endemik bitki “Çimtien” sadece Çiçekliyayla’da yetişmektedir.</p>
<p><strong>Mesire Yerleri</strong></p>
<p><strong>Küçükelmalı</strong><strong> Gölet Çevresi: </strong>Pazaryeri ilçe merkezine 10 km uzaklıkta Küçükelmalı köyü yakınındaki gölet çevresi çam ağaçlarıyla kaplı orman içi dinlenme yeridir.</p>
<p><strong>Bozcaarmut</strong><strong> Gölet Çevresi:</strong> Bozcaarmut Köyü yakınlarında ilçe merkezine 15 km uzaklıkta, çevresi köknar ve çam ormanları ile kaplı bir mesire alanıdır.</p>
<p><strong>Kınık Şelalesi:</strong> Merkez Kınık Köyü Alamandere mevkii yakınındaki kayalıktan çıkan su ilginç bir görüntü vermektedir. İl merkezine uzaklığı yaklaşık 25 km.dir.</p>
<p><strong>Türbin Mesire Yeri:</strong> İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. Çağlayanıyla da ilgi çeken ve tercih edilen bir yerdir.</p>
<p><strong>Dodurga</strong><strong> Barajı:</strong> Bozüyük ilçe merkezine yaklaşık 20 km. uzaklıkta Dodurga kasabasının 2 km. güneybatısında yer alan baraj ve çevresi dinlenme ve kamp yapmaya elverişlidir. Barajda sazan ve aynalı sazan balığı yetiştirilmektedir.</p>
<p><strong>Sportif Etkinlikler</strong></p>
<p><strong>Kanyoning</strong><strong>:</strong> Yenipazar, Karahasanlar- İnhisar, Harmanköy arası 3100 mt. uzunluğundaki kanyon kanyoning için elverişlidir.</p>
<p><strong>Müzeler</strong></p>
<p><strong>Söğüt Müzesi</strong></p>
<p>Adres: Ertuğrul Gazi Cad. Söğüt – Bilecik</p>
<p>Tel: (228) 361 36 94</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Bilecik ilinin en önemli akarsuyu Sakarya Irmağı olup, bir doğal göl, bir de baraj gölü bulunmaktadır.</p>
<p>İlin orman zenginliği av hayvanları bakımından da zenginleşmesini sağlamıştır. Bin metreye kadar yükseklerde orman örtüsü genellikle meşe, otsu bitkiler ve makilerden oluşmaktadır. 1000 metre ve daha yükseklerde ise karaçam, kayın, kızılçam, kestane, köknar türündeki yüksek boylu ağaçlar sıralanır.</p>
<p>Bilecik’ de İç Anadolu Bölgesi’ nin sert ve az yağışlı karasal iklimi ile Akdeniz ve Karadeniz kıyılarının ılık ve yağışlı ılıman iklimleri arasında geçiş iklimi görülür.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Kentin Antik Çağdaki hayatı, tarih kaynaklarında Bilecik’i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilir. Bitinya bölgesinin bilinen tarihi M.Ö. 1950’ lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler’le başlar. Bölge daha sonra Mısır, Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Makedonya, Bitinya Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğunun yönetimine geçmiştir. Bilecik’in bilinen ilk adı Belekoma’ dır.</p>
<p>Tarihte pek çok kavmin uygarlık ve egemenliğine sahne olan Bilecik, Kayı Boyu’nun Orta Asya’dan 400 çadırla gelip Söğüt’te, Osmanlı Devletinin kuruluş merkezliğini yaptığı yerdir. İlin tarihçesinin çok eskilere dayanması ve Osmanlının kurulduğu yer olması ayrıcalığı yanında, Kurtuluş Savaşı’nda verdiği çetin mücadeleler ve kazanılan zaferlerle Cumhuriyetin kuruluşunda da önemli bir role sahip olmuştur. Üzerinde çok sayıda arkeolojik ve tarihi eser bulunan, Bilecik’teki tarihi eserlerin çoğunu Osmanlı döneminde yapılan camiler, türbeler, hanlar, hamamlar, sivil mimari örnekleri , imaret ve benzeri yapılar oluşturmaktadır.</p>
<p>Kayı Boyu Aşireti mensuplarının 720 yıldan beri geleneksel olarak sürdürdükleri ve her yıl (Eylül ayının 2. haftası son üç gün) yapılan muhteşem törenlerle kutlanan “Ertuğrul Gazi’ yi Anma ve Söğüt Şenlikleri”ne çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçi gelir. Törenlerde yörüklerin kına gecesi ve yaşantıları canlandırılır, cirit gösterileri yapılır.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Yöresel yemeklerin çoğunluğunu hamur işleri oluşturur. Yöre halkının bir bölümü, ekmeğini kendisi pişirir. Pide, bükme hodalak fırında pişirilen ekmek türleridir.</p>
