<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WEBONUR &#187; Bitkiler</title>
	<atom:link href="http://www.webonur.net/category/bitkiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webonur.net</link>
	<description>İnternetinizin Yeni Portu..!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 22:50:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Burundanga – Burundanga Nedir ?</title>
		<link>http://www.webonur.net/burundanga-%e2%80%93-burundanga-nedir_2816.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/burundanga-%e2%80%93-burundanga-nedir_2816.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 21:47:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Burundanga]]></category>
		<category><![CDATA[Burundanga Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Burundanga Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Burundanga Nerede Bulabilirim ?]]></category>
		<category><![CDATA[Burundanga Zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2816</guid>
		<description><![CDATA[Burundanga hakkında çok fazla yazı yazılmaya başlandı. Söylentilere göre egm.gov.tr adresinde Burundanga hakkında gerekli uyarılarda yapıldı. Bu kimyasalın asıl ismi aslında Scopolamine’dir. Ancak Amerikada yaşayan yerliler bu kimyasal ilaca Burundanga demektedir. Burundanga taciz ve hırsılık yapılması amacı ile günümüzde oldukça yaygın kullanılmaya başlanmıştır. Normal uyuşturucunun dört katı daha etkilidir. Herhangibir kağıt veya buna benzer aletlere [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/burundanga-%e2%80%93-burundanga-nedir_2816.html' addthis:title='Burundanga – Burundanga Nedir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/Burundanga3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2817" title="Burundanga" src="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/09/Burundanga-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a>Burundanga hakkında çok fazla yazı yazılmaya başlandı. Söylentilere göre  egm.gov.tr adresinde Burundanga hakkında gerekli uyarılarda yapıldı. Bu  kimyasalın asıl ismi aslında Scopolamine’dir. Ancak Amerikada yaşayan  yerliler bu kimyasal ilaca Burundanga demektedir. Burundanga taciz ve  hırsılık yapılması amacı ile günümüzde oldukça yaygın kullanılmaya  başlanmıştır. Normal uyuşturucunun dört katı daha etkilidir. Herhangibir  kağıt veya buna benzer aletlere sürülerek kişiye verildiğinde dahi çok  etkilidir. Aman diyeyim böyle birşeyi kullanmaya kalkmayın valla  kullanan kişiye istediğinizi yaptırdığınız gibi bu kişi bunu hatırlamaz  bile =)</p>
<p><strong>Burundanga Etkileri</strong></p>
<ul>
<li>Kişide bilincin kapanmasına neden olur</li>
<li>Hipnoz durumuna geçer istenilenler yaptırılabilir</li>
<li>Kas refleksleri bozulur istediği gibi tepki vermez</li>
<li>Beyini uyuşturma etkisinden dolayı o zamanı hatırlamada zorluk çeker.</li>
</ul>
<p><strong>Burundanga Bağımlılık Yaparmı</strong></p>
<ul>
<li>Tek kullanımda dahi bağımlılık yapmaktadır bu yönden oldukça tehlikeli ve zararlıdır.</li>
</ul>
<p><strong>Burundanga Zararları </strong></p>
<ul>
<li>Hafıza silinmesine yol açabilir</li>
<li>Çok kullanımlarda beyinle birlikte tüm organları etkiler özellikle karaciğeri</li>
</ul>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/burundanga-%e2%80%93-burundanga-nedir_2816.html' addthis:title='Burundanga – Burundanga Nedir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fburundanga-%25e2%2580%2593-burundanga-nedir_2816.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/burundanga-%e2%80%93-burundanga-nedir_2816.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Goji Berry Bitkisi Meyvesi</title>
		<link>http://www.webonur.net/goji-berry-bitkisi-meyvesi_2639.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/goji-berry-bitkisi-meyvesi_2639.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 20:39:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Damar Hastalığına İyi Gelen Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Goji]]></category>
		<category><![CDATA[Goji Berry]]></category>
		<category><![CDATA[Goji Berry Bitkisi Meyvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Goji Berry faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Goji Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Goji Bitkisinin Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Unutkanlığa İyi Gelen Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2639</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de ismi çok duyulmamış olsada Orta Doğu ülkelerinde çok fazla kullanılan bu bitki kalp hastalıklarına, kariceğer yağlanmasına ve unutkanlığa iyi gelmekte. Uzun zamandır Çin’de üretimi süren ve bir çok diyabet hastasının iyileşmesinde rol oynayan bu bitki içerisinde bulundurdupu  polisakkaritleri sayesinde kan şekerini ve insülin cevabını düzenlediği görülmüştür. İçeriğinde yer alan betain maddesinin de özellikle diabet hastalarında [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/goji-berry-bitkisi-meyvesi_2639.html' addthis:title='Goji Berry Bitkisi Meyvesi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2640" title="Goji_Berry" src="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/08/Goji_Berry13.jpeg" alt="" />Türkiye’de ismi çok duyulmamış olsada Orta Doğu ülkelerinde çok fazla kullanılan bu bitki kalp hastalıklarına, kariceğer yağlanmasına ve unutkanlığa iyi gelmekte. Uzun zamandır Çin’de üretimi süren ve bir çok diyabet hastasının iyileşmesinde rol oynayan bu bitki içerisinde bulundurdupu  polisakkaritleri sayesinde kan şekerini ve insülin cevabını düzenlediği görülmüştür.</p>
<p>İçeriğinde yer alan betain maddesinin de özellikle diabet hastalarında sıkça görülen karaciğer yağlanması ve damar rahatsızlıklarını önlediği bilinmektedir.</p>
<p>Goji berrydeki betain ve ana molekül olan polisakkaritler hasarlı DNA’nın tamirini gerçekleştirir. Bir hücresel protein olan Interlökin-2 (IL-2) bir çok kanser türünde oluşan anti-tümör cevapların oluşmasını sağlar.</p>
<p>Goji berry çok bilinen bir karaciğer hücre koruyucusu olan serebrozid içeriği sayesinde, yüksek toksik etkisi olan klorlanmış hidrokarbonlara karşı karaciğeri dahil koruma sağlar.</p>
<p>Goji berry ile birlikte kanser ilacı kullanan hastalarda olumlu cevapların yüzde 50 oranında arttığı görülmüştür. Serbest radikallerden olan süperoksit’in hastalıkların oluşumu ve ilerlemesinde önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Bu enzim yaş ile birlikte azalmaya başlar. ABD’li bilim adamları Özellikle orta yaştan sonra Goji alımının süperoksit dismutaz enzim değerlerini yüzde 40 oranında arttırdığını kaydetti.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/goji-berry-bitkisi-meyvesi_2639.html' addthis:title='Goji Berry Bitkisi Meyvesi ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fgoji-berry-bitkisi-meyvesi_2639.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/goji-berry-bitkisi-meyvesi_2639.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ormanların Faydaları Nelerdir</title>
		<link>http://www.webonur.net/ormanlarin-faydalari-nelerdir_2187.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ormanlarin-faydalari-nelerdir_2187.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 21:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların Faydaları Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların Faydaları Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların Faydaları Nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların Faydası Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların Faydası Nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2187</guid>
		<description><![CDATA[1-Odun ve kereste ihtiyacımızı sağlar. 2-Eğimli yamaçlarda erozyonu önler 3-Her türlü dinlenme ihtiyacımıza cevap verir. 4-Yurt savunmasında, çeşitli yönlerden kolaylık sağlar. 5-Yabani ve özellikle av hayvanlarını barındırır. 6-Yağış sularını yer altına toplar,bunlarında kaynaklar halinde çıkmasını sağlar. 7-Havadaki oksijen ve karbondioksit dengesini sağlar. Not: Ormanlardan sürekli faydalanmak için ormancılığın üç temel ilkesi vardır. a-Ormanların genişletilmesi b-Devamlı [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ormanlarin-faydalari-nelerdir_2187.html' addthis:title='Ormanların Faydaları Nelerdir ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1-Odun ve kereste ihtiyacımızı sağlar.<br />
2-Eğimli yamaçlarda erozyonu önler<br />
3-Her türlü dinlenme ihtiyacımıza cevap verir.<br />
4-Yurt savunmasında, çeşitli yönlerden kolaylık sağlar.<br />
5-Yabani ve özellikle av hayvanlarını barındırır.<br />
6-Yağış sularını yer altına toplar,bunlarında kaynaklar halinde çıkmasını sağlar.<br />
7-Havadaki oksijen ve karbondioksit dengesini sağlar.</p>
<p>Not: Ormanlardan sürekli faydalanmak için ormancılığın üç temel ilkesi vardır.<br />
a-Ormanların genişletilmesi<br />
b-Devamlı korunması<br />
c-İşletilmesi<br />
Ormanların faydalarını ona başlık altında toplarız.</p>
<p>a) DOĞAL DENGEYİ SAĞLAR :<br />
Eğimli sahalarda ormanlar toprağı örgü şeklinde sararak toprakların aşınmasını önler. Toprak tabakasına saldığı kökleri ile suyun derinlere sızması için, küçük kanalcıklar oluşturur. Böylece ormanlık sahalara düşen yağışlar toprağa sızar ve oradan yer altı suyuna, derelere ve kaynaklara kavuşur.</p>