<p>Yöre halkı makarna, tarhana, kuskus, erişte gibi yiyecekleri de kendileri hazırlar. Büzme, nohutlu tavuklu mantı, keşkek, ovmaç çorbası, mercimekli mantı, kesme hamur, keklik kebabı, köpük helvası, Bilecik’e özgü yemeklerin başlıcalarıdır.</p>
<p><strong>Bilecik’te Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Büzme Tatlısı</strong></p>
<p><strong>Kullanılacak Malzemeler:</strong></p>
<p>1,5 kg. un</p>
<p>2 adet yumurta</p>
<p>250 gr. tereyağı</p>
<p>1 çay bardağı sıvıyağ</p>
<p>1 su bardağı süt</p>
<p>1 yemek kaşığı sirke</p>
<p>1 tatlı kaşığı tozşeker</p>
<p>1 tutam tuz</p>
<p>1 kg. ceviziçi</p>
<p>1 su bardağı susam</p>
<p>50 gr. Hindistan cevizi</p>
<p>400 gdr. nişasta</p>
<p>6 su bardağı tozşeker (ravak için)</p>
<p>5 su bardağı su(ravak için)</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Hamur elde etmek için, yukarıda belirtilen miktarlardaki yumurta, süt, sıvıyağ, sirke, tozşeker ve un karıştırılır ve hamur iyice yuğurulur. Yumurta büyüklüğünde parçalara ayrılarak oklava ile yufka gibi açılır. Hamura kıvamını verebilmek için yeterli miktarda nişasta ekilir ve açılan yufkalara çekilmiş ceviziçi serpilir. Yufkalar tekrar oklavaya özenle sarılır. Sarılma işleminden sonra hamurlar oklavada iken büzdürülür ve oklava içinden çıkarılır. Büzülmüş parçalar isteğe göre kesilerek yağlı tepsiye dizilir. Üzerine 250 gr. tereyağı eretilerek dökülür. Norman sıcaklıkta kızdırılan fırına sürülerek, pembeleşinceye kadar pişirilerek kızarması sağlanır. Pişirme işlemi bittikten sonra soğuması beklenirken, üzerine dökmen için 6 su bardağı tozşeker 5 su bardağı su ile ravak şeklini alıncaya kadar kaynatılır. Ravak 15 dakika kadar bekletildikten sonra tepsinin üzerine dökülerek soğumaya bırakılır. Diğer taraftan 1 su bardağı susam ezilerek ateşte kavrulur ve tepsinin üzerine yayılır. En son olarak 50 gram hindistan cevizi ile üzerine süsleme yapılır.</p>
<p><strong>Nohutlu Mantı</strong></p>
<p><strong>Kullanılacak Malzemeler:</strong></p>
<p>1 kg. un</p>
<p>1 adet yumurta</p>
<p>0, 5 kg. nohut</p>
<p>0,5 kg. yoğurt</p>
<p>2 su bardağı su</p>
<p>150 gr. tereyağı</p>
<p>Tavuksuyu</p>
<p>Yarım çay bardağı sıvıyağ</p>
<p>1 yemek kaşığı salça</p>
<p>1 demet maydanoz</p>
<p>1 baş sarımsak</p>
<p>bir miktar karabiber, tozbiber ve tuz.</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Hamur elde etmek için, yukarıda belirtilen miktarlardaki yumurta, su, tuz ve un hamur kıvamına gelinceye dek yuğurulur. Yumruk büyüklüğünde parçalara ayrılarak oklava ile yufka gibi açılır. Açılan yufkalar 4-5 cm. kare biçiminde kesilir. Bir gün önceden ıslatılan nohutlar dövülüp karabiber ilave edilerek bir karışım elde edilir. Bu karışımdan kesilen parçaların içine misket büyüklüğünde konarak, dört köşesinden kapatılır ve içine sıvıyağ sürülmüş tepsiye fazla bastırmadan dizilir. Dizme işlemi tamamlandığında tepsimiz kızgın fırına sürülür ve altı ve üstü iyice pişirilir. Pişme işleminden sonda fırından alınarak üzerine mantıların hizasına kadar kaynatılmış tavuksuyu ilave edilerek tekrar fırına sürülür. Fırında suyunu biraz çektikten sonra çıkarılarak üzerine önceden hazırlanmış sarımsaklı yoğurt karışımı dökülerek mantıların üzerine yayılır. Daha sonra üzerine süsleme yapmak için salça, sıvıyağ ve yaım bardak su ateşte karıştırılarak sos elde edilir. Yine mantının üzerine ilave etmek için tereyağ ateşte kızdırılarak tozbiberle renklendirilir. Bu karışımlar da mantının üzerine dökülerek, maydanoz yaprakları ile süslenerek sıcak olarak servis yapılır.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Pazaryeri İlçesi Kınık Köyünün Toprak Ürünleri ile Dereköy’de yapılan el sanatı ürünü ağızlıklar, alınabilecek hediyelik eşyalardır.</p>