<p>Ormanların diğer önemli tarafı,doğadaki besin maddelerinin dolaşımını sağlamasıdır. Toprağa düşen dal ve yapraklar; bakteriler tarafından organik maddeye dönüşür. Organik madde, topraktaki bitki besin maddesini artırarak bitki örtüsünün daha iyi gelişmesini sağlar. Diğer taraftan toprağa karışan organik madde toprakta gözenekli bir yapı oluşturur. Bu da yağışların toprağa sızmasını sağlar.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2190" title="Orman" src="http://www.webonur.net/wp-content/uploads/2010/07/Orman13.jpg" alt="" width="346" height="260" /><br />
b)ORMANLAR DİNLENDİRİCİ ETKİ YAPAR :<br />
Orman içi mesire yerleri ve milli park alanları, önemli dinlenme yerleridir. Ülkemizde son yıllarda önemli milli parklar kurulmuştur. Bunlar;Yozgat çamlığı, Kaçkar Adana (soğuksu), Kızılcahamam, Kuş Cenneti, Uludağ, Yedigöller, Dilek yarımadası (Aydın). Spil dağı,<br />
Kızıldağ (Yalvaç), Termosos, Köprülü Kanyon, Olimpos, Beydağları, Altınbeşik mağarası (Antalya) Kovada (Isparta), Mercan vadisi, Maçka, Altındere, Hatilla vadisi, Beyşehir,Karagöl, Nemrut Dağı (Adıyaman), Başkomutanlık (Afyon), Honaz Dağı (Denizli)</p>
<p>c)ODUN, KERESTE VE BAZI SANAYİ KOLLARINA HAM MADDE SAĞLAR:<br />
Ormanlardan yakacak odun ve kereste üretilir. Yılda ortalama 6-8 milyon m3 tomruk elde edilir. Bunlar inşaatta, kağıt üretiminde, ambalaj sanayisinde, maden ocaklarında destek, PTT ve enerji hatlarında taşınma direği olarak kullanılır. Ayrıca çamdan elde edilen reçine, kimya sanayiinde, boya yapımında kullanılır.</p>
<p>Ormanlarımızdan odun ve kereste üretimi orman işletmelerine yapılır.Odunu büyük bir bölümü yakacak olarak evlerin ısıtılmasında kullanılınır.Evlerin ısıtılmasında enerjinin beşte biri odundan sağlanır.</p>
<p>Ormanlarımızı, korunan ormanlar ve verimli parklar hariç işletmemiz gereklidir. Ormanlarımız, orman içinde ve orman kenarında yaşayan köylülerimizin önemli gelir kaynağıdır. Köylerimizin üçte ikisi orman içinde ve kenarında kurulmuştur. Nüfusumuzun onda biri ormanlardan yararlanmaktadır. Bu yönü ile de ormanlarımız vatandaşlarımıza iş temin eden doğal kaynaktır.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ormanlarin-faydalari-nelerdir_2187.html' addthis:title='Ormanların Faydaları Nelerdir ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Formanlarin-faydalari-nelerdir_2187.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ormanlarin-faydalari-nelerdir_2187.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitkilerde Tozlaşma Nedir ?</title>
		<link>http://www.webonur.net/bitkilerde-tozlasma-nedir_2011.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bitkilerde-tozlasma-nedir_2011.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 03:07:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma İle İlgili Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma İle İlgili Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Ne Demek ?]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Ne Demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Neye Denir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Tozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Tozlaşma Nasıl Olur ?]]></category>
		<category><![CDATA[Tozlaşma Nedir ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2011</guid>
		<description><![CDATA[Bitkilerde Tozlaşma Nedir Olgunlaşan erkek organdan dağılan çiçek tozlarının (polenlerin), çeşitli vasıtalarla dişi organın tepeciği üzerine gelmesine tozlaşma denir. Tozlaşmanın başarılı olabilmesi için, bitkiler çok fazla polen üretir. Böylelikle çiçek tozlarının dişi organ tepeciklerine ulaşma olasılığı artar. Polenlerin dışında bulunan dış gömlek, uçuşmalarına yardımcı olacak yapı kazanmıştır. Milyonlarcası rüzgârla uçuşan çiçek tozlarının yalnızca çok az [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitkilerde-tozlasma-nedir_2011.html' addthis:title='Bitkilerde Tozlaşma Nedir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bitkilerde Tozlaşma Nedir</strong><br />
Olgunlaşan erkek organdan dağılan çiçek tozlarının (polenlerin), çeşitli  vasıtalarla dişi organın tepeciği üzerine gelmesine tozlaşma denir.</p>
<p>Tozlaşmanın başarılı olabilmesi için, bitkiler çok fazla polen  üretir. Böylelikle çiçek tozlarının dişi organ tepeciklerine ulaşma  olasılığı artar. Polenlerin dışında bulunan dış gömlek, uçuşmalarına  yardımcı olacak yapı kazanmıştır. Milyonlarcası rüzgârla uçuşan çiçek  tozlarının yalnızca çok az bir kısmı dişi organa ulaşır. Ancak, bu  genellikle bitkinin neslini sürdürmesi için yeterli sayıdadır.</p>
<p>Tozlaşma, böcekler aracılığıyla da yapılır. Böcek vücudu üzerinde  birçok çıkıntı ve kıllar vardır. Çiçek tozlarının yapısı da böceklere  yapışmaya uygundur. Böcekler, vücutlarına yapışan çiçek tozlarını  çiçekten çiçeğe taşırlar. Yağmur ve akarsular, kuşlar, insanlar, diğer  birçok hayvanlar da tozlaşmayı sağlayabilir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitkilerde-tozlasma-nedir_2011.html' addthis:title='Bitkilerde Tozlaşma Nedir ? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbitkilerde-tozlasma-nedir_2011.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bitkilerde-tozlasma-nedir_2011.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitkilerin Özellikleri ve Şifaları</title>
		<link>http://www.webonur.net/bitkilerin-ozellikleri-ve-sifalari_2001.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bitkilerin-ozellikleri-ve-sifalari_2001.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2010 16:45:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbakla]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbakla Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbakla Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbakla Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbakla Şifalı Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbakla Türkiye'de Yetistiği Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Acıçigdem]]></category>
		<category><![CDATA[Acıçiğdem Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Acıçigdem Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Acıçigdem Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Acıçigdem Şifalı Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Acıçiğdem Türkiye'de Yetistiği Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotu]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotu Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotu Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotu Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotu Şifalı Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Adamotu Türkiye'de Yetistiği Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlat]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlat Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlat Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlat Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlat Şifalı Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlat Türkiye'de Yetistiği Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu Şifalı Bitkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahududu Türkiye'de Yetistiği Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Alraunwurzel]]></category>
		<category><![CDATA[Autumn crocuses]]></category>
		<category><![CDATA[Colchicum]]></category>
		<category><![CDATA[Colchique]]></category>
		<category><![CDATA[Framboise Common]]></category>
		<category><![CDATA[Herbstzeitlose]]></category>
		<category><![CDATA[Himbeere]]></category>
		<category><![CDATA[Krokus]]></category>
		<category><![CDATA[Lupin]]></category>
		<category><![CDATA[Lupine]]></category>
		<category><![CDATA[Mandragore]]></category>
		<category><![CDATA[Mandrake]]></category>
		<category><![CDATA[Piraster]]></category>
		<category><![CDATA[Pirus elaegrifolia]]></category>
		<category><![CDATA[Poirier sauvage]]></category>
		<category><![CDATA[Rasberry bush]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler ve Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Wild pear-tree]]></category>
		<category><![CDATA[Yabanarmudu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=2001</guid>
		<description><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitkilerin-ozellikleri-ve-sifalari_2001.html' addthis:title='Bitkilerin Özellikleri ve Şifaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitkilerin-ozellikleri-ve-sifalari_2001.html' addthis:title='Bitkilerin Özellikleri ve Şifaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bitkilerin-ozellikleri-ve-sifalari_2001.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Yararlı 15 Bitki</title>
		<link>http://www.webonur.net/en-yararli-15-bitki_1809.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/en-yararli-15-bitki_1809.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 10:02:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[Adaçayının Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Balgam Söktürücü]]></category>
		<category><![CDATA[Beze]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkilerlerin Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Böcek Sokmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Cildi Temizleyici]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Lekeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Tedavi Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gastrit]]></category>