<p>İnhisar İlçesi ve Tarpak Beldesi Marmara Bölgesi nar üretiminde 1. sıradadır.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Bilecik Valiliği http://www.bilecik.gov.tr</p>
<p>Türk Telekom A.Ş. İl Telekom Müdürlüğü http://www.ttbilecik.telekom.gov.tr</p>
<p>Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksek Okulu http://www.bilmyo.anadolu.edu.tr</p>
<p>Bozüyük Sanayi ve Ticaret Odası http://www.bozuyuktso.org.tr</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Ertuğrulgazi’ yi Anma ve Söğüt Şenlikleri ile Bilecik’ in Düşman İşgalinden Kurtuluşu, Ahilik ve Şeyh Edebalı Kültür Sanat Festivalini görmeden,</p>
<p>Şeyh Edebalı , Ertuğrulgazi, Dursun Fakıh Türbelerini; Metristepe Zafer Anıtı, Türk Büyükleri Platformunu ziyaret etmeden,</p>
<p>İnhisar’ın Narını, Pazaryeri’nin meşhur bozası ile helvasını tatmadan,</p>
<p>Söğüt Ertuğrulgazi Müzesi gezmeden,</p>
<p>Pazaryeri Kınık Köyü toprak ürünleri almadan,</p>
<p>…. DÖNMEYİN.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bilecik-hakkinda-bilgi_2390.html' addthis:title='Bilecik Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbilecik-hakkinda-bilgi_2390.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bilecik-hakkinda-bilgi_2390.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bingöl Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/bingol-hakkinda-bilgi_2388.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bingol-hakkinda-bilgi_2388.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:47:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bingölün Turistik Yerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2388</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 8.125 km² Nüfus: 250.966 (1990) İl Trafik No: 12 Doğu Anadolu Bölgesi Yukarı Fırat bölümünde yer almaktadır. Bu bölgede adı efsanelere geçmiş bu yöreye “Bingöl” adını vermişlerdir. Kaleleri, kayak merkezi ve yüzen adası ile ilgi çeken bir ildir. İLÇELER Bingöl (merkez), Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yayladere ve Yedisu. Genç İlçesi: İl [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bingol-hakkinda-bilgi_2388.html' addthis:title='Bingöl Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 8.125 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 250.966 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 12</p>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi Yukarı Fırat bölümünde yer almaktadır. Bu bölgede adı efsanelere geçmiş bu yöreye “Bingöl” adını vermişlerdir. Kaleleri, kayak merkezi ve yüzen adası ile ilgi çeken bir ildir.</p>
<p><strong>İLÇELER</strong></p>
<p>Bingöl (merkez), Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yayladere ve Yedisu.</p>
<p><strong>Genç İlçesi:</strong> İl merkezine 20 km uzaklıkta olan İlçe sınırları içinde, Sürekli (Diyarbug) köyü sınırlarında Pers Hükümdarı tarafından yapıldığı sanılan Daraheni (Kral kızı) Kalesi kalıntıları ile aynı köy sınırları içinde iki kümbet mevcuttur.</p>
<p><strong>Kiğı İlçesi:</strong> İl Merkezinden uzaklığı 150 km’dir. İlçedeki başlıca tarihi yapılar, 1401-1402 ‘de Akkoyunlu .Fahrettin Kutluk Bey’ in oğlu Pir Ali Bey tarafından yaptırılan Kiğı Camii, İlçe merkezinde Eskişehir Mahallesinde Balaban Bey Camii ve çeşmesi ile Çanakçı Köyünde Mürsel Paşa Abidesidir.</p>
<p><strong>Solhan İlçesi:</strong> İl merkezine 60 km uzaklıktadır. Hazarşah Köyü Aksakal Mezrası mevkiinde bulunan bir doğa harikası olan Yüzen Ada çok ilginç olduğu, kadar çok da güzel bir yapıya sahiptir. Gölün ortasında bulunan ada, göl üzerinde hareket etmektedir.</p>
<p><strong>Yayladere</strong><strong> İlçesi:</strong> İl Merkezinden uzaklığı 110 km.dir. İlçede hala birçok orijinal özellikleri bozulmamış olan Cenevizlerden kalma olduğu sanılan tarihi bir kale mevcuttur. Kalkanlı Köyü civarında ise içinde tarihin ilk çağlarında insanların barındığı tahmin edilen duvarları bir çok oyma sanatı ile süslü mağaralar ve bu mağaraların çevrelediği şelale ilgi çekici yerlerdir.</p>
<p><strong>Yedisu</strong><strong> İlçesi:</strong> İl merkezine olan uzaklığı 140 km. dir. Doğal güzellikleri arasında Şen Köyü şelalesi ve Akımlı’ya bağlı perçivenk mıntıkasında bulunan şelale yer almaktadır.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Yüzen Ada</strong></p>
<p>Solhan İlçesinin Hazarşah Köyü Aksakal Mezrası mevkiinde bulunan bir doğa harikası olan Yüzen Ada çok ilginç olduğu, kadar çok da güzel bir yapıya sahiptir. Gölün ortasında bulunan ada, göl üzerinde serbest hareket etme kabiliyetine sahiptir.</p>
<p><strong>Kayak Merkezi</strong></p>
<p><strong>Bingöl – Yolaçtı</strong></p>
<p>Kayak Merkezi Doğu Anadolu Bölgesi, Bingöl ili sınırları içindedir. Şehir merkezine olan uzaklığı 25 km.dir.</p>
<p>Ulaşım: Ankara’ya 916, İstanbul’a 1313 km. uzaklıkta olan uzaklıkta bulunan Bingöl’e her gün çeşitli illerden karşılıklı otobüs seferleri bulunmaktadır. Kayak tesislerine ulaşım özel araçlarla mümkündür.</p>
<p>Coğrafya:Karasal iklime sahip kayak merkezinde kayak sezonu Arallık ayında başlar ve Mart ayına kadar devam eder.</p>
<p>Konaklama ve Diğer Hizmetler: 50 yatak kapasiteli bir Kayak Evi bulunmaktadır. Sağlık ve diğer hizmetler için Bingöl Kent merkezinden faydalanılmaktadır.</p>
<p>Mekanik Tesisler ve Pistler: Uzunluğu 925 m. olan 500 Kişi/Saat kapasiteli, 499 teleski tesisi bulunmaktadır. Pist uzunluğu 1000 metre olup acemi ve ileri düzey kayakçılar için güzergahlar bulunmaktadır. Alt istasyon 1650 üst istasyon 1890 metredir. Ortalama meyil % 25′dir.</p>
<p><strong>Termal</strong></p>
<p><strong>Kös Termal Turizm Merkezi</strong></p>
<p>Yeri: Bingöl – Karlıova yolu üzerindedir.</p>
<p>Ulaşım: Bingöl il merkezine 18 km. uzaklıktadır.</p>
<p>Suyun Isısı: 47oC</p>
<p>PH Değeri: 6,1</p>
<p>Özellikleri: Sodyum, Bikarbonatlı, Sülfatlı, kısmen Klorürlü ve radyoaktif bir bileşime sahiptir.</p>
<p>Yararlanma Şekilleri: İçme ve banyo kürleri</p>
<p>Tedavi Ettiği Hastalıklar: Romatizma, kalp ve kan dolaşımı, solunum yolları, kadın, sinir ve kas yorgunluğu gibi hastalıklarda olumlu etki yapar.</p>
<p>Konaklama: 30 oda, 60 yataklı bir otel mevcuttur.</p>
<p><strong>Avcılık</strong></p>
<p>Avcılık yönünden Bingöl, tabiatın insanoğluna bahşettiği ender yerlerden biridir. Eylül-Ekim-Kasım aylarında keklik, tavşan, çulluk, tilki, çil ve bıldırcın avı yapılmaktadır. Ocak ve Şubat aylarında da tavşan, keklik, tilki, kurt ve sansar gibi hayvanların avı yapılmaktadır. Kasım-Aralık-Ocak-Şubat aylarında Murat, Göynük, Gülbahar, Gayt ve Çapakçur çaylarında balık avlanmaktadır.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi Yukarı Fırat bölümünde yer alan Bingöl ili Muş, Erzurum, Erzincan, Tunceli, Elazığ ve Diyarbakır illeri ile çevrilidir.</p>
<p>İl Merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 1.151 metre olup, arazi yapısı dağlık ve engebelidir.</p>
<p>İl genelinde yazların sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçtiği karasal iklim şartları hüküm sürmektedir.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Bingöl ve çevresi Urartu, Asur, Pers, Roma, Arap, Selçuklu, Saltuk, Akkoyunlu, Safevi ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır. 1936 yılında “Çapakçur” adı ile il olmuş ve adı “Bingöl” olarak değiştirilmiştir.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Yörede üretilen dut pekmezi ve Bingöl balı tadılmalıdır. Atapark ve Soğuk Çeşme mevkiinde yöresel yemekler yenebilir.</p>
<p><strong>Bingöl’den Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Tutmaç Çorbası</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>500 gr. Un</p>
<p>1 kg. yoğurt</p>
<p>2 baş sarımsak</p>
<p>1 kaşık tereyağı</p>