		<category><![CDATA[Gribal Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi Bitki Neye İyi Geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hindiba]]></category>
		<category><![CDATA[Ihlamur]]></category>
		<category><![CDATA[Ihlamurun Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ishal kesici]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi Rizkini Ne Azaltır]]></category>
		<category><![CDATA[Karabaş Otu]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Kaşıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaşıntıya Ne İyi Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Kramp]]></category>
		<category><![CDATA[Kronik Karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Kuşburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Mantar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Mayan Kökü]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Ülseri Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Omurilik Rahatsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Pelin Otu]]></category>
		<category><![CDATA[Safra Kesesi]]></category>
		<category><![CDATA[Siğil Giderici]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon Düzenleyici]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webonur.net/?p=1809</guid>
		<description><![CDATA[Bu bitkiler, kalp krizi riskine, enfeksiyonlara, gribe, alerjiye daha birçok hastalığa iyi geliyorlar. İşte 15 mucizevi bitki… ADAÇAYI: Kalp krizi riskini azaltır. Aşırı terlemeye neden olan hastalıkları giderir. Kramp, omurilik rahatsızlığı, beze ve sinirsel titremelerde mucize etkileri vardır. Böcek sokmalarına karşı ısırılan bölgeye adaçayı yaptığını toz olarak uygulamanız önerilir. CEVİZ: Damar koruyucu, ishal kesici, cildi [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/en-yararli-15-bitki_1809.html' addthis:title='En Yararlı 15 Bitki ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu bitkiler, kalp krizi riskine, enfeksiyonlara, gribe, alerjiye daha birçok hastalığa iyi geliyorlar. İşte 15 mucizevi bitki…</strong></p>
<p><strong>ADAÇAYI:</strong> Kalp krizi riskini azaltır. Aşırı terlemeye neden olan hastalıkları giderir. Kramp, omurilik rahatsızlığı, beze ve sinirsel titremelerde mucize etkileri vardır. Böcek sokmalarına karşı ısırılan bölgeye adaçayı yaptığını toz olarak uygulamanız önerilir.</p>
<p><strong>CEVİZ:</strong> Damar koruyucu, ishal kesici, cildi temizleyici, siğil giderici, mantar hastalıklarında etkili, tümör engelleyici ve bağışıklık sistemini koruyucu özellikleri bulunmaktadır. Ceviz kanın pıhtılaşmasını önler, kan dolaşımını düzenler&amp; Karaciğer için de çok faydalıdır.</p>
<p><strong>IHLAMUR:</strong> Gribal enfeksiyonların yanı sıra güzellik ve ciltteki lekelere karşı da mucize etkileri vardır. Cilt lekeleri için iyice kaynatılıp, leke olan kısma sürülmesi öneriliyor. Bunun yanında strese karşı da ıhlamuru mutfağınızdan eksik etmeyin…</p>
<p><strong>HİNDİBA:</strong> Safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında mucizeler yaratır. Kronik karaciğer iltihaplanmalarına karşı tedavi edici özelliği vardır. Şeker hastalığına da iyi gelmektedir. Bunun yanı sıra deri kaşıntıları ve sivilcelere karşı da şaşırtıcı derecede etkilidir.</p>
<p><strong>KARABAŞ OTU:</strong> Ağrıları dindirir, kalbe kuvvet verir&amp; Özellikle sigara kullananlar için belirtelim, balgam sökücü özelliği vardır. Uyuşukluk gideren bu bitki zindelik kaynağıdır. Sara ve beyin hastalıklarının tedavisinde de kullanılır.</p>
<p><strong>KEREVİZ:</strong> Huysuz ve asabi biri misiniz? Kereviz tüketin. Sakinleştirici özelliği var. Böbrek için çok yararlı, kanı temizliyor, kilo almayı önlüyor ve cinsel gücü artırıyor.</p>
<p><strong>KUŞBURNU:</strong> Hangi vitamini ararsanız var. Grip ve soğuk algınlığı için bire bir. Kabızlık için de çare… Yorgunluk ve halsizlik için öneriliyor. Kan yapıcı ve tansiyon düzenleyici özelliği ile mutfaktan eksik edilmemeli.</p>
<p><strong>MAYDANOZ</strong>: Bir tutam maydanoz vücudun günlük C vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor. Toksinleri vücuttan atıyor, kanı temizliyor, kansızlığa, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi geliyor…</p>
<p><strong>MEYAN KÖKÜ:</strong> Balgam söktürücü özelliği olan bu bitki mide ülseri tedavisinde kullanılır. Böbreküstü bezlerini çalıştırdığı gibi kramp girmelerinde de çözücü etkisi vardır. Ayrıca iyi bir kabızlık gidericidir.</p>
<p><strong>NAR:</strong> Narda bol miktarda antioksidan, C vitamini, demir ve potasyum var. Bir bardak nar suyunun antioksidan özelliği, iki kadeh kırmızı şarap ve 10 bardak yeşil çay ile aynı seviyede. Üstelik, bu özellikleri sayesinde kalbi ilaç gibi koruyor.</p>
<p><strong>SEMİZ OTU:</strong> Uzmanlar, Parkinson tedavisinde hastalarına mutlaka semiz otu salatası yemelerini öneriyor. Zihin yorgunluğu, sinirlilik ve uykusuzluğa iyi gelir. Kanı temizleyici özelliği vardır…</p>
<p><strong>PELİN OTU:</strong> Mideniz ile sorun yaşıyorsanız, gastrit derdiniz varsa pelin otu birebir… Bu bitki sindirim zor besinlerin hazmını kolaylaştırıyor. Tonik etkisiyle de kan dolaşımını artırarak, vücuda zindelik veriyor. Bir önemli özelliği ise vücuda sürüldüğünde haşereleri uzaklaştırması…</p>
<p><strong>SOĞAN:</strong> Mümkün olduğu kadar çiğ tüketin. Zira çiğ tüketildiğinde mideyi güçlendirir, sindirim sistemini uyarır, idrarı arttırır. Grip, nezle, gırtlak iltihabı ve öksürüğü önleyici olarak kullanılır.</p>
<p><strong>ZERDEÇAL:</strong> Zerdeçal en etkin ve en yaygın kullanılan antioksidanlardan biridir. üst solunum yolu enfeksiyonu, astım, bronşit ve sinüzit tedavisinde kullanılır. Kansere karşı etkilidir. Beyni güçlü tutarak, alzheimerı önler.</p>
<p><strong>ZEYTİN:</strong> Özellikle zeytinin yağı mucize kaynağı olarak görülür. Vücudun ihtiyaç duyduğu omega 6 yağ asidine sahiptir. Hücre yenileyici özelliği ile cildi besleyip, güçlendirir… Zeytin ve zeytinyağı asla mutfaktan eksik edilmemeli, bolca tüketilmeli.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/en-yararli-15-bitki_1809.html' addthis:title='En Yararlı 15 Bitki ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fen-yararli-15-bitki_1809.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/en-yararli-15-bitki_1809.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İncirin Faydaları</title>
		<link>http://www.webonur.net/incirin-faydalari_1764.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/incirin-faydalari_1764.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 20:51:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[İncir]]></category>
		<category><![CDATA[İncir Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[İncir Resmi]]></category>
		<category><![CDATA[İncirin Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İncirin Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[İncirin Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[İncirler]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru İncir Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru İncirin Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru İncirin Yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1764</guid>
		<description><![CDATA[İncirin faydası saymakla bitmez. Sözgelişi, içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler. Taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. - İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Sözgelişi, 100 gr. kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun yüzde 17si, demir [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/incirin-faydalari_1764.html' addthis:title='İncirin Faydaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İncirin faydası saymakla bitmez. Sözgelişi, içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler. Taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir.<br />
- İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Sözgelişi, 100 gr. kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun yüzde 17si, demir ve magnezyumun yüzde 30²u, fosforun yüzde 20si, B1 vitamininin yüzde 5i ve B2 vitamininin yüzde 4ü alınmış olur.</p>
<p>- İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.<br />
- Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.<br />
- İncir içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler. İncirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. Süt içemeyen kişilerin incir yemeleri öğütlenir.<br />
- İncir, içerdiği ˜benzaldehit”adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.<br />
- Kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabilen etkili bir müshildir. Bunun için iki-üç kuru incir doğranır. Üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.<br />
- Körpe incir yapraklarının sütü siğile karşı etkilidir. Bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür.<br />
- Körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.<br />
- Kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir. Körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur. Bu yapraklar parçalanır. 2-3 tatlı kaşığı kurumuş yaprak bir bardak suda 30 dakika kadar kaynatılır. Böylece hazırlanan dekoksiyonla ıslatılan bez basur memesine sürülür ya da çıbanlara sarılır. Hemoroite karşı bu dekoksiyondan günde 2-3 bardak içilir.</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/incirin-faydalari_1764.html' addthis:title='İncirin Faydaları ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fincirin-faydalari_1764.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/incirin-faydalari_1764.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitkisel Yağlar Hakkında Bilgiler</title>