<p>200 gr. Kavurma</p>
<p>Yeteri kadar toz biber, nane ve tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Un biraz su ve tuz ile yoğrulur. Hamur kağıt inceliğinde yufkalar halinde açılarak bir bez üzerine tek tek istenilen büyüklükte kesilir. Önceden hazırlanmış yoğurda bir miktar su katılarak hafif ateşte kaynayıncaya kadar karıştırılır. 5 dakika kaynadıktan sonra kesilmiş olan yufkalar ilave edilir. Bir miktar kavurma içine atılarak 15 dakika sonra ateşten indirilir. Tavada eritilen tereyağına isteğe göre acı biber, nane konarak ateşte kavrulur. Tabaklara konan çorbaya bu sos ilave edilerek servis yapılır.</p>
<p><strong>Mastuva</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>2 Kg. ayran</p>
<p>250 gr. Pirinç</p>
<p>125 gr. tereyağı</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Pirinç yıkandıktan sonra geniş bir tencereye konur. Ayran ilave edilir, karıştırılarak normal yanan ocağa konur. Ayranın bozulmaması için kaynayıncaya kadar tahta kaşıkla sürekli karıştırılır. Kaynadıktan sonra karıştırma işlemi bırakılarak katı hale gelinceye kadar pişirilir.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Yörede üretilen dut pekmezi ve Bingöl balı alınabilir.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Bingöl Valiliği http://www.bingol.gov.tr</p>
<p>OHAL Valiliği http://www.ohal.gov.tr</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Yüzen Ada’yı görmeden,</p>
<p>Bingöl Halkoyunlarını izlemeden,</p>
<p>Ata Park ve Soğuk Çeşmede yemek yemeden,</p>
<p>Bingöl Balı ve Dut Pekmezi satın almadan,</p>
<p>….Dönmeyin.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bingol-hakkinda-bilgi_2388.html' addthis:title='Bingöl Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbingol-hakkinda-bilgi_2388.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bingol-hakkinda-bilgi_2388.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitlis Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.webonur.net/bitlis-hakkinda-bilgi_2386.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bitlis-hakkinda-bilgi_2386.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:46:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis Coğrafyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis Gezilecek Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis İlçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlisin Turistik Yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlisin Yemekleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2386</guid>
		<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 6.707 km² Nüfus: 330.115 (1990) İl Trafik No: 13 Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Bitlis’i, güneyden Siirt, batıdan Muş, kuzeyden Ağrı illeri ve doğudan Van Gölü çevreler. Bitlis, Kaleleri ve Türk İslam eserleriyle önemli bir ildir. İLÇELER: Adilcevaz, Ahlat, Güroymak, Hizan, Mutki ve Tatvan’ dır. Ahlat: İl merkezine 60 km. mesafede, Van [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitlis-hakkinda-bilgi_2386.html' addthis:title='Bitlis Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p><strong>Yüzölçümü:</strong> 6.707 km²</p>
<p><strong>Nüfus:</strong> 330.115 (1990)</p>
<p><strong>İl Trafik No:</strong> 13</p>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Bitlis’i, güneyden Siirt, batıdan Muş, kuzeyden Ağrı illeri ve doğudan Van Gölü çevreler.</p>
<p>Bitlis, Kaleleri ve Türk İslam eserleriyle önemli bir ildir.</p>
<p><strong>İLÇELER:</strong></p>
<p>Adilcevaz, Ahlat, Güroymak, Hizan, Mutki ve Tatvan’ dır.</p>
<p><strong>Ahlat:</strong> İl merkezine 60 km. mesafede, Van Gölü kıyılarında kurulu bulunan Ahlat ilçesinin tarihi çok eskiye dayanmaktadır. Ahlat’ta çoğu 13. yüzyıldan kalma 14 kümbet, 2 kale, Selçuklu döneminden kalma 5 tarihi; mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 1 tarihi mezarlık, Yuvadamı köyünün kuzeyinde M.Ö. 2000 ile M.Ö.1200 yılları arasında kalan döneme ait 4 ayrı mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 2 cami, 1 hamam bulunmaktadır. İlçedeki Emirlik Bayındır Kümbeti mutlaka gezilmeli ve görülmelidir. İlçenin en önde gelen tarihi varlığı yaklaşık 200 dönümlük bir alanda kurulu bulunan tarihi “Selçuklu Mezarlığı”dır. Mezarlıkta her biri anıtsal yapı özelliğine sahip Şahideli-Şahidesiz sanduka mezarların dışında, Orta Asya Türk Mezar tipleri olan oda tarzı yeraltı mezarları da görülür. Diğer önemli tarihi eserler içerisinde yer alan Kümbetler, İslami etki ile birlikte gelişmiş olan, yer altı mezar odası üzerine küçük bir mescit eklenen dönemin bey ve yöneticilerine ait anıtsal mezarlardır.</p>
<p>Ahlat aynı zamanda Van Gölü çevresinin en güzel sahillerine sahiptir. Kıyı turizmi ve su sporları açısından gelişmeye müsait ilçe sahillerinde 4 ay yüzme imkanı vardı. Ayrıca ilçenin kuzeyinde kalan Sütay yaylası, yayla turizminin canlanması açısından elverişlidir. El sanatları, ürünlerinden olan “Ahlat bastonu”, tüm ülkemize ün salmıştır.</p>
<p><strong>Tatvan:</strong> İl Merkezine 27 km. uzaklıktadır.İlçe’de kara ve demiryolları ile ulaşım söz konusu olduğu gibi Van Gölü üzerinden feribotla ulaşmak da mümkündür. İlçenin Van Gölü kıyısında kurulu olduğu yer aynı zamanda doğal bir liman olma özelliğine de sahiptir.</p>
<p><strong>GEZİLECEK YERLER</strong></p>
<p><strong>Ahlat</strong></p>
<p>İl merkezine 60 km. mesafede, Van Gölü kıyılarında kurulu bulunan Ahlat ilçesinde çoğu 13. yüzyıldan kalma 14 kümbet, 2 kale, Selçuklu döneminden kalma 5 tarihi mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 1 tarihi mezarlık, Yuvadamı köyünün kuzeyinde M.Ö. 2000 ile M.Ö.1200 yılları arasında kalan döneme ait 4 ayrı mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 2 cami, 1 hamam bulunmaktadır.</p>
<p>İlçedeki Emirlik Bayındır Kümbeti mutlaka gezilmeli ve görülmelidir. İlçenin en önde gelen tarihi varlığı yaklaşık 200 dönümlük bir alanda kurulu bulunan tarihi “Selçuklu Mezarlığı”dır. Mezarlıkta her biri anıtsal yapı özelliğine sahip Şahideli-Şahidesiz sanduka mezarların dışında, Orta Asya Türk Mezar tipleri olan oda tarzı yeraltı mezarları da görülür. Diğer önemli tarihi eserler içerisinde yer alan Kümbetler, İslami etki ile birlikte gelişmiş olan, yer altı mezar odası üzerine küçük bir mescit eklenen dönemin bey ve yöneticilerine ait anıtsal mezarlardır.</p>
<p>Ahlat aynı zamanda Van Gölü çevresinin en güzel sahillerine sahiptir. Kıyı turizmi ve su sporları açısından gelişmeye müsait ilçe sahillerinde 4 ay yüzme imkanı vardı. Ayrıca ilçenin kuzeyinde kalan Sütay yaylası, yayla turizminin canlanması açısından elverişlidir.El sanatları, ürünlerinden olan “Ahlat bastonu”, tüm ülkemize ün salmıştır.</p>
<p><strong>Müzeler</strong></p>
<p><strong>Ahlat Müzesi</strong></p>
<p>İlin tek müzesi Ahlat İlçemizde bulunmaktadır. Müze; yaklaşık 200 dönümlük alan üzerinde kurulu bulunan tarihi ‘Selçuklu Mezarlığı’nın bitişiğinde yer almaktadır. Müzede; Urartu, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait arkeolojik ve etnografik tarihi eserler sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Kaleler</strong></p>
<p><strong>Bitlis Kalesi:</strong> İl merkezindeki çarşının hemen dik yamacında yer alan Bitlis Kalesi M.Ö. 312 tarihinde Büyük İskender’in emri ile kumandanlarından Leys Bedlis tarafından inşa ettirilmiştir. Kale torakla dolu olduğu için içini gezmek mümkün değildir. Ancak tepede panoramik olağanüstü güzellikte bir manzara vardır.</p>
<p><strong>Tatvan Kalesi:</strong> Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Zal Paşa tarafından Tatvan’ın bugünkü Tuğ mahallesinde yaptırılmıştır.</p>