		<link>http://www.webonur.net/bitkisel-yaglar-hakkinda-bilgiler_1742.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/bitkisel-yaglar-hakkinda-bilgiler_1742.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 17:11:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bademyağı]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki Yağları]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkisel Yağ Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkisel Yağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hintyağı]]></category>
		<category><![CDATA[Jojoba yağ]]></category>
		<category><![CDATA[Jojoba Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kabak Çekirdeği Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Soya Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Susam Yağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1742</guid>
		<description><![CDATA[Bitkisel Yağlar Hakkında Bilgiler Bütün bitkiler güneş ışınlarından aldıkları yaşam enerjisi ile büyürler. Uygun şekilde muhafaza edildikleri sürece bitkilerden elde edilen esanslar bizleri ve çevremizi çok güçlü bir şekilde etkiler. Bu esans ve kokular bitkilerin özünü oluşturduğu, dolayısıyla bir yaşam enerjisi içerdikleri için suni kokulara oranla daha olumlu ve faydalı etkiler taşımaktadır. Bitkisel yağlar evde [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitkisel-yaglar-hakkinda-bilgiler_1742.html' addthis:title='Bitkisel Yağlar Hakkında Bilgiler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;"><strong>Bitkisel Yağlar Hakkında Bilgiler<br />
</strong></p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;">Bütün bitkiler güneş ışınlarından aldıkları yaşam enerjisi ile büyürler. Uygun şekilde muhafaza edildikleri sürece bitkilerden elde edilen esanslar bizleri ve çevremizi çok güçlü bir şekilde etkiler. Bu esans ve kokular bitkilerin özünü oluşturduğu, dolayısıyla bir yaşam enerjisi içerdikleri için suni kokulara oranla daha olumlu ve faydalı etkiler taşımaktadır.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;">Bitkisel yağlar evde kullanıldıkları zaman odalara nüfuz edip olumlu titreşimler yaratırlar. Ancak farklı bitkisel yağlar farklı enerji türleri yaydıkları için ihtiyaç duyacağınız titreşim ve enerjiye göre belirli bir yağ ya da yağ karışımı kullanabilirsiniz. Spesifik yağlar, ilham, konsantrasyon, çalışmak, dinlenmek, uyumak ya da hayal kurmak için doğru ambiansı yaratarak ruh halinizi etkiler. Hatta bazı yağlar odadaki havayı dezenfekte ederek bazı hastalıkları önlemektedir.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;">Ev içinde bitkisel yağları koku olarak kullanmanın birkaç yöntemi vardır. Kuru çiçekler ya da potpori yerleştireceğiniz bir kasenin içine birkaç damla yağ damlatabilirsiniz. Yastıklı elbise askıları ve çekmece astarları da bir kaç damla yağ için idealdir. Bir parça ham pamuk ya da pamuklu bez üzerine bitki yağını damlatıp pamuğu bir radyatörün arkasına yerleştirebilirsiniz.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;">Ya da içi su dolu küçük bir tabağa iki damla yağ ekleyip radyatöre yakın bir yere koyabilirsiniz, bu ayrıca nemlendirici işlevi de görecektir.<br />
Soğuk preslenen bitkisel yağlar</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;">Bitkisel yağlar, değerli içerikleriyle(doymamış yağ asitleri, lesitin, vitaminler ve çeşitli mineraller), derinin işlevlerini desteklerler. Şifalı bitkilerle tedavi geleneğinde bitkisel yağ kullanımı, bilinen en eski beden bakımı uygulamalarında çok önemli yere sahiptir. Ama dikkat: Günümüzde kullanıma sunulan pek çok bitkisel yağ, kimyasal ilaç kalıntıları içermektedir! Bu nedenle, kimyasal ilaçlama yapılmayan bölgelerin ürünlerinden elde edilmiş çok kaliteli yağların kullanımına özen gösterilmelidir.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;"><strong>-Bademyağı:</strong> Acı ve tatlı badem çekirdeğinin karışımından, ama bazen de yalnızca tatlı bademden elde edilir. Bademyağı kullanışlıdır. Özellikle duyarlı, kuru ve çatlak ciltleri çok olumlu etkiler ve pürüzlerini alır. Bebeklerde de kullanılabilir.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;"><strong>-Hintyağı: </strong>Müshil ilacı olarak bilinir. Kendine özgü kokusu nedeniyle kozmetiklere katkı biçiminde, az miktarlarda kullanılır. Özellikle saçları güçlendirmede başarıyla kullanılabilir.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;"><strong>-Jojoba yağı:</strong> Jojobaöl, bilimsel adı Simmondsia chinensis olan, Meksika kökenli bir ağaççığın meyve çekirdeklerinden kazanılır. Akışkan bir mumdur. Kozmetik ürünlerinde yaygınlıkla kullanılır.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;"><strong>-Kabak çekirdeği yağı: </strong>Cildi düzgünleştirir, yumuşatır ve yaşlanmasını yavaşlatır.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;"><strong>-Soya yağı:</strong> Soya fasulyesinin yağı, yüksek oranda içerdiği lesitin ve A Vitamini göz önünde bulundurularak cilt bakımında kullanılan öteki yağlara eklenebilecek en değerli yağlardandır. Cildin beslenmesinde önemli görevler üstlenebilir.</p>
<p style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 15px; padding-left: 0px; text-align: justify; margin: 0px;"><strong>-Susam yağı:</strong> Hafif etkili, cildi besleyici ve güneş ışınlarından(UV) koruyucu özellikler içerir. Cilde derinlemesine işler, temizleyici ve zararlı maddelerden arındırıcı olarak kullanılabilir.<br />
-Zeytinyağı: Kaliteli sızma zeytinyağı klasik bir kozmetik katkısıdır. Cilde derinlemesine işler, normalleştirir ve kendini yenileyebilmesine yardımcı olur(regenerasyon).</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/bitkisel-yaglar-hakkinda-bilgiler_1742.html' addthis:title='Bitkisel Yağlar Hakkında Bilgiler ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fbitkisel-yaglar-hakkinda-bilgiler_1742.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/bitkisel-yaglar-hakkinda-bilgiler_1742.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elma Sirkesinin Faydaları ve Elma Sirkesiyle Zayıflama</title>
		<link>http://www.webonur.net/elma-sirkesinin-faydalari-ve-elma-sirkesiyle-zayiflama_1697.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/elma-sirkesinin-faydalari-ve-elma-sirkesiyle-zayiflama_1697.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 18:10:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlik]]></category>
		<category><![CDATA[Akne Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemini Güçlendir]]></category>
		<category><![CDATA[Baş Ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Böcek Sokmalarında]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ciltteki Lekelere]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesi Bal Ilık Su Nasıl İçilmeli ve Ne Zaman İçilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesi ile Nasıl Zayıflanır]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesi Mideyi Yakarmı]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesi Nasıl Kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesi Nelere İyi Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesi Zayıflama Bal]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesi Zayıflatırmı]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesinin Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesinin Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesinin Zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesinin Zararları Varmıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Elma Sirkesiyle Ne Kadar Zamanda Zayıflanır]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Bulantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kepeksiz Saçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mafsal Ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Şikâyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Yanması]]></category>
		<category><![CDATA[Mineral-Püresi]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[Sabahları 1 Bardak Elma Sirkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahatte İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Sirke Buğusu]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Algınlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Varisli Damarlara]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık Lekelerine Karşı Bir Reçete]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık Şikâyetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1697</guid>