<p><strong>Ahlat Sahil Kalesi:</strong> Urartular dönemine ait olan kale 1224 yılında meydana gelen şiddetli bir yer sarsıntısı neticesinde yıkılmıştır. 1556 yılında Kanuni Süleyman tarafından yeniden yaptırılmıştır.Günümüzde sadece kale mevcut olup, içindeki yapı kalıntılarına da rastlamak mümkündür.</p>
<p><strong>Adilcevaz</strong><strong> Sahil Kalesi:</strong> Van Gölü kıyısında sarp kayalar üzerine kurulmuştur. Kulesi bulunan kalenin içinde Süleyman Han Cami, cephane mahzeni, buğday ambarları, su sarnıçları, mehterhane kulesi ve 70 ev bulunduğu kaynaklardan anlaşılmaktadır. Günümüzde sadece kalıntıları mevcuttur.</p>
<p><strong>Cami ve Kümbetler</strong></p>
<p>Bitlis’de bulunan Ulu Camii, Gökmeydan Cami, Kızıl Cami, Şerefiye Külliyesi Cami görülmeye değer eserlerdir. İlde bulunan diğer camilerden bazıları şunlardır; Dörtsandık, Ayne’l -Badrid, Şeyh Hasan, Alemdar, Kureyşi, Taş, Hatuniye, İskender Paşa, Emir Bayındır, Tuğrul Bey ve Kale Altı Cami.</p>
<p>Emir Bayındır Kümbeti, Küfrevi Kümbeti, Çifte Kümbet, Emir Ali Kümbeti, Usta – Şagirt Kümbeti, Şeyh Babo (Üryan Baba) Türbesi başlıcalarıdır.</p>
<p><strong>Medreseler</strong></p>
<p>İhlasiye Medresesi, Nuhiye Medresesi, Şerefiye Medresesi, Yusufiye Medresesi ilin önemli medreseleridir.</p>
<p><strong>Hamamlar</strong></p>
<p>Bitlis merkezinde Şerefhanlar’a ait olan Han Hamamı ile XVI. yüzyılda Hüsrev Paşa tarafından yaptırılan Paşa Hamamı bu güne kadar varlıklarını koruyabilmişlerdir. Ayrıca kale üzerindeki Han Sarayı Hamamı ile Zeydan mahallesindeki Saray Hamamının ancak kalıntılarına rastlanabilmektedir. El Aman Kervansarayındaki hamam kalıntısı ile Ahlat ve Adilcevaz Kaleleri içerisindeki hamam kalıntıları tarihi değer taşımaktadır.</p>
<p><strong>Hanlar ve Kervansaraylar</strong></p>
<p><strong>Hatuniye</strong><strong> (Hazo) Hanı:</strong> Aynı adla anılan köprünün yanı başında bulunan bir handır. Abbasilerden Sultan Evhadullah Hanın kızı Hamu Hatun tarafından XI. Yüzyılda yaptırıldığı söylenmektedir.</p>
<p><strong>Papşin</strong><strong> (Hüsrev Paşa) Hanı:</strong> Bitlis-Tatvan karayolu üzerinde bulunmaktadır. Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından XVI. yüzyılda yaptırıldığı rivayet edilmektedir.</p>
<p><strong>Başhan</strong><strong> Hanı:</strong> Bitlis-Tatvan karayolu üzerindedir. XVI. yüzyılda Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından yaptırıldığı rivayet edilmektedir.</p>
<p><strong>El-Aman Hanı:</strong> Anadolu’nun en büyük kervansaraylarından biri olan El Aman Hanı, dükkanları, cami ve hamamı ile bir külliye teşkil etmektedir. XVI. yüzyılda Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır.</p>
<p>İl sınırları içerisinde bulunan diğer han ve kervansaraylardan başlıcaları şunlardır: Şerefiye, Arasa, Yusufiye, Duhan ve Kokoz Zal Paşa hanlarıdır.</p>
<p><strong>Kaplıcalar</strong></p>
<p>Fay hattı üzerinde bulunan Bitlis merkez ve çevresinde sayısız kaplıcaya rastlanır. Bunlardan bazıları; Güroymak (Çukur) Kaplıcası, Ilıcak (Germav) Kaplıcası, Nemrut Dağı Kaplıcası, Alemdar, Köprü Altı, Çim Çölmüğü, Arap Köprüsü, Yılan Dirilten, Acı Su vb. kaplıcaları olarak sıralanabilir.</p>
<p><strong>Göller</strong></p>
<p><strong>Van Gölü:</strong> Sodalı ve tuzlu suyu olan Van Gölünün yarısı Bitlis sınırları içerisinde yer almaktadır. Ahlat, Adilcevaz ve Tatvan ilçeleri Van Gölü kıyısında kuruludur. Kıyılarda pek çok plajın yanı sıra konaklama, yeme-içme tesisleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Nemrut Dağı ve Krater Gölleri: </strong>İlin kuzeyinde, Tatvan İlçesinin sınırları içerisinde yer alan ve yüksekliği 2935 m. olan Nemrut Dağı, volkanik bir dağdır. Bir doğa harikası olan Nemrut Dağı her yıl özellikle yaz aylarında çok sayıda yabancı ve yerli turist tarafından gezilmektedir. Nemrut Dağı krater alanı içerisinde yer alan Nemrut Gölü, büyüklük bakımından ülkemizin birinci , dünyanın ise ikinci en büyük krater gölü unvanına sahiptir. Bitlis’e 27 km., Tatvan’a ise 13 km. uzaklıkta bulunan dağa Tatvan – Çekmece Köyü ve Ahlat – Serinbayır köyü yollarından otomobille rahatlıkla çıkılabilmektedir.</p>