		<description><![CDATA[Kanı temizleyen, bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı tesire sahip olan, idrar söktürücü özelliği bulunan, karaciğer ve damar sertliği hastalıklarıyla, hemoroid, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelen elmanın sirkesi de, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısının güçlenmesini sağlar’ dedi. Ilık bir bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 çay kaşığı bal karıştırılarak [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/elma-sirkesinin-faydalari-ve-elma-sirkesiyle-zayiflama_1697.html' addthis:title='Elma Sirkesinin Faydaları ve Elma Sirkesiyle Zayıflama ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial,Tahoma,Verdana; font-size: 12px; line-height: 17px;"></p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Kanı temizleyen, bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı tesire sahip olan, idrar söktürücü özelliği bulunan, karaciğer ve damar sertliği hastalıklarıyla, hemoroid, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelen elmanın sirkesi de, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısının güçlenmesini sağlar’ dedi.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Ilık bir bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 çay kaşığı bal karıştırılarak yapılan kokteylin sabahları aç karnına içilmesi halinde vücutta biriken fazla yağın atımı kolaylaşır,</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Elma sirkesi, içerdiği çok değerli ve çeşitli maddeler nedeniyle, en sağlıklı sıvılardan biridir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Elma sirkesi bedenimizi içten ve dıştan tedavi edebilen olağanüstü bir sıvıdır. İçerdiği yüksek orandaki Potasyum sayesinde kas yapısını güçlendiren, strese karşı koyabilecek dayanıklılık kazandıran, grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarının hafif geçilmesini sağlayan elma sirkesi, boğaz ağrısı, öksürük ve ses kısıklığına da iyi gelmektedir. Elma sirkeleriyle yapılan salatanın yüksek kolestrole karşı da iyi gelir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Kepeksiz saçlar:</strong><span> </span>Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin.Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Akne tedavisi:<span> </span></strong>Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.<br />
<strong><br />
Ciltteki lekelere:</strong><span> </span>Dörtte bir litre suya, üç çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın, ateşi kısın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.</strong><br />
<strong><br />
Varisli damarlara:</strong><span> </span>Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-akşam tekrarlayın.<br />
<strong><br />
Zayıflamak için:</strong><span> </span>Bir bardak suya 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 kez, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaksa mutlaka yemeklerden önce alınmalıdır) kullanılır</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Sabahları aç karnına içtiğiniz bir bardak elma sirkesi-bal  kokteylinin içindeki müthiş zenginliği öğrenmiş bulunuyorsunuz artık. Bu zenginliğin sağlığımıza yaptığı katkılara da şöyle kısaca bir göz atmamız herhalde yararlı olacaktır.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">- Soğuk algınlığı ve grip zamanlarından önce, 4 haftalık bir sirke-bal kokteyli kürüne baslayın ve günde 3 bardak için.<br />
- Sirke-bal kokteyli nezleye karşı da bedeni güçlendirecektir. Nezleye karşı ayrıca, 1 ölçü elma sirkesi 2 ölçü suya karıştırılır, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve inhalasyon tedavisi uygulanır.<br />
- Boğaz ağrısı ve ses kısıklığında, 1 ölçü elma sirkesi ile 3 ölçü ılık su karıştırılır ve saat başı derin gargaralar yapıldıktan sonra tükürülür. Bu gargaraların adaçayı ile dönüşümlü yapılması etkiyi daha da arttıracaktır.<br />
- Öksürüğe karşı, 4 yemek kaşığı dolusu akışkan balla 3 tatlı kaşığı elma sirkesini iyice karıştırın. Öksürük gıcıgına karşı yarım tatlı kaşığı alın ve yavaş yavaş yutun. Ayrıca, bolca kekik çayını balla tatlandırın ve yudumlayarak için.<br />
- Yüksek kolesterole karşı, günde pek çok kere elma sirkesi-bal kokteyli içilir. Salatalarda öncelikle elma sirkesi kullanılır.<br />
- Gaz şişkinliğine karşı, her öğünden yarım saat önce 1 bardak elma sirkesi-bal kokteyli içerek, sağlıklı bir bağırsak florasinin temelini atın. Bu kokteyle rezene veya frenk kimyonu çayı da<br />
ekleyebilirsiniz.<br />
- Kabızlığa karşı, günde pek çok kere, 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyerek için.<br />
- Ergenlik sivilcelerine karşı, her yemekten yarım saat önce, içine 1 tatlı kaşığı elma sirkesi eklenmiş 1 bardak su için. Yüzünüze buğu banyoları uygulayın: 1 litre kaynar derecede sıcak suya 4 yemek kaşığı elma sirkesi ve 2 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası ekleyin, 1-2 kere karıştırın ve başınızı büyük bir havluyla örterek 5-10 dakika gözlerinizi yumarak bekleyin. Yüzünüzü suya çok yaklaştırmayın!</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>İyileştirici özellikleri</strong><br />
* Besinlerin verimli kullanımını, metabolizmanın sağlıklı işleyişini, vücudun asit alkali dengesini korumasını sağlar. Örneğin kalsiyumun daha verimli kullanımını sağlayıp, bir yandan kemiklerin yeniden gerekli kalsiyumu almasını desteklerken, bir yandan da eklemlerdeki kalsiyum birikimini kırar.<br />
* Sodyumun etkisini yansızlaştırarak yüksek tansiyondan korur.<br />
* Kolesterolü düşürür. İçerdiği doğal asitler ve enzimler kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar.<br />
* Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu detoksifiye eder, yağlı-mukus kalıntıları parçalar.<br />
* İçerdiği yoğun potasyum sayesinde hücre büyümesini destekler.<br />
* Soğuk algınlıklarında, boğaz enfeksiyonlarında, bronşitte içilebilir ya da buhusu yapılır.<br />
* İdrar yolları enfeksiyonlarında, sindirim bozukluklarında, kramplarda, yaban arısı sokmasında, saçta kepekte, uyku bozukluklarında, kulak çınlamasında da kullanılır</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Farklı Bir Kaynaktan Elma Sirkesinin Faydaları</strong></span><br />
Elma sirkesi ilâç olmamasına rağmen, içerdiği şifalı maddeler sebebiyle, aşağıda sayılan hafif rahatsızlıklarda iyi gelmektedir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Yaşlılık şikâyetleri</strong><br />
Kalb ve sinirleri güçlendirmek için düzenli olarak elma sirkesi-bal karışımının alınması tavsiye edilmektedir. Buna ek olarak bir yudum akdiken suyu da, yaşlı kalbi takviye etmektedir. Çünkü bu şifalı bitki, hiçbir zarar vermeden kalb damarlarındaki kanın rahat dolaşmasını sağlamaktadır. İhtiva ettiği yüksek miktarda potasyum, zehirlerden arındırmakta ve dengeli su kullanımını sağlamaktadır. Bu durumdan bilhassa kalb kasları, damarları ve sinir hücreleri yararlanmaktadır.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Yaşlılık lekelerine karşı bir reçete</strong><br />
Yaşlılık lekeleri, elma sirkesi-soğan suyu karışımıyla giderilebilmektedir. İki soğanın suyunu sıkınız. Buna iki katı kadar elma sirkesi ilâve ediniz. Bu karışımı, geceleyin tesir gösterebilmesi için, akşamleyin sürünüz.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Gözler</strong><br />
Gözleriniz, okurken veya bilgisayar monitörü önünde çabuk yoruluyor mu? Açık ışığa karşı hassas mısınız? Her sabah alacağınız elma sirkesi-bal karışımı, vücudunuza A vitamini ve provitamin takviyesini sağlayacaktır.<br />
<strong><br />
Gaz ve kabızlık</strong><br />
Gaz çoğu kez, midenizi bozduğunuzda oluşur. Bağırsaklardaki kuvvetli gaz oluşumu ise sindirim organlarındaki bir arızaya işaret edebilir. Bazı insanlardaki ruhî sıkıntılar sindirim sistemine vurabilir, böylece çeşitli problemler ortaya çıkabilir. Sindirimin tam gerçekleşememesinin bir emaresi; yanlış beslenme veya yetersiz hareketten dolayı atalete düşmüş yani rahatsızlanmış bağırsağın semptomu olabilir. Günde birkaç kez içinde iki çay kaşığı elma sirkesi bulunan bir bardak su içiniz. İçinde elma sirkesi ve biraz tuz bulunan ılık ayak banyosundan da iyi sonuçlar elde edilmiştir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Kadın rahatsızlıkları</strong><br />
Kadınların belli günlerdeki ağrılarını dindirmek için, sirkenin bilhassa büzüştürücü özelliğinden faydalanılmaktadır. Ayrıca kadınlarda çeşitli sebeplerle meydana gelen akıntılara karşı tesirlidir. En sık rastlanan akıntı sebebi, bağırsak veya idrar yoluyla kadınlara bulaşan mantar enfeksiyonudur. Alerji, başka organların enfeksiyonu, çeşitli hormonal veya metabolizma arızaları da akıntılara sebep olabilir. Hafif durumlarda genelde akıntılı bölgenin yıkanması iyi gelmektedir. Üç yemek kaşığı elma sirkesini iki litre ılık suya ilâve edip, bunu temiz bir şırınga ile akıntının kaynağını kurutuncaya kadar günde bir defa küvet veya plastik leğen içinde yıkanmasını sağlayınız. Korunmak amacıyla daha sonra haftada bir kez yıkamak yeterli olacaktır.<br />
<strong><br />
Hamilelik bulantısı</strong><br />
Sabahleyin kahvaltıdan biraz önce alınan içinde bir çay kaşığı elma sirkesi bulunan bir bardak su, sabah bulantısını giderebilir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Mafsal ağrıları</strong><br />
Burada eski bir Amerikan ev reçetesi olan mineral-püresinden bahsetmek faydalı olacaktır. Bununla akut mafsal iltihabını (arthritis) tedavi etmeniz mümkündür.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Mineral-püresi</strong><br />
Yarım greyrfrut, bir portakal, bir limon, iki kereviz sapını küçük küçük doğrayarak dört bardak su ilâve edip bir saat kaynatınız. Daha sonra malzemeyi süzgeçten geçirip iki çay kaşığı elma sirkesi ve bir çay kaşığı İngiliz tuzu (magnezyum sülfat) ilâve ediniz. Sabah akşam bir yemek kaşığı, bu püreyi bir bardak su ile içiniz.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Baş ağrıları</strong><br />