<p><strong>Sportif Etkinlikler</strong></p>
<p><strong>Avcılık ve Olta Balıkçılığı:</strong> Kara hayvanlarının bol bulunduğu il de Tatvan-Reşadiye civarı ile Bitlis-Sarıkonak civarı en elverişli av alanlarıdır. Balık avcılığı açısından ise; Van Gölü, Nazik Gölü ve Aygır Gölü ön plana çıkan turistik değerlerdir.</p>
<p><strong>Trekking:</strong> Dağ-doğa yürüyüşleri açısından ilde en elverişli yer olarak Nemrut Dağı ve Süphan Dağı ilk sırada yer alırlar.</p>
<p><strong>Kayak Merkezi:</strong> Bitlis Kent Merkezinde kayak tesisleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Kuş Gözlem Alanı</strong></p>
<p>Nemrut Gölü Kuş Alanı,Sodalıgöl Kuş Alanı ve Van Gölü Kuş Alanı Bitlis ili sınırları arasında bulunmaktadır.</p>
<p><strong>COĞRAFYA</strong></p>
<p>Bitlis ilinin topraklarının çoğu sarp ve yüksek dağlardan oluşmuştur. Önemli dağlar olan Nemrut ve Süphan’dır.</p>
<p>Karasal özellikler gösteren Bitlis iklimi, gerçekte doğunun sert ve karasal iklimiyle Akdeniz iklimi arasında bir geçiş niteliği göstermektedir. İlde kışlar soğuk, yazlar ise sıcak ve kurak geçer.</p>
<p><strong>TARİHÇE</strong></p>
<p>Bitlis, ismini Mekadonya Kralı Büyük İskender’in (Alexander), şehirde bulunan kaleyi yaptırttığı komutanlarından “Bedlis’ten” almaktadır. Geçmişi M.Ö. 2000 yılına kadar uzanan Bitlis’te Urartu, Asur, Med, Pers, Mekadonya Krallığı, Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait izlere rastlanılmaktadır.</p>
<p>Türklerin 11. Yüzyılla birlikte başlayan Anadolu akınları sırasında önemi bir uğrak yeri haline gelen, bu tarihlerde Alpaslan ve ordularını Ahlat’ta konuk eden Bitlis, Türklerin Anadolu’ya açılmasında çok önemli bir rol de üstlenmiştir.1514 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. 1929 yılında Muş iline bağlı ilçe, 1936 yılında ise il olmuştur.</p>
<p><strong>NE YENİR?</strong></p>
<p>Bitlis Büryan kebabı yörenin ünlü yemeğidir. Oğlak etinden yapılan bu yemek Haziran-Temmuz-Ağustos ayları arasında yenilebilir. Uykusundan fedakarlık yapabilenler yine bu aylar arasında sabah saat 05:00′te “avşor” adı verilen yemekten tadabilirler.</p>
<p><strong>NE ALINIR?</strong></p>
<p>Bitlis hediyelik eşyalar bakımından da ziyaretçilerine oldukça zengin seçenekler sunar. İlçelerde halen yapılmakta olan kök boyalı rengarenk kilimler, el emeği göz nuru halılar, toprak çanak-çömlekler, Ahlat İlçemizde yapılan her biri sanat eseri olan bastonlar satın alınabilir. Ayrıca Hizan fındığı, Adilcevaz cevizi , Mutki kara kovan balı ve küp peyniri hediyelik gıda ürünlerimiz arasında en önde gelenleridir.</p>
<p><strong>LİNKLER</strong></p>
<p>Bitlis Valiliği http://www.bitlis.gov.tr</p>
<p>OHAL Valiliği http://www.ohal.gov.tr/</p>
<p><strong>YAPMADAN DÖNME</strong></p>
<p>Nemrut Dağı ve Nemrut Krater Gölü’nü görmeden,</p>
<p>Ahlat Kümbetleri ve Selçuklu Mezarlığı’nı görmeden,</p>
<p>İl merkezinde bulunan Bitlis Kalesi, İhlasiye Medresesi, Şerefiye Camisi ve Kümbetleri ziyaret etmeden,</p>
<p>Bitlis büryan kebabı ve avşor yemeden,</p>
<p>Kök boyalı dokuma kilimleri, Ahlat bastonu, Hizan fındığı, Adilcevaz cevizi, Mutki kara kovan balı ve küp peyniri almadan…</p>
<p>Dönmeyin</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitlis-hakkinda-bilgi_2386.html' addthis:title='Bitlis Hakkında Bilgi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbitlis-hakkinda-bilgi_2386.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bitlis-hakkinda-bilgi_2386.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