Baş ağrısının birçok sebebi olmakla birlikte çoğu defa stres, boynun gerilmesi veya sıkışması gibi zararsız faktörlere dayanmaktadır. Ama baş ağrıları, başlayan enfeksiyona bağlı bir rahatsızlığın veya sinüzit, menenjit vs. gibi hastalıklarla birlikte görülebilir. Kendi kendinize tedaviye başlamadan önce bir doktora başvurarak esaslı bir organik hastalığın bulunmadığından emin olunuz. Ağrılarla birlikte ateş olursa veya şiddetli ağrılar geçmezse de hekiminize danışınız. Alnınızı ve şakaklarınızı biraz elma sirkesiyle ovarak çoğu kez hafif baş ağrısından kurtulabilirsiniz. Şikâyetler geçmezse, soğuk algınlığı için tavsiye ettiğimiz sirke buhar banyosunu denemelisiniz.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Mide şikâyetleri</strong><br />
Birçok insanın sağlık bakımından en zayıf olduğu nokta, strese ilk olarak tepki gösterdiği ve sıkıntı anında hastalanan midedir. Genelde böyle rahatsızlıklar ciddi olmayıp gerilim, küçük bir enfeksiyon veya hatalı beslenmeye dayanmaktadır. İshal, mide krampı ve bulantı hallerinde elma sirkesi tedavisi iyi gelmektedir. Bu tedaviden birkaç gün sonra mide şikâyetleriniz belirli bir şekilde iyileşmez, hattâ kötüleşirse bir hekime baş vurmalısınız.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Kullanımı: Bir kaşık elma sirkesini bir bardak suyla karıştırınız. İlk bardağı, beş dakikada bir çay kaşığı alınız. İkinci bardakta dozu ikişer çay kaşığına yükseltiniz. Üçüncü bardaktan 15 dakikada bir yudum alınız. Soğan veya yulaf ezmesi gibi yağ ve albümin bakımından fakir gıdalar hariç, semptomlar geçinceye kadar katı gıda almamalısınız.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Hıçkırığa, birkaç damla elma sirkesi bulunduran bir çay kaşığı şeker iyi gelmektedir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Mide yanması</strong><br />
Herkesin tahminin aksine, yemek borusundaki sıkıcı yanma ve kaşıntıya mide asidinin artması sebep olmamakta, çoğu zaman bunun sebebi asit eksikliğidir, çünkü kuvvetli proteinli gıdalar gerektiği biçimde sindirilememektedir. İster iştah açıcı, isterse sindirime yardımcı olarak az miktarda konsantre elma sirkesi sindirime mucizevî bir katkı sağlamaktadır. Yemeklerinizi düzenli olarak bir yudum sirke ile tatlandırınız.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Dişler</strong><br />
Ağızda çürük, dişeti ve diğer iltihaplara fırsat vermek istemiyorsanız, muntazaman içinde bir çay kaşığı elma sirkesi bulunan bir bardak su ile ağzınızı çalkalayınız.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Seyahatte ilk yardım</strong><br />
Seyahatte yanınıza bir şişe elma sirkesi almanız, sizi birçok sıkıntılardan kurtaracaktır. Çünkü acil durumda sadece diş fırçası suyunu dezenfekte etmek için değil, aynı zamanda bağırsak enfeksiyonundan korunmak için elma sirkesi iyi gelmekte.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Bir yemeğin veya bir meşrubatın bakteri taşıyabileceği endişeniz varsa, ihtiyaten içinde iki çay kaşığı elma sirkesi bulunan bir bardak suyu içiniz. Bu şaibeli yemeği yeseniz dahi muhtemelen bu karışımı alarak arkadan bünye savunmaya geçebilir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Böcek sokmalarında</strong>, zehirlenen bölgeye sirkeye bandırılmış bir tampon sürmekle ağrı ve şişmeler giderilebilir. Deniz kıyısına yapılan seyahatlerde, yakıcı mercanlar ve deniz analarının acı veren zehirlerine karşı elma sirkesi içeren bir kompres önemli fayda sağlayabilir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Diğer yanıklarda</strong><span> </span>olduğu gibi, güneş yanığında da ilk yardım olarak ilgili bölgeye inceltilmiş elma sirkesi sürünüz. Sirkenin serinletici hem de dezenfekte özelliği göstermektedir.<br />
<strong><br />
Soğuk algınlığı</strong><br />
İnsan çok çabuk soğuk almaktadır! Terli iken cereyana kapılmakdan ve ayakların üşümesinden sonra ilk emareleri görülür. Burun akar, boğazda kaşıntı başlar, ilk öksürük acı verir. Kendinizi terli ve ateşli hissedersiniz. Bilhassa başlangıç safhasında uyku, vitamin ve sıcak çaydan başka eski ev reçeteleri de iyi gelmektedir. Şikâyetleriniz gittikçe artarsa, bir hekime başvurunuz. Soğuk algınlığı çoğunlukla hafif bir nezle veya az bir boğaz ağrısıyla başlar. Ancak gittikçe bütün solunum yolunu sarma istidadındadır. Buna bakteriyel enfeksiyon eklenince sinüzit, farenjit, bronşit hattâ zatürree ortaya çıkabilir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Sirke buğusu</strong><br />
Yassı bir kabın içine eşit miktarlarda su ve elma sirkesi koyup, buharlaşmaya başlayıncaya kadar ısıtınız. Isıttığınız bu kabın üzerine başınızı eğiniz. Kulak ağrılarında başınızı yanlamasına tutunuz. Buharın dışarıya kaçmaması için, başınızın üzerine bir havlu ile örtünüz. Sirke buharını burundan derin derin teneffüs ediniz. Azamî beş dakika buhar teneffüsü yapılabilir. Bu sirke buharı soluması, baş ve kulak ağrılarına, nezle veya burun tıkanıklığına iyi gelmektedir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Ateş</strong><br />
Ateş çoğunlukla, bir enfeksiyon, soğuk algınlığı, gribal enfeksiyon veya klâsik bir çocuk hastalığıyla birlikte görülür. Ateşi, baldır sargısı veya sirkeli çoraplarla düşürebilirsiniz. Ancak ateşin nereden kaynaklandığını çözemediğiniz taktirde bu tedbirleri bir hekime danışarak alınız ve derhal tıbbî müdahalede bulununuz.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Bir miktar elma sirkesini, üç katı kadar soğuk su ile karıştırınız. İki el bezini bandırıp sıkınız ve her bir baldıra sarınız; üzerine de kuru havlu ile besleyin. Hastanızı sıcak tutun ve ihtiyaç halinde yarım saatte bir sargıyı yenileyin. Ayrıca bir çift yün çorabı soğuk sirkeli suya bandırınız. Sonra sıkınız. Çorapları giydikten sonra ayakları sıcak tutunuz.<br />
<strong><br />
Öksürük</strong><br />
Soğuk algınlığının ilk semptomları olarak ortaya çıkan öksürük, boğaz ağrısı ve ses kısıklığına, sıcak bir elma sirkesi işlemiyle müdahale edebilirsiniz. Küçük bir kapta ısıttığınız elma sirkesine eşit miktarda bal karıştırınız, bir veya iki saatte bir çay kaşığı alınız.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Boğaz ağrıları</strong><br />
Boğazda ilk olarak bir kaşıntı veya kuruma hissedilir. Bu durum yutma ve konuşma güçlüğüne dahi yol açabilir. Şiddetli boğaz ağrıları, geceleyin boğaza sarılan sirke-sulu sargı ile dindirilebilir. Bir el bezini, içine üç yemek kaşığı elma sirkesi karıştırılmış suya bandırınız. Bezi sıktıktan sonra boğaza bir bandaj gibi sarınız. Islak bezden dolayı üşümeye mani olmak için bir de kuru bez sarınız.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Bağışıklık sistemini güçlendirir</strong><br />
Çevrenizde ortaya çıkan her enfeksiyona yakalanmamanız için, korunmaya ihtiyacınız var. Sadece mükemmel bir savunma sistemi, virüs ve bakterilere karşı sürekli karşı koyabilir. Bağışıklık sitemini güçlendirmeye yönelik elma sirkesi-bal karışımı değerli katkı sağlayabilir.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;">Sonbahar ve ilkbaharda soğuk algınlığı periyodunun başlamasından yaklaşık dört hafta önce, günde üç kez sirke-bal karışımını almaya başlayınız. Beslenmenizi de, C vitamini ihtiva eden taze meyve ile takviye ediniz.</p>
<p style="margin: 0px; padding: 0px 0px 15px; text-align: justify;"><strong>Elma Sirkesinin Zararları Varmıdır</strong>: Elma Sirkesinin Bilinen hiçbir zararı yoktur fakat unutulmamalıdırki herşeyde olduğu gibi fazlası zararlıdır,</p>
<p></span></p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/elma-sirkesinin-faydalari-ve-elma-sirkesiyle-zayiflama_1697.html' addthis:title='Elma Sirkesinin Faydaları ve Elma Sirkesiyle Zayıflama ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Felma-sirkesinin-faydalari-ve-elma-sirkesiyle-zayiflama_1697.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/elma-sirkesinin-faydalari-ve-elma-sirkesiyle-zayiflama_1697.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ceviz yetiştiriciliği</title>
		<link>http://www.webonur.net/ceviz-yetistiriciligi_1613.html</link>
		<comments>http://www.webonur.net/ceviz-yetistiriciligi_1613.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 16:12:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Amonyum sülfat veya Amonyum nitrat]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçe Tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Ağacı Çeşit Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Ağacı Tohum - Anaç Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Ağacının Döllenme Biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Ağacının İklim İsteği]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Ağacının Toprak İsteği]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Bahçelerinin Yıllık Bakım İşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Budama]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Çöğürleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Fidanı Azot]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Fidanı Yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Gübre Çeşidi]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Gübre Miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Gübreleme]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Hasat ve Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Hastalığı ve Zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Sulama]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Tohumlarının Ekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Tohumu Dikilecek Derinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz Verilecek Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Cevizlerde Uygulanan Aşı Metotları]]></category>
		<category><![CDATA[Dilcikli Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Fidan Çukurlarının Hazırlanması]]></category>
		<category><![CDATA[Fidan Dikim Öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fidan Dikim Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Fidan Dikimi]]></category>
		<category><![CDATA[Omega Aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Potasyum Sülfat]]></category>
		<category><![CDATA[Tohum Dikim Şekli]]></category>
		<category><![CDATA[Triple Süper Fosfat]]></category>
		<category><![CDATA[Yama Göz Aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Yarma Kalem Aşısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://webonur.net/?p=1613</guid>
		<description><![CDATA[Bağ-bahçe ürünlerinin üretim, tüketim ve ticareti yönünden önemli ülkeler arasında yer alan Türkiye, köklü bir meyvecilik kültürüne sahip olup bir çok meyve türünde olduğu gibi cevizin de yetiştirilebildiği uygun ekolojilere sahiptir. Ülkemiz dünya ceviz üretiminde A.B.D. ve Çin’den sonra üçüncü sıradadır. Ülkemizde ağaç başına verim 33-37 kg arasında değişmektedir. Aşılı ceviz fidanları ile bahçe tesis [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ceviz-yetistiriciligi_1613.html' addthis:title='Ceviz yetiştiriciliği ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Bağ-bahçe ürünlerinin üretim, tüketim ve ticareti yönünden önemli ülkeler arasında yer alan Türkiye, köklü bir meyvecilik kültürüne sahip olup bir çok meyve türünde olduğu gibi cevizin de yetiştirilebildiği uygun ekolojilere sahiptir. Ülkemiz dünya ceviz üretiminde A.B.D. ve Çin’den sonra üçüncü sıradadır.</p>
<p>Ülkemizde ağaç başına verim 33-37 kg arasında değişmektedir. Aşılı ceviz fidanları ile bahçe tesis edildiğinde verimde aşısızlara göre % 50-60 oranında artış sağlanabilir.</p>
<p>Aşısız (yabani) cevizler 7-10 yaşlarında , aşılı cevizler ise 4 yaşından itibaren meyve vermeye başlamaktadır. Yine yabani ağaçlardan 6 kg kabuklu meyveden en fazla 1,5-2 kg iç alınırken, aşılı ağaçlardan 6 kg cevizden en az 3 kg iç meyve alınmaktadır.</p>
<p>Önerilen aşılı fidanlarla bahçe tesis edildiğinde; 5 yaşındaki bir ceviz ağacı 3-4 kg, 8 yaşında 15-20 kg, 12 yaşında 30-40 kg, 14 yaşında 50-75 kg, 20 yaşında 80-120 kg arasında meyve verebilmektedir. Dekara 10 fidan dikildiğinde, dekara verimin verim çağında 1-1,5 ton olacağı beklenmektedir.</p>
<p>Döllenme Biyolojisi:<br />
Yetiştiricilik Özellikleri:</p>
<p>İklim İsteği</p>
<p>Ceviz ağacının en önemli niteliklerinden birisi, değişik iklimlere kolayca uyum sağlamasıdır. Ceviz ağacının soğuklama ihtiyacı 800-1800 saat  olup, deniz seviyesinden 1700 m. yükseklikteki alanlara kadar yayılış gösterir. Aşırı yaz sıcaklarında yeşil kabukta, yapraklarda yanmalar ve meyvelerde büzülmeler olur.</p>
<p>Bir bölgede ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli faktörlerin başında ilkbahar geç donları gelmektedir. Çeşitlerin iklim gereksinimleri iyi saptanmalı ve özellikle ilkbahar geç donları yönünden risk olmamalıdır.Çünkü geç ilkbahar donları; tomurcukların kabarma zamanında daha fazla zarar yapar.</p>
<p>İlkbahar geç donlarının zararı yanında sonbahar geç don zararları da ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan faktörler arasında sayılabilir. Çok geç yapraklanan ceviz çeşitlerinde vejetasyon süresi kısa olduğu için, olgunlaşamayan sürgünlerin erken sonbahar donlarından zararlandığı da önemli bir gerçektir.</p>
<p>Geç sonbahara kadar gelişmesi devam eden genç ceviz ağaçlarının uç sürgünleri iyice olgunlaşmamış ise, -10°C ‘de zarar görür. Sonbaharın erken donlarında -9°C ile -12°C’ de odunlaşmamış sürgünler zararlanır. Tomurcuklar kapalı olduğu dönemde -3°C’ ye, tam çiçeklenme döneminde -1 °C’ ye kadar dayanabilir. Çiçek döneminde soğuktan zararlanma daha sık görülür. Genel olarak ceviz ağacı; -25°C’ ,+38°C’ ye kadar dayanıklılık gösterir.</p>
<p>Toprak İsteği</p>
<p>Ceviz ağaçları toprak bakımından seçici olmamakla beraber, taban suyu seviyesi 2.5-3.0 metreden yukarı olmayan, su tutmayan, nemliliğini muhafaza eden derin topraklarda iyi gelişir. Su tutan killi topraklarda ve durgun sulu yerlerde gelişemez.</p>
<p>Ceviz kökleri kazık köklü olup, derine uzadıklarından alt kısımları rutubetli olan, derin ve yumuşak topraklar yetiştiricilik için daha uygundur. Fazla nem ve durgun sular kökler için gerekli oksijenin alınmasını engeller, bu nedenle kök gelişimi yavaşlar ve ağacın gelişmesi durur. Yaprak damar araları açık yeşil, damarlar ise kahverengi bir renk alır, sürgün uçlarında kurumalar görülür.</p>
<p>Verimli topraklarda veya gübreleme, sulama gibi kültürel tedbirlerle verimliliği artırılan topraklara dikildiğinde, cevizlerde gelişmenin hızlandığı ve meyve veriminin arttığı görülür. Ceviz ağaçları yazları bol güneşli, kışları ılıman geçen, soğuk rüzgarlardan korunmuş vadilere daha çok uyum sağlamışsa da, soğuklama ihtiyacı, uyanma ve kış dinlenme periyotları dikkate alınarak bahçe kurulduğunda, kışı sert geçen yerlerde de yetiştiği görülmektedir.</p>
<p>Çeşit seçimi  :</p>
<p>Verimli ve kaliteli ceviz çeşit seçiminde göz önünde bulundurulması gereken en önemli özellikler; döllenme biyolojileri, yapraklanma zamanları, vejetasyon süreleri, özellikle soğuğa ve kurağa karşı dayanıklı olması, ağaç tacının düzgün gelişmesi, üstün verimli ve kaliteli meyveler oluşturması, meyvelerinin ince kabuklu ve iç kısmının kabuktan kolay ayrılması, meyve ağırlığının en az 10 gram, iç randımanın ise % 50′nin üzerinde olması, her yıl meyve vermesi, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmasıdır. Bu özelliklerden çoğunu taşıyan ceviz çeşitlerinden aşı kalemi alınarak, yabani ceviz çöğürleri aşılanmalıdır.</p>
<p>BİLECİK:</p>
<p>·        Dik, yayvan ve kuvvetli bir taç gelişmesi gösterir. Kıyı bölgeler hariç, tüm bölgelerde yetiştirilir. Özellikle geç donların görüldüğü yörelere tavsiye edilir.</p>
<p>·        İnce kabuklu, içi dolgun olup kabuktan kolay ayrılır. Kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir.</p>
<p>·        Dane ağırlığı 13 g, iç oranı % 53, yağ oranı % 68 ve protein oranı % 18 olup,  eylül ayı sonlarında hasat edilir.</p>
<p>·        Şebin, Yalova-3 ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleriyle tozlanır.</p>
<p>·        Çeşit iç kurduna Şebin ceviz çeşidine göre daha dayanıklıdır.</p>
<p>·        Geç yapraklanması nedeniyle Yalova çeşitlerine göre ilkbahar geç donlarına karşı daha toleranslıdır.</p>
<p>ŞEBİN:</p>
<p>·        Sık dallı, yayvan bir taç gelişmesi gösterir.</p>
<p>·        Kıyı bölgeleri hariç, ceviz yetişen tüm yörelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlere tavsiye edilir.</p>
<p>·        Meyve yapısı ovaldir. İnce kabuklu olup, kabuktan kolay ayrılır.Verimi yüksektir ve eylül ayı sonlarında hasat edilir.</p>
<p>·        İçi dolgun, dane ağırlığı 12 g, iç oranı yüzde 63, yağ oranı yüzde 67, protein oranı yüzde 17 olup, çiçekleri erkek ve dişi çiçekler eş zamanlı açılır (homogenous), kendine verimlidir.</p>
<p>·        Bilecik ve Yavuz-1 (KR-2) çeşitleri ile tozlanır.</p>
<p>·        Yalnız ceviz iç kurduna, kurağa, güneş yanıklığına karşı hassastır.</p>
<p>GÜLTEKİN-1 (KR-1):</p>
<p>·        Dik, kuvvetli bir taç gelişmesi gösterir.</p>
<p>·         Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.</p>
<p>·        İyi kaliteli ve albenisi olan meyvelere sahip olup, eylül ayının ortalarında hasat edilir.</p>
<p>·        Dane ağırlığı 17 g, iç oranı yüzde 40, içi dolgun, açık beyaz renkli olup, taze ve kuru olarak tüketilmeye elverişlidir.</p>
<p>·        Şebin ve Bilecik çeşitleriyle tozlanır.</p>
<p>YALOVA-1:</p>
<p>·        Kıyı bölgeler hariç (deniz etkisine açık yöreler) ceviz yetişen bütün bölgelerde yetiştirilir. Geç donların görülmediği yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.</p>
<p>·        Meyve ağırlığı 16 g, iç oranı % 49, yağ oranı % 70 dir.</p>
<p>YALOVA-3:</p>
<p>·        Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetiştirilebilir.İnce kabuklu ve ovalimsi bir meyve şekline sahiptir.</p>
<p>·        Meyve ağırlığı 13 g, iç randımanı % 53′dür, yağ oranı % 69’dur.</p>
<p>YALOVA-4:</p>
<p>·        Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişebilir. Erken çiçeklenir. Geç donların görülmediği yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.</p>
<p>·        Dane ağırlığı 13 g, iç oranı % 52, yağ oranı % 69 ‘dur.</p>
<p>YAVUZ 1 (KR 2):</p>
<p>·        Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.</p>
<p>·        Dane ağırlığı 17.4 g, iç oranı yüzde 56, içi dolgun, beyaz renklidir.</p>
<p>ŞEN-2 (24-KE-24):</p>
<p>·        Kıyı bölgeler hariç tüm bölgelerde yetiştirilir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir.</p>
<p>·        Meyve şekli yuvarlak, dane ağırlığı 17 g, iç oranı% 54’dür.Yağ oranı yüzde 74′dür.</p>
<p>TOKAT 1 (60 TU-1):</p>
<p>·         Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir.</p>
<p>·        Meyve şekli yuvarlak olup tane ağırlığı 12 g, iç oranı % 63, yağ oranı % 71′dir.</p>
<p>Ceviz Fidanı Yetiştiriciliği</p>
<p>Ceviz fidanı yetiştiriciliği için izlenecek en iyi metot, yabani cevizlerin tohumlarından elde edilecek çöğürlerin standart çeşitlerle aşılanması şeklindedir.</p>
<p>Aşılı ceviz fidanı üretiminde standart çeşitler kadar aşı yapılacak anacın seçimi de önemlidir. Anaç, kuvvetli bir kök yapısına sahip olmalı ve hızlı gelişme göstermeli, verimli olmalı ve her sene meyve vermelidir. Antraknoz (Karaleke), Ceviz yanığı (Xanthomonas juglandis) gibi mantari ve bakteriyel hastalıklara dayanıklı olmalıdır.</p>
<p>Tohum – Anaç Seçimi</p>
<p>Ceviz fidan üretimi için kullanılacak tohumlar, ceviz ağaçlarından toplanmaktadır. Tohumluk cevizler aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:</p>
<p>·        Homojen irilikte ve meyve ağırlığı en az 10-12 gram olmalı,</p>
<p>·        Sağlam, içi dolgun, yağ oranı yüksek, sap çukuru dar olmalı,</p>
<p>·        Yüksek çimlenme özelliğinde (% 80′in üzerinde) olmalıdır.</p>
<p>Cevizler hasattan sonra doğrudan güneş almayan, gölge, havadar ve rutubetsiz yerlerde muhafaza edilmelidir. Tohumluk cevizlerin istenilen sürgün vermesi için tohumlar, 80-90 gün +4°C’ de soğuk depoda tutulmalı veya ekim zamanına kadar bu şartlara uygun olan yerlerde saklanmalıdır.</p>
<p>Ceviz Tohumlarının Ekimi</p>
<p>Ceviz tohumların dikiminde iki noktaya dikkat etmek gerekmektedir:</p>
<p>a. Tohum dikilecek derinlik</p>
<p>b. Tohum dikim şekli.</p>
<p>En ideal dikim derinliği 5-10 cm. arasında, en ideal dikim şekli ise , yanak kısımları yanlara, yapışma yeri (damar kısmı) toprağa gelecek şekilde dizilerek ekilmesidir. Kumlu topraklarda derin, killi ve ağır topraklarda yüzeysel dikim uygulanır.</p>
<p>Şekil 1 . Ceviz tohum ekimi.              Şekil 2. Ceviz çöğürleri</p>
<p>Cevizlerde Uygulanan Aşı Metotları</p>
<p>Meyve ağaçlarının çoğaltılması ve geliştirilmesi için kullanılan metotlardan biri de aşıdır. Gerek çöğürün ve gerek aşı kaleminin kabuk kalınlığının aynı olması, yani aynı yılın sürgünü olması, aşı tutma oranını artırır ve aynı yılda aşı yapılabilir.</p>
<p>Kullanılan aşı yöntemleri ise;</p>
<p>1.      Yama Göz Aşısı,</p>
<p>2.      Omega Aşısı,</p>
<p>3.      Dilcikli Aşı,</p>
<p>4.      Yarma Kalem Aşısı,</p>
<p>1. Yama Göz Aşısı :Bu aşıda aşıya başlama zamanı, çöğürün kabuk verip vermediğinin kontrolü ile anlaşılır. Çöğürler aşıya gelmiş ise, aşıdan bir hafta önce sulanmalı, sulamadan 1-2 gün sonra da çöğürlerin yaprakları temizlenerek uç alınmalı ve 2-3 yaprak (soluk dalı) bırakılmalıdır. Aşıda en önemli husus; aşı kalemlerin günlük olarak kesilip kullanılmasıdır. Kullanılan aşı kalemleri ne kadar pişkin ve dolgun olursa, aşı tutma oranı da o derece yüksek olur. Aşı kalemlerinin uç kısmında oluşan gözlerden, zorunlu olmadıkça göz alınmamalıdır. Aşı, çift ağızlı özel aşı bıçağı ile yapılır. Aşı kalemi ile kullanılan çöğür, aynı yılın sürgünü olmalıdır. Aşı yapıldıktan üç hafta sonra aşılar kontrol edilmeli ve aşı bağı çözülmelidir.</p>
<p>2. Omega Aşısı : Omega kalem aşısında da önemli olan, yama göz aşısı uygulanan ve sonuç alınamayan 1-2 yaşlı çöğürlerin araziden sökülerek, aşılanması ve sıcaklık kontrolü yapılan kapalı bir alanda muhafaza edilmesidir.</p>
<p>3. Dilcikli Aşı :</p>
<p>Bu aşı çöğür ile kalemin yaşları farklı, fakat çapları birbirine eşit olması durumunda uygulanır. Özellikle yazın yapılan yama göz aşılarında, aşı tutmayan çöğürlere ikinci yılın ilkbaharında dilcikli aşı uygulanabilir. Kalem ve çöğürün aynı kalınlıkta olması gerekir.</p>
<p>4.Yarma Kalem Aşısı :</p>
<p>Yaz döneminde tutmayan bir yaşındaki çöğürlerle birlikte, 5 yaşındaki yabani ağaçlara dahi bu aşılar uygulanabilir. Çöğürlerle birlikte, 5 yaşındaki yabani ağaçlara dahi bu aşılar uygulanabilir. En önemli konu, ilkbahar döneminde yapılacak aşılarda yabanilerin (çöğür) tepesini aşıdan önce fidanın kalınlığına bağlı olarak, toprak seviyesinden 20-30 cm. yukarıdan kesilmesidir. Bu işlemden sonra özsuyun akıtılması için 7-10 gün beklenmeli ve sonra aşı yapılmalıdır.</p>
<p>Şekil : Yarma aşı</p>
<p>BAHÇE TESİSİ</p>
<p>Bahçe kurulmasında ilk adım dikilecek çeşitlerin belirlenmesidir. Çeşit belirlemede önemli konulardan birisi, cevizin çiçek yapısı ve buna bağlı olarak yeterli tozlanmayı sağlayacak özellik göstermesidir. Bahçe kurulacak yerin yaz ve kış sıcaklıkları önem taşır. Çünkü çeşidin soğuklama ihtiyacına göre yer seçilmezse bitkinin gelişmesinde, çiçeklenme ve meyve veriminde düşüşler olur. Cevizlerin çiçek açma dönemindeki soğuklar çok önemlidir.</p>
<p>Cevizler genellikle gelişme durumu ve uzun ömrü dikkate alınarak 10×10 m, 11×12 m aralıkla dikilmesi önerilmektedir.</p>
<p>Fidan Dikimi</p>
<p>Fidan dikimi ve dikim aralığı toprak yapısına bağlı olarak değişiklik gösterir.Dikim aralığı zayıf topraklarda 10X10 m. ; kuvvetli, taban yerlerde 12-14 m. olarak ayarlanmalıdır.Çukurlar ise en az 80 cm derinlik, 70 cm genişlik veya 60 cm derinlik, 50 cm genişlik olacak şekilde açılmalıdır. Çukur açılırken üst toprağın bir tarafa ve alt toprağın ayrı bir tarafa çıkarılmasına dikkat edilmelidir. Dikim çukurunun dip kısmına kök gübresi (250 g Triple Süper Fosfat ve 250 g Potasyum Sülfat) karıştırılarak konulmalıdır. Fidanın aşı noktası toprak seviyesinin  üzerinde kalacak şekilde dikim yapılmalıdır. Fidan dikimi yapılan yerde hakim rüzgarın estiği yönde fidanların diplerine herek dikilir ve iple bağlanır.</p>
<p>Dikim zamanı kırılan kökler kesilmeli ve fidanın aşı bölgesi topraktan yaklaşık 20 cm. yukarıda kalacak şekilde dikimi yapılmalıdır.Dikilen fidanlarda fidanın şekillenmesi için tepe vurması yapılır.Dikilen fidanların gövdesini güneş yanığından korumak için 1:1 oranında plastik beyaz renkli boya : su karışımı ile fidan gövdeleri boyanmalıdır.Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.</p>
<p>Yeni tesis edilen bahçelerde  aşı ile üretilmiş fidanlar kullanılmakta ve bu fidanlar daha erken (yaklaşık 4-5 yaşlarında) meyveye yatmaktadır.</p>
<p>Sonbaharda ağaç yapraklarının dökümünden itibaren ilkbaharda bitkiye su yürüyünceye kadar fidan dikilebilir. Kışları ılıman ve çok sert olmamak şartıyla, kurak bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi olur.</p>
<p>Şekil : Fidan Çukurlarının Hazırlanması.</p>
<p>Ceviz Bahçelerinin Yıllık Bakım İşleri :</p>
<p>Sulama :Yıllık sulama suyu ihtiyacı yağışlarla birlikte 1200- 1350 mm civarındadır. Sulama periyodu geç ilkbahardan başlayıp hasat sonuna kadar devam eder. Geç sonbahar veya kış sulamaları çok kurak yıllarda veya toplam yağışın çok düşük olduğu yerlerde zorunlu olabilir. Toprakta gözlenen su sıkıntısı cevizlerde meyve iriliği ve meyve kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Tecrübeler ceviz yetiştiriciliğinde yüksek kaliteli iç ceviz üretiminin temelinde en önemli faktörlerin başında sulamanın geldiğini göstermektedir.</p>
<p>Gübreleme : Bahçe tesis edilmeden önce toprak analizleri ile besin maddesi kapsamı öğrenilmeli ve eksikliği tespit edilen besin maddeleri tamamlanmalıdır. Çünkü bitki besin maddeleri eksikliği, büyüme ve gelişmenin bir aşamasında duraklamaya neden olabilir. Yüksek kireç miktarı, bazı elementlerin alımını engellemektedir. Örneğin kireçli toprakta demir eksikliği oldukça yaygındır. Ceviz bahçelerinde yapılacak bir gübreleme programında, mutlaka yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır.</p>
<p>Dikimden önce yalnız fosfor ve potasyumlu gübre uygulanır. Dikimde azotlu gübreleme yapılmaz.</p>
<p>Şayet toprak analizi yapılmamışsa önerilen gübre miktarı aşağıdaki çizelgedeki gibidir.</p>
<p>Gübre Çeşidi<br />
Gübre Miktarı<br />
Verilecek Zaman</p>
<p>Azot<br />
Yok<br />
Dikim Zamanı</p>
<p>Amonyum sülfat veya Amonyum nitrat<br />
100 Gr/ ağaç</p>
<p>(Ağacın her yılı için)<br />
ph göre</p>
<p>Triple süper fosfat<br />
10-50 Kg/dekar<br />
Dikim Öncesi</p>
<p>Potasyum sülfat<br />
10-40 kg/dekar<br />
Dikim Öncesi</p>
<p>Triple süper fosfat<br />
10-30 kg/dekar<br />
Dikim Sonrası</p>
<p>Potasyum sülfat<br />
15-45 kg/dekar<br />
Dikim Sonrası</p>
<p>Budama : Ceviz fazla oranda budama gerektirmeyen bir meyve türü olup, ilk fidanlar dikimde istenilen taç sistemini oluşturmak için sağlam 5-12 göz üzerinden budanırlar.İlk yılın kış budamasında doruk dal 180 cm.’den kesilir.Ayrıca doruk dalın tepe kısmına yakın boyunlu gözler koparılır.Seçilen ilk  ana dalın altındaki kuvvetli sürgünlerde uç alma yapılır.İleriki yıllarda verimi artırmak amacıyla taç içerisini sıklaştıran fazla kalınlaşmamış dallar dipten, taç yüzeyini oluşturan dallar ise 2-3 yıllık dal seviyelerinden budanarak seyreltme yapılır.Yaklaşık ağaç başına verim 120-150 kg.’dır.</p>
<p>Hasat ve Sonrası</p>
<p>Cevizde hasat zamanını belirleyen en belirgin özellik, yeşil kabuğunun (yaklaşık kabuğun 1/3’ünün) çatlamasıdır. İdeal hasat, dallarda silkeleme şeklinde yapılanıdır. Kesinlikle sopa, sırık vb. kullanılmamalıdır. Hasat edilen cevizlerin yeşil kabukları hemen temizlenir ve  havalı bir yerde örtüler üzerine serilerek kurutulur.Böylece cevizde kalitede bir kayıp olmaz.Tohumluk için ayrılan cevizler ise güneş almayan, havalı ve gölge bir yerde dikim tarihine kadar muhafaza edilmeli, kesinlikle fırında kurutulmamalıdır.</p>
<p>Hastalık Ve Zaralıları: En çok görülen hastalık ve zararlıları Karaleke (Ceviz yanıklığı), Antraknoz (Mantar hastalığı) ve Ceviz iç kurdudur.</p>
<p align="center"><strong> Not:  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</strong></p>
</div>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.webonur.net/ceviz-yetistiriciligi_1613.html' addthis:title='Ceviz yetiştiriciliği ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.webonur.net%2Fceviz-yetistiriciligi_1613.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webonur.net/ceviz-yetistiriciligi_1613.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

